Fakirliğin, Kuraklığın, Kısırlığın Çözümü (istiğfar)

Amelde Hanefi

Aktif Üye
Üye
Çocuğu olmayan veya evlenmek isteyenler veya herhangi .bir dileği olanlar şunları yapmalıdır:
1- İstiğfar okumalı. (Malım çok, ama çocuğum olmuyor. Ne yapayım) diyen kişiye, bir sahabi istiğfara devam etmesini söyledi. O da günde 700 defa istiğfar okurdu. Nihâyet on çocuğu oldu. Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlıktan, fakirlikten, çocuğunun olmadığından şikâyette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, Kur’an-ı kerimden üç âyet-i kerime okudu. Meali şöyle: (Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) [Nuh 10-12]
Çocuklarını idarede sıkıntı çeken bir sahabiye Peygamber efendimiz, (Neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim.) buyurmuştur. İstiğfar edileceği zaman yüz defa (Estağfirullah min külli ma kerihallah, Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünerek söylemeli. Manası şöyledir: (Razı olmadığın şeylerden yaptıklarımı affet ve yapmadıklarımı yapmaktan koru. Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allaha istiğfar eder ve günahlarıma pişman olup O’na sığınırım.) [Azim, zatı ve sıfatları kemalde, Hay, ezelî ve ebedi bir hayatla diri olan, Kayyum, zatı ile kaim olan, yarattığı her şeyi varlıkta durduran demektir.]


İstiğfar etmek, estağfirullah demektir. Tevbe, haram işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Tevbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]

Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdır. Tevbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tevbe etmek gerekir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah’a tevbe edin!) [Nur 31]

(Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever.) [Bekara 222]

(Allah’a tevbe-i nasuh yapınız!) [Tahrim 8]

Nasuh kelimesine 23 mana verilmiştir. Bunlardan en meşhuru günahlara pişman olup, istiğfar etmek ve bir daha işlememeye karar vermektir. Nasuh tevbesinin ne olduğunu soran zata Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Tevbe-i nasuh, günahkârın işlediği günahtan pişman olması, Allah’tan mağfiret dilemesi, bir daha böyle bir günah işlememesi demektir.) [Beyheki]

İstiğfarın fazileti çok fazladır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim.) [Hud 52]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, günah işleyip pişman olanı, istiğfar etmeden önce affeder.) [Taberani]

(Küçük günahlarda ısrar edilirse küçük kalmaz. Büyük günahlara istiğfar edilirse büyük kalmaz.)
[Deylemi]

(İstiğfar eden, günde 70 defa aynı günahı işlese ısrar etmiş sayılmaz.)
[Tirmizi]

(Günde 70 defa istiğfar edenin, 700 günahı affolur.)
[Beyheki]

(İstiğfara devam edeni, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Ummadığı yerden rızıklandırır.)
[Nesai]

(Bir mümin günah işleyince, melek üç saat bekler, eğer o kimse istiğfar ederse, o günahı yazmaz.)
[Hakim]

(Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, pişman olunca, Allahü teâlâ, tevbenizi kabul eder.)
[İbni Mace]

(Günahlar kalbi paslandırır, karartır. Kalblerin cilası ise istiğfardır.)
[Beyheki]

(Derdinizi ve devasını bildireyim. Derdiniz, günahlar, devası da istiğfardır.) [Hakim]

(Bir günahkâr, istiğfar eder, sonra bu günahı tekrar yapar, sonra istiğfar eder. Üçüncüde yine yapar, yine tevbe ve istiğfar ederse, dördüncü defa yapınca, büyük günah yazılır.)
[Deylemi]

(Günaha devam edip, dili ile istiğfar eden, Rabbi ile alay etmiş sayılır.)
[Beyheki]

(Herkes günah işler. Fakat günahkârların en iyisi tevbe edendir.)
[Hakim]

(Günahına pişman olup abdest alıp, namaz kılanı ve günahı için istiğfar edeni, Allahü teâlâ affeder.)
[Nesai]

(Kıyamette, amel defterinde çok istiğfar bulunana müjdeler olsun!)
[Beyheki]
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
لاَ اِلهَ اِلاَّ أَنْتَ سُبْحاَنَكَ إنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّا لِمِينَ

Duanın Manası:
“(Allah’ım!) Senden hak olarak ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Seni (tüm noksanlıklardan) tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum.”

Tirmizi 3734
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
اَللَّهُمَّ إنِّي أعوذُ بِكَ مِنَ الهَمِّ و الحَزَنِ والعَجْزِ و الكَسَلِ و الجُبْنِ و البُخْلِ و ضَلَعِ الدَّيْنِ و غَلَبَةِ الرِّجالِ

Duanın Manası:
“Allah’ım! Kederden, hüzünden, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borcun belimi bükmesinden ve insanların bana galip gelmesinden Sana sığınırım.”


Buhari 6314
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Allah’tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının.”
Nisa 1


Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim rızkının genişletilmesini ve ecelinin geciktirilmesini (ömrünün uzamasını) isterse sıla-i rahim yapsın.”

Buhari 5986, Müslim 2557/20, 21

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim ömrünün uzatılmasını, rızkının genişletilmesini ve kötü ölümün kendisinden uzak tutulmasını arzularsa Allah’tan korksun ve sıla-i rahim yapsın.”
Ahmed 2/290, Bezzar, Taberani


Not: Sıla-i rahim, akrabalık bağlarını korumak demektir. Sıla-i rahim; hısım ve akrabalara güç nispetinde maddi ve manevi iyilik etmek, onlara nasihat etmek, şefkat ve merhamet göstermek, iyi muamele etmek, hayırları için dua etmek ve onları koruyup kollamakla yapılır.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

(Kavmi hakkında Nuh) “Onlara dedim ki: “Rabbinize istiğfar edin, çünkü O çok mağfiret edicidir. Bağışlanma dileyin ki; O üzerinize semayı (yağmuru) bol bol indirsin! Mallarla ve oğullarla size yardım etsin, size bahçeler versin ve sizin için nehirler akıtsın.”

Nuh 10, 12, Hud 52

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim çokça istiğfar ederse Allah onun her kederine bir kurtuluş, her sıkıntısına bir çıkış yapar ve onu ummadığı yerden rızıklandırır.”

Ahmed 4/55, Hâkim 4/292

Not: İstiğfar, söz ve davranışlarla bağışlanma dilemektir. Tevbe ise, günahı terk etmek, yaptıklarından pişmanlık duymak, tekrar yapmamaya karar vermek ve varsa kul hakkını ödemektir.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Muhakkak ki Allah şöyle buyurdu:

–Ey Âdemoğlu! Kendini bana ibadete ver ki, göğsünü (kalbini) zenginlikle doldurayım ve fakirliğine engel olayım. Şayet bunu yapmazsan iki elini meşgaleyle doldurur ve fakirliğine engel olmam.”

Tirmizi 2584, İbni Mace 4107, Ahmed 16/284, Hâkim 2/443

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Rabbiniz şöyle buyurdu:

–Ey Âdemoğlu! Kendini bana ibadete ver ki, göğsünü (kalbini) zenginlikle ve ellerini rızıkla doldurayım. Ey Âdemoğlu! Benden uzaklaşma! Sonra kalbini fakirlikle ve ellerini meşgalelerle doldururum.”

Hâkim 4/326

Not: Kendini ibadete vermekten kasıt, sebeplere sarılmayı terk ederek gece gündüz ibadet etmek değildir. Bilakis, kulun ibadetlerini yerine getirirken kalbi ve bedeniyle hazır, Rabbinin karşısında huşulu, O’nun azametini kalbinde hisseder halde olması ve tüm gücüyle kalbini Rabbine ibadete vermesidir.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu yaratır ve onu hiç beklemediği bir yerden rızıklandırır…”

Talak 2, 3

Not: Takva, Allah’ın emirlerine uyup ve yasaklarından sakınarak günahlardan korunmaktır.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Herkim Allah yolunda hicret ederse gidecek çok yer ve genişlik (bolluk) bulur...”

Nisa 100

Not: Gidilecek yurtlar geniş ve çok olunca rızkın genişliği, gönüllerin dert ve düşüncelerden rahatlaması ve daha birçok güzellikler gerçekleşir. Buna en açık ve bilinen örnek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ve ashabının Mekke’den Medine’ye hicretleridir.

Allah yolunda sahip oldukları her şeylerini terk etmelerine karşılık Allah-u Teâlâ onlara yeryüzünün en ihtişamlı (Kayser ve Kisra) hazinelerini bağışlamış, doğusu ve batısı ile yeryüzünü onların hâkimiyeti altına girdirmiştir.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Hac ile umreyi ardı ardına (beraber) yapın. Çünkü körüğün demirin, altının ve gümüşün kirini (pasını) giderdiği gibi, bu ikisi fakirliği ve günahları giderir (yok eder). Mebrur (günahtan sakınılarak ve sünnete uygun yapılan) haccın karşılığı ancak cennettir.”

Tirmizi 807, Nesei 2621, Ahmed 5/244, 245

Not: Hac ile umreyi beraber yapmak, aynı mevsimde birini diğerinin ardından yapmaktır. Bunun en faziletli yolu da sahih hadislerde bildirildiği gibi bir hac sezonunda temettü haccı yaparak önce umre, hemen arkasından da haccetmektir.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği emreder. Allah ise size katından bir mağfiret ve fazlalık (bolluk) vaad eder. Allah her şeyi kuşatan ve bilendir.”

Bakara 268

Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

“…Siz (hayra) ne harcarsanız Allah onun yerine başkasını verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

Sebe 39

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah-u Teâlâ buyurdu ki:

–Ey Âdemoğlu! Sen infak et (hayra harca) ki, Ben de sana infak edeyim.”

Müslim 993/36

Not: İnfak etmek, Allah (Azze ve Celle)’in harcama yapılmasını sevdiği yer ve kişilere yapılan maddî yardımdır.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in döneminde iki kardeş vardı. Bunlardan birisi (ilim öğrenmek için) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelir, diğeri de (her ikisinin geçimini temin etmek için) çalışırdı. Bu iş sahibi olan, (ilim öğrenen) kardeşini Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e şikâyet etti. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Belki de senin rızıklandırılman kardeşin sebebiyledir’ buyurdu.”

Tirmizi 2448, Hakim 1/93, 94

Not: Bu hadisteki ‘belki’ lafzı zan değil, kesin kanı ifade eder. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu muhatabını ayıplamak maksadıyla kullanmıştır.

Abdullah bin Mübarek (Rahmetullahi Aleyh) ihsanlarını yani yardımlarını yalnızca ilim ehline yapar, bunun sebebi sorulduğunda ise;

–Ben Nebilik makamından sonra âlimlerin makamından daha büyük bir makam bilmiyorum. Onlar kendi ihtiyaçlarıyla uğraşacak olurlarsa kendilerini ilme veremezler. Onun için onların kendilerini ilme vermelerini sağlamak en iyisidir, derdi.

Tefsiru’l-Kâsımi 3/250
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
Mus’ab bin Sa’d şöyle dedi:

“Babam Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) kendinin, diğerleri üzerinde bir üstünlüğü olduğunu düşünürdü.
Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Sizler ancak zayıflarınız sebebiyle yardım ediliyor ve rızıklandırılıyorsunuz’ buyurdu.”

Buhari 2719, Ebu Davud 2594, Tirmizi 1754, Nesei 3165

Not: Öyleyse; Allah’ın kendisine yardım etmesini ve rızıklandırmasını isteyen kimse, güçsüzlere ve fakirlere ikram da bulunsun.
 

bahadır571

İyi Bilinen Üye
Üye
İnsanın Rızkını Artıran Şeyler

1) Sıla-i Rahim Yapmak

2) Allah’a Tevekkül Etmek

3) Tevbe ve İstiğfar Etmek

4) Kendini Allah’a İbadete Vermek

5) Takvalı Olmak

6) Allah Yolunda Hicret Etmek

7) Hac ve Umreyi Ardı Ardına Yapmak

8) Allah Yolunda İnfak Etmek

9) İslamî İlim Talebelerine İnfak Etmek

10) Güçsüzlere İyilik ve Yardım Etmek
 
Üst Alt