İlmi Konu Ana Baba Hakkı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
Ana Baba Hakkı
anababa hakkı.jpg
"Rabb’in, sadece kendisine kulluk etmenizi, annenize ve babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine uf (öf)! bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle! Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: Rabb’im! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et! diyerek dua et." (İsra 23 - 24)

"De ki: Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben söyleyeyim; O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya-babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızkını veren Biziz. Kötülüğün gizlisine de, açığına da yaklaşmayın. Hak ile olmadıkça, Allah'ın haram kıldığı bir cana kıymayın. İşte aklınızı başınıza alasınız diye size, bunları emretti." (En'am 151)

"Hani, İsrailoğullarından; Allah'dan başkasına ibadet etmeyin; anaya, babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara iyilik yapın. İnsanlara güzellikle söyleyin, namaz kılın zekat verin diye söz almıştık. Sonra pek azınız mustesna yüz çevirdiniz. Ve siz hala yüz çevirenlerdensiniz." (Bakara 83)

Biz insana yapacağı hayırlı işlerden biri olarak anne ve babasına iyi davranmasını emrettik...” (Ankebut 8)

"Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anneye, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez." (Nisa 36)

"Biz insana, annesine ve babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da annene ve babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır." (Lukman 14)


Baba Hakkı Çok Zor da Olsa Ödenme İhtimali Var, Fakat Ana Hakkı Teklif Dâhi Edilemez!

anababa hakkı 2.jpg
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
لا يَجْزِي ولَدٌ والِداً إِلاَّ أَنْ يَجِدَهُ مملُوكاً ، فَيَشْتَرِيَهُ ، فَيَعْتِقَهُ
Hiçbir evlâd babasının hakkını ödeyemez. Şayet onu köle olarak bulur ve satın alıp âzâd ederse, ancak o zaman babalık hakkını ödemiş olur.(Muslim, Itk - Âzad , Bab 6, Hadis no: 25 - 1510 ; Ebu Davud, Edeb, Bab 119 - 120, Hadis no: 5137; İbn Mâce, Edeb, Bab 1, Hadis no: 3659)

Görüldüğü gibi, çok çok zor ve düşük ihtimal olsa da babanın babalık hakkı ödeyebilme ihtimali vardır. Ama bu, anne için asla söz konusu değildir. Kişi dünyevî anlamda ne yaparsa yapsın annesinin annelik hakkını ödeyemez.

Her ne kadar, hadisin zahirinden kişinin köle olarak bulduğu babasını satın alınca onun kölelikten kurtulması için azad edilmesine lüzum olduğu manası anlaşılırsa da ulemanın açıklamasına göre hadis-i şerifte anlatılmak istenen mana bu değildir. Hadis-i şerifte anlatılmak istenen, yukarıda da açıkladığımız gibi, işinin anne ve babasının haklarını ödemenin imkansızlığıdır. Köle iken satın alınan bir babanın satın alınmakla hürriyetine kavuşmuş olup olmayacağı konusunda ulemanın görüşlerini şu şekildedir:
Zahirîler, mevzumuzu teşkil eden bu hadisin mefhumu ile istidlal ederek; "Mucerred satın almakla hiçbir köle ve cariye, âzâd olmaz. Azâd etmek şarttır" demişlerdir.
Cumhur-u ulemaya göre ise usul ve fürû denilen anne ve babalar ile çocuklar mucerred satın almakla âzâd olurlar. Onları âzâd etmeye lüzum yoktur. Anne ve babalarla bütün ninelerle, dedeler, çocuklar ve bütün torunlar bu hükme dahildir. Bu babda muslim, gayr-i muslim uzak veya yakın hısım, mirasçı olan ve olmayan arasında fark yoktur. Hulasa neseb çizgisi yukarıdan aşağı doğru herhalde âzâd olur. Bu cihet ittifakıdır. Bunlardan maada akrabanın satın almakla âzâd olup olmayacağı ihtilaflıdır.
İmam Azam: "Nikâhı birbirine haram olan bütün akraba satın almakla âzâd olur" demiştir.
Şafiî'lere göre, usul ve furû'dan başka hiçbir akraba satın almakla âzâd olmaz.
İmam Malik, satın almakla usul ve füru ile birlikte kardeşlerin de âzâd olacağına kaildir. İkinci bir rivayete göre Malik (rahimehullah) bu meselede İmam Azamla, üçüncü bir rivayete göre de İmam Şafiî ile beraberdir.
Cumhur bu hadisi te'vil etmişlerdir. Onlara göre akrabayı satın almakla azadına sebeb olduğu için alan kimse hakkında mecazen azad etmek tâbiri kullanılmıştır.




Ebû Burde (r. anh)’ın anlattığına göre;
İbn-i Umer (r. anhuma), Yemenli bir adamın, sırtında annesini taşıyarak Kâbe’yi tavaf ederken şöyle demekte olduğuna şahid oldu:

“Annemin zelil bir devesiyim ben,
(Başka) binekleri usansa da, asla usanmam ben!
Sonra (Yemenli adam) dedi ki: ― Ey İbn-i Umer! Ne dersin, annenin hakkını ödemiş oldum mu?
İbn-i Ömer (r.anhuma) ― Hayır!” dedi. Tek bir “ah” çekmesini dahi karşılayamadın.
(Buhari, el-Edebu’l-Mufred, hadis no: 11 A. Fikri Yavuz, 1, 15)


Ebu Hurayra (r.anh)'ın rivayetinde;
Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu : Burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün!
Sahabeler: “Ya RasulAllah! Kimin burnu yerde sürünsün” dediler.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu:Ana babasına, ikisinden birine yahud her ikisine birden ihtiyarlık zamanlarına yetişip de onların hayır dualarını alıp cennete giremeyen kimsenin burnu yerde sürünsün

(Muslim, Birr, 9; 2551 , 9 ; Buhari, Edebu’l-Mufred 21)

(Behz b. Hakîm'in) dedesinden demiştir ki: (Peygambere): Ey Allah'ın Rasulu, kime iyilik edeyim? diye sordum da;
Annene, sonra annene, sonra (yine) annene, sonra babana sonra da sıra ile en yakınına ve en yakınına"dedi ve şöyle buyurdu: "Bir adam (kendisini hürriyete kavuşturan) efendisinden (yahud da yakınından) yanında bulunan ihtiyaç fazlası o mal kıyamet gününde sahibinin yanına (zehirinin çokluğundan dolayı) başının kılları dökülmüş (zehirli) bir yılan olarak çağrı(lıp getiri)Iir."

(Ebu Davud, Edeb, Bab 119 - 120, Hadis no: 5139 ; Tirmizî, birr 1; İbn Mâce, edeb 1; Ahmed b. Hanbel, V, 3, 5)
Kurtubî (rahimehullah) der ki: "Bu hadis gösteriyor ki, anneye yapılacak ihsan ve şefkatin, babaya yapılandan üç misli azla olması gerekmektedir. Çünkü anne babadan fazla olarak, hamilelik, doğum ve emzirme zahmetlerine katlanmıştır. Babanın bu üç konuda hiçbir yardımı olmamıştır." (Kurtubî, el-Câmi, X, 209)
Nitekim, şu âyet-i kerime de bu gerçeği ifade etmektedir: "Biz insana anne ve babasını tavsiye ettik (Çünkü) annesi kendisini (gebelik zahmeti, doğum sancısı ve emzirme) zaaf üzerine zaafla taşımış, sütten ayrılması da iki yıl sürmüştür. Bana, anne ve babana şükret. Dönüşünüz banadır." (Lukman 14)

Ebû Useyd Malik b. Rabia'dan demiştir ki: Biz (birgün) Rasûlullah (s.a.v.)'ın yanında iken huzuruna Seleme oğullarından bir adam gelip:
Ey Allah'ın Rasulu, anne ve babama ölümlerinden sonra da yapabileceğim iyilik kaldı mı? dedi.
Evet, onlara dua etmek, onlar için Allah'dan mağfiret dilemek, ölümlerinden sonra (varsa) ahidlerini (vasiyyetlerini) yerine getirmek, yakınlığı ancak onlar vasıtasıyla olan akrabalarla ilgilenip onlara karşı üzerine düşeni yapmak ve (onların) arkadaşlarına ikram ve hürmet etmek
" buyurdu.
(Ebu Davud, Edeb, Bab 119 - 120, Hadis no: 5142; İbn Mâce, edeb, 2)
İzâhatı:
1. Onlara dua etmek; Aliyyu'l-Kari'nin açıklamasına göre cenaze namazı da bu duaya girer.
2. Onlar için istiğfar etmek, yani günahlarının ve kusurlarının bağışlanması için Allah'a el açıp yalvarmak.
Bilindiği gibi "Ey Allah'ım! Ben küçükken onlar beni nasıl büyütüp beslemiş, rıfku mulâyemetle muamele etmişlerse sen de onlara acı, rıfk ve yumuşaklıkla muamele et." (İbrahim 41) âyetini dua maksadıyla okursa, mezkur âyette kasd edildiği şekilde anne ve babası için dua etmiş olur. (Cemel, Şerhu'I Cemel, III, 405)
3. Vasiyyetlerini yerine getirmek.
4. Dostlarına ikramda bulunmak.
5. Akrabaları ile ilgilenmek, onlara sıla-i rahimde bulunmak. Bilindiği gibi sıla-i rahim, anne ve baba, vesair akrabayı ziyaret edip onlara gerekli yardımı yapmak, demektir. Bunun aksine kat-ı rahm denir. İIbn Ebi Cemre demiştir ki: Sıla-i rahim, akrabaya mali yardımda bulunmak, ihtiyaçlarını gidermek, başlarına gelmesi muhtemel zararı defetmek, güler yüz göstermek ve dua etmekle olur. Hulasa, mümkün olan her iyiliği yapmak ve şerri defetmek gayretini göstermektir. Akraba kısmı dürüst ve dindar olduğu sürece anılan iyi ilişkileri devam ettirmelidir. Şayet kâfir veya fâsık, yani kötülüklere dalan tiplerden olursa, önce gerekli nasihat yapılır. Yollarının yanlış olduğu anlatılarak doğru yola yönelmelerine gayret edilir. Buna göre akraba durumundaki kişi veya kişiler kendilerine çeki düzen vermedikleri takdirde olumsuz tutum ve davranışları gerekçe gösterilerek ve uyarıda bulunarak, onlarla munâsebet veya ilişki kesilir. Bu kesinti, Allah yolunda olduğu için sala-i rahim sayılır. İlişki kesmekle beraber doğru yola yönelmeleri için Allah'a dua etmeye devam edilir." (el Mubârakfûrî, Tuhfetu'l-Ahvezî, IV, 315)



Ebu'd-Derdâ (Radıyallahu anh)'dan rivayet edildiğine göre;
Kendisi, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu buyruğu İşitmiştir: «Baba, Cennet kapılarının en hayırlısı (ndan girmeye vesile)dir. Artık (ya baba hakkını ihmal etmekle) o kapıyı yitir veya (onun hakkına riâyetle) o kapıyı koru (elde etmeye çalış).»"
(İbn Mâce, Edeb, bab 1, Hadis no: 3663)



anababa hakkı 1.jpg
 
Son düzenleme:

KAYA

İyi Bilinen Üye
Üye
Buradan dua ıstedığim içinde hakkınızı helal edin konuyu okuyunca böyle bir hal oldu
 

uKaB

İyi Bilinen Üye
Üye
Durumu ıyı olan ıcın ıyı gecınen ıcın bır sıkıntı yokki.
Asıl sıkıntı Ana babası kotu olupta onlara sabredebılen adam ıcın ımtıhan dır.
KAlbın catlıyor bırsey demek ıcın ama cıgneyemıyorsun RAbbın emrını.
Ben bunu bır babamda gordum ALLAH ondan razı olsun.

KArdeslerınden tum sevdıklerınden darbe yedıgı halde hala ALLAH bana kızar dıye ses cıkarmaz.
Oyle muvahhıd bır adamda degıl yanı. Normal bir musluman. ALLAH gunahlarını affetsın onu cennetıne alsın.
 
Üst Alt