1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Site iletişim adresimiz islamtrforumu(at)gmail.com dur. İstek, eleştiri, ban sorunları ve hak sorunları ile alakalı yazabilirsiniz. HAYIRLI RAMAZANLAR
    Duyuruyu Kapat

Çözüldü Duayı Uzatmak Mekruh Mu?

Konu, 'Zikir, Tesbihat, Mevlud, Cevşen, Muska ve Dualar' kısmında tosman38 tarafından paylaşıldı.

  1. tosman38

    tosman38 Üye Üye

    Namazı uzatmak ,arkadakilerin homurdanmasına neden oluyorsa namazı uzatmak mekruhtur.

    Peki aynısını dua içinde söyleyebilir miyiz.Duayı uzatmak mekruh mudur?

    Allah sizin içinizden geçenleride biliyor,haşa o sağırda değil... ayet ve hadisleri buna delil olur mu ?

    Bir alim bile olsa nakil belirtirmisiniz ?
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Rasulullah (a.s.) Hutbeyi kısa, namazı uzun tutmayı tavsiye ederdi.
    (Ebu Davud, 1106; Muslim, 869/47; Darimi, 1/365; Hakim, 3/393; İ. Munzir, 1797, el-Evsat; İ. Ebi Şeybe, 2/24/4; Albani, 618 el-İrva; Beyhaki, 3/208; Ahmed, 4/262)

    Peygamber (aleyhisselam) şöyle buyurmuştur:
    "Kişinin namazının uzunluğu ve hutbesinin kısalığı onun fıkhının (ilminin) alâmetidir. Öyle ise, namazı uzatıb hutbeyi kısa kesiniz. Şubhesiz ki bâzı sözler, sihir gibi kalbleri teshir eder."

    (Muslim, Cumua 47, (869); Ebû Dâvud, Salât 231)

    Peygamber (aleyhisselam) şöyle buyurmuştur:

    "Kulun secdedeki anı, Rabbine en yakın olduğu andır; onun için (secdede) duayı çoğaltın."
    (Ebu Davud, II, 33)

    Abdullah İbn Mesûd (radıyallahu anh)’den rivayete göre, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    Sizden biriniz rukû’a varınca rukû’ halinde iken üç sefer; “Subhâne Rabbiye’l-Azîm” derse yaptığı rukû’ tamam olur, bu en azıdır.
    Secdeye varınca secdelerinde de üç kez “Subhâne Rabbiye’l- A’lâ” derse secdeleri tamam olmuş olur, bu da en az söylenmesi gereken miktarıdır.
    (Tirmizî, Salât, 194)


    Farz namazlarından sonra devamlı düzenli olarak ellerini kaldıran imam ve cemaat, imamın duâ ettikten sonra onun duâsına âmîn diyen cemaatin durumu:

    Dua ibadetin özü / iliği, kendisidir.
    (İbni Mâce 3828, Ebu Davud, Deavat)


    Dua / İbâdetler, şer'î delillere dayanır. 'ibâdetler, asıl yönünden veya sayı yönünden veya şekil yönünden veyahud da mekan yönünden dînen meşrûdur', böyle olduğuna delâlet eden şerî bir delil olmadan böyle denilmesi câiz değildir. Peygamber (s.a.v.)'in sünnetinden, ne O'nun sözünden, ne fiilinden, ne de takririnden böyle bir şeyin olduğunu bilmiyoruz. Ara sıra yapılması bid'at kapsamına girmez.

    Gerek Namazda olsun gerek duada da olsa haddi aşmamak, ifrat ve tefrite düşmemek gerekir. Musluman bilhassa topluluk, cemaat halinde iken bu tür durumlarda orta yollu olmalıdır, insanların en zayıfını (hasta, yaşlı, çalışan) düşünerek ona göre hareket etmeli, bezdirib, bıkıb usandırmamalıdır.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş