Çocuklarınızı Şeytan Mı Eğitiyor?

EBU HANİFE

Yeni Üye
Üye
Çocuklarınızı şeytan mı eğitiyor?

Takip ediyor musunuz?
1980 öncesine gidiyorum. Ortaokul öğrencisiyim. Babam bizim evimize de televizyon aldı. Sadece TRT var ve yayınlar siyah beyaz. Günün birinde Charlie Chaplin’i keşfettik. Filmin başından sonuna katıla katıla kahkaha atarak izledik dört kardeş. Bir hafta sonu yine Charlie Chaplin filmi vardı ve saatinin gelmesini dakika dakika sabırla çekiyorken babam, -Hadi herkes doğruca tarlaya! dedi. –Ama baba.. –Baba ne olursun filmi izleyelim. –Baba gidelim ama gelip filmi izleyelim… Yalvardık. Rahmetli babam kesin kararlıydı ve ısrarımız üzerine sesini yükselterek bizi tarlaya gönderdi. Mısır tarlasında çalışırken ağlıyordum. O filmi izleyemediğim için ağlıyordum.
Kalbimde bir yara olarak kaldı bu olay. Yıllar geçti ve ben baba oldum. Oğlum ve kızım komşulardan görünce benden de çizgi film kanalına abone olmamızı istediler. Gözyaşlarımı hatırladım ve isteklerini ikiletmeden kablo tv’ye ve özellikle o çizgi film kanalı, jetix miydi o zaman, emin değilim, ona abone olduk.
Aradan birkaç ay geçti. O beni kapıya heyecanla koşup sevinçle karşılayan çocuklarımı arıyorum. Koridorda omuzlarıma alırdım, güreşirdik, konuşurduk, beraber işler yapardık. İlgileri, zekaları gelişsin diye tamir, düzenleme vb. işlerimde işin bir ucundan onlara tuttururdum. Fakat kayboldular. Neler oluyor? İzliyorum. Tuhaf davranışlar gelişmeye başladı. Öf püf ediyorlar. Bizden büyüklermiş gibi hükmedici konuşuyorlar. Eleştirebiliyorlar. Bir tuhaf bencilleşme, bir acayip kibirlenme… Bir pis maddeleşme, tatminsizlik… Yemeği beğenmeme, istekleri olmayınca seslerini yükseltme, debelenme… Birbirlerini öldürmece, satırla doğrayıp kazana koyup pişirip yemece oynuyorlar. Bunları çektikleri videodan öğreniyorum. Bunlar daha 6-10 yaşlarında…
Dehşete kapıldım. Bunlar çocuk. Bunlar benim sevgili evlatlarım. Ben terörist mi, cehennem odunu mu yetiştiriyorum. Ben hain yetiştireceksem keşke doğmasalardı. Aman Allah’ım. Korkunç bir şeyler oluyor. Adeta elim ayağım titremeye başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Laf söylüyorum anlamıyorlar.
Çocukları izlemeye karar verdim. Bir hayalet gibi takip ettim. Ne gördüm… Günlerinin çoğu televizyon karşısında o kanalı izlemekle geçiyor. Bir biri ardına çizgi diziler… Büyücüler, tanrısal gücü olan, evreni yaratıp yok eden, avuçlarından ışıklı bombalar fırlatan yaratık suretinde tanrılar. Gezegenleri yok eden şeytanlar… Birbirlerinin eteğini kaldırıp bakan çocuklar… Popo üzerine konuşmalar… Aslında kendilerini ördeklerin getirmediğini konuşup nasıl olduğunu utanılacak şekilde ifşa eden sahneler… Sadece çizgi diziler mi? Çocuk animasyonları, oyuncaklar, neredeyse hepsi felaket. Aman ya Rabbim. Ben çocuklarımın beynini tamamen şeytanın eline teslim etmişim. Şirk, küfür, dinsizlik, ahlaksızlık, fuhuş, kibir, bencillik, maddecilik, akla hayale gelebilecek ne kadar pislik varsa hepsi bu çizgi filmlerin içerisinde… Sürekli her gün, sabahtan akşama kadar… Ben güya ailemizin rızkı için işe gidiyorum ve çocuklarımı evde şeytan eğitiyor.
Nasıl bir dehşet yaşadım. Derhal kabloları kestim. Aboneliği iptal ettim. Bir süre televizyonu yasakladım. Kızdılar, karşı koydular. Beton bir suratla dikildim karşılarına. Dünyada yaşayacakları en büyük acı cehennem odunu olmalarından ağır olamazdı. Çok şükür birkaç hafta içerisinde düzelip eskiye döndüler.
Büyüdüklerinde televizyon aldıksa da, çizgi film izlenmesine izin vermedim. Sonradan muhafazakar süsü verilen bir çizgi filmi izlemelerine izin verdiysem de bunun da yanlışlığını anladım. Radar gibi takip ettim. Çünkü fırsat bulunca başka çizgi film kanallarına kayıyorlardı.
Enerjilerini boşaltacak zararsız yollar aradık. Bir süre karete kursuna takıldılar...
Çocuklarınıza sahip çıkın. Onları neyin nasıl yetiştirdiğini iyi takip edin. Şimdilerde mantar gibi türeyen bacak arası meraklısı, ateizmi adamlık sanan kibir küpü, haddini bilmez insancıklar görüyoruz. Bunlar bu milletin başının belası olacaklar, çok can yakacaklar. Yazık oldu bu milletin bir nesline. Çocuk diye acımak olamaz. Acıya acıya çocuklarınızı cehenneme hazırlamayın. Şeytani zevklerin içerisinde dinsiz yetiştirecekseniz bırakın çocuk yapmayın. Kendi günahı insana yeter. Elbette ne yapsak da evlatlarımızın hayırlı olmalarını garanti edemeyiz. En azından kıyamet günü cenabı Allah’a verebileceğimiz cevabımız olsun. Allah herkese hayırlı evlat nasip eylesin. Evlatlarımızı koruma bilincini ve çarelerini bize nasip eylesin.

Dr. Muhammed Bozdağ
 

farkındayız

Yeni Üye
Üye
ya büyüklere masallar?
Diziler farklı mı?
yarışma programları?
maçlar vs.
Haberler.
Siyasi ve dini programlar?

Hangisi temiz k?

-------------
birde subliminal mesajlar var o çizgi filmlerde. 25. kare teknikleri. Koşullu şartlandırmalar. Geri planda bilinçaltına verilen şartlandırmalar.
internette bi video görmüştüm. buraya koyamayacak kadar iğrenç. aslında çizgi film karesi zannedilen resimlerin içine saklanmış erotik çizimler. vahim çok vahim
 

Bilal-i Habeşi

Yeni Üye
Üye
Elhamdullilah evde tv yok ve de gittigim akraba ziyaretlerinde de kapattiriyorum, muhabbet etmeye geldik diyorum tv izlemeye degil, insanin birazda kendi elinde kardesler tv olmayinca beseri munasebetler daha iyi oluyo Allahin izniyle, o tv dedikleri kara kutu dizi, film vs. Reklamlar gibi fitnelerle aileleri yikiyor, cocuklari anadan babadan kopariyor, tv izlemeye harciyacagin vakti daha hayirli islerle gecirebilirsin Yuce Allahin izni ile!
 

yusuf

Yeni Üye
Üye
Çocuklarınızı şeytan mı eğitiyor?

Takip ediyor musunuz?
1980 öncesine gidiyorum. Ortaokul öğrencisiyim. Babam bizim evimize de televizyon aldı. Sadece TRT var ve yayınlar siyah beyaz. Günün birinde Charlie Chaplin’i keşfettik. Filmin başından sonuna katıla katıla kahkaha atarak izledik dört kardeş. Bir hafta sonu yine Charlie Chaplin filmi vardı ve saatinin gelmesini dakika dakika sabırla çekiyorken babam, -Hadi herkes doğruca tarlaya! dedi. –Ama baba.. –Baba ne olursun filmi izleyelim. –Baba gidelim ama gelip filmi izleyelim… Yalvardık. Rahmetli babam kesin kararlıydı ve ısrarımız üzerine sesini yükselterek bizi tarlaya gönderdi. Mısır tarlasında çalışırken ağlıyordum. O filmi izleyemediğim için ağlıyordum.
Kalbimde bir yara olarak kaldı bu olay. Yıllar geçti ve ben baba oldum. Oğlum ve kızım komşulardan görünce benden de çizgi film kanalına abone olmamızı istediler. Gözyaşlarımı hatırladım ve isteklerini ikiletmeden kablo tv’ye ve özellikle o çizgi film kanalı, jetix miydi o zaman, emin değilim, ona abone olduk.
Aradan birkaç ay geçti. O beni kapıya heyecanla koşup sevinçle karşılayan çocuklarımı arıyorum. Koridorda omuzlarıma alırdım, güreşirdik, konuşurduk, beraber işler yapardık. İlgileri, zekaları gelişsin diye tamir, düzenleme vb. işlerimde işin bir ucundan onlara tuttururdum. Fakat kayboldular. Neler oluyor? İzliyorum. Tuhaf davranışlar gelişmeye başladı. Öf püf ediyorlar. Bizden büyüklermiş gibi hükmedici konuşuyorlar. Eleştirebiliyorlar. Bir tuhaf bencilleşme, bir acayip kibirlenme… Bir pis maddeleşme, tatminsizlik… Yemeği beğenmeme, istekleri olmayınca seslerini yükseltme, debelenme… Birbirlerini öldürmece, satırla doğrayıp kazana koyup pişirip yemece oynuyorlar. Bunları çektikleri videodan öğreniyorum. Bunlar daha 6-10 yaşlarında…
Dehşete kapıldım. Bunlar çocuk. Bunlar benim sevgili evlatlarım. Ben terörist mi, cehennem odunu mu yetiştiriyorum. Ben hain yetiştireceksem keşke doğmasalardı. Aman Allah’ım. Korkunç bir şeyler oluyor. Adeta elim ayağım titremeye başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Laf söylüyorum anlamıyorlar.
Çocukları izlemeye karar verdim. Bir hayalet gibi takip ettim. Ne gördüm… Günlerinin çoğu televizyon karşısında o kanalı izlemekle geçiyor. Bir biri ardına çizgi diziler… Büyücüler, tanrısal gücü olan, evreni yaratıp yok eden, avuçlarından ışıklı bombalar fırlatan yaratık suretinde tanrılar. Gezegenleri yok eden şeytanlar… Birbirlerinin eteğini kaldırıp bakan çocuklar… Popo üzerine konuşmalar… Aslında kendilerini ördeklerin getirmediğini konuşup nasıl olduğunu utanılacak şekilde ifşa eden sahneler… Sadece çizgi diziler mi? Çocuk animasyonları, oyuncaklar, neredeyse hepsi felaket. Aman ya Rabbim. Ben çocuklarımın beynini tamamen şeytanın eline teslim etmişim. Şirk, küfür, dinsizlik, ahlaksızlık, fuhuş, kibir, bencillik, maddecilik, akla hayale gelebilecek ne kadar pislik varsa hepsi bu çizgi filmlerin içerisinde… Sürekli her gün, sabahtan akşama kadar… Ben güya ailemizin rızkı için işe gidiyorum ve çocuklarımı evde şeytan eğitiyor.
Nasıl bir dehşet yaşadım. Derhal kabloları kestim. Aboneliği iptal ettim. Bir süre televizyonu yasakladım. Kızdılar, karşı koydular. Beton bir suratla dikildim karşılarına. Dünyada yaşayacakları en büyük acı cehennem odunu olmalarından ağır olamazdı. Çok şükür birkaç hafta içerisinde düzelip eskiye döndüler.
Büyüdüklerinde televizyon aldıksa da, çizgi film izlenmesine izin vermedim. Sonradan muhafazakar süsü verilen bir çizgi filmi izlemelerine izin verdiysem de bunun da yanlışlığını anladım. Radar gibi takip ettim. Çünkü fırsat bulunca başka çizgi film kanallarına kayıyorlardı.
Enerjilerini boşaltacak zararsız yollar aradık. Bir süre karete kursuna takıldılar...
Çocuklarınıza sahip çıkın. Onları neyin nasıl yetiştirdiğini iyi takip edin. Şimdilerde mantar gibi türeyen bacak arası meraklısı, ateizmi adamlık sanan kibir küpü, haddini bilmez insancıklar görüyoruz. Bunlar bu milletin başının belası olacaklar, çok can yakacaklar. Yazık oldu bu milletin bir nesline. Çocuk diye acımak olamaz. Acıya acıya çocuklarınızı cehenneme hazırlamayın. Şeytani zevklerin içerisinde dinsiz yetiştirecekseniz bırakın çocuk yapmayın. Kendi günahı insana yeter. Elbette ne yapsak da evlatlarımızın hayırlı olmalarını garanti edemeyiz. En azından kıyamet günü cenabı Allah’a verebileceğimiz cevabımız olsun. Allah herkese hayırlı evlat nasip eylesin. Evlatlarımızı koruma bilincini ve çarelerini bize nasip eylesin.

Dr. Muhammed Bozdağ

Allah swt razi olsun son zamanlarda forumdaki en guzel yazi buydu ..

umulurki hayatimizdan bir seyleri degistirir ..
 

yoldaki_muhendis

You didn't say the magic word!!!
Üye
ek olarak bende bisey söylemek istiyorum, artik herkes alismistir benim bunlari arastirdigimi, heryerde söylüyom : )

yillardir bu seytanlari arastirmakla ugrastim, internette aramak istedigim zaman türkçe videolara çok az rastladim, hep ingilizce, ama sansim vardi benim gibi arastiran, hemde nasil, bir grup buldum fransizca videolar yapiyorlar ve bu seytanlarin üzerine. bazi yerlerde söylemistim ama burdan genel bir açiklama yapayim: suan ilgilenecek vaktim ve malzemem yok ama türkiyeye geldigim zaman özel bir baslik altinda sizlere bildiklerimi anlatacam, ve bilen kardeslerle beraber ortak bilgilerimizi ortaya koyup bilmediklerimizi paylasacaz.. madem yillardir arastirdim bunu insanlara söyleyip uyarmak mecburiyetindeyim ve buda asama asama yapilmasi gereken bir çalisma, öyle pat diye söyleyemem : ) daha fazla bilgi için veya az bilgi için bana ulasabilirsiniz...
 

Firak

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
Çocuklarınızı şeytan mı eğitiyor?

Takip ediyor musunuz?
1980 öncesine gidiyorum. Ortaokul öğrencisiyim. Babam bizim evimize de televizyon aldı. Sadece TRT var ve yayınlar siyah beyaz. Günün birinde Charlie Chaplin’i keşfettik. Filmin başından sonuna katıla katıla kahkaha atarak izledik dört kardeş. Bir hafta sonu yine Charlie Chaplin filmi vardı ve saatinin gelmesini dakika dakika sabırla çekiyorken babam, -Hadi herkes doğruca tarlaya! dedi. –Ama baba.. –Baba ne olursun filmi izleyelim. –Baba gidelim ama gelip filmi izleyelim… Yalvardık. Rahmetli babam kesin kararlıydı ve ısrarımız üzerine sesini yükselterek bizi tarlaya gönderdi. Mısır tarlasında çalışırken ağlıyordum. O filmi izleyemediğim için ağlıyordum.
Kalbimde bir yara olarak kaldı bu olay. Yıllar geçti ve ben baba oldum. Oğlum ve kızım komşulardan görünce benden de çizgi film kanalına abone olmamızı istediler. Gözyaşlarımı hatırladım ve isteklerini ikiletmeden kablo tv’ye ve özellikle o çizgi film kanalı, jetix miydi o zaman, emin değilim, ona abone olduk.
Aradan birkaç ay geçti. O beni kapıya heyecanla koşup sevinçle karşılayan çocuklarımı arıyorum. Koridorda omuzlarıma alırdım, güreşirdik, konuşurduk, beraber işler yapardık. İlgileri, zekaları gelişsin diye tamir, düzenleme vb. işlerimde işin bir ucundan onlara tuttururdum. Fakat kayboldular. Neler oluyor? İzliyorum. Tuhaf davranışlar gelişmeye başladı. Öf püf ediyorlar. Bizden büyüklermiş gibi hükmedici konuşuyorlar. Eleştirebiliyorlar. Bir tuhaf bencilleşme, bir acayip kibirlenme… Bir pis maddeleşme, tatminsizlik… Yemeği beğenmeme, istekleri olmayınca seslerini yükseltme, debelenme… Birbirlerini öldürmece, satırla doğrayıp kazana koyup pişirip yemece oynuyorlar. Bunları çektikleri videodan öğreniyorum. Bunlar daha 6-10 yaşlarında…
Dehşete kapıldım. Bunlar çocuk. Bunlar benim sevgili evlatlarım. Ben terörist mi, cehennem odunu mu yetiştiriyorum. Ben hain yetiştireceksem keşke doğmasalardı. Aman Allah’ım. Korkunç bir şeyler oluyor. Adeta elim ayağım titremeye başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Laf söylüyorum anlamıyorlar.
Çocukları izlemeye karar verdim. Bir hayalet gibi takip ettim. Ne gördüm… Günlerinin çoğu televizyon karşısında o kanalı izlemekle geçiyor. Bir biri ardına çizgi diziler… Büyücüler, tanrısal gücü olan, evreni yaratıp yok eden, avuçlarından ışıklı bombalar fırlatan yaratık suretinde tanrılar. Gezegenleri yok eden şeytanlar… Birbirlerinin eteğini kaldırıp bakan çocuklar… Popo üzerine konuşmalar… Aslında kendilerini ördeklerin getirmediğini konuşup nasıl olduğunu utanılacak şekilde ifşa eden sahneler… Sadece çizgi diziler mi? Çocuk animasyonları, oyuncaklar, neredeyse hepsi felaket. Aman ya Rabbim. Ben çocuklarımın beynini tamamen şeytanın eline teslim etmişim. Şirk, küfür, dinsizlik, ahlaksızlık, fuhuş, kibir, bencillik, maddecilik, akla hayale gelebilecek ne kadar pislik varsa hepsi bu çizgi filmlerin içerisinde… Sürekli her gün, sabahtan akşama kadar… Ben güya ailemizin rızkı için işe gidiyorum ve çocuklarımı evde şeytan eğitiyor.
Nasıl bir dehşet yaşadım. Derhal kabloları kestim. Aboneliği iptal ettim. Bir süre televizyonu yasakladım. Kızdılar, karşı koydular. Beton bir suratla dikildim karşılarına. Dünyada yaşayacakları en büyük acı cehennem odunu olmalarından ağır olamazdı. Çok şükür birkaç hafta içerisinde düzelip eskiye döndüler.
Büyüdüklerinde televizyon aldıksa da, çizgi film izlenmesine izin vermedim. Sonradan muhafazakar süsü verilen bir çizgi filmi izlemelerine izin verdiysem de bunun da yanlışlığını anladım. Radar gibi takip ettim. Çünkü fırsat bulunca başka çizgi film kanallarına kayıyorlardı.
Enerjilerini boşaltacak zararsız yollar aradık. Bir süre karete kursuna takıldılar...
Çocuklarınıza sahip çıkın. Onları neyin nasıl yetiştirdiğini iyi takip edin. Şimdilerde mantar gibi türeyen bacak arası meraklısı, ateizmi adamlık sanan kibir küpü, haddini bilmez insancıklar görüyoruz. Bunlar bu milletin başının belası olacaklar, çok can yakacaklar. Yazık oldu bu milletin bir nesline. Çocuk diye acımak olamaz. Acıya acıya çocuklarınızı cehenneme hazırlamayın. Şeytani zevklerin içerisinde dinsiz yetiştirecekseniz bırakın çocuk yapmayın. Kendi günahı insana yeter. Elbette ne yapsak da evlatlarımızın hayırlı olmalarını garanti edemeyiz. En azından kıyamet günü cenabı Allah’a verebileceğimiz cevabımız olsun. Allah herkese hayırlı evlat nasip eylesin. Evlatlarımızı koruma bilincini ve çarelerini bize nasip eylesin.

Dr. Muhammed Bozdağ
****Gitar olayı rahatsız etse de dehşet bir doğruluğu var yazılanların. Gerçekten şoka uğradım. SubhanAllah.
Evime televizyon almayacağım düşüncesi daha da iyi yer edindi kafamda. Allahım sen koru.
 

eslem berire

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Çocuklarınızı şeytan mı eğitiyor?

Takip ediyor musunuz?


1980 öncesine gidiyorum. Ortaokul öğrencisiyim. Babam bizim evimize de televizyon aldı. Sadece TRT var ve yayınlar siyah beyaz. Günün birinde Charlie Chaplin’i keşfettik. Filmin başından sonuna katıla katıla kahkaha atarak izledik dört kardeş. Bir hafta sonu yine Charlie Chaplin filmi vardı ve saatinin gelmesini dakika dakika sabırla çekiyorken babam,
-Hadi herkes doğruca tarlaya! dedi.
–Ama baba..
–Baba ne olursun filmi izleyelim.
–Baba gidelim ama gelip filmi izleyelim… Yalvardık. Rahmetli babam kesin kararlıydı ve ısrarımız üzerine sesini yükselterek bizi tarlaya gönderdi. Mısır tarlasında çalışırken ağlıyordum. O filmi izleyemediğim için ağlıyordum.
Kalbimde bir yara olarak kaldı bu olay. Yıllar geçti ve ben baba oldum. Oğlum ve kızım komşulardan görünce benden de çizgi film kanalına abone olmamızı istediler. Gözyaşlarımı hatırladım ve isteklerini ikiletmeden kablo tv’ye ve özellikle o çizgi film kanalı, jetix miydi o zaman, emin değilim, ona abone olduk.
Aradan birkaç ay geçti. O beni kapıya heyecanla koşup sevinçle karşılayan çocuklarımı arıyorum. Koridorda omuzlarıma alırdım, güreşirdik, konuşurduk, beraber işler yapardık. İlgileri, zekaları gelişsin diye tamir, düzenleme vb. işlerimde işin bir ucundan onlara tuttururdum. Fakat kayboldular. Neler oluyor? İzliyorum. Tuhaf davranışlar gelişmeye başladı. Öf püf ediyorlar. Bizden büyüklermiş gibi hükmedici konuşuyorlar. Eleştirebiliyorlar. Bir tuhaf bencilleşme, bir acayip kibirlenme… Bir pis maddeleşme, tatminsizlik… Yemeği beğenmeme, istekleri olmayınca seslerini yükseltme, debelenme… Birbirlerini öldürmece, satırla doğrayıp kazana koyup pişirip yemece oynuyorlar. Bunları çektikleri videodan öğreniyorum. Bunlar daha 6-10 yaşlarında…
Dehşete kapıldım. Bunlar çocuk. Bunlar benim sevgili evlatlarım. Ben terörist mi, cehennem odunu mu yetiştiriyorum. Ben hain yetiştireceksem keşke doğmasalardı. Aman Allah’ım. Korkunç bir şeyler oluyor. Adeta elim ayağım titremeye başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Laf söylüyorum anlamıyorlar.
Çocukları izlemeye karar verdim. Bir hayalet gibi takip ettim. Ne gördüm… Günlerinin çoğu televizyon karşısında o kanalı izlemekle geçiyor. Bir biri ardına çizgi diziler… Büyücüler, tanrısal gücü olan, evreni yaratıp yok eden, avuçlarından ışıklı bombalar fırlatan yaratık suretinde tanrılar. Gezegenleri yok eden şeytanlar… Birbirlerinin eteğini kaldırıp bakan çocuklar… Popo üzerine konuşmalar… Aslında kendilerini ördeklerin getirmediğini konuşup nasıl olduğunu utanılacak şekilde ifşa eden sahneler… Sadece çizgi diziler mi? Çocuk animasyonları, oyuncaklar, neredeyse hepsi felaket. Aman ya Rabbim. Ben çocuklarımın beynini tamamen şeytanın eline teslim etmişim. Şirk, küfür, dinsizlik, ahlaksızlık, fuhuş, kibir, bencillik, maddecilik, akla hayale gelebilecek ne kadar pislik varsa hepsi bu çizgi filmlerin içerisinde… Sürekli her gün, sabahtan akşama kadar… Ben güya ailemizin rızkı için işe gidiyorum ve çocuklarımı evde şeytan eğitiyor.
Nasıl bir dehşet yaşadım. Derhal kabloları kestim. Aboneliği iptal ettim. Bir süre televizyonu yasakladım. Kızdılar, karşı koydular. Beton bir suratla dikildim karşılarına. Dünyada yaşayacakları en büyük acı cehennem odunu olmalarından ağır olamazdı. Çok şükür birkaç hafta içerisinde düzelip eskiye döndüler.
Büyüdüklerinde televizyon aldıksa da, çizgi film izlenmesine izin vermedim. Sonradan muhafazakar süsü verilen bir çizgi filmi izlemelerine izin verdiysem de bunun da yanlışlığını anladım. Radar gibi takip ettim. Çünkü fırsat bulunca başka çizgi film kanallarına kayıyorlardı.
Enerjilerini boşaltacak zararsız yollar aradık. Bir süre karete kursuna takıldılar. Sonra gitar çalmayı öğrenip müzikle oyalandılar.
Çocuklarınıza sahip çıkın. Onları neyin nasıl yetiştirdiğini iyi takip edin. Şimdilerde mantar gibi türeyen bacak arası meraklısı, ateizmi adamlık sanan kibir küpü, haddini bilmez insancıklar görüyoruz. Bunlar bu milletin başının belası olacaklar, çok can yakacaklar. Yazık oldu bu milletin bir nesline. Çocuk diye acımak olamaz. Acıya acıya çocuklarınızı c

ehenneme hazırlamayın. Şeytani zevklerin içerisinde dinsiz yetiştirecekseniz bırakın çocuk yapmayın. Kendi günahı insana yeter. Elbette ne yapsak da evlatlarımızın hayırlı olmalarını garanti edemeyiz. En azından kıyamet günü cenabı Allah’a verebileceğimiz cevabımız olsun. Allah herkese hayırlı evlat nasip eylesin. Evlatlarımızı koruma bilincini ve çarelerini bize nasip eylesin.

Dr. Muhammed Bozdağ



****Gitar olayı rahatsız etse de dehşet bir doğruluğu var yazılanların. Gerçekten şoka uğradım. SubhanAllah.
Evime televizyon almayacağım düşüncesi daha da iyi yer edindi kafamda. Allahım sen koru.
Emin ol tv almasanda biri hediye edicektir..)
Ben ne kadar attimsa , hatta birgunde yoldan gecen eskiciyi cagirip verdim
Aradan kısa bir sure sonra hediye geldi hemde gelismis haliyle ..bir öncekide hediye idi..
Ben veriyorum o geri geliyor iyi bir gunah makinası cünkü ...şeytan yònlendiriyor
Bizim kıza cok acıyorlar ondan tw gönderiyorlar hediye olarak
 

Firak

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
Emin ol tv almasanda biri hediye edicektir..)
Ben ne kadar attimsa , hatta birgunde yoldan gecen eskiciyi cagirip verdim
Aradan kısa bir sure sonra hediye geldi hemde gelismis haliyle ..bir öncekide hediye idi..
Ben veriyorum o geri geliyor iyi bir gunah makinası cünkü ...şeytan yònlendiriyor
Bizim kıza cok acıyorlar ondan tw gönderiyorlar hediye olarak
Vallahi bence bizde hediye olarak televizyon verecek kimse yok abla :))
Olsaymış iyiymiş satar parasıyla infak eder bişeyler ederdik az para sayılmaz :)
 

eslem berire

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Vallahi bence bizde hediye olarak televizyon verecek kimse yok abla :))
Olsaymış iyiymiş satar parasıyla infak eder bişeyler ederdik az para sayılmaz :)
Bak bugune kadar koltukta olmadı ,
Yerde minderde oturuyorum bana lazım birseyi hediye etmediler ..Tw getiriyorlar
Hemde Lc neden ? Cizgi flm izlesin canı sıkılmasın herkezden geri kalmasın ben nezaman atmaya kalktim sa ne zaman verdimse üc vakte kalmadan yenisi geldi
Inanıyorumki seytanın isi bu..
 

Firak

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
Bak bugune kadar koltukta olmadı ,
Yerde minderde oturuyorum bana lazım birseyi hediye etmediler ..Tw getiriyorlar
Hemde Lc neden ? Cizgi flm izlesin canı sıkılmasın herkezden geri kalmasın ben nezaman atmaya kalktim sa ne zaman verdimse üc vakte kalmadan yenisi geldi
Inanıyorumki seytanın isi bu..
SubhanAllah.
Televizyon ile mi ileri ve gelişmiş olacak çocuklar! Hey Allahım yaa.
Vallahi televizyon kadar fitne olan birşey bilmiyorum. Sadece çocuklar için değil büyükler için de hatta en fazla büyükler için.
Allah şeytanın oyunlarını boşa çıkarsın.
 

AbdulFettah

94.7 - Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
Üye
ek olarak bende bisey söylemek istiyorum, artik herkes alismistir benim bunlari arastirdigimi, heryerde söylüyom : )

yillardir bu seytanlari arastirmakla ugrastim, internette aramak istedigim zaman türkçe videolara çok az rastladim, hep ingilizce, ama sansim vardi benim gibi arastiran, hemde nasil, bir grup buldum fransizca videolar yapiyorlar ve bu seytanlarin üzerine. bazi yerlerde söylemistim ama burdan genel bir açiklama yapayim: suan ilgilenecek vaktim ve malzemem yok ama türkiyeye geldigim zaman özel bir baslik altinda sizlere bildiklerimi anlatacam, ve bilen kardeslerle beraber ortak bilgilerimizi ortaya koyup bilmediklerimizi paylasacaz.. madem yillardir arastirdim bunu insanlara söyleyip uyarmak mecburiyetindeyim ve buda asama asama yapilmasi gereken bir çalisma, öyle pat diye söyleyemem : ) daha fazla bilgi için veya az bilgi için bana ulasabilirsiniz...
Ahim calısmanı tamamladın mı :)
 

yoldaki_muhendis

You didn't say the magic word!!!
Üye
Ahim calısmanı tamamladın mı :)
Yok akhi, bu arada mesajımı okudumda, bu benmiyim:eek: ne olmuşta öyle yazmışım, soubhanAllah
Burdaki kardesleri kim bilir ne kadar kızdırıp/üzmüşümdür(kayıt olduğumdan beri) hakkınızı helal edin..
Hidayet bulduğum zaman heyecanlıydım biraz... . )
 

eslem berire

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Yok akhi, bu arada mesajımı okudumda, bu benmiyim:eek: ne olmuşta öyle yazmışım, soubhanAllah
Burdaki kardesleri kim bilir ne kadar kızdırıp/üzmüşümdür(kayıt olduğumdan beri) hakkınızı helal edin..
Hidayet bulduğum zaman heyecanlıydım biraz... . )
Yıllardır arastırıp söyliceginz sey bumuydu ..??
 

AbdulFettah

94.7 - Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
Üye
Yok akhi, bu arada mesajımı okudumda, bu benmiyim:eek: ne olmuşta öyle yazmışım, soubhanAllah
Burdaki kardesleri kim bilir ne kadar kızdırıp/üzmüşümdür(kayıt olduğumdan beri) hakkınızı helal edin..
Hidayet bulduğum zaman heyecanlıydım biraz... . )
Hidayet geldiği zamanki heyecanımız hiç gitmeseydi be ahim :(
Tabiri caizse ekmek ilk çıktığında sıcakken güzeldir ahim :), eğer tazeliğini Koruyamazsak bayatlayıp bir süre sonra küflenip gideriz, ne olduğunu bile anlayamayız, alimler derler ya islama girmek kolay ancak islam üzere kalabilmek zor işin zor kısmı orası, Allah yardımcımız olsun
 

Hatve

Yeni Üye
Üye
Küçükken çok izlemek istediğim matrix filmini babamın haber takıntısı yüzünden izleyememiştim ertesi gün okula gittiğimde herkes o filmi konuşuyordu yok şöyle zıplıyorlar yok böyle ışınlanıyorlar falan o gün kendimi çok tuhaf hissetmiştim. Diziler, filmler hiç ilgimi çekmediği için elhamdullillah hep aramız soğuktur TV ile... Nureddin Yıldız'ın dediği gibi TV olan odadan, TV olmayan odaya geçmek hicrettir.
 

Firak

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
Küçükken çok izlemek istediğim matrix filmini babamın haber takıntısı yüzünden izleyememiştim ertesi gün okula gittiğimde herkes o filmi konuşuyordu yok şöyle zıplıyorlar yok böyle ışınlanıyorlar falan o gün kendimi çok tuhaf hissetmiştim. Diziler, filmler hiç ilgimi çekmediği için elhamdullillah hep aramız soğuktur TV ile... Nureddin Yıldız'ın dediği gibi TV olan odadan, TV olmayan odaya geçmek hicrettir.
Hala bile o filmi televizyona veriyorlar.
Küçükken tüm Kuzenler beraber izlemiştik daha sonra çok etkilenip çocuk aklı ile sen bu ol ben bu diğeri şu olsun. Filmi yaşamaya çalışıyorduk subhanAllah.
Ufak hicretler büyük hicretleri doğurur.. Allah bizleri cehennem kutusunun şerrinden korusun.
 

Firak

İyi Bilinen Üye
Moderatör
Üye
25. Kare

Sinema, televizyon veya reklam filmleri ya da her türlü televizyon programı 24 kare resmin bir saniye içinde ardarda gelmesiyle hareketli hale gelir. İnsan gözü ardarda gelen bu 24 kareyi algılarken, bunların arkasına yerleştirilen 25. kareyi algılayamaz. İnsan, algıladığı kareler hakkında yorum yapabilir, ondan etkilenip etkilenmemeyi seçebilir. İnsan gözünün algıla¬amadığı 25. kare ise kontrolsüz olarak beyne gider ve insan bilincine yerleşir. 25. kare genellikle yazı şeklindedir ve bu efekt “algılama dışı uyarıcı” olarak da isimlendirilir. 25. kare program yapımcıları tarafından insanları yönlendirmede kullanılabilir.

25. kare ile insanları, herhangi bir fikre veya eyleme, belli bir adaya oy vermeye, bir ürüne
bağımlılığa ya da başka bir amaç doğrultusunda yönlendirerek beyinleri yönetmek
mümkündür. Ayrıca dil öğrenme programlarında da yaygın olarak kullanılır.

25. kare prensibi ses dalgaları vasıtasıyla teyp, CD çalar, radyo gibi sesli cihazlarda da kullanılır.
20. yüzyılda insan davranışlarını kontrol etmede en cazip yöntem haline gelen bu
yöntemin temelinde insanın şuuraltına tesir etmek vardır. Özel kodla şifrelenen ses kasetleri, radyo ve televizyon aracılığıyla insanlara herhangi bir emir verilebilir ve onların bu emir çerçevesinde hareket etmesi sağlanabilir. Kişi, kasetten veya CD’den, ilahiler ve

Kuran-ı Kerim dahil herhangi birşey dinlerken veya televizyon seyrederken, seslerde ve
görüntülerde tehlikeli bir buyruk gizlenmişse, bunun şuuraltına indiğini farkedemez..

***

Bunu yeni öğrendim SubhanAllah. Çizgi Filmlerdeki olsa ne olur olmasa ne olur denilen yazılar böyle bilinç altına yerleşiyor demek ki.
 

uKaB

İyi Bilinen Üye
Üye
Herseyin yararindan cok bizim muslumanligimiz zararini kapti hep yonetim kuffarin elinde olunca fitne tv den yayildi evimize buyukler bosuna demiyordu onlar seytan isi diye insan yasadikca ve basina geldikce anliyor..
 
Üst Alt