- Yazar
- Ebu Ducâne el-Mısrî
- Yayınevi
- Takva Yayınları
Bir Mucâhidin El Kitabı
Sevgili mucahid adayı kardeşim; İslam’ın zirvesine konan bir konuyu seninle paylaştıran Allah’ahamd ediyorum… Ne mutlu sana ki mmetin en çok ihmal ettiği bu konuyu gündemine almışsın… Bunu sana nasip eden Allah’a hamd et…Değerli mucahid adayı kardeşim; Bildiğin gibi dinimizdeki ibadetler birbirinden farklıdır. Bir ibadet vardır; o ibadeti eda ettiğinde iki ezan arası aç kalırken1 başkabir ibadetle de cebindeki paran eksilir.2 Yine bir ibadet vardır kiyılda bir defa kurbanlık hayvan kestirtir…İslam’daki ibadetlerin tamamı ibadet edecek olan kişiden belirli bir zaman dilimi ister. Mesela, hac yapmak istersen, ibadet vaktini bekler ve birkaç hafta zaman ayırırsın… Vakti ve yeri bellidir o ibadetin… Gider, ibadetini yapar ve dönersin… Bu arada ölüm vakti gelirse de ruhunu teslim edersin…Cihad da bir ibadettir3 ve diğer tüm ibadetlerden farklıdır…Yeri önceden bilinmez… Bir bakarsın komşun olan bir ülkede cihad olurken, bir bakarsın, dünyanın öbür ucundan cihad haberi gelmiş, gidersin, cihadını yapar ve dönersin… Ölüm vakti gelirse de ruhunu teslim edersin… Bu açıdan bakıldığında korkulacak bir şey olmadığını görürsün…Ama cihad ibadeti bir bedel istediği için kalbi hasta olan insanlara pek de sevimli gelmez; “Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”4 Bir de kalbini cihada hazır hale getirenler vardır; “İman etmiş olanlar; Keşke cihad hakkında bir sûre indirilmiş olsaydı! derler. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur!”5 Sevgili mucahid adayı kardeşim; iki ayette gördüğün gibi cihad ibadeti karşısında hazır olan ile hazır olmayan arasında çok belirgin bir fark vardır. Cihada hazır olmayanlar: Ölüm baygınlığı geçirenler gibi bakarlar. Cihada hazır olanlar: Cihad hakkında bir ayet değil, bir sure indirilmesini isterler. Oysaki cihad; namaz gibi, hac gibi bir ibadettir… Fakat babalarımız, dedelerimiz veya yakın akrabalarımız cihad ibadetini yapmadıkları için bu güzel ibadete oldukça yabancılaştık… Ne oldu biz Neden cihad ibadetini önemsemedik! Ölümden mi korktuk?
Cihada çıkıldığında ömrümüz mü kısalacak? Cihada çıkmadığımızda ömrümüz mü uzayacak? Hani bizler kadere iman etmiştik? Yoksa başıboş yaratıldığımızı mı düşünüyoruz? Yoksa oyun ve eğlence olsun diye mi yaratıldık? Ya da cennetle mi müjdelendik! Allah’ın en sevdiği kullarından olan sahabîler neden doğdukları yerlerde ölmediler? Neden dünyanın en ücra köşesine kadar gidip cihad ettiler? Sevgili mucahid adayı kardeşim; Artık, “cihad” denilince sadece sahabîler dönemi savaşlarını hatırlar olduk… Oysaki hayat kitabımız olan Kur’an ve hadisler neredeyse birkaç sayfada bir cihaddan bahseder… Kitablığımız yakın tarih şehidlerimizin kitablarıyla dolu…Sevgili mucahid adayı kardeşim; Tarihte hiç görülmemiş müslüman kıyımlarının yaşandığına şahid oluyoruz… Tüm dünyanın gözleri önünde kardeşlerimizin namusları kirletilmekte ve evleri yakılıp yıkılmakta… Ve canlı canlı yakılma görüntülerini internette yayınlayarak, adeta “Nerede bu ummetin erkek evlatları!” diyerek meydan okumaktalar…Kanları dökülen kardeşlerimizin göğe yükselen sesleri kulağına gelmiyor mu?“ Size ne oldu da Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar. Bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!’ diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!”6
“Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşviket. Umulur ki Allah, kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah’ın gücü daha çetin ve cezası dahaşiddetlidir.”7 “Kim iyi bir işe aracılık ederse onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allahher şeyin karşılığını vericidir.”8 Değerli mucahid adayı kardeşim; Cihadı; diğer ibadetlerden farklı olmasını sağlayan etkenler vardır… Cihad ibadetiyle Allah’ı her şeyden çok sevdiğini, gerekirse bu sevgi sonucunda canını bile vermeye hazır olduğunun ispat etme durumu vardır… Bu ibadetin vermiş olduğu bu inanılmaz lezzeti hiçbir şeyden tadamazsın…Allah-u Teâlâ, cihad ibadetine bambaşka lezzetler vermiştir…O lezzeti tadabilmenin en kısa yolu cihad ibadetine karar vermektir... Vereceğin kararla cihadın lezzetinin kokusunu hissedebilirsin… Bu, tecrübeyle sabittir…Sevgili mucahid adayı kardeşim; Cihad denilince “kâfirlerin ölümünü gerçekleştiren biri ibadet” aklına gelmesin… Dinimiz, adam öldürmek için değil, ölü kalplere hidayet vermek için vardır… Ve cihadımızın asıl gayesi de budur…Cihad ibadeti, tıkanan davetin önünü açan en önemli etkendir… Kış vaktinde davet için bir köye gitmek için yola çıktığını düşün… Köy halkına tevhidi anlatacaksın, fakat kar, yolu tıkamış…
Yağan kar, senin davetine engel olmuş… Sen davet yapamıyorsun. O kar senin davet ecrine engel olmuş olmaz mı? İnsanların hidayet ile arasına giren o kar, temizlenmezse bu insanlar tevhidle nasıl tanışacaklar? Değerli mucahid adayı kardeşim; Bugün yeryüzünde bazı zalimler insanlara davet etmemizi istemiyorlar… Yola yağan kar gibi davetimize engel oluyorlar…İşte nasıl yoldaki karlara tuz dökerek yollarımızı açıyorsak bu zalimlerle de -tuz misali- cihad ederek yollarımızı açıyoruz… İşte bu yüzden cihad ediyoruz… Davetimizin önü açılsın da insanlar bu güzel dine girsinler diye…Sevgili mucahid adayı kardeşim; Bu kitabı, gideceğin cihad beldelerinde sünnete uygun bir şekilde cihad edebilmen için hazırladım… Bu kitaptan faydalanman için öncelikle önsözü oku, daha sonra kitabın içindekiler kısmına bak, hangi konuya ihtiyaç hissedersen okumaya o bölümden başla…Kitabın kalınca olması seni ürkütmesin… Sen sadece ihtiyaç hissettiğin bölümleri oku… Gün gelecek, kitabın tamamını okumuş olacaksın inşeAllah
1 Oruç gibi.
2 Zekat ve infak gibi… Her ne kadar verdiğin şey eksilmiş gibi gözükse de aslı -da daha da berekletlenir.
3 Fiilî cihaddan bahsediyorum
4 Bakara, 21
65 Muhammed, 20
6 Nisa, 75
7 Nisa, 84
8 Nisa, 85
Sevgili mucahid adayı kardeşim; İslam’ın zirvesine konan bir konuyu seninle paylaştıran Allah’ahamd ediyorum… Ne mutlu sana ki mmetin en çok ihmal ettiği bu konuyu gündemine almışsın… Bunu sana nasip eden Allah’a hamd et…Değerli mucahid adayı kardeşim; Bildiğin gibi dinimizdeki ibadetler birbirinden farklıdır. Bir ibadet vardır; o ibadeti eda ettiğinde iki ezan arası aç kalırken1 başkabir ibadetle de cebindeki paran eksilir.2 Yine bir ibadet vardır kiyılda bir defa kurbanlık hayvan kestirtir…İslam’daki ibadetlerin tamamı ibadet edecek olan kişiden belirli bir zaman dilimi ister. Mesela, hac yapmak istersen, ibadet vaktini bekler ve birkaç hafta zaman ayırırsın… Vakti ve yeri bellidir o ibadetin… Gider, ibadetini yapar ve dönersin… Bu arada ölüm vakti gelirse de ruhunu teslim edersin…Cihad da bir ibadettir3 ve diğer tüm ibadetlerden farklıdır…Yeri önceden bilinmez… Bir bakarsın komşun olan bir ülkede cihad olurken, bir bakarsın, dünyanın öbür ucundan cihad haberi gelmiş, gidersin, cihadını yapar ve dönersin… Ölüm vakti gelirse de ruhunu teslim edersin… Bu açıdan bakıldığında korkulacak bir şey olmadığını görürsün…Ama cihad ibadeti bir bedel istediği için kalbi hasta olan insanlara pek de sevimli gelmez; “Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”4 Bir de kalbini cihada hazır hale getirenler vardır; “İman etmiş olanlar; Keşke cihad hakkında bir sûre indirilmiş olsaydı! derler. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur!”5 Sevgili mucahid adayı kardeşim; iki ayette gördüğün gibi cihad ibadeti karşısında hazır olan ile hazır olmayan arasında çok belirgin bir fark vardır. Cihada hazır olmayanlar: Ölüm baygınlığı geçirenler gibi bakarlar. Cihada hazır olanlar: Cihad hakkında bir ayet değil, bir sure indirilmesini isterler. Oysaki cihad; namaz gibi, hac gibi bir ibadettir… Fakat babalarımız, dedelerimiz veya yakın akrabalarımız cihad ibadetini yapmadıkları için bu güzel ibadete oldukça yabancılaştık… Ne oldu biz Neden cihad ibadetini önemsemedik! Ölümden mi korktuk?
Cihada çıkıldığında ömrümüz mü kısalacak? Cihada çıkmadığımızda ömrümüz mü uzayacak? Hani bizler kadere iman etmiştik? Yoksa başıboş yaratıldığımızı mı düşünüyoruz? Yoksa oyun ve eğlence olsun diye mi yaratıldık? Ya da cennetle mi müjdelendik! Allah’ın en sevdiği kullarından olan sahabîler neden doğdukları yerlerde ölmediler? Neden dünyanın en ücra köşesine kadar gidip cihad ettiler? Sevgili mucahid adayı kardeşim; Artık, “cihad” denilince sadece sahabîler dönemi savaşlarını hatırlar olduk… Oysaki hayat kitabımız olan Kur’an ve hadisler neredeyse birkaç sayfada bir cihaddan bahseder… Kitablığımız yakın tarih şehidlerimizin kitablarıyla dolu…Sevgili mucahid adayı kardeşim; Tarihte hiç görülmemiş müslüman kıyımlarının yaşandığına şahid oluyoruz… Tüm dünyanın gözleri önünde kardeşlerimizin namusları kirletilmekte ve evleri yakılıp yıkılmakta… Ve canlı canlı yakılma görüntülerini internette yayınlayarak, adeta “Nerede bu ummetin erkek evlatları!” diyerek meydan okumaktalar…Kanları dökülen kardeşlerimizin göğe yükselen sesleri kulağına gelmiyor mu?“ Size ne oldu da Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar. Bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!’ diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!”6
“Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşviket. Umulur ki Allah, kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah’ın gücü daha çetin ve cezası dahaşiddetlidir.”7 “Kim iyi bir işe aracılık ederse onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allahher şeyin karşılığını vericidir.”8 Değerli mucahid adayı kardeşim; Cihadı; diğer ibadetlerden farklı olmasını sağlayan etkenler vardır… Cihad ibadetiyle Allah’ı her şeyden çok sevdiğini, gerekirse bu sevgi sonucunda canını bile vermeye hazır olduğunun ispat etme durumu vardır… Bu ibadetin vermiş olduğu bu inanılmaz lezzeti hiçbir şeyden tadamazsın…Allah-u Teâlâ, cihad ibadetine bambaşka lezzetler vermiştir…O lezzeti tadabilmenin en kısa yolu cihad ibadetine karar vermektir... Vereceğin kararla cihadın lezzetinin kokusunu hissedebilirsin… Bu, tecrübeyle sabittir…Sevgili mucahid adayı kardeşim; Cihad denilince “kâfirlerin ölümünü gerçekleştiren biri ibadet” aklına gelmesin… Dinimiz, adam öldürmek için değil, ölü kalplere hidayet vermek için vardır… Ve cihadımızın asıl gayesi de budur…Cihad ibadeti, tıkanan davetin önünü açan en önemli etkendir… Kış vaktinde davet için bir köye gitmek için yola çıktığını düşün… Köy halkına tevhidi anlatacaksın, fakat kar, yolu tıkamış…
Yağan kar, senin davetine engel olmuş… Sen davet yapamıyorsun. O kar senin davet ecrine engel olmuş olmaz mı? İnsanların hidayet ile arasına giren o kar, temizlenmezse bu insanlar tevhidle nasıl tanışacaklar? Değerli mucahid adayı kardeşim; Bugün yeryüzünde bazı zalimler insanlara davet etmemizi istemiyorlar… Yola yağan kar gibi davetimize engel oluyorlar…İşte nasıl yoldaki karlara tuz dökerek yollarımızı açıyorsak bu zalimlerle de -tuz misali- cihad ederek yollarımızı açıyoruz… İşte bu yüzden cihad ediyoruz… Davetimizin önü açılsın da insanlar bu güzel dine girsinler diye…Sevgili mucahid adayı kardeşim; Bu kitabı, gideceğin cihad beldelerinde sünnete uygun bir şekilde cihad edebilmen için hazırladım… Bu kitaptan faydalanman için öncelikle önsözü oku, daha sonra kitabın içindekiler kısmına bak, hangi konuya ihtiyaç hissedersen okumaya o bölümden başla…Kitabın kalınca olması seni ürkütmesin… Sen sadece ihtiyaç hissettiğin bölümleri oku… Gün gelecek, kitabın tamamını okumuş olacaksın inşeAllah
1 Oruç gibi.
2 Zekat ve infak gibi… Her ne kadar verdiğin şey eksilmiş gibi gözükse de aslı -da daha da berekletlenir.
3 Fiilî cihaddan bahsediyorum
4 Bakara, 21
65 Muhammed, 20
6 Nisa, 75
7 Nisa, 84
8 Nisa, 85

