Neler yeni
İslami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler

İslam-tr.org'a hoş geldiniz! Hemen üye olun ve kendi konularınızı, düşüncelerinizi paylaşarak bu platforma katılın. Oturum açtıktan sonra, İslam dini, tarih ve güncel konularla ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Makale Müslüman kalabilmek için belli şartlar

halit bin velit Çevrimdışı

halit bin velit

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Yahudiler; "Allah-u Teâlâ'dan gelen emirleri kabul ettik" manasına gelen "dinledik" sözünü zahiren dilleriyle söylüyorlar, fakat bu sözlerinin hemen ardından; "bu emirleri kabul etmiyoruz" manasında, hareket ve yaşantılarıyla "isyan ettik" diyorlardı. Zira onlar, Allah-u Teâlâ'nın Musa aleyhisselâm vasıtasıyla bildirdiği emirlere zıt bir hayat yaşamakta idiler.

Oysa itaat, yahudilerin yaptığı gibi sadece kulakla dinlemek veya dille kabul ettiğini söylemek değildir. Bu sebeble her kim Allah-u Teâlâ'nın emirlerini dille kabul eder, amelinde bunu göstermezse işte o kimse, "işittik ve isyan ettik" diyen yahudilerle aynı hükümdedir.

Ahirette kurtuluşu isteyen bir kimsenin, Allah-u Teâlâ'nın ve Rasulünün emirlerine hem dil hem de yaşantıyla itaat etmesi gerekir. Allah-u Teâlâ'nın, ayetin sonunda:

"İşte kurtuluşa erenler bunlardır!" şeklinde bildirdiği gibi...

Mü'min Allah-u Teâlâ'ya ve Rasulüne her zaman ve mekanda itaat eder. Zamanın ve mekanın değişmesi mü'min kimselerin Allah-u Teâlâ'ya itaatini asla engellemez. Çünkü mü'minler; Allah-u Teâlâ ve Rasulünün bildirdiği sınırların dışına çıkarak herhangi bir kişiye itaat eden kimseden mü'min sıfatının kalktığını çok iyi bilirler. Kendisinden mü'minlik sıfatı kalkan kimse için ise iki durum söz konusudur:

- Ya haram işleyerek "günahkar müslüman" olmuştur

- veya küfür işleyerek "kafir" olmuştur.

Allah-u Teâlâ ve Rasulünün açık hükmü bulunduğu bir meselede bir kimse, beşere ait olan zıt hükümlere muhakeme olur veya onları Allah-u Teâlâ'nın hükmüne eşit tutar ya da bu hükümlerden birini seçmede muhayyer olduğuna inanırsa kafir olur. Bu, Allah-u Teâlâ ve Rasulünün hükmü bulunan her meselede böyledir.

Hüküm verme mercii olarak sadece Allah-u Teâlâ ve Rasulünü kabul etmesine rağmen nefsine uyduğu için Allah-u Teâlâ ve Rasulünün hükmüne ameliyle itaat etmeyen bir kimse, bazı konularda günahkar olur. Zina etme, hırsızlık yapma, faiz yeme gibi...

Böyle fiilleri işleyen bir kimse Allah-u Teâlâ'nın bu konulardaki emirlerine itaat etmemiştir. İşte bu gibi kimselerden mü'minlik sıfatı kalkar.


Buna göre; Kur'an ve sünnette kesin haram olduğu bildirilen amelleri işleyenler mü'min değildirler. Müslüman kalabilmeleri için belli şartlar gerekir. Bu şartlar şunlardır:

1 - İşledikleri haram konusunda Allah-u Teâlâ'nın hükmünün doğru olduğuna kesin ve şüphesiz olarak inanmak.

2 - İşlenen amelin haram olduğuna inanmak ve bundan dolayı pişman olarak Allah-u Teâlâ'ya tevbe etmek.

3 - Bu ameli işlerken kendisini görenlerden utanmak, onlara bu yaptığının doğru olmadığını ve ne sebeple işlediğini anlatmak, yaptığından pişmanlık duymak ve bununla övünmemek.


Bir müslüman bir haram fiil işlediğinde bunu açıktan değil gizli olarak yapar ve yaptığı bu amelden dolayı övünmez. Şayet yaptığı haramı açıktan yapar ve bununla övünürse, onun bu hali pişman olmadığını, yaptığı amelin doğru olduğunu kabul ettiğini, utanmadığını ve tevbe etmediğini gösterir.

Bazı günahları devamlı işlemek, kişiyi kafir yapar. Mesela büluğ çağına gelmiş bir kızın başını devamlı açması gibi... Çünkü bu hareketi, bu işi meşrulaştırdığını göstermektedir.

Meyhane açan, genelev açan kişinin bu ameli onu kafir yapar. Çünkü bu ameliyle bir takım haramları meşrulaştırmış olur. Meyhane açmak ile içki içmek arasında fark vardır. Meyhane açan kişi haramı meşrulaştırmıştır.

Aynı şekilde genelev açan kişi fuhuşu meşrulaştırmıştır. Genel ev açan bir kimse, hiç bir zaman zina yapan bir kimsenin hükmünü almaz. Zira bunlardan birincisi küfür, ikincisi ise haramdır.

Banka açmak da küfürdür. Çünkü banka açmak faizi meşrulaştırmak demektir. Bu sebeble banka açan bir kimse asla faiz yiyen kişinin hükmünü almaz.

Yukarıdaki şartların hepsi aynı anda tahakkuk etmediği takdirde kişi kafir olur. Kişi ancak bu şartlar dahilinde müslüman kalabilir.

İslam dininde itaat, Allah-u Teâlâ'ya ve Rasulünedir. Ancak Allah-u Teâlâ ve Rasulünün itaat edilmesini emrettiği kişilere itaat edilir
 
Hafsa binti Ömer Çevrimdışı

Hafsa binti Ömer

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Dünya'da herşeyin/ herkes'inbir kimliği olduğu gibi müslüman'ın da bir kimliği olmak zorundadır. Bu kimlik sayesinde Müslüman diğer insanlardan ayrılır.Bakalım bir müslüman'ın kimliği nasıl olmalı.

1. Doğarken İslam fıtratı üzere doğup adı ALLAH (Celle celaluhu) tarafından konulan (hac / 79)


2. Yapacağı bütün işlervazifeler Kur'an tarafından açıklanarakciddi bir Müslüman olduğu gösterilen (nur / 62)

3. Peygamber'imizin (salllALLAHu aleyhi ve sellem) getirdiği her şeyi kabul edipyasakladığu şeylerden kaçınan (haşr / 7)

4. Sımsıkı tutulacak kulpun Kur'anı kerim olduğuna iman eden ( al-i İmran / 103)

5. Nizalı cekişmeli mes'elelerini her türlü işlerini sadece ve sadece Kur'an ve sünnete götüren (nisa / 59)
Hareketli dinamik ruhlu istikbale ümitle bakan bir ALLAH (Celle celaluhu) adamıdır.

6. Peygamber (sallALLAHu aleyhi ve sellem) den başka birini hakem olarak kabul etmeyen (nisa / 65)

7. Hakimiyet hakkının sadece ALLAH (Celle celaluhu) ait olduğunu kabul eden (Yusuf / 40)

8. Hiçbir cahiliyet hükmünü kabul etmeyip itibar etmeyen (maide / 50)

9 . Emredici olarak sadece ALLAH'ı (Celle celaluhu) tanıyan (a'raf / 54)

10. Kitabın tam----- iman edip bütününün hayata hakim kılınmasını Hakk emri kabul eden (bakara / 8 )
Temiz ruhlu hoş kokulu ALLAH (Celle celaluhu) taraftarı olan biridir.

11. Siyonist güçleri dost emir veli kabul etmeyen (maide / 51 )

12. Dinini oyuncak ve eğlence yerine koyanları reddeden (maide / 57 )

13. Tanrı ismini paravana edip o isim ile ALLAH'a (Celle celaluhu) dua etmeyen (a'raf / 180 )

14. Hastalandığında şifa'yı sadece ALLAH'tan (Celle celaluhu) bekleyen (isteyen) (şuara / 79 )

15. Tağuta kesinkes dua etmeyen (ra'd / 18 )
Hedefini tesbit etmişstratejisini çizmiş hedefe doğru yol alan bir ALLAH (Celle celaluhu) dostudur.

16. ALLAH (Celle celaluhu) yolundaki cihadı hiçbir şeye tercih etmeyen (tevbe / 24 )

17. Tağut'un önünde muhakeme olmayı reddeden (nisa / 60 )

18. Sadece ALLAH'tan (Celle celaluhu ) korkan (çekinen) (ahzab / 39 )

19. ALLAH'ın (Celle celaluhu) hükmünü dinleyince dinledik ve itaat ettik diyen (nur / 51 )

20. İslam'ın dışında kalmış bir yolla ISLAM'a hizmet etmeyen ( al-i İmran / 85 )
Akıllı nakle aklını teslim etmiş vahyin gölgesinde yaşamak isteyen bir ALLAH (Celle celaluhu) kuludur.

21. ALLAH (Celle celaluhu) ve resulunün hükmüne itiraz etmeyi aklından bile geçirmeyen (ahzab / 36 )

22. İnandık demekle her türlü vazifesinin bittiğine inanmayan (ankebut / 2-3)

23. İmanını zulüm ve şirke bulaştırmayan (en'am / 82 )

24. Müslüman olmakla iftihar eden (fussilet / 33 )

25. ALLAH (Celle celaluhu) ve resulü ile harb ilan eden faiz belasından uzak duran ( bakara / 278 )
Cihad ruhlu ibn-i erkam evinin muhtevasına aşık bir garib kuldur.

26. Dünya'ya gönderilişin gerçek sebebini ibadette bulan ( zariat / 56 )

27. Din tamamen ALLAH'ın (Celle celaluhu) oluncaya kadar küfürle savaş içerisinde olan (enfal / 30 )

28. İyilerin ve iyiliklerin yanında kalıp münkere ve münker davetçilerine meydan okuyan (al-i İmran / 104 )

29. Cahilmüşrik ve kafirlerin peşine ve fikrine takılmayan (en'am / 116 )

30. Yetimin malını koruyan ( isra / 34 )
Beşinçi devrenin kapısının önünde bekleyen bir ALLAH (Celle celaluhu) askeridir.

31. Zan ve şüphe ile hareket etmeyen ( yunus / 36 )

32. Helal ve haram kılma yetkisinin sadece ALLAH'a (Celle celaluhu) ait olduğuna inanan ( tevbe / 31 )

33. Mü'minleri bırakıp da kafirlerle dostluk kurup işbirliği yapmayan ( maide / 51 )

34. Bey'at bağı boynunda olduğu halde Müslüman oluşunun ve Müslüman kalışının mücadelesini veren ( nisa / 59 )

35. Tağutun yolunda savaşanlarla savaşan ( nisa / 76 )
Dar'un nedve mahiyetinde olan her şeye karşı çıkan bir mücahid'dir.

36. Dininden dönerek mürted olmayan ( maide / 54 )

37. ALLAH (Celle celaluhu) ve resulüne muhalefet eden hiçbir ferdi ve topluluğu sevmeyen ( mücadele / 22 )

38. Dost olarak ALLAH'ı (Celle celaluhu) resulünü (sallALLAHu aleyhi ve sellem) bir de ilahi emirleri ayırt etmeksizin hepsine boyun eğen mü'minleri seven ( maide / 55 )

39. Küfrü sevenlerden birini (velev küfrü seven babası dahi olsa) sezerse derhal irtibatı kesen ( tevbe / 23 )

40. Mü'min'lere karşı mütevazi kafirlere karşı onurlu ve şiddetli olan ( maide / 54 )
 
Üst Ana Sayfa Alt