Makale Bir Çocuk İçin Kıymetli Olanı Ailesi Seçer

Firak

🍁
Süper Moderatör
Akife Hanımlar
Üye
Çocuğa;
Marka giydirmek, her bayram bayramlık almak, karne hediyesi olarak eline tablet vermek, derslerinin iyi olması karşılığında tüm haftasonunu elektronik oyunlar oynayarak geçirmesine izin vermek, bakterilerin bile yemediği fast foodları ödül olarak sunmak, şaşalı doğum günü partileri organize etmek, yeter ki ağlamasın diye her dediğine tamam demek, bir ayakkabısı yırtılmadan diğerini almak, gözünde kalmasın diye şunu yapmak ya da arkadaşında görmüş diye bunu almak iyi ebeveyn olmak değildir.
Çocuğa mükâfat olarak ne sunulursa o çocuğun gözünde kiymetlenir. "Ağlamazsan sana çikolata vereceğim" sözlerini duyan çocuk, çikolatanın elde edilmesi gereken mühim bir şey olduğunu düşünür.
Şayet çocuk "ağlamazsan sana leblebi vereceğim" sözlerini duysa onun için elde edilmesi gereken mühim şey bu kez leblebi olur.

Bir çocuk yetiştiği ortamda neye değer verilirse ona değer verir. Mesela çocuk için altın ve demir arasında bir fark yoktur.

Yani çocuk, gördüğüne, duyduğuna ve hissettiğine değer biçer. Buna o imkânı hazırlayan da başta ebeveyni sonra çevresidir.

Çocuk, markanın ne olduğunu, doğum gününün kutlanılması gereken bir şey olduğunu ve o gün prens ya da prenses olmak gerektiğini evvelinden bilmez. Bunları yaşayarak öğrenir.

Doğum gününde pasta kesip, mum üflemek yerine, kendi gibi bir çocuk olan fakat mukadderatın başkaca tecelli ettiği bir yetime yahut öksüze pasta götürmek, hediyeler almak, çocuğa sadece kendinin değil başka çocukların da özel olduğu hissini ve herkesin kendi gibi imkânlara sahip olmadığı duygusunu yaşatır.
Çocuk doymak bilmeden oyuncak istediğinde hiçbir oyuncağı olmayan bir çocuğa oyuncak hediye ettirmek, onda verme, verebilme, empati kurma ve elindekilere şükretme yetisi meydana getirir.
Ebeveyn çocuğun cinsiyetini, rengini, kilosunu ya da boyunu seçemez. Fakat onu yardımsever, kibar, merhametli, dürüst ya da sadık biri olarak yetiştirme imkânına sahiptir.

#benzeynepbetul
 
Üst Alt