Çözüldü Duanın Sonunda Elleri Yüze Sürmek Bidatmıdır?

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
Namazı bitirdikten sonra "Allahumme ente's- selam ve minke's- selam teberakte ya ze'l celal-i ve'l ikram" diyerek namazın kabul olub Allahın kabul buyurması için dua edildiğinden bunun sonucunda el içlerinin yüze sürülmesinde sakınca yoktur mustehabtır düşüncesindeyim. Buna delil olarak aşağıya şunları aktaracağım :

3866 - İbn-i Abbas (radıyallahu anhuma) anlatıyor:
"Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Allah'a dua edince avuçlarının içini açarak dua et, ellerinin sırtlarıyla dua etme. Duayı bitirince avuçlarını yüzüne sür."
(İbn Mace, Dua, 13, C. 10, Sf: 60)


Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
"Peygamber (s.a.v.) yatağına girdiği zaman, ellerine üfleyib Muavvizateyn'i (felak ve nas sureleri) ve kulhu vellahu ehad'i okur ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu 3 kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi".
(Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 14, Tıbb 39, Da'avât 12; Muslim, Selâm 50, (2192); Tirmizî, Da'avât 21, (3399); Ebu Dâvud, Tıbb 19; Ahmed b.Hanbel.Vl-l 16, 154)

Hadisin zahirinden, fahr-i kâinat efendimizin yatağına yatacağı zaman önce ellerini bitiştirdiği sonra onlara üfürdüğü, sonra onların içine İhlâs surasiyle Muavvizeteyn suralerini okuyub ellerini başına, yüzüne ve vücudunun ön tarafında bulunan kısmına sürmekle işe başlayıb, ön tarafına meshetmeyi bitirdikten sonra vücudunun arka tarafına geçtiği ve bunu üç defa tekrarladığı anlaşılmaktadır.
Munzirî'nin Şerhu'I-Mesâbîh isimli eserindeki açıklamasına göre "ellere okumadan önce üfürmenin hiçbir anlamı yoktur. Doğru olan önce ellere okumak daha sonra da ellere üfürmektir. Bu sayede Kur'an'ın bereketi ellere daha da fazla erişmiş olur. Esasen üfürmenin okumadan önce olması gerektiğini söyleyen bir ilim adamı da görülmemiştir. Bu bakımdan bu hadis-i şerifte üfürmenin okumadan önce olduğundan bahsedilmesi râvilerden birine ait bir yanlışlıktan kaynaklanmış olsa gerektir."
Tîbî'ye göre ise "hadis-i şerifte ifade edilen sıra doğrudur. Esasen rivayeti doğru olan bir raviye hiçbir sebeb yokken itiraz etmek doğru değildir. Binaenaleyh Peygamber ellerine önce üfürmüş sonra da okumuştur. Belki de bunu sihirbazlara muhalefet etmek için yapmıştır. Çünkü sihirbazlar kendilerine göve önce bir çok put ismi ve kelimeler okurlar, sonra üfürürler." (Aynî, Umdetu'l Kâri, XX,35; Şerkavi, Fethu'l Mubdî, IV.120)


Duâ Ederken Ellerin Kaldırılması Gerekir mi?

Ömer b. Hattâb (r.anh)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir:
Rasûlullah (s.a.v.), duâda ellerini kaldırdığı zaman onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.” Muhammed b. Musenna kendi rivâyetinde: Onları yüzüne sürmedikçe indirmezdidemektedir.
(Tirmizî, Da’avât, Bab 11, Hadis no : 3386)

Tirmizî: Bu hadis sahih garibtir. Sadece Hammad b. İsa’nın rivâyetiyle bilmekteyiz. Bu hadisi tek başına rivâyet etmiştir. Bu kimsenin hadis rivâyeti azdır. Bazı kimseler ondan hadis rivâyet etmişlerdir. Hanzale b. ebî Sufyân güvenilir bir kimse olduğunu söylemiştir.
Hadis alimlerinden İbn Hacer el-Askalânî, Buluğu’l-Merâm adlı kitabında, Ebû Dâvûd ve diğer bazı hadis kitablarında Abdullah İbn Abbas’tan buna benzer başka bir hadisin de nakledildiğini, bu hadisler birlikte değerlendirildiğinde bunun hasen bir hadis olduğunu ifade etmektedir. (İbn Hacer el-Askalânî, Buluğu’l-Merâm, Bâbu’z-Zikr ve’d-Duâ, 1582-1583 numaralı hadisler)

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
'' Allah (cc)'dan dilediğiniz vakit avuçlarınızın içi ile dua edin isteyin... Duayı bitirince de avuçlarınızla yüzünüze sürün ''
(Ebu Davud, Tirmizi, ibni Mace, ibni Hibban ve Hakim)


Bu tür hadisler ve rivayetler neticesinde bazı alimler şöyle demişlerdir:

"Allahu Teâlâ, dua edeni hiçbir zaman boş çevirmeyip, kendisi için kalkan ele bir rahmet ulaştırdığına göre, ondaki rahmetin en şerefli ve tekrime en layık organ olan yüze sirâyet ettirilmesi munasibtir."

Duânın sonunda elin yüze çalınması teberruk içindir. Yani, dua ile ellere inmiş olan rahmet eserleri, sürmek suretiyle yüze ulaştırılmış olur. (Kutub-i Sitte - Prof. Dr. İbrahim Canan)

Duadan sonra ellerin yüze sürülüp sürülemeyeceği konusunda farklı görüşler olmakla beraber, Kadı Ebu Tayyib, Ebu Muhammed el-Cuvaynî, İbn Sabbağ, el-Mutevellî, Şeyh Nasr ve Gazalî bunun mustahab olduğu görüşündeler. (krş. Nevevî, El-Mecmu’da, 3/501)

İbn Hacer, Buluğu'l Meram'da (1553-1554): "Rivayet yollarının bir araya gelmesi ile hasen olur" buyurmuştur.


Dua Ederken Ellerini Kaldıran ve (Sonunda) Ellerini Yüzüne Sürmek


1181) (Abdullah) bin Abbâs (Radıyallâhu anhumâ)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
"
Allah'a (c.c.) duâ ettiğinde avuç içlerini yukarıya kaldırarak duâ et. Avuçlarının dışlarını kaldırarak duâ etme. Duayı bitirdiğinde de ellerini yüzüne sür."
Râvi Sâllh bin Hassân'ın zayıflığı dolayısıyla isnadının zayıflığı Zevâid'de belirtilmiştir. (Sunen-i İbni Mace Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 3/541)
(Sunen-i İbn Mace, 119, Hadis no: 1181, C. 1, Sf: 368 ; İbn Mace, Dua, 13, C. 10, Sf: 60; Sunen-i Nesai, Kıyam-ul Leyl: 52)


İzahı

Zevâid yazarı bunu zevâid türünden saymış ise de bu türden değildir. Çünkü Ebû Dâvûd bunu 'Duâ' babında rivayet etmiştir. Lafızları farklı olmakla beraber mânâları aynidir. Ebû Davud'un rivayeti şöyledir:

= -Duvarları (süslemek üzere kumaşlar, halılar ve benzerleri ile) örtmeyiniz. (Din) kardeşinin kitabına izin almadan bakan kimse cehennem ateşine bakmış (buna mustahak olmuş) olur. Avuçlarınızın içleri (ni havaya kaldırmak) ile Allah'a dua ediniz. Avuçlarınızın dışları ile Allah'a dua etmeyiniz. Duanıza son verdiğiniz zaman avuçlarınızın içlerini yüzlerinize sürünüz.-

Hadis, dua edilirken avuçların içlerini semâya doğru açmanın, elleri havaya kaldırmanın meşruluğuna ve dua ederken avuçların içi yere dönük olacak şekilde elleri havaya kaldırmanın yasaklığına delâlet eder. Bunun hikmeti, avuç açmanın Allah'a muhtaçlığın, tevâzuun ve dilemenin bir ifâdesi oluşudur. Ellerin tersini havaya kaldırmak ise, dilenen şeye rağbet etmemek ve buna önem vermemek anlamını ifâde eder.

Hadisin zahirine göre, hayırlı bir şeyin istenmesi veya bir şerrin defedilmesi için duâ edilirken avuçların içini havaya doğru açmak meşrudur. Tıybî böyle demiştir.

İbn-i Hacer ise hadîsteki emri, bir hayırlı şeyin verilmesi yolunda yapılacak duaya hamlederek şöyle demiştir:
Çünkü bir şeyi kazanmak için istekte bulunan kimseye uygun olanı, baş vurduğu zâta doğru elini açması ve gönül alçaklığı ile ellerini, uzatıb bol ihsanla doldurulmasına çalışmasıdır. Kişi bir şerrin defi için duâ edeceği zaman ellerinin tersini semâya doğru kaldırması ve avuçlarının içini yere çevirmesi sünnettir. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle yapmıştır.


Bunun hikmeti bir şeyin verilmesi dilenirken bunun alınmasının umulduğunu avuç açmakla belirtmektir. Bir şerrin defi için elin ters çevirilmesi, o şerrin kovulmakta olduğunun umulduğunu ifâde eder.
Duâ bitince etlerin yüze sürülmesinin hikmeti de şudur:
Duâ edilirken, rahmeti ilâhi ellerin üzerine iner. Bu rahmet en şerefli uzuv olan yüze de ulaşsın diye eller, yüze sürülür.


Hadîslerin Arasını Bulmak

Bu hadis, duâ edilirken avuçların içi semâya bakacak tarzda elleri havaya kaldırmanın meşruluğuna delâlet eder.
Bundan önceki babta geçen Enes (Radıyallâhu anh)'in hadîsinin zahirine göre yağmur duası hâriç Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) duâ ederken ellerini havaya kaldırmazdı.
Duâ ederken Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ellerini havaya kaldırdığı bir çok hadîsle sabittir. Bu hadîslerle Enes (Radıyallâhu anh)'in hadisi arasında görülen zahiri çelişkinin bertaraf edilmesi yolunda el-Menhel yazarı şu yorumu beyan eder:


Enes (Radıyallâhu anh)'ın gayesi Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yağmur duasında ellerini havaya çok kaldırdığını, diğer dualarda bu kadar kaldırmadığını ve normal bir şekilde kaldırdığını ifâde etmektir.

Veyahud Enes (Radıyallâhu anh)'ın gayesi yağmur duâsındaki ellerin kaldırılışı diğer zamanlardaki kaldırılışından tamamen farklıdır. Yâni yağmur duasında ellerin tersi semâya doğru ve avuçların içi yere doğru tutulurdu. Bu tür kaldırış yağmur duasından başka dualarda olmazdı. Çünkü diğer dualarda avuçların içi semâya doğru tutulurdu.

Bu hadisin zahirine göre kişi ister bir hayırlı şeyi isterken, ister bir şerrin defini taleb ederken ellerin iç kısmını semâya doğru açacaktır. Tiybi'de hadisi böyle yorumlamıştır. Fakat el - Hâfız, bu hadîsi hayırlı bir iş için duâ etme hâline yorumlamış ve bir şerrin defi için duâ edilirken elin ters yüzünün havaya kaldırılacağını ve böyle yapmanın sünnet olduğunu, çünkü Rasûl-u Ekram (Aleyhi's-salâtu ve's-selâm)'in böyle yaptığını söylemiştir. Bu hadiste duâ bitince ellerin yüze sürülmesi emredilmiştir. Çünkü duâ edilirken rahmet, Allah'a açılan ellerin üzerine iner. Bu itibarla eller yüze sürülünce rahmet yüze de ulaşır.


Hadîslerin arasını bulmanın imkânsızlığı faraza düşünülecek olursa Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in duâ ederken ellerini kaldırdığına dâir hadisler, kaldırmadığına dâir hadislere tercih edilir. Çünkü musbit (bir olayın olduğunu beyan eden) hadisler, nâfi (o olayın olmadığını açıklayan) hadislere tercih edilir.

Hadisin Fıkıh Yönü

1. Duâ ederken elleri havaya kaldırmak meşrudur..
2. Avuçların içini semâya doğru tutmak meşrudur. Avuç içini yere doğru çevirmek yasaktır.
3. Duanın bitiminde elleri yüze sürmek meşrudur.
 

Sia_ehli

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Abdulmuizz Fida


Duadan sonra elleri yüze sürmek hakkında herhangi bir rivayet sabit olmamıştır. İmam Ebu Davud bu konudaki bütün rivayetlerin vâhî (çok zayıf) olduğunu belirtmiştir. Diğer hadis alimlerinin rivayetleri değerlendirmeleri ve zayıf oluşlarına dair ifadeleri için bkz.: İbn Mulakkin, Bedru'l-munir (3/638-639) el-Elbani İrvau'l-Galil (2/179 no 434) İzzeddin b. Abdisselam gibi bazı alimler, duadan sonra elleri yüze sürmenin bidat olduğunu söylemişlerdir. Usul kaidesi gereği, bir fiil hakkında alimlerden bazısı bidat olduğunu söylerse, aksine bir delil sabit oluncaya kadar o fiilin bidat kabul edilmesi gerekir ve ondan sakınmak önceliklidir.
Buhari'nin rivayetine gelince, bu rukye yapıldığında sadece yüzü değil, bütün bedeni mesh etmenin meşru olduğunu göstermektedir.

 

Ebukutub

New member
Üye
Abdulmuizz Fida


Duadan sonra elleri yüze sürmek hakkında herhangi bir rivayet sabit olmamıştır. İmam Ebu Davud bu konudaki bütün rivayetlerin vâhî (çok zayıf) olduğunu belirtmiştir. Diğer hadis alimlerinin rivayetleri değerlendirmeleri ve zayıf oluşlarına dair ifadeleri için bkz.: İbn Mulakkin, Bedru'l-munir (3/638-639) el-Elbani İrvau'l-Galil (2/179 no 434) İzzeddin b. Abdisselam gibi bazı alimler, duadan sonra elleri yüze sürmenin bidat olduğunu söylemişlerdir. Usul kaidesi gereği, bir fiil hakkında alimlerden bazısı bidat olduğunu söylerse, aksine bir delil sabit oluncaya kadar o fiilin bidat kabul edilmesi gerekir ve ondan sakınmak önceliklidir.
Buhari'nin rivayetine gelince, bu rukye yapıldığında sadece yüzü değil, bütün bedeni mesh etmenin meşru olduğunu göstermektedir.
SubhaneAllah. bidat he.sadece elimizi açıp dua ettikten sonra ne yapacaz?Amin deyip indirecezmi?ve ya başka bi şekildemi olacak kardeş?Madem o yanlış doğrusumu yazda o şekilde amel edelim.Allaha emanet.
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
Wahabism Exposed


wahabiliğin İslam'dan anlayışına göre; Sahih bir dua nasıl edilir? Rasulullah (s.a.v.) den bir hadisle sunar mısın?
 

Sebuhi

New member
Üye
Abdulmuizz Fida


Duadan sonra elleri yüze sürmek hakkında herhangi bir rivayet sabit olmamıştır. İmam Ebu Davud bu konudaki bütün rivayetlerin vâhî (çok zayıf) olduğunu belirtmiştir. Diğer hadis alimlerinin rivayetleri değerlendirmeleri ve zayıf oluşlarına dair ifadeleri için bkz.: İbn Mulakkin, Bedru'l-munir (3/638-639) el-Elbani İrvau'l-Galil (2/179 no 434) İzzeddin b. Abdisselam gibi bazı alimler, duadan sonra elleri yüze sürmenin bidat olduğunu söylemişlerdir. Usul kaidesi gereği, bir fiil hakkında alimlerden bazısı bidat olduğunu söylerse, aksine bir delil sabit oluncaya kadar o fiilin bidat kabul edilmesi gerekir ve ondan sakınmak önceliklidir.
Buhari'nin rivayetine gelince, bu rukye yapıldığında sadece yüzü değil, bütün bedeni mesh etmenin meşru olduğunu göstermektedir.
cok sayda rivayetler olmushdu, ama hersi dimek olurki zayifdir, zayif hadisler cogalincada hasen seviyyesine gelir.ona gorede bir cok alim bunu caiz gormushtuler.senin buna bidat dimene hakkin yoktu, ancak caiz diyidir diye bilirsin,birde boyle kucuk fikhla ilgili meselere gore kimese bidatci dimek olmaz.alimler va sahahbiler arasindada hep ixtilaflar olmushdu.mesela oyle meseleler (shimdi hatirlamiyorum) varki Imam Ahmetden 3 gorush rivayet olunur.Shimdi bizi gibi cahiller hangisini bidat oldugunu nerden biliriz.?
 

kskaya

New member
Üye
cok sayda rivayetler olmushdu, ama hersi dimek olurki zayifdir, zayif hadisler cogalincada hasen seviyyesine gelir.ona gorede bir cok alim bunu caiz gormushtuler.senin buna bidat dimene hakkin yoktu, ancak caiz diyidir diye bilirsin,birde boyle kucuk fikhla ilgili meselere gore kimese bidatci dimek olmaz.alimler va sahahbiler arasindada hep ixtilaflar olmushdu.mesela oyle meseleler (shimdi hatirlamiyorum) varki Imam Ahmetden 3 gorush rivayet olunur.Shimdi bizi gibi cahiller hangisini bidat oldugunu nerden biliriz.?
sen nereyi okuyorsun bak cevabı vermiş sana kendi fikri değil iyi oku İbn Mulakkin, Bedru'l-munir (3/638-639) el-Elbani İrvau'l-Galil (2/179 no 434) İzzeddin b. Abdisselam gibi bazı alimler, duadan sonra elleri yüze sürmenin bidat olduğunu söylemişlerdir
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
sen nereyi okuyorsun bak cevabı vermiş sana kendi fikri değil iyi oku İbn Mulakkin, Bedru'l-munir (3/638-639) el-Elbani İrvau'l-Galil (2/179 no 434) İzzeddin b. Abdisselam gibi bazı alimler, duadan sonra elleri yüze sürmenin bidat olduğunu söylemişlerdir
Bir de , yukarıdaki aktardıklarım delillerle caiz gören, elleri yüze süren ehli sunnet alimleri yazar mısınız?
Yukarıdaki Bidat dediği ileri süren kişiler, dua ederken ellerini açarlar mı, duadan sonra ellerini ne yapıyorlar diye amel ettikleri sahih dedikleri hadisi sunabilirler mi?
 

kskaya

New member
Üye
akhi ben bulamadım elini yüzüne sürdüğünü resullullah sav bir avsunlama yada rukye yaprken tükürüp yüzünden başlayıp vucuduna sürdüğünü biliyorum akhim başka delile rastlamadım bilmiyorum

ama elini kaldırdığına dair
Beyhakî’nin, Enes’ten yaptığı rivayette; Resulullah (sav), kunût sırasında ellerini kaldırmıştır
Müslim’in, Hz Aişe’den yaptığı rivayette ise; Resulullah (sav), Baki’ kabristanlığında yatanlara dua ederken ellerini kaldırmıştır
Yine Müslim’in, Umâre b Rüeybe’den[8] yaptığı rivayette ise; Resulullah (sav), Bedir Savaşı günü dua ederken ellerini kaldırmıştır
Buhârî’nin, Abdullah ibn Ömer’den[9] yaptığı rivayette ise; Resulullah (sav), Orta Cemre’de dua ederken ellerini kaldırmıştır
Yine Buhârî’nin, Enes’ten[10] yaptığı rivayette; Resulullah (sav), Hayber Savaşı sabahı (dua ederken) ellerini kaldırmıştır
Buhârî ile Müslim, Resulullah (sav)’in, Ebu Musa el-Eş’arî’den[11] yap*tığı rivayette; Resulullah (sav), (koltuk altlarının beyazlığı görününceye ka*dar) ellerini kaldırmıştır

ha ben senin cevabını gösterdim akhiye verdiğin cevabı ben bidattir değildir diye iddam yok bana sorarsan ben duadan sonra yüzüme sürmüyorum celişkili konu sürdüğünü söyleyen de var sürmediğini söyleyende iltilaflı ama ben sürüldüğünü zayıf gördüm
 

Sia_ehli

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Wahabism Exposed


wahabiliğin İslam'dan anlayışına göre; Sahih bir dua nasıl edilir? Rasulullah (s.a.v.) den bir hadisle sunar mısın?
SubhaneAllah. bidat he.sadece elimizi açıp dua ettikten sonra ne yapacaz?Amin deyip indirecezmi?ve ya başka bi şekildemi olacak kardeş?Madem o yanlış doğrusumu yazda o şekilde amel edelim.Allaha emanet.
Buhari (1031) ve Muslim (895), Enes radıyallahu anh'den rivayet ediyorlar: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in duada ellerini kaldırdığını görmedim. ancak yağmur duasında ellerini kaldırır ve koltuk altının beyazlığı görünecek şekilde ellerini kaldırırdı."
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e yıllarca hizmetkarlık yapan Enes radıyallahu anh, yağmur duası dışında duada ellerini kaldırdığını görmediğini söylüyor. Bu gösteriyor ki Rasulullah namazlardan sonra ellerini kaldırıp dua etmezdi. Bazı özel durumlarda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin duada ellerini kaldırdığını gören ve rivayet eden sahabeler vardır. Görenin şahitliği görmeyene delildir. Buna göre bazı özel dualarda elleri kaldırmak meşrudur. ancak Duadan sonra elleri yüze sürmek hakkında bir rivayet daha önce belirttiğim gibi, sabit olmamıştır.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dua ederken diğer bir uygulaması da sağ elinin işaret parmağını kaldırarak dua etmesidir:
İbn Huzeyme (1450) ve Ebu Davud (1105) Sehl b. Sa'd radıyallahu anh'den rivayet ediyor "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i ne minber üzerinde ne de başka bir yerde (duada) elini açmış şekilde görmedim. lakin onu işaret parmağıyla hareket ettirerek işaret ederken gördüm."
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
Buhari (1031) ve Muslim (895), Enes radıyallahu anh'den rivayet ediyorlar: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in duada ellerini kaldırdığını görmedim. ancak yağmur duasında ellerini kaldırır ve koltuk altının beyazlığı görünecek şekilde ellerini kaldırırdı."
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e yıllarca hizmetkarlık yapan Enes radıyallahu anh, yağmur duası dışında duada ellerini kaldırdığını görmediğini söylüyor. Bu gösteriyor ki Rasulullah namazlardan sonra ellerini kaldırıp dua etmezdi."
Çelişkili rivayetlere dayanıyor, kendi kendini tekzib ediyorsun. Art niyetli kişilerin adaletten saparak zorlama yönlendirmeleriyle ummete utanmadan Bidatçi diyorsun! Geçen seferde hadis uyduruyorsun demiştin. Özel mesajını hatırlıyorsun değil mi?

Bazı özel durumlarda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin duada ellerini kaldırdığını gören ve rivayet eden sahabeler vardır. Görenin şahitliği görmeyene delildir. Buna göre bazı özel dualarda elleri kaldırmak meşrudur. ancak Duadan sonra elleri yüze sürmek hakkında bir rivayet daha önce belirttiğim gibi, sabit olmamıştır.
Burada da duada el kaldırma hakkında hadisler kabul ediliyor. Duada el kaldırıldığını gören sahabenin şahidliği , görmeyene delildir. Tabi ki delil olacak , 1400 sene sonra kendimizin görme şartı mı olacaktı? Sizin aksine savunduğunuz aksi mi söz konusu? Size de görenler delil değil mi?
Duadan sonra elleri yüze sürmek hakkında rivayet tabi ki var. Siz bizim aktardığımız ehli sunnetin hadisleri yerine, Seyfullah el-Çubukabadi'nin kendi görüşlerine delil aldığı uç yorumlara sarılıyor, kabulleniyorsunuz. Bu da sizi bağlar.
Rasulullah (s.a.v.) her gün akşam yatmadan önce dua edip ellerini yüzüne sürdüğü, vucuduna sürdüğü sabittir. Namazdan sonra dua ettikten sonra sürmesiyle de ilgili deliller mevcuttur. İlk mesajımda bunları aktardım. Tekrar etmek istemiyorum.
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
Buhari (1031) ve Muslim (895), Enes radıyallahu anh'den rivayet ediyorlar: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in duada ellerini kaldırdığını görmedim. ancak yağmur duasında ellerini kaldırır ve koltuk altının beyazlığı görünecek şekilde ellerini kaldırırdı."
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e yıllarca hizmetkarlık yapan Enes radıyallahu anh, yağmur duası dışında duada ellerini kaldırdığını görmediğini söylüyor. Bu gösteriyor ki Rasulullah namazlardan sonra ellerini kaldırıp dua etmezdi."

22. İmamın Yağmur Duası Sırasında Ellerini Kaldırması


1031- Enes İbn Mâlik'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yağmur duası dışında hiçbir duada ellerini kaldırmazdı. Yağmur duası sırasında ellerini kaldırdığında ise koltuk altlarındaki beyazlık bile görünürdü.


Açıklama


Enes İbn Mâlik'in bu sözünden ilk bakışta anlaşılan, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) yağmur duası dışındaki dualarda ellerini kaldırmadığıdır. Fakat bu açıklama, Rasûlullah'ın (s.a.v.) diğer dualarda da ellerini kaldırdığını belirten pek çok hadisle çelişir. Zaten sabit olan bu hadisleri İmam Buhârî de ayrı bir başlık altında nakletmiştir. (Kitâbu'd-deavât, Bâb 23) Alimlerin bir kısmı Enes'in bu hadisi ile amel etmenin daha evlâ olduğunu söylemiştir. Enes İbn Mâlik'in diğer dualarda Hz. Peygamber'in sallallâhu aleyhi ve sellem ellerini kaldırdığını görmemiş olabileceği İhtimali üzerinde durulmuştur. Onun böyle bir uygulamayı görmemesi, başkalarının da görmeyeceği anlamına gelmez. Bazı âlimler İse diğer rivayetlerle bu rivayet arasındaki çelişkiyi gidermek ve rivayetleri birbiriyle uzlaştırmak (cem') için dua sırasında elleri kaldırma şeklinin farklılığından söz etmişlerdir. Nitekim Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem yağmur duası sırasında ellerini iyice kaldırmıştır. Zaten Enes'in sözünde geçen: "Koltuk altlarındaki beyazlık bile görünürdü" İfadesi de bunu göstermektedir. Halbuki diğer dualar sırasında elleri kaldırmaktan maksat ellerin uzatılıp açılmasıdır. Yağmur duasında İse Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ellerini iyice açmış hatta yüzünün hizasına kadar kaldırmıştır. Zaten koltuk altlarındaki beyazlık da bu şekilde görülmüştür.

(Fethu'l Bari ; C . 3 S.100)



3565- Katade'den rivayete göre Enes (r.anh) kendilerine şunu söylemiştir. "Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem istiska (yağmur duası) dışında yaptığı hiçbir duada ellerini kaldırmazdı. İstiskada da koltuk altlarının beyazı görününceye kadar ellerini kaldırırdı."

Ebu Musa da şöyle demiştir : "Peygamber (s.a.v.) dua etti ve ellerini kaldırdı".

(Fethu'l Bari ; C . 7, S. 255)

 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
Yağmur duası Haricinde de Duada Eller Kaldırılmıştır!

EVTAS GAZVESİ


ـ4294 ـ1ـ عَنْ أبِي مُوسى رَضِيَ اللّهُ عَنْه قَال: ]لَمَّا فَرَغَ رَسُولُ اللّهِ
# مِنْ حُنَيْنٍ بَعَثَ أبَا عَامِرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه عَلى جَيْشٍ إلى أوْطَاسٍ فَلَقِىَ دُرَيْدَ بْنَ الصَّمَّةِ فَقُتِلَ دُرَيْدٌ وَهَزَمَ اللّهُ أصْحَابَهُ. وَكُنْتُ مَعَ أبِي عَامِرٍ فَرُمِىَ فِى رُكْبَتِهِ بِسَهْمٍ. فَانْتَهَيْتُ إلَيْهِ فَقُلْتُ: يَا عَمِّ مَنْ رَمَاكَ؟ فَأشَارَ إلى شَخْصٍ فَقَصَدْتُ لَهُ فَلَحِقْتُهُ. فَلَمَّا رَآنِى وَلَّى: فَاتَّبَعْتُهُ. وَجَعَلْتُ أقُولُ: أَ تَسْتَحِى؟ أَ تَثْبُتُ؟ فَكَفَّ. فَاخْتَلَفْنَا ضَرْبَتَيْنِ بِالسَّيْفِ فَقَتَلْتُهُ. ثُمَّ قُلْتُ ‘بِي عَامِرٍ: قَتَلَ اللّهُ صَاحِبَكَ. قَالَ: فانْزِعْ هَذَا السَّهْمَ. فَنَزَعْتُهُ فَنَزَا مِنْهُ المَاء. فقَالَ: يا ابْنَ أخِى اقْرَإِ النَّبِىَّ # مِنِّى السََّمَ وَقُلْ لَهُ يَسْتَغْفِرُ لِى. وَاسْتَخْلَفَنِى أبُو عَامِرٍ عَلى النَّاسِ. فَمَكَثَ يَسِيراً ثُمَّ مَاتَ. فَلَمَّا رَجَعْتُ أخْبَرْتُ النّبِىَّ # فَدَعَا بِمَاءٍ فَتَوضّأ ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ، وَرَأيْتُ بَيَاضَ إبْطَيْهِ. ثُمَّ قَالَ: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِعُبَيْدٍ أبِي عَامِرٍ. اللَّهُمَّ اجْعَلْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَوْقَ كَثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ، أوْ مِنَ النَّاسِ. فَقُلْتُ: وَلِي فَاسْتَغْفِرْ. قَالَ: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِعَبْدِاللّهِ بْنِ قَيْسٍ ذَنْبَهُ، وَأدْخِلْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَدْخًَ كَرِيماً. قَالَ أبُو بُرْدَةَ: إحْدَاهُمَا ‘بِي عَامِرٍ، وَا‘ُخْرَى ‘بِي مُوسى[. أخرجه الشيخان

1. (4294)- Ebû Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Huneyn Gazvesi'nden fâriğ olunca, Ebû Âmir (radıyallahu anh)'ı bir askeri birliğin başında Evtas'a gönderdi. Ebû Âmir, orada Dureyd İbnu's-Sımme ile karşılaştı. Durayd öldürüldü, Allah da adamlarını hezimete uğrattı. (O sırada) ben Ebû Amir ile beraberdim. Dizine bir ok atıldı. Yanına gelip:
"Bu oku sana kim attı?" diye sordum. Bana bir şahsı işâret ederek (ok atanı) gösterdi. Ona yönelib yanına vardım. Beni görünce kaçtı. Ben de peşine düştüm."
Utanmıyor musun, durmuyor musun?" diye peşinden bağırmaya başladım. Birden durdu. Karşılıklı olarak bir-iki kılıç salladık. Derken ben onu öldürdüm.
Sonra gelib Ebû Amir'e:
"Allah seninkinin canını aldı!" dedim.
"Hele şu oku bir çek!" dedi.
Ben oku çektim. (Okun yerinden) su çıktı.
"Ey kardeşimin oğlu, dedi. Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a benden selam söyle, benim için Allah'tan mağfiret deyiversin."
Ebû Amir, birliğin komutanlığını bana devretti. Bir müddet durup sonra vefat etti. Dönünce, durumdan Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a bilgi verdim. Bir miktar su getirtti, abdest alıp ellerini kaldırdı. Koltuk altlarının beyazlığını gördüm.
Sonra şöyle dua etti:
"Allahım, Ubeyd Ebû Âmir'e mağfiret buyur. Allahım, Kıyamet günü onu, onun derecesini kullarının -veya insanların- birçoğunun derecesinden üstün tut!"
"(Ey Allah'ın Rasûlu) benim için de istiğfar ediver!" dedim.
"Allahım, Abdullah İbnu Kays'ın günahını mağfiret et! Onu, kıyamet günü iyi bir yere koy!" dedi. Ebu Burde der ki:
"O iki duadan biri Ebû Âmir içindi, diğeri de Ebû Musa içindi."

[Fethu'l Bâri ; C. 8, Sf: 350 - 351 - 352; Buhârî, Megâzî , 55, Cihâd 69, Da'avat 49; Muslim, Fedailu's Sahâbe, 165, (2498)]

(Bu hâdise, Huneyn savaşı'nın devamını anlatmaktadır. Huneyn savaşını anlatırken Huneyn'de bozguna uğrayan müşriklerin kaçtığını, Rasulullah'ın da kaçanları kovalattığını belirtmiştik. Şu halde sadedinde olduğumuz rivayet, Ubeyd İbnu Suleym adındaki Ebû Âmir komutasında bir birliğin, Huneyn'den kaçarak Evtas'a gelib toparlanmaya çalışanların peşinden gönderilme hikâyesini anlatmaktadır.)


Cenazeye dua ederken elleri kaldırmak caizdir. Çünkü Aişe (radiyallahu anha) rivayet ettiği hadiste Ģöyle demektedir:
"Bir gece Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dışarı çıktı. Ben de nereye gittiğini görsün diye arkasından Berire'yi gönderdim. Dedi ki: Bakiu'l-Garkat tarafına doğru gitti. Baki'in en yakın yerinde durdu, sonra ellerini kaldırdı. Sonra döndü. Berire de bana geldi. Bana olanları haber verdi. Sabah olunca ona sordum. Ey Allah'ın Rasûlü gece nereye çıktın?
Onlara dua etmek üzere Baki'dekilerin yanına gitmem söylendi."
(Ahmed (VI, 92)'de rivayet etmiştir. Ayrıca Muvatta'da (I, 239-240)'da bulunmaktadır. Nesai de ondan (I, 287) ona yakın ifadelerle zikretmiştir fakat onun rivayetinde elleri kaldırmaktan sözedilmemektedir. Senedi hasendir. Elleri kaldırmak yine Aişe (radiyallahu anha)'nin başından geçen bir olayda sabit olmuştur)




Bölüm: 105
Allah Cömerttir Duâ Edeni Boş Çevirmez
3556- Selman el Farisî (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Allah çok haya sahibi ve ikram edicidir. Kişi O’na ellerini kaldırıp duâ ettiği zaman onları boş çevirmekten haya eder.”

(Tirmizi, 105 / 3556; Ebû Dâvûd, Salat: 27; İbn Mâce, Edeb: 17)
Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bazıları bu hadisi merfu olmaksızın rivâyet etmişlerdir
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Yönetici
Frm. Yöneticisi
akhi bildiğim kadarı ile bedir harbindede ALLAH Resulu (s.a.v) çadırında iken öyle hararetli dua ediyordu ki sırtında ki cübbesi mi sarığı mı düşmüş (ALLAHu alem) Ebu bekir (r.a) anlatıyordu

bi sohbette dinlemiştim
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
akhi bildiğim kadarı ile bedir harbindede ALLAH Resulu (s.a.v) çadırında iken öyle hararetli dua ediyordu ki sırtında ki cübbesi mi sarığı mı düşmüş (ALLAHu alem) Ebu bekir (r.a) anlatıyordu

bi sohbette dinlemiştim
Allah radı olsun , Rasulullahın (s.a.v.) daha pek çok ellerini kaldırarak dua ettiği hadis rivayettir. Yine Rasulullah (s.a.v.), "Allahım, Halid bin Velid'in yaptıklarından beriyim" derken de ellerini kaldırmıştır.
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Yönetici
Frm. Yöneticisi
İnt.te biraz araştırdım ancak tasavvufçuların cvpları hariç başka şey bulamadım
akhim onu bilmiyorum ama namazda göğe bakan kimse hakkında ALLAH Resulü (a.s) bedduası var tabi bu senin söylediğin soruyu bağlamaz :)
 

s.muhammed

New member
Üye
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den duada elleri kaldırdığı sabit olmuştur ancak duadan sonra ellerini yüze sürmesi rivayetleri sahih değildir.
Elleri kaldırma mevzusunda kaldırılan yerler var kaldırılmayan yerler var. Mesela, cuma hutbesinde imam dua ederken, yemek duasında eller kaldırılmaz. Ancak yağmur duası, kunut vb. yerlerde eller kaldırılır.

_________________________
Şeyh İbn ‘Useymîn rahimehullah’a soruldu:

Soru: Duadan sonra eleri yüze sürmenin hükmü nedir?

Cevap: Duadan sonra elleri yüze sürmek hususunda [hakka] en yakın görüş onun gayr-i meşrû’ olduğudur. Çünkü bu konuda vârid olan hadîsler zayıftır. Şeyhulislâm rahimehullah bu rivâyetlerle hüccet ikâme olmaz, demiştir. Bir hususta onun meşrû’ olduğuna dâir sağlam bilgimiz olmadıkça veya galip zannımız oluşmadıkça, onun terki evlâdır. Çünkü şerîat mücerred zan ile –bu zan, zann-ı gâlib değilse- sâbit olmaz.

Ben duadan sonra elleri yüze sürmenin sünnet olmadığı görüşündeyim. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bilindiği üzere cuma hutbesinde yağmur için dua etmiş ve ellerini kaldırmıştı. Ama elleri ile yüzünü mesh ettiği vârid olmamıştır. Aynı şekilde Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den dua edip ellerini kaldırdığına dâir bir çok hadîs sâbit olmuş ama ellerini yüzüne sürdüğü sâbit olmamıştır.

Fetâvâ fi’t-Tahâre ve’s-Salât (1/803)
 
Üst Alt