Muhammed B. Abdilvehhâb Ve Tekfir

heycan

Yeni Üye
Üye
[email protected]

İnsanımızın kendine yabancılaştırıldığı modern dönemde, kendi değerlerinin uzağına savrulmuş genç neslin bir kesimi can simidi olarak Vehhâbî akidesine sığınıyor. Kendisine okunan bir-iki ayet, bir-iki hadis ve sözüm ona Selef'ten nakledilen bir-iki anekdot, asırlar boyu en temel varlık alanını oluşturmuş bulunan Ehl-i Sünnet akidesini terk edip Vehhâbî ideolojisine kayması için fazlasıyla yeterli oluyor.

Oysa kendisine okunan ayetlerin delalet, hadislerinse hem sübut hem delalet yönünden arz ettiği durum kendisine belletildiğinin aksini ifade ediyor. Meselenin bu boyutu uzun izahat istediği ve bu yazıda bir başka noktayı ele almak niyetinde olduğum için oraya girmeyeceğim.

Bu ülkeye tekfirci zihniyet Suud ideolojisi üzerinden girdi. Oraya "ilim öğrenmek" için giden/gönderilen gençler, oradan "akide" öğrenip döndüler. Biz medreselerin köküne kibrit suyu döktüğümüz için "dini başka ülkelerden öğrenme" gibi bir garabet çıkmıştı ortaya çünkü.

Gençlerimiz oralara gittiler. Aldıkları eğitimle kafaları yeniden formatlandı; memleketlerine döndüklerinde artık onlar birer "davetçi" idi! Asırların birikimi üzerinde oturduğu halde bilinçli olarak cahil bırakılmış insanımıza yönelik "davet"lerinin ilk adımı şu oluyordu genellikle: "Siz aslında müşriksiniz. Tevhid'i bilmiyorsunuz. Biz şimdi size nasıl mü'min olacağınızı öğreteceğiz."

Mekke müşrikleriyle kurulan paralellikler, onlar hakkında inmiş ayetlerin Müslümanlara yönelik birer silah olarak devreye sokulmasını da beraberinde getirdi. "Tevhid'i anlamak için önce müşrik olduğunuzu kabul etmelisiniz" demeye getiriyorlardı.

İşin enteresan kısmı: Bunu yaparken, kendilerine öğretilen ideolojinin müessisi Muhammed B. Abdilvehhâb'ın gerçek yüzü, fikirlerinin hakikati konusunda genellikle dürüst davranmadılar. Onun aslında "tekfirci" olmadığını ispat sadedinde bilerek ya da bilmeyerek yapmadıkları tevil kalmadı.

Oysa gerek kendi eserleri, gerek ed-Düreru's-Seniyye isimli derleme, gerekse İbn Beşîr ve İbn Ğannâm gibi o ideolojiye mensup tarihçilerin yazdıkları elimizde. Bütün bu eserler gerçeği bütün çıplaklığıyla haykırıyorken Muhammed B. Abdilvehhâb'ın Ümmet'i tekfir etmediğini nasıl söyleyebiliyorlar, hayret etmemek elde değil.

Şu ifadeler bizzat Muhammed B. Abdilvehhâb'ın kaleminden: "Size kendimden haber veriyorum.

Kendisinden başka ilah olmayan Allah adına yemin ederek diyorum ki, ilim öğrenmek için yola çıktım; beni tanıyanlar bilgili olduğumu sanıyorlardı. Oysa Allah'ın lütfettiği bu hayırdan1 önce ben Lâ ilâhe illallâh'ın manasını da bilmiyordum; İslam Dini'ni de. Hocalarım da aynı şekilde. Onlar arasında bunu bilen hiç kimse yoktu. Dünyadaki alimlerden, bu vakitten önce Lâ ilâhe illallâh'ın manasını ve İslam Dini'ni bildiğini iddia eden kimse yalan söylemiş, iiftira etmiştir! İnsanları aldatmıştır…"2

"Bilgi sahibi olan herkesin şu ikrarından haberdar oldunuz: İnsanlara beyan ettiğimiz Tevhid, Allah'ın, peygamberlerini tebliği için gönderdiği dindir. İnsanların çoğunluğunun inandığı itikatlar, Allah Teala'nın, "Kim Allah'a şirk koşarsa (bilsin ki) Allah cenneti ona haram kılmıştır. Onun varacağı yer ateştir"(5/el-Mâide, 72) ayetinde zikrettiği şirktir.

"Mekke'de, Medine'de, Mısır'da, Şam'da ve diğer yerlerde şu ana kadar işlendiğini bu kitapta zikrettiğimiz şeyler, kişinin kanını mübah kılan ve cehennemde ebedî olarak kalmayı gerektiren şirktir. Her kim bu dine girmez, onunla amel etmez, bu dinin dostlarına dostluk, düşmanlarına düşmanlık göstermezse, o kimse Allah'ı ve ahiret gününü inkâr eden kâfirdir. Müslümanların imamına ve Müslümanlara, böyle kimselerle cihad etmek ve onları öldürmek vaciptir. Ta ki tevbe edene kadar."3

Bu sarih ifadeler Muhammed B. Abdilvehhâb ideolojisinin "tekfirci" olup olmadığını açık bir şekilde ortaya koyuyor. Verilebilecek yüzlerce örnekten sadece birkaçı bunlar. Arzu edenler için daha fazlasını da ortaya koyabilirim.esini göstererek.

1 "Tevhid inancı" adına binlerce insanı tekfir edip kanını akıttığı ideolojiyi kast ediyor.

2 ed-Düreru's-Seniyye, XIII, 48.
3 ed-Düreru's-Seniyye, I, 65-6.


Ebubekir Sifil

Vahdetgazetesi
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

İbn Muhammed

الله اكبر و العزة الله
Üye
Sadece tasavvuf ehli olsa yine iyi akhi Ubeydullah Arslan, ebu zerka nın söylemleriyle ilgili yorumunu okumuştum yukardaki. Üzücü bir durum.
 

ahmet ömer

Yeni Üye
Üye
Muhammed bin Abdulvahhab bizim putumuzmu haşa hatadan münezzehmi haşa anlıyamıyorum ben bunu en ufak eleştiriye gelemiyorlar sofilere laf ederken onlara benziyecez selefe bağlılık 300 sene önce mi başladı daha önce yokmuydu yani
 

hebbit kerrih

Yeni Üye
Site Emektarı
Üye
sifil'in hocası kevseri'ye yazılan reddiyelerden biri,

MUHAMMED ZAHID EL-KEVSERI, “GORUSLERI” VE “ALIMLERIN BU KISIYI DEGERLENDIRMELERI”
HAMD ALEMLERIN RABBI OLAN ALLAH’A MAHSUSTUR

MUHAMMED ZAHID EL-KEVSERI, “GORUSLERI” VE “ALIMLERIN BU KISIYI DEGERLENDIRMELERI”
Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve Selam Muhammed’in s.a.v. ve Aalinin ve ashabinin ve yolu uzerinde gidenlrin uzerine olsun. Bundan sonra:
Muhammed Zahid El-kevseri, zamanimizin buyuk ilim sahiplerinden birisidir. Osmanli’nin en son Seyhulislami olmustur. Kendisi bir yonden kör bir sekilde Hanefi ulemasini taklid etmekte iken, baska bir yonden ise(gizli ve zeki bir uslup ile, kurnazca) kendisini muctehid ilan etmis ve Ehli sunnet ulemasina ve hatta sahabeye kadar dili uzanmistir. Bununla birlikte kalmayip alimlerin irzina kadar dili uzanmis birisidir. Gorulecegi gibi, bu kisinin alimlere ve Selefe dil uzatmada haddi hesabi yoktur. Utanmadan sonuna kadar butun iftiralari kendi gorusune uymayan herkesin uzerine atmistir.
Bizler bu kisa risalemizde bu adamin gercek yuzunu Turkiye’deki muslumanlara sunacagiz. Umulurki bu kisiden uzak dururlar. Ayrica bu kisi hakkinda Arapca cok fazla kitap yazilmis ve cokca alim bu kisiden sakindirmistir. Ama Turkiye’de hala bu kisiyi savunanlar mevcuttur.
Ayrica bildigim kadari ile bu kisinin sapikliklarini ortaya koyan kimse olmamistir. Bu durum ise gercekten buyuk bir tehlikedir. Cunku Turkiye’deki bazi cemaatlerde hala Kevseri adli kisi bir alim gibi tanitilip sahabeye ve alimlere dil uzatmasi gormemezlikten gelinmektedir.
Bende bu tehlikeyi gordukten sonra Allah’a dua ederek elimdeki bu kisi hakkindaki bilgileri vakit darligi oldugu icin kisaca aciklamak istedim. Umarim Allah c.c. muvaffak kilar.
Ayrica sayfa numaralarini verirken hata yapmamaya calistim, eger hata gorurseniz umarim beni uyarirsiniz Allah beni ve okuyanlari ve butun muslumanlari affetsin.
Ayrica ben bazen Kevseri’nin kitaplarinda sayfa adi verdigimde, ve o sayfada verdigim nakiller bulunamazsa, bilin ki baska bir baskiyi kasd etmisimdir. Hepsi olmasada nakillerin bir kisminda Kevseri’nin kitaplarina donup muracaat etmeye calistim.
KEVSERI’NIN SAHABE VE TABIIN VE TEBEI TABIIN VE IMAM BUHARI’NIN ZAMANINDAKILERE KADAR YAPTIGI IFTIRALAR
SAHABEYE DIL UZATMASI:

Et-terhib adli eserinde soyle demistir: rivayetlerde teferrud eden sahabelerden imamin(yani Ebu Hanife’nin Allah ona rahmet etsin) yuzcevirmesi, iste bu sadece onun Rivayetlerdeki asiri derecedeki dikkatini gosterir. Buda Ebu hanife’nin akilli birisi oldugunun delilidir(no:24)(bunu Et-tenkil adli eserden naklettim no:193).
Derimki: Iste burada guya imam Ebu hanife rh. bazi sahabelerden hadis almadigini soyluyor. Sebebininde bu sahabelerin hata ettiklerinden kaynakladigini iddia ediyor. Halbuki bizler imam Ebu hanife’nin boyle bir sey yapmadigindan eminiz. Yani bu imam gidipte bile bile asla bazi sahabelerin gorusunden yuzcevirecek biris degildir. Bu sadece hem sahabeyi hemde Ebu hanife’yi kucumeyen bir sozdur. Ebu hanife eger bir hadisin muhalifine gore bir hukum verdi ise bu sadece hadisin ona ulasmamasindan kaynaklanir. Bu konuda alimerin cokca sozleri vardir. ben uzatmak istemiyorum.
Yani dedigine gore, bazi sahabelerde fikhi yonden hatalar varmis. Iste bu nedenle Ebu hanife onlarin bu rivayetlerini kabul etmemis. Yani Kevseri’ye gore imam Ebu hanife sahabeden daha ustun bir mertebede. Sahabenin sozunu bile, hatta rivayet ettikleri hadisleri bile sahabeden daha iyi anladigi icin, oyle her sahabenin rivayetini kabul etmemistir.
Et-talia adli eserinde ise, “eger Ebu hanife’nin bir gorusu ile bir sahabe’nin gorusu muhalefet ederse Ebu hanife’nin sozu takdim edilir. Imam Ebu hanife’nin gorusunu bir suru sahbenin gorusunun onune gecirmek icin bir sahabeden bir rivayet gelmesi yeterlidir” manasinda garip seyler soylemistir. Buda acik bir sapikliktir. Hic bir alim tarih boyunca her hangi bir muctehid alimin sozunu sahabe’nin sozunun onune gecirmeyi caiz gormemislerdir(no: 105-106).
Enes bin malik’e rh. dil uzatmasi:
Seyh Abdullah El-gumari soyle demistir: … Bundan daha da beteri ise Enes bin Malik’i r.a. bunamakile suclamistir. Sebebide Ebu hanife’nin mezhebine muhalif bir hadis rivayet etmesidir(Bide-u et-tefsir no:181).
Derimki: Seyh Abdullah’in gorusleride Kevseri’ye cok yakin olmasi ile birlikte, en yakin arkadaslarindan birisidir. ama yinede dayanamamis ve kendi arkadasinin sapikliklarini aciklamistir.
Iste gizlice kapali bir sekilde cok belli etmeden ve hile yaparak sahabalere saldirmistir. Iste boyle bir adamin kitaplari asla okunmamasi gerekir.
Abdullah bin Abbas’a rh. dil uzatmasi:
En-nuket adli eserinde, Hz. Muaviye’nin r.a. bir rekat ile vitir kildiginda, ve ibni Abbas’ta bir rekat kilmasi hakkinda soruldugunda su cevabi verdigi icin: “Sunnet’i yapmistir”.
Bunun uzerine Kevseri soyle demistir: Eger ibni Abbas’tan bu soz sahih bir sekilde rivayet edildi ise(ve zatende sahih), bu yaptigi sey takiyyeden kaynaklanmistir. cunku(ibni abbas) Hz. Ali’nin payragi altinda(Hz. Muaviye’ye karsi) savasmistir. Boylelikle genel olarak kurdugu meclislerinde dikkatli bir sekilde olmus olabilir(yani Hz. Muaviye’nin duyabilecegi bir yerde takiyye yapmasi mumkundur)…
Takiyye: Batil ve yanlis olarak gordugun bir seyi, dogru gibi gostermektir.
Bu sozun ustune imam Ahmed El-gumari(yukarida zikrettigimiz Abdullah’in kardesi) “Beyan Telbisu el-mufteri” adli eserinde soyle demistir: Ve Abdullah bin Abbas’a …(ima Ahmed El-gumari burada uzunca sahabeyi over ardinda soyle devam eder) Takiyye nisbet etmistir. Allah’in dininde kafasina gore takildigini nisbet etmistir. Ve Seria’tin hakikatlerini degistirdigini nisbet etmistir. Ve Allah Rasulune s.a.v. yalan soyledigini nisbet etmistir. Ve boyle sozleri birakin Abdullah bin Abbas r.a. gibi birisinden cikmasini, Allah’tan korkan bir muminin agzindan asla cikamaz.(sonrada yukarida zikrettigimiz Kevseri’nin sozunu nakleder, ardindan soyle devam eder) yani: (kevseri’nin iddiasina gore) ibni abbas ra.) Allah Rasulune s.a.v. ve Seriatine ve dinine yalan soylemis, ve Muaviye sunneti yapti derken boyle itikad etmedigini iddia etmis. Ve hatta sunnetin buna muhalif oldugunu iddia etmis. Ve(Kevseri’ye gore sunnet oda Ebu hanife’nin gorusu olan vitir’in uc rekat olmasidir. Iste boylelikle insanlari bile bile Peygamberimiz’in s.a.v. sunnetinden uzaklastirmaya gayret etmistir. Ve Peygamberimize s.a.v. yapmadigi bir seyi nisbet etmistir.
Iste bu dini az olan cerimet sahibine bak(Kevseriyi kasd ediyor), nasil Allah Rasulu’nun bir sahabesini ve amca oglunu kucumsuyor. Yapmadigi bir seyi ona nisbet ediyor. Hatta ayni sey her hangi bir multezim bir muslumana nisbet edilse Kabul etmez. Ve Sahabe oldugunuda hic dikkate almiyor. Nede(peygamberimiz s.a.v. ile) akraba olmasini dikkate aliyor(no:63)…
Ebu Hureyre’ye rh. dil uzatmasi:
Peygamberimiz s.a.v. bir hadiste soyle buyurmaktadir: Hic kimse kendi kardesinin(komsusunun) kendi duvarina bir tahta koymasina izin vermemezlik yapmasin(yani tavan yapmak icin)(buhari ve muslim rivayet etmistir). Bu hadisten sonra Ebu hureyre rh. soyle demsitir: Ben neden sizleri buna yuz cevirmis olarak goruyorum ki? Vallahi ben onu sizlerin iki omuzunun arasina atacagim.
Iste bu Ebu hureyre’nin ra. bu sozunde sonra, Kevseri “En-nuket” adli eserinde soyle demistir: Ebu hureyre, Mirvan zamaninda arada sirada Medine’de kadilik yapiyordu… ve (Ebu hureyre’nin ra.) su sozu ise: “Ben neden sizleri buna yuzcevirmis olarak goruyrum ki?” Ebu hureyre’nin konustugu kisiler boyle yapmayi vacip olarak gormediklerine delalet eder. Ve onlarda Sahabe ve tabiinler idi. Ve kendileri bu hadisi bilmemeleri imkansizdir. Ebu hureyre’nin soz karsisinda susanlar Ebu hureyre’ye muvafakat etti manasina gelmemektedir. Cunku kadi bazen mendub olan seydede asiriya kacabilir. Eger insanlarin mendub bir seyden uzaklastiklarini gorurse. iste Ebu hureyre’nin sozude bu ana hamledirlir.
Derimki: Iste boyle hileli bir sekilde manayi haktan uzaklastirmaktadir.
Seyh Ahmed El-gumari soyle demistir: (kevserinin dedigine gore guya, mana soyle olur) yani(ebu hureyre) mendub bir seyde asiriya kacti ve peygamberimizin s.a.v. demedigi bir seyi ona nisbet etti ve boylelikle yalan soyledi. Bu sahabe Peygamberimizin s.a.v. “kim bana bilerek yalan soylerse cehennemdeki yerini hatirlasin” hadiisni rivayet edenlerin arasindadir. Ve(Kevseri’nin iddiasina gore) sahabenin hepsi hakki soylememesine razi olup hakki soylemekten korkmuslardi. Ve hakkin kadilik yapan veasiriya kacan Ebu hureyre’nin dediginin tersi oldugunu bildikleri halde korkudan sustular. Ve zulumunden korktuklari icin hicte bir sey demediler. Yani Peygamberimiz’den s.a.v. hadiside Ebu hanife’nin sozune muhalif oldugu icin Kabul gormediler. (iste bunlarin hepsi sadece kevserinin asiriligindan kaynaklanmaktadir) Allah bir kisiyi bu kadar ileriye goturen bu taklide lanet etsin(no:64).
Derim ki: iste Kevseri, yavas yvas hileli ve cok gizli bir sistem ile sahabeye olan kinini bu gecmis nakillerde kustugunu gormekteyiz. Guya imam Ebu hanife’nin mezhebini savunuyor. Tarih boyunca hic bir Hanefi alimi hic bir sahabeye dil uzatmamistir ve bu Kevseri’nin dediginin yarisini dememistir. Peki buna ne oluyorda bu kadar asiriya gidiyor? Hani bu Kevseri iddiasina gore hanefi alimlerinin mensubu idi? O zaman neden hic bir Hanefi aliminin demedigi bu suclamalri ve iftiralari sahabelerin uzerine atiyor ki?
Bu adamin ic yuzunude sadece Allah c.c. bilmekte…
MEZHEP ULEMASINA DIL UZATMASI:
Imam Malik:

Imam Malik hakkinda, genel olarak kitaplarinda hep asagilayici sekilde zikretmistir. Kevseri kendi kitaplarinda Ebu hanife hakkinda kotu bir sey ifade eden zayif senedli rivayetlerin senedini belli edip, boyle zayif rivayetleri alimlerin kitaplarinda almamasini tavsiye ederken, baska bir yonden imam Malik hakkinda kotu hikayeler zikredip senedi zayif oldugu halde belli etmemistir(et-tenkil adli esere bak).
Imam Malik’in Ebu hanife hakkindaki bir sozu hakkinda, “Et-tenib” adli eserinde soyle demistir: … ve bunlardan su ortaya cikti ki, nisbet edilen kisilere bu sozler eger sahih ise, bunu soyleyen kisi Mucrim(cerimet sahibi) olur, ve boylelikle Cerimeyi yapan kisi cerimesinde nasl takip edilebilir ki?(no:116 Ahmed El-gumari’nin Beyan Telbisu El-mufteri adli eserinde naklettigine gore).
Ayni sekilde Kevseri kendisinin bazi raviler hakkinda isine gelmedigi yerde zayif derken, isine geldigi yerde de zikrettigi hikayeler ile ihticac edip kendine delil getirmektedir(beyan telbisu el-mifteri – ett-enkil adli eserden naklen).
Imam Malik sahabe torunlarindan olurken, imam Malik’in kole oldugunu zikretmistir. Buda aslinda perde altindan sahabeye dil uzatmaktir.(Et-tenib 100syf.)
Iste bu yaptigi sapikliklar nedeni ile imam Ahmed El-gumari, Kevseri’yi “Allah disinda Hanefileri kendine ilah edindigini” zikretmistir(beyan telbisu el-mufteri 70.syf.).
Imam Safii:
Et-tenib adli eserinde yine soyle demsitir: Safii kendisi icin Kureysli dedigi icin kim onun bu gorusunu Kabul ederse edebilir, ama bu ozellik onun ilminin daha ustun oldugu anlamina gelmez…(no:4)
Derim ki: Iste boyle insanlari imam Safii’den sogutmaya calismaktadir. Yani imam Safii kureysli bile olsa, Ebu hanife ondan daha ilimlidir demek istiyor…
Bundan sonra utanmdan Imam Safii’nin guvenilir birisi olmadigini iddia ediyor…
Yine 165. Sayfada soyle demistir: Ve ilginc olanida, mesela bin tane ravi ibni muin’den Safii’nin guvenilir olmadigina dair rivayet bulundugu halde bu rivayletlerin hepsine yalan denilirken, Ebu hanife’den veya onun ashabindan her hangi birisi hakkinda sadece bir ravi rivayet ettiginde Kabul edilmektedir(et-tenkil adli eserin 643. Sayfasina bak, orada kevseriye uzunca reddiye vardir).
Derim ki: Bizler sadece ibni muin’in imam Safii hakkinda guvenilir degil diye bir tane rivayet isteriz. Cunku Kevserinin bu dedigi yalandir ve boyle bir sey yoktur.
Burada Kevseri baska bir oyun oynamaktadir. Kevseri burada Ibni Muin diyerek, herkesin bildigi selefin buyuklerinden olan imam Yahya bin Muin’I kasd etmis gibi kendini gostermeey calismistir. Halbuki dedigimiz gibi bu imam oyle bir sey soylememistir. Sadece ibni Veddah diye bilinen Cerh tadil’de daha kendisinin mustakim olmayan birisinin bir sozudur. Iste nasil kevseri insanlari imam ibni Muin dedi diye kandirmaktadir? Acaba hic mi Allah’tan korkmuyordu?
Imam Ahmed bin Hanbel’e dil uzatmasi:
Et-tenib adli eserin 141. Sayfasinda Fukahadan az olmayan bir grup imam Ahmed’in fakih olmayip sadece hadis bildigini ve boylelikle fukahanin fikihini bilmeyen birisi fikihta bir sey soyleyemeyecegini zikretmistir.
Imam Ahmed Kevseri’de kafir birisi:
Imam Ahmed El-gumari soyle demistir: Ve o Ahmed bin Hanbel’i kufur ile itham etmistir. Bunu hileli bir sekilde zikretmistir. Ve bunuda imam Ahmed’in bir sozunden ilzam olarak almistir(yani mesela birisi derki: Allah goktedir: bidatci derki: sen Allah cisimdir dedin, bizde bunun uzerine sorariz: Biz Allah goktedir dedik cisim demedik. Cisim’i nereden cikardin? Der ki: gokte demek cisimdir demek, ve sizler cisimdir dediniz, ve Allah’a cisimdir diyen kafirdir, boylelikle sizde kafirsiniz. Iste ilzam bu sekilde olur. Yani soyle tarif edebiliriz: Muhalifin kabul etmedigi bir seyi onun sozlerinden o seyi kabul etmek zorunda birakmaktir. Ayrica yine bilinmesi gerekir ki kimi ilzam dogrudur ve kimi ilzam ise yanlistir)… ve onceden de dedigimiz gibi: Sen(kevseri) eger Peygamberimiz s.a.v. gelse ve sana Ebu hanife’nin hatalarini soylese, peygamberimizi bile tekfir etmeye tam manada hazirsin(Beyan Telbisu El-Mufteri no:80).
Sonrada, imam Ahmed bin Hanbel’in, imam Ebu hanife’nin sozlerini “Sidik”e benzettigini iddia ediyor(Et-tenib 143.s.). Halbuki bu sadece acik bir yalandir. Iste bu adam utanmadan boyle buyuk alimlerin sozlerini pis sokak agzi ile konusan terbiyesiz kisiler gibi gostermeye calismaktadir. Amacinin ne oldugunuAllah c.c. biliyor, ama gorunen: insanlar kalan mezheplerden sogusun ve Ebu hanife’nin mezhebne gecsin…
Selef zamanindaki buyuk alimlere dil uzatmasindan bir kac ornek:
Imam Sevri ve Evzai hakkinda terbiyesizce sozler soylemis ve zikrettkleri bir rivayet hakkinda, eger ikisi onu gercekten soyledilerse… diyerek alay etmistir(Et-tenkil adli eserin 471. Sayfasina bak, ve ardindan muellifin kevseriye verdigi reddiyeye bak).
Imam Ahmed’in oglu Abdullah’i yalan ile itham etmistir. Halbuki imam Abdullah’in bir imam olup guvenilir birisi oldugunu butun alimler soylemis ve icmaetmislerdir. Hic biri bu imam hakkinda kotu bir sey soylememistir(Et-tenkil 503).
Uzerinde icma edilen, imam Ebu Zur-a Er-razi’ye “dili uzun” ifadesini kullanmistir(et-tenkil no:560).
Imam Osman bin Said Ed-darimi’yi tecsim ile itham etmistir(Et-tenkil’e bak). Ben bu imam’in mudafasi hakkinda bir risale yazmistim. Orada butun alimlerin imam Darimi’nin Ehli sunnet’ten oldugunda icma ettiklerini isbat ettim.
Ibni Huzeyme’ye cok agir ifadeler kullanmistir. Halbuki ibni Huzeymenin alim ve imam oldugunda icmavardir (Et-tenkil no:657).
Buyuk imam Buhari’yede saldirmadan duramamistir. Ve imam Buhari’nin Ebu hanife hakkindaki bir sozu icin soyle demistir: Ebu hanife’yi tanimayan bir kisi ya haricidir… veya mutezilidir(bunu Et-tenib adli eserinde zikretmistir 48.s.). Yani imam Buhari’yi haricilik ve mutezilelik ile suclamis oluyor(Et-tenkil 657). Ama bilinmesi gerekir ki Kevseri’nin kendisi imam Beyhaki’nin Hasiyesinde aksine imam Buhari’yi savunuyor gibi kendini gostermeye calismistir. Ve Allah’in kelami hakkindaki harf ve ses meselesinden bahsederekn bunu yapmistir. Iste Kevseri’nin boyle yapmasi “ben imam Buhari’ye dil uzatmiyorum” diyerek kacmak icin bir acik kapi birakmak gibi bir seydir. Ama bizler Allah’in izni ile onun acik biraktigi kapiyida kapatiriz…
Meshur alim Muhammed bin Ebi Seybe hakkinda soyle demistir: Yalanci mucessim. Bir den fazla kisi yalanlamistir. Derim ki: Halbuki buyuk imamlar ibni Ebi seybe’nin guvenilir oldugunu ve Ehli sunnet imami oldugunu zikretmislerdir. Hic bir mutemed alim onu yalanlamamistir…(Et-tenkil).
Simdi ise bizler, Ehli sunneti mudafa etmek adina Kevseri’nin takipcilerine soralim: Eger dogru soyledi ise o cok fazla kisilerden sadece bes tanesini bizlere siralayin. Veya hocanizin yalanci oldugunu itiraf edin. sustuklari muddetce cevaptan aciz olduklarini gormus oluruz.
Buyuk imam Nuaym bin Hammad icin mucessim oldugunu soylemistir, halbuki bu imam hadiscilerin en buyuklerindendir(Et-tenkil).
Imam ibni hibbanhakkinda “Cerh ve tadilcilerin filazofudur” diye dalga gecmistir(kevseri bunu et-tenib adli eserinde zikretmistir no:132) ve 316. Sayfada ise “haktan uzaklasan birisi” oldugunu ifade etmistir.
Imam Ebu bekir El-mervezi ile imam El-berbehari’yi mucessimelik ile suclamistir(et-tenib no:205).
Imam Darukutni’nin “akide de dalalete dustugunu” soylemistir (et-tenib no:244).
Imam Ebu nuaym El-asbahani’nin “yalanci ve cahil” oldugunu bildirmistir.
Hatib bagdadi’yi “emanetinde ve diyanetinde kotu bir sekilde itham etmistir”, ve kendi “heva ve heveslerine uydugunu” soylemistir(et-tenib no:22).
Derim ki: iste bu sapik kisi, bu sozleri ile selefin hemen hemen buyuk ulemasinin cogunu silip atmistir. Bilinmesi gerekir ki, bu sapigin buyuk imamlar hakkinda kullandigi bu ifadeler sadece Cehmiyye firkasinin onde gidenlerinden cikabilir. Veya islamdinine kufurleri ve sirkleri ve sapikliklari sokmaya calisan bir “ingiliz Casusundan ve Ajanindan” cikabilir… en dogrusunuda Allah c.c. bilir.
PERDE ARKASINDAN BIR SURU SELEF ULEMASINA BIR ANDA AGIR BIR SEKILDE DIL UZATMASI:
Buyum imam Allame Muhaddis 168.hicri yilinda vefat eden “Hammad bin Seleme” hakkinda Musebbiholdugunu soylemistir(Et-tenib 186).
Ve yine Kevseri soyle demistir: Hammad bin Seleme’yi savunmak sadece ne dedigini bilmeyen birisinden cikabilir. Islam’i putlastirmaya calisan bir Akila yaziklar olsun, ve zayif kisileri mudafa etmeye calisanlarada yaziklar olsun.(Esma ve sifata yaptigi tahkikin 444.sayfasina bak).
Imam Allame Sefer El-havali (Allah onu korusun), Kevseri’nin bu sozlerini zikrettikten sonra soyle demistir: Halbuki bu imami Ibni Mubarek ve Ibni Muin ve Ahmed bin Hanbel ve Ali bin El-medini ve baska baska bir suru Sunnet imamlari mudafa etmisler ve savunmuslardir.
Abdullah bin Mubarek’in sozlerinden mesela: Basra’ya girdim ve oncekilerin izinden gidip onlara benzeyenler arasinda “Hammad bin Seleme” gibisini gormedim(Tehzibu el-kemal — tehzibu et-tehib).
Ibni Muin ve Imam Ahmed ve Ibni El-medini soyle demistirler: Eger bir kisiyi “ikrime” ve “Hammad bin Seleme” hakkinda dili uzattiklarini gorursen, o kisiyi dininde itham et(yani dininde bir sorun vardir) (Tehzibu et-tehizb – Tezkiretu el-huffaz).
Imam Ahmed onun hakkinda: Bid-at ehline karsi ondan daha fazla rivayet eden birisi bilmioyrum(Tehzibu el-kemal), diyerek sehadet etmistir(buyuk birisi oldugunu belirtmistir).
Seyh Sefer El-havali soyle devam ediyor: Peki o zaman Ibni Mubarek ve Ibni Muin ve Ahmed bin Hanbel ve Ibni El-medini vb. gibileri bu imam hakkinda mudafa edenler…
hepsi ne dediklerini bilmiyorlarmiydi?
Ve hepside islami putlastirmayami calisiyorlardi?
Ve hepside zayif kisileri mudafami etmeye gayret ediyorlardi?
Ey basiret sahipleri, biraz ibret alin.

Kevseri’nin (imam Hammad hakkinda) Musebbih dedigi sozleri, ibni Mubarek’in ayni kisi hakkinda oncekilerin izinden giden birisi olarak gormesi ile birlikte, nasil dogru olabilir ki?
Iste bu El-Cerkesi(Kevseri’yi Cerkesli olarak vasiflandirmistir) El-kevseri’ye gore Sahabelerdemi musebbih idi?
Ve ilginci, aralarinda Kevseri’de bulunmak uzere Hanefiler Ibni mubarek’i ve Ibni Muin’i Hanefilerden sayarlar. Ve gordugun gibi bu ikiside Hammad bin seleme’nin Kevserinin zikrettigi seylerden beri olduguna sehadet ettiler.
Hatta bizlere Ahmed bin Hanbel’in ve Ibni Muin’in ve Ibni El-medini’nin, Hammad hakkinda yaptiklari sahitlikten, Kevseri’nin islam dininde itham edilen birisi oldugunu anlamis olduk. Cunku Sifat hadiserini rivayet eden imam’a dil uzatti. Belkide bu Cerkesi(kevseri’yi kasd ediyor) islam’in icine girip islami bozmaya calisanlardandir(mason olma ihtimali olduugnu belirtiyor)(Talikatu Muhammed bin Mani adli eserin 111s. bak).
Derim ki: Ayrica o zamanlarda, heleki Turkiye’de Misyoner ajanlarin cok fazla cogaldigi bir zamandi. Misyonerler islami bozma adina ilim talebeleri yetistiriyorlardi. Masonlar bu yonde islama karsi cok buyuk bir mucadele vermistiler.
Iste burada da Kevseri’nin yine zekice hileli bir sistem kullanarak buyuk islam alimlerine dil uzattigini goruyoruz. Cunku kim “Hammad bin Selemeyi” overse o kisi… gibi sozleri, aslinda direk imam Ahmed bin Habel ve benzerlerine yoneltilmistir. Yani aslinda sunu demek istiyor: Imam Ahmed bin Hanbel ve ibni Mubarek ve… hepsi bu kisiyi ovdukleri icin islamda musebbiheligi ve putculugu yaymaya calisanlardandir.
EHLI SUNNET(HADIS EHLI) ALIMLERINE DIL UZATANLARIN AKIBETINI ALIMLERIN DILINDEN GORELIM
Allame imam El-hattabi, “El-gunye ani El-kelam ve ehlihi” adli risalesinde senedi ile imam Muhammed bin Ismail Et-tirmizi’nin soyle dedigini rivayet etmistir: Ben Ve Ahmed bin El-hasen Et-tirmizi Din imami olan Ebu Abdullah Ahmed bin Habel’de idik, ona Ahmed bin El-hasen soyle dedi:
Ey Ebu Abdullah, Ibni Ebi katile’ye Mekke’de hadis ashabindan bahsettiler. Ibni Katile soyle dedi: Hadisciler kotu bir kavimdirler. Bunun uzerine imam Ahmed bin Hanbel soyle diyerek ayaklandi: Zindik Zindik(Zindik: munafik demetir). Ve bunu taki eve girene kadar tekrarladi.
Derim ki: Iste bizde Kevseri’nin hadisciler hakkinda neler dedigini gorduk. Imam Ahmed’in dili ile ve imam Hattabi’nin ikrari ile Kevseri’ye “Zindik” demek yanlis bir ifade degildir elbette.
Yine senedi ile imam Ebu hatim Muhammed bin Idris El-hanzali Soyle demdigini rivayet etmistir: Bid-at Ehlinin alameti Eser ehline(hadis ravilerine) dil uzatmaktir. Ve Zindiklarinalameti, Eser ehlini Haseviyye(Mucessime vb. Gibi pis lakablar takmislardir) diye adlandirmalaridir. Ve bunu demek ile Eserleri(Hadisleri ve Sahabelerin ve Selef’in sozlerini) yok etmek isterler(burada dikkat edelim, demekki Kevseri vb. bu buyuk imamlara dil uzatarak bu buyuk imamlarin rivayetlerini yok etmek istemelerinden kaynaklanmaktadir.)… Derim ki(idris El-hanzali) Ve bu sozlerin hepsi asabiyetciliktendir. Ehli sunnete sadece bir isim uyabilir oda Hadis Ashabi(Ahsabulhadis)…
Derim ki: Bunun benzerini imam “Abdulkadir El-geylani” hazretleri “El-gunye” adli eserinde de zikretmistir. Ayrica imam Geylani hazretleri akide konusunda Es-ari’lere ve mutekellimlere muhalif birisidir. Selef cizgisi uzerinde giden ve Allah’in gooklerin ustunde oldugunu kabul eden buyuk bir Zat’tir.
Imam El-hattabi yine soyle demistir: Ve Allah c.c. Ehli Sunnet’in lakabini Sunnet alimlerini sevmek ile guzellestirip nurlastirmistir.(dikkat edelim, Kevseri vb. ise “Hamaad bin Seleme” gibi yukarida isimleri gecen ve hatta gecmeyen bir suru Hadis ehlini sevmemektedir.)
Derimki: Demekki Kevserinin kalbi Nursuz ve Guzellestirilmemis bir kalbtir.
Imam El-hattabi, Ehli sunnet alimlerini sayarken “Hammad bin Seleme“yi ve onun disinda Kevseri’nin dil uzattigi bir suru alimin ismini zikretmistir.
Sanirim hakki bulmak icin bu kadar soz yeterlidir. Umarim rabbim bizleri haktan ayirmasin, ve Kevseri gibilerinin serrinden butun Muslumanlari korusun.
SONRADAN GELEN BUYUK IMAMLARA DIL UZATMASI:
Buyuk Allame “Muvaffikuddin ibni Kudame El-makdisi”ye iftira atarak mutezile mezhebinin hak uzere oldugunu itiraf ettigini iddia etmistir(El-mekalat no:75). Halbuki bu sozu tarih boyunca hic bir alim dememsitir. Ayrica imam ibni kudame buyuk alim Geylani’nin talebesidir. Boyle bir alimin Mutezileden olmasi imkansizdir. Yani kevseri’nin bu dedigi acik bir sekilde hic bir delile dayanmayan tamamen bir yalandir.
Imam ibni Kuteybe’yi “bazi itikadi meselelerde felsefe yaptigini iddia etmistir”(el-mekalat no:60). Halbuki imam Ibni kuteybe bu iftiradan beridir.
Imam Zehebi’nin Mucessimeoldugunu soylemistir(Et-tenib no:318). halbuki imam Zehebi’ye boyle bir seyi isnad eden kimse yoktur. El-mekalet adli eserinde de yine imam Zehebi’ye saldirmistir(no:319).
Ve simdi bakalim Seyhulislam ibni teymiyye’nin imam Zehebi disindaki kalan ogrencileri hakkinda neler demis:
… ama Ibni kesir ve Salah bin Sakir El-kusubi ve Es-sems bin Abdulhadi gibi onunla(yani ibni teymiyye ile) gencken bulusanlar, onun itikadi ile fitneye dusmuslerdir. bu nedenle bu kisilerin bu adam(yani ibni teymiyye) hakkindaki tercemeleri(imam ibni teymiyye’nin hayatini anlatmalari ve ovmeleri) Kabul edilmez(El-mekalat no:375).
Derim ki: Bilinmesi gerekir ki aksine butun alimler bu imamlari ovmuslerdir.
Yine ibni teymiyye’nin baska bir ogrencisi olan ibni kayyim’i ise acikca tekfiretmistir. Sozleri cogu kitabinda vardir. mesela Et-tenibe bak.
Sehyulislam ibni teymiyye hakkinda ise, kitaplarinin cogunda elestirmistir. Hatta bazen tekfirbile etmistir. Burada da Bedruddin El-ayni El-hanefi zamaninda cikan bazi sapik hanefilerin ibni teymiyye’yi tekfir ettiklerinde, imam Allame El-ayni El-hanefi’nin o sapik hanefilere verdigi reddiye’yi hatirlatmak isterim(Er-raddu el-vafir adli esere yazilan onsozlere bak).
Yine “Rasaili Es-subkiyye”nin basina dustugu notta, Seyhulislam ibni teymiyye’nin icma ile Kafir oldugunu zirketmistir????????? Derim ki: bilmiyorum acaba masonlarin icma’sindanmi bahsediyor. Onun disinda bizler Hanefi alimleri dahil butun alimleri ibni teymiyye’yi oven olarak biliriz.
Ibni Hacer El-askalani hakkinda ise, isine gelmedigi icin kendi hevesine uyarak bildigi seyi bilmeyip zikretmedigini soylemistir(Et-tenib no:7).
Seyh Abdullah El-gumari, Kevseri’yi bir gun evinde ziyaret ettiginde neler dedigini soyle anlatmaktadir: … ve onun(yani ibni hacer’in) sokaklarda kadinlari takip ettigini, ve arkalarindan ask siirleri okudugunu, ve hatta gunlerden bir gun bir kadini takip ettigini ve taki evine vardiginda, ustunu acinca zenci bir kadin oldugunu gorup geri dondugunu zikretmistir(bide-u et-tefsir no:181).
Derim ki: Iste bu sapik alimlerin irzina bile dokunmustur. Ben dim soruyorum: Alimlerin irzina kadar acikca iftira atan bir kisi nasil alim olabilir ki?
Iste Kevseri’nin talebeleri ve onun yolunda gidenler, sabah aksam bizler Ibni Hacer’in yolu uzereyiz diye bagrirlar. Ama kendi hocalarinin bu sozunu ise perde arkasinda tutarlar…
Iste herkes bilsin ki bizler asla ve asla alimlerimizin irzina dokunan bir kisiyi tanimayiz. Ayni sekilde o kisinin talebelerini ve onun yolundan gidenleride asla tanimayiz. Cunku bir alimin irzina dokunan bir sapigi sevip yolundan gitmek onun bu sapikligina bir yonden ortak kosmaktir.
Imam Sevkani’nin ise bir “ummet dusmani” oldugunu zikretmistir. Halbuki imam Sevkani buyuk alimlerdendir. Hatta ben imam Sevkani’nin zamaninda yasayan ondan daha bilgili hic bir alim tanimamaktayim. Ama belki Kevseri, imam Sevkani’nin Selef akidesi uzerine olduguna kizmistir. Veya imam muhammed bin Abdulvehhab’i kendisinin bir nebze bile olsa fikri bakimdan destekledigini gordu ise, bu nedenden Ummet dusmani derken “Cehmiyye’nin dusmani” veya “Masonlarin dusmani” demek istemistir(El-mekalat no:368). En dogrusunu Allah c.c. bilir.
ALIMLERIN KEVSERI HAKKINDAKI SOZLERI:
Bu konudaki butun alimlerin goruslerini zikretmek imkansiz oldugundan sadece isimlerini ve gerekirse kisaca bazi sozlerini zikretmek ile yetinecegim insallah.
Ayrica asagida kitaplarini zikredecegim alimlerin isimlerini zikretmiyorum(sadece kitaplarinin disindan nakiller yapacaksam zikredecegim).
1- imam Suleyman Es-sani.
Kevseri’yi iyice tanidiktan sonra soyle demistir: Bana gozuken bu adam yalan soyluyor(Taliatu et-tenkil adli eserin 257.sayfasinin hamisi).
2- Buyuk Muhaddis Muhibbu ed-din El-hatip.
Kevseri’yi tam tanimadan ovuyordu ve onun kitaplarina onsoz bile yazmisti. Ama sonradan halini ogrenince yazdigi yaziya soyle baslamistir: Alimlere olan dusmanligi bir siniri olup durmasi gerekir.
Yine yazisini Soyle bitirmistir: Iste kemalistlerin baslattigi gerekceyi hala Selef’in mevkisini ve mertebesini bilen bir ulkede tamamlamaya bir luzum yoktur(Kevseri hayatinin son donemlerinde Misir’da yasamistir. Boylelikle fitneyi Turkiye’den Misir’a tasimistir)(Ez-zehra adli dergide, Kevseriye yaptigi guzel sozlerden sonraki cikan dergide yayinlanmistir. Talikat Muhammed bin Mani adli eserin 41.sayfasina bak).
3- Muhammed Halil El-herras.
4- Muhammed Behcet El-beytar.
5- Abbas El-azzavi.
Imam Ahmed bin Hanbel’in oglu imam Abdullah’in yazdigi kitab hakkinda Kevseri “mucessimeleren kitabi” dediginde, imam Abdullah’in kitabini savunmustur. yine Selefin cogu kitabini kevseriye karsi savunmustur(Talikatu muhammed bin mani no:50).
6- Mubarek El-mili.
7- Abdulaziz Er-rasid.
8- Abdulaziz bin baz.
9- Muhammed Nasiruddin El-elbani.
10- Mikbil El-vadii.
11- Seyh Allame Sefer el-havali.
12- Es-sems El-efgani.
13- Muahmmed Ahmed Abdulkadir.
14- Muhammed Lutfi Es-sabbag.
15- zamanimizin buyuk muhaddislerinden olan Muhammed bu Hubze Et-tutvani.
16- Sadik Selim.
17- Suleyman El-alvan.
18- Muhammed Abdurrazzak Hamza.
“El-mukabele Beyne El-hedyi ve Ed-dalal” adli eserinde, Kevseri’yi Mubahale’ye cagirmistir(no:46) (Mubahele: Iki taraf ihtilaf ettikleri zaman, her ikiside karsilasrlar ve kendi ailelerini toplarlar, ve “eger biz batil uzeresek Allah’in lanetu uzerimize olsun” derler. Ayni sozu her iki taraf soyler ve bu sekilde ayrilirlar. Taki Allah c.c. lanetini ve gazabini hak olmayan taifeye indirene kadar. Ve bu Seriatta vardir ve Kuran ile sabittir. Ali Imran’in 61. Ayetine bak).
KEVSERI’YE KARSI REDDIYE AMACI ILE YAZILAN MUSTAKIL ESERLER
Bildigim kadariyla elime gecen kitaplarin cogunu siralayim insallah:
1- “Et-tenkil bima fi tenibi El-kevseri min El-Ebatil”. Yazari: imam Allame Abdurrahman El-muallimi El-yemmani(zamanindaki Yemen’in en buyuk Muhaddisidir).
Cok onemli: Bu yazdigim kucuk risalede eger “Et-tenkil” dedi isem bu kitabi kasd etmisimdir. Sanirim en cok nakili bu kitaptan yaptim.
2- “Tenzihu El-imami Es-saffi an metaini El-Kevseri”. Yazari: yine imam Allame Abdurrahman El-muallimi El-yemmani yazmistir. Bu kitabi sadece imam Safii hakkinda mudafadir.
3- “El-kevseri ve Teaddihi ala Et-turas ve Beyani Halihi fi Muellefatihi ve Talikatihi”. Yazarlari: bir: Yukarida adi gecen allame El-muallimi. Iki: Muhammed bin Abdurrazzak Hamza. Uc: Nasiruddin El-elbani(bu eserde bu uc alimin sozleri toparlanmistir).
4- “Beraetu Ehlu Es-sunne min El-vekiati fi Ulemai El-umme”. Yazari: imam Allame Bekr Abdullah Ebu Zeyd.
5- “Beyan Telbisu El-mufteri Muhammed Zahid El-kevseri”. Yazari: Seyh Ahmed El-gumari.
Derim ki: imam Ahmed El-gumari’nin Kevseri’ye olan cok fazla reddiyesi vardir. bu konuda bir cok eser yazmistir. Ama malesef kitaplarinin hic birine ne oldugu belli degil. Sadece bu kitabinin bir kismi elimize gecmistir. Kalanlarini buyuk ihtimalle Kevseri’nin adamlari piyasadan yok etmislerdir. Imam Ahmed’in bu eserinden bazi nakilleri bu yazdigim risalede yapmistim.
6- “Havle Terhibi El-kevseri ve beyani halihi”. Yazari: Imam Muhammed Abdurrazzak Hamza(adi gecti, bu risalesi nasil baska risaleler ile basildi ise ayni sekilde mustakil bir eser halinde basilmistir).
7- “Zahid El-kevseri Ve erauhu el-itikadiyye Ardun ve Nakd”. Yazari: Seyh Ali bin Abdullah El-fuheyd. Bu eser bir mastir tezidir. Ve Kevseri’ye cok muthis reddiyeler vermistir.
8- “Talikatu el-allame Muhammed bin Mani ala Mekaleti El-kevseri ve Badi Kutubihi”. Toparlayan: Seyh Seleyman bin Salih El-harrasi.
Derim ki: gecmis alimlerinin Kevseri hakkindaki sozlerini ve isimlerini hemen hemen hepsini bu eserden naklettim.
9- “Beyan Muhalefetu El-kevseri li Itikadi Es-selef”. Yazari: Seyh Dr. Muhammed Abdurrahman El-hamis.
SON OLARAK:
Benim en cok dikkatimi ceken sey ise, Kevseri bazen bir alimi tekfir ederken baska bir yerde tekfir ettigi kisinin sozleri ile kendisine delil getirmesidir. Ayni sekilde bazi yerlerde imam Malik ve Safii’yi zikrettigimiz gibi yerin dibine sokmaya calisirken, baska bir yerde “Allah razi olsun” diyerek ovmektedir. Ayni sekilde imam Hafiz ibni hacer’in zikrettigimiz gibi irzina dokunurken baska bir yerde ise sozleri ile ihticac edip delil olarak zikretmektedir.
Iste bu Kevseri’nin acik bir sekilde uyusmazsizlik icinde oldugunu gosteriyor. Daha ilgincide hala gunumuzde Kevseri’nin bu tarzini savunanlar bulumaktadir.
Iste Kevseri’nin bu hali bize onun Mason olma ihtimali oldugunu daha da doguruyor ve guclendiriyor. Yukarida da isaret ettigimiz gibi Kevseri’nin bu durumu Muslumanlara karsi oyun oynamak adina idir. Yani eger biz ona dersek: Sen ibni Hacer’e iftira atiyorsun? Diyecekki: Olurmu oyle sey, bak ben surada burada onu ovdum…
Yani bir alimi kotuledigini belli etmemek icin bir yerde kotulerken baska bir yerde is ovuyor, ki alimleri kotuledigini iddia ettigimiz zaman kacacak bir kose bulabilsin…
Iste oun yaptigi bu oyunu su anda talebelerinin bir kismi devam ettirmektedirler. Allah c.c. onlari islah etsin.
Onlarin kullandigi bu tavir ve hile, gercekten cok tehlikeli bir tavirdir. Cunku bir yonden alimlere saldirirken baska bir yonden saldirdigini belli etmemek icin onlari ovmektedirler. Bu klavuz tamamen bilindigi gibi Misyonerlerin klavuzudur. Bunuda unutmamak lazim. Misyonerlerin en buyuk onemide, kendilerini belli etmemek icin soyledikleri seylerin cogunu dogru soylerler. Bununla birlikte batil olan seyleri ise cok azdir, ama yavas yavas dinin icine sokarlar. Sonunda bir de bakariz, islam dini kokunden gitmis…
Iste hala halini anlayamadigimiz Kevseri, sozleri mutanakiz ve uyusmassiz. Alimlerin irzina kadar dokunmus birisi. Umarim Allah butun muslumanalari Kevseri’nin ve onun talebelerinin serrinden korur.
Sunuda unutmamak lazim; Bizler icin Kevseri’nin mason olup olmamasi o kadar fazla onemli degildir. Ister olsun ister olmasin, bizler icin onemli olan bu kisinin alimler hakkindaki attigi iftiralardir. Ve eski Cehmiyye’nin yolunu Ehli sunnet menheci perdesi altina sokmayi basarip talebelerinin bu gun bu sapik menheci gutmesidir.
Eger bu sapik sapikliligini Ehli sunnet menheci altina soktu ise, Allah’in izni ile bizlerde onun perdelerini kaldirarak ne oldugunu kesfedebiliriz ve kesfedecegiz insallah. Allah c.c. bizlerin ve butun muslumanlarin yardimcisi olsun.
En dogrusunu Allah c.c. bilir.
Salat Selam Muhammed’in s.a.v. uzerine olsun. Hamd Allah’a mahsustur.
Ebu Musa El-medeni
Akhi ben buna bakmistim orinal kaynaginin fotosunu cekmis adam oyle deil die ama pc yanimda deil uzakta simdi bulmak zor. En dogrusunu Allah bilir.
 

İbn Muhammed

الله اكبر و العزة الله
Üye
Muhammed bin Abdulvahhab bizim putumuzmu haşa hatadan münezzehmi haşa anlıyamıyorum ben bunu en ufak eleştiriye gelemiyorlar sofilere laf ederken onlara benziyecez selefe bağlılık 300 sene önce mi başladı daha önce yokmuydu yani
Savunulan bu değil kardeş, savunulan bir müslümanın haketmediği halde karalanması ve iftiraya kurban gitmesi. Ne ben ne sen, ne Muhammed ibn Abdulvahhab ne de Ebu Bekir(ra) hatasız değil.
 

ENSAR

İyi Bilinen Üye
Üye
Ebu Zerka da şeyh muhammed e tekfirci diyor?delil veriyor,ubeydullah arslanla atışıyorlar,videonun sonunda ubeydullah arslanı eleştiriyor, ubeydullah arslan, şeyh muhammedin tekfirci olmadığını söyledi 7 madde sıraladı şeyhin kitaplarından(tekfirden uzak kaldığına dair)ebu zerkada açıklama yaptı ,bunları açıklıyacağım vede 7 tane soru soracağım ona dedi...
 

Tarık Yıldız

Yeni Üye
Üye
Büyük şirkte cehalet kitabında Abdullah bin Muhammed bin Abdulvahhab'ın cehaleti mazeret sayışı anlatılır.Tekfirci bir oğul yetiştirmediği kesindir.
 
Son düzenleme:

Tarık Yıldız

Yeni Üye
Üye
Ebu Zerka da şeyh muhammed e tekfirci diyor?delil veriyor,ubeydullah arslanla atışıyorlar,videonun sonunda ubeydullah arslanı eleştiriyor, ubeydullah arslan, şeyh muhammedin tekfirci olmadığını söyledi 7 madde sıraladı şeyhin kitaplarından(tekfirden uzak kaldığına dair)ebu zerkada açıklama yaptı ,bunları açıklıyacağım vede 7 tane soru soracağım ona dedi...
Abdullah yolcununda reddiyesi var Ebu zırva'ya.
 

ENSAR

İyi Bilinen Üye
Üye
Abdullah yolcununda reddiyesi var Ebu zırva'ya.
akhi videoda abdullah yolcuyada değiniyor ebu zerka diyor ki ilmi bir eleştiri yok ki cevap vereyim,hatta abdullah yolcu ile ilişkisinin çok samimi olduğunu söylüyor ,izlersen görürsün,abdullah yolcunun o suruyu önceden bilerek sordurduğunu söylüyor ,kendisi hakkında cahil,genç demesinede evet diyo ben gencim vs
 

hebbit kerrih

Yeni Üye
Site Emektarı
Üye
Ebu zerka cokta haksiz degil gibi Allahualem. Benim ilmim yok ama bence guzel konusmus.
 

hebbit kerrih

Yeni Üye
Site Emektarı
Üye
aynen akhi,şeyh muhammedden birbirine zıt ifadeler var,tekfir etmediğine dair rivayetlerde var,ebubekir sifilin örnek verdiği gibi aynısını ebu zerkada örnek verdi tekfirde aşırı fetvalarlda var...
Ilim ehli cvp vermeli yoksa olay ebu zerkalij bi durum da deil yarin baskasi da der bunu.
 

Ebu Ubeyde bin Cerrah

Yeni Üye
Üye
Ilim ehli cvp vermeli yoksa olay ebu zerkalij bi durum da deil yarin baskasi da der bunu.
Bende hep merak etmişimdir nasıl olur da Ibni Teymiye ve M. ibn Abdulvehhab'ın fetvalarını hem "tekfirci" selefiler hem de ılımlı selefiler kendi davalarında hüccet olarak kullanabilir diye? Arapça bilmeyince mecbur başkalarının söylediklerine inanmak zorunda kalıyoruz malesef.
 

Ebu Musenna Tanzim

☆Ahmed İbn Taymiyyah~Hamoud al-Aqla al-Shuebi☆
Banned
Üye
Axiler Allah tan korkmanizi tavsiye ediyorum Alimler in eti zehirli dir ibn teymiyye neyse muhammed bin Abdulvahap odur bir alim hata etti ise onu alim Tenkid eder.Avam alimi tenkid edemez diğer alimler in hata eden alime yaptığı Tenkid i aktarabilir kendisi bunu yapamaz.
Bende hep merak etmişimdir nasıl olur da Ibni Teymiye ve M. ibn Abdulvehhab'ın fetvalarını hem "tekfirci" selefiler hem de ılımlı selefiler kendi davalarında hüccet olarak kullanabilir diye? Arapça bilmeyince mecbur başkalarının söylediklerine inanmak zorunda kalıyoruz malesef.
Nasıl oluyor biliyor musun bi örnek veriyim ibn teymiyye nin namaz kılmayan birinin cenaze namazını kıldığını delil verir murcie nin biri. Kardeşler bakar harbiden nasıl olur yahu derler. Ilim talebesi bi kardes e soruyor kardes diyor "Subhanallah bir kelime ile alimi murcie ypatilar o delil namazı kısa aralıklarla terkedip kılan bir günahkar hakkında " Yani kardeşler deliller i Murcie kendine göre xavaric kendine göre yontuyor o yüzden alimler in ne dediğine kulak asin! Ebû zerka gibi kafire müslüman diyen aptal Murcielere değil Seleften biri dedi ki "Din emanettir kimden aldığına dikkat et"
 

Abdullah Yusuf

Yeni Üye
Site Emektarı
Üye
Axiler Allah tan korkmanizi tavsiye ediyorum Alimler in eti zehirli dir ibn teymiyye neyse muhammed bin Abdulvahap odur bir alim hata etti ise onu alim Tenkid eder.Avam alimi tenkid edemez diğer alimler in hata eden alime yaptığı Tenkid i aktarabilir kendisi bunu yapamaz./QUOTE]

diyorsun

Ilk olarak büyük küfür de ve şirk te tekfirin manisi yoktur. Sen tutup ta bir tagut a bunu diyemezsin hoca hata etti ve buyuk bi hata savunmak yerine hatayı kabul edip Hidayet dilemeniz gerekir
Sen alim'misin
 

Ebu Ubeyde bin Cerrah

Yeni Üye
Üye
Axiler Allah tan korkmanizi tavsiye ediyorum Alimler in eti zehirli dir ibn teymiyye neyse muhammed bin Abdulvahap odur bir alim hata etti ise onu alim Tenkid eder.Avam alimi tenkid edemez diğer alimler in hata eden alime yaptığı Tenkid i aktarabilir kendisi bunu yapamaz.

Nasıl oluyor biliyor musun bi örnek veriyim ibn teymiyye nin namaz kılmayan birinin cenaze namazını kıldığını delil verir murcie nin biri. Kardeşler bakar harbiden nasıl olur yahu derler. Ilim talebesi bi kardes e soruyor kardes diyor "Subhanallah bir kelime ile alimi murcie ypatilar o delil namazı kısa aralıklarla terkedip kılan bir günahkar hakkında " Yani kardeşler deliller i Murcie kendine göre xavaric kendine göre yontuyor o yüzden alimler in ne dediğine kulak asin! Ebû zerka gibi kafire müslüman diyen aptal Murcielere değil Seleften biri dedi ki "Din emanettir kimden aldığına dikkat et"
Akhi biz hiç bir alime bir şey demiyoruz. Ben bu kişiler nasıl olur da aynı alimleri bu kadar farklı yorumlar onu anlayamıyorum. Ilımlı selefileri bir kenara birak bizim tevhidi kesim arasında bile "cehalet mazeret mi değil mi" tartışmasında bile her iki taraf yine bu alimlerden delil getiriyor.
Senin arapcan var mı akhi bilmiyom ama yoksa nasıl bu kadar emin olabiliyorsun o alimlerin fetvalarıyla neyi kastettiğini? Sonuçta bunların bütün kitaplarını okumadan başka hocaların bize sunduğu bir iki fetvayla anlaşılacak iş değil ki bu?
 

ahmet ömer

Yeni Üye
Üye
Axiler Allah tan korkmanizi tavsiye ediyorum Alimler in eti zehirli dir ibn teymiyye neyse muhammed bin Abdulvahap odur bir alim hata etti ise onu alim Tenkid eder.Avam alimi tenkid edemez diğer alimler in hata eden alime yaptığı Tenkid i aktarabilir kendisi bunu yapamaz.

Nasıl oluyor biliyor musun bi örnek veriyim ibn teymiyye nin namaz kılmayan birinin cenaze namazını kıldığını delil verir murcie nin biri. Kardeşler bakar harbiden nasıl olur yahu derler. Ilim talebesi bi kardes e soruyor kardes diyor "Subhanallah bir kelime ile alimi murcie ypatilar o delil namazı kısa aralıklarla terkedip kılan bir günahkar hakkında " Yani kardeşler deliller i Murcie kendine göre xavaric kendine göre yontuyor o yüzden alimler in ne dediğine kulak asin! Ebû zerka gibi kafire müslüman diyen aptal Murcielere değil Seleften biri dedi ki "Din emanettir kimden aldığına dikkat et"
zaten sorun senin anlattığın şeyde be kardeşim bugün selefi olan herkes alim oldu bugün necdlilerin aşırı yorumları yüzünden herkes hem alim hem tekfirci oldu aynı şekilde nakşilerin batınılikleri yüzünden millet küfre düşüyor islam alemini maffeti bu 2 akım bugün bana 30 40 bin kişiden fazla selefi cemaat göster gösteremessin bunlarda necdli aşırı görüşler ve batıni tsavvufçuların yüzünden bak el kaideye hanbeli selefi bir ekol maturidi hanefi talibana beyatlı demekki bunlar arasında bir mesele yok mesele herkesi alim olmaya sevkeden aşırı necdlilerde ve batıni tasavvufçularda ümmet bunlardan dolayı zerre ilerleiyor eğer memnunlarsa 1 -2 milyon kişi kendi aralarında takılsınlar ama kim memnun olur bundan Allah aşkına ehlisünnet bu 2 aşırı görüşlerden dolayı vahdet sağlayamıyor bunuda inkar edemeyiz
 
Üst Alt