Çözüldü Darphanenin Altın Sertifikası AltınS1 Alım Satımı Caiz midir?

M Çevrimdışı

mesut12792

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamün aleyküm, borsada hisse gibi alıp satılıan devlet garantisinde Altın S1 kodlu , darpane altın sertifikası var. Bunu almak, satmak caizmidir.?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullah ;

ALTIN S1 / Darphane Altın Sertifikası; Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından ihraç edilen, borsada işlem gören bir emtia sertifikası olup her bir sertifika, saflığı 0,995 olan 0,01 gram altını temsil eder. Sertifika, sahibine izahname kapsamında fiziki altına dönüşüm hakkı tanır. (yani belirli şartlarla “sertifikayı altınla değiştirme” imkânı vardır) Fiziki dönüşüm için genellikle belirli asgari miktar (50 gr) şartları vardır.

Sertifika, “fiziki altına dönüşüm hakkı” veriyor ancak bu hak her zaman sınırsız değil. Örneğin Fiziki dönüşüm için minimum miktar şartı (örneğin 50 gram altın karşılığı) konulmuştur. Bazı durumlarda, dönüşümun gerçekleştirilmesi geciktirilmiş ya da belirli miktarlarla sınırlandırılmış olabilir. Bu sınırlamalar, “vadeli ödeme” ya da “sözleşmede belirlenen zamanda teslim etmeme” gibi istenmeyen hususları yaratabilir.

Bu bağlamda Fıkhen konuyu değerlendirecek olursak;
Altın, gümüş ve para ile mubah olan ticari işleri “sarf (tüketim) akdi” çerçevesinde ele alırız ; iki malın karşılıklı değişimi (altın karşılığı altın ya da altın karşılığı para) sarf akdine girer.
Sarf akdinde bedellerin akid esnasında karşılıklı hazır olması, gecikmesiz ve alım-satımın peşin olması gerekir.
Belirsizlik, vadeli satım (peşin olmayan satış), haksız kazanma, karıştırma gibi özellikler ruhuna aykırıdır.
Eğer sertifika gerçekten altını temsil ediyorsa, yani dayanak varlık var ve sahibine altını alma hakkı tanınıyorsa, bu şartla alım-satımı genelde caiz sayılır. Fakat sertifika sahiblerinin altını alma hakkı sınırlanmışsa, geciktirilmişse ya da belirsizlik doğursa, o hususlar hükmü etkiler ve bazı âlimlere göre o durumda caiz olmayabilir.
Alım-satım işlemi mutlaka peşin olmalıdır.
Komisyon alınması hizmet bedeli olarak kabul edilir ve genelde caiz görülür.
Bu tür sertifikaları alırken “fiziki teslim hakkı, minimum miktar şartı, dönüşüm süresi” gibi unsurları dikkatle incelenmelidir Fiziki teslim hemen olmalı ve minumum miktar şartı diye bir şart bulunmamalıdır. (Ki bunlar var)


Altın, gümüş ve para ile yapılan işlemler doğrudan “ribâ (faiz)” ve “sarf akdi” hükümlerine tâbidir. Yâni;

دثنا عبيدالله بن عمر القواريري. حدثنا حماد بن زيد عن أيوب، عن أبي قلابة، قال: كنت بالشام في حلقة فيها مسلم بن يسار. فجاء أبو الأشعث. قال: قالوا: أبو الأشعث، أبو الأشعث. فجلس فقلت له: حدث أخانا حديث عبادة بن الصامت. قال: نعم.
غزونا غزاة. وعلى الناس معاوية. فغنمنا غنائم كثيرة. فكان، فيما غنمنا، آنية من فضة. فأمر معاوية رجلا أن يبيعها في أعطيات الناس. فتسارع الناس في ذلك. فبلغ عبادة بن الصامت فقام فقال: إني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم ينهى عن بيع الذهب بالذهب والفضة بالفضة والبر بالبر والشعير بالشعير والتمر بالتمر والملح بالملح إلا سواء بسواء. عينا بعين. فمن زاد أو ازداد فقد أربى. فرد الناس ما أخذوا. فبلغ ذلك معاوية فقام خطيبا فقال: ألا ما بال رجال يتحدثون عن رسول الله صلى الله عليه وسلم أحاديث. قد كنا نشهده ونصحبه فلم نسمعها منه. فقام عبادة بن الصامت فأعاد القصة. ثم قال: لنحدثن بما سمعنا من رسول الله صلى الله عليه وسلم وإن كره معاوية (أو قال: وإن رغم). ما أبالي أن لا أصحبه في جنده ليلة سوداء. قال حماد: هذا أو نحوه
​
Bize Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammâd b. Zeyd Eyyub'dan, o da Ebû Kılâbe'den naklen rivayette bulundu. Şöyle demiş:
Şam'da Muslim b. Yesâr'ın bulunduğu bir halkada oturuyordum. Derken Ebu'l-Eş'as geldi. Cemaat: Ebu'l-Eş'as (geliyor) Ebu'l-Eş'as dediler... Ebu'l-Eş'as oturdu.
Ben kendisine: Ey kardeşimiz (bize) Ubâde b. Sâmit'in hadîsini naklet, dedim.
Hay hay dedi (ve şunları söyledi:) Bir gazaya çıktık; ordunun başında Muâviye vardı. Birçok ganimetler aldık. Aldığımız ganimetler arasında bir gümüş kap da vardı.
Muâviye bu kabı halkın bağışları arasında satmasını bir adama emretti.
Halk bu alışverişe koşuştular.
Derken Ubâde b. Sâmit bunu duyarak ayağa kalktı ve şunları söyledi
: «Ben Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i altına mukabil altın, gümüşe mukabil gümüş, buğdaya mukabil buğday, arpaya mukabil arpa, hurmaya mukabil hurma, tuza mukabil tuz satmayı yasak ederken işittim; ancak misli misline peşin olarak satılırsa o başka... Her kim ziyade verir veya alırsa muhakkak ribâ yapmıştır...
Bunun üzerine halk aldıklarını geri verdiler. Bu iş Muâviye'nin kulağına vardı.
Hemen hitabede bulunmak üzere ayağa kalkarak şunları söyledi:
Dikkat... Bazı kimselere ne oluyor ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir takım hadisler rivayet ediyorlar!.. Biz de Onu görüyor, sohbetinde bulunuyorduk, ama bunları Ondan işitmedik.
Derken Ubâde kalktı ve kıssayı tekrarladı. Sonra : Muâviye hoşlanmasa da (yahud Muâviye çatlasa da) Biz, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiklerimizi mutlaka söyleyeceğiz. Ordusunun içinde Onunla bir karanlık gece (bile) beraber bulunmamak umurumda değil!..
Hammâd: Bunu yahud benzerini söyledi, demiştir.

(Sahîh-i Muslim, Kitabu'l Musakkat, Bab 80, Hadis no: 1587)


Eğer eldeki “belge” gerçek, mevcud bir altını temsil ediyorsa (yani arkasında gerçekten fiziken var olan altın duruyorsa), Ve o altını dilediğinde hemen teslim alabiliyorsan, o zaman bu belge temlik vesikası hükmündedir ve caizdir. Fakat;
Eğer sertifika yalnızca “devletin garanti ettiği bir değer” ise, Yani o altını bizzat kabzetmen mümkün değilse veya belli bir süre beklemen gerekiyorsa, Ya da o altın sadece muhasebe kaydında “sanal” olarak tutuluyorsa, o zaman bu altın değil, kağıt senet (vesîka) olur. Bu durumda altınla sarf akdi hükümleri geçerli olmaz, işlem de ribâ şubhesi taşır.
Şeyh Muhammed b. Salih el-Useymin; “Altın sertifikalarıyla yapılan ticaret, eğer bu sertifikalar gerçekten fiziki altına denk olup alıcı tarafından hemen kabzedilebiliyorsa caizdir. Ancak sadece defterlerde bir rakam olarak bulunuyor, fiilen teslim alınamıyorsa bu caiz değildir.”
(Şerhu’l-Mumti‘, C. 8, Sf: 110)
Şeyh Salih el-Fevzan; “Altınla ilgili işlemler sarf akdidir. Sarf akdinde gecikme, vadeli teslim veya temsilî belgelerle işlem yapmak ribâya kapı açar. Eğer işlemde altın fiilen teslim alınmıyorsa bu haramdır.” (el-Mulakhhas el-Fiqhî, C. 2, Sf: 90)
Şeyh Abdullah el-Bessâm; “Altın veya gümüşle ilgili her alışverişte iki tarafın el değiştirmesi aynı anda olmalıdır. Banka veya borsa aracılığıyla yapılan gecikmeli, sanal veya temsili alım-satım caiz değildir.” (Teysîru’l-Allâm, C. 3, Sf: 244)
Suudi Arabistan Daimî Fetva Heyeti; “Altın sertifikaları veya borsa altınları, ancak fiilen kabz (teslim alma) gerçekleşirse caiz olur. Altının kendisi mevcud değilse, veya belge üzerinden temsilen işlem yapılıyorsa caiz değildir.” (Fetâvâ el-Lecnetu’d-Dâime, C. 13, Sf: 458–460)


Hanefî Mezhebine Göre
Hanefîler “sarf akdi”ni çok net şekilde tanımlar;
النقود إذا بيعت بجنسها أو بغير جنسها يشترط فيها التقابض في المجلس، لأن التأخير يؤدي إلى الربا
"Altın ve gümüş (para) kendi cinsiyle veya başka bir cinsle satıldığında, mecliste karşılıklı kabz (teslim) şarttır. Çünkü geciktirme ribâya yol açar." (Kâsânî, Bedâi‘u’s-Sanâi‘ fî tertîbi’ş-şerâi‘, C. 5, Sf: 197)

Yani, altın karşılığı altın veya para alırken Akid meclisinde bedellerin karşılıklı kabzedilmesi (teslim alınması) şarttır. “Teslim” ya fizikî (elden) olur, ya da tarafların üzerinde uzlaştığı hakikî kabz (örneğin hemen kasaya konması, hesaba geçmesi) şeklinde olur.
Hanefîler “sanal kabz”ı geçerli saymazlar. Yani sadece “banka hesabında altın görünüyor ama elimde yok” demek, kabz sayılmaz.

Altın S1 Sertifikasına Uygulama:​

Fizikî altın hemen teslim alınmıyor.
Sertifika küçük gramajları temsil ediyor (örneğin 0,01 gr), yani teslim edilemiyor. Sadece “borsa sisteminde sahiplik kaydı” var.
Dolayısıyla Hanefîlere göre bu “kabz gerçekleşmemiş” bir sarf akdidir, caiz değildir. Darphane Altın Sertifikası eğer fiziki teslim olmuyorsa caiz değildir. Yalnızca altın teslim alınacak şekilde alınırsa caizdir.
İbn Âbidîn der ki: “Sarf akdinde kabz, akid meclisinde tamamlanmazsa, akid fasiddir.” (Reddu’l-Muhtâr, C. 4, Sf: 533)


Mâlikî Mezhebine Göre
Mâlikîler de sarf akdinde “kabz” şartını katı şekilde uygularlar.
ولا يجوز بيع الذهب بالذهب ولا بالفضة إلا يداً بيد، ولو اختلفت صفاتهما، ولا يجوز التأخير في القبض، ومن أخر أحد العوضين فقد أربى
“Altının altınla veya gümüşle satımı ancak elden ele (peşin) olursa caizdir, ister nitelikleri farklı olsun. Kabzın (teslimin) geciktirilmesi caiz değildir. Bedellerden birinin geciktirilmesi ribâdır.” (Ebu'l-Berekat Ahmed b. Muhammed b. Ahmed El-Adevi Ed-Derdir, Eş-Şerhul-Kebir ala Muhtasari Halil ve maahu Tahriratul-Bennani ve Tahsilatud-Desuki, C. 3, Sf: 239)
Ancak Mâlikîler, “kabz”ın şekli konusunda biraz daha esnektir. Eğer altın, tam temsilen kasaya konmuş ve tarafın tasarrufuna açılmışsa, bu kabz sayılır. Ama sanal veya gelecekte teslim durumu varsa, yine caiz olmaz.

Altın S1 Sertifikasına Uygulama:​

Sertifika elektronik olarak işlem görüyor. Altının bizzat teslimi yok, sadece ileride talep edilirse veriliyor. Dolayısıyla Mâlikîler nezdinde de bu ribevî gecikme sayılır.
“Altın elden çıkmadan, onun bedeli alınmaz.”
(Ebu'l-Berekat Ahmed b. Muhammed b. Ahmed El-Adevi Ed-Derdir, Eş-Şerhul-Kebir ala Muhtasari Halil ve maahu Tahriratul-Bennani ve Tahsilatud-Desuki, C. 3, Sf: 239)
Fizikî teslim gecikiyorsa veya küçük yatırımcı teslim alamıyorsa caiz değildir.


Şafiî Mezhebine Göre
Şâfiîler de sarf akdinde peşinlik ve kabzı şart koşar.
يشترط في بيع الذهب بالذهب أو بالفضة التقابض في المجلس، فإن تفرقا قبل القبض بطل البيع، سواء كانا مثلاً بمثل أو متفاضلاً
“Altının altınla veya gümüşle satımında, mecliste karşılıklı teslim (kabz) şarttır. Eğer taraflar kabzdan önce ayrılırlarsa, satış bâtıl olur ; ister eşit, ister farklı miktarda olsun.” (Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Şeref b. Murî en-Nevevî, el-Mecmû‘ Şerhu’l-Muhezzeb, C. 9, Sf: 391)
Ancak Şâfiîler, “kabz”ı hakikî (fizikî) veya hükmî (fiilen tasarrufa imkân tanınmış) olarak ikiye ayırır. Yani, eğer kişi altınını dilediği an çekebilecek durumdaysa, bu kabz sayılabilir.

Altın S1 Sertifikasına Uygulama:​

Sertifika sahibinin dilediği an altını çekmesi mümkün değil, çünkü asgari 50 gr şartı var. Bu da tasarruf hakkını kısıtlıyor. Dolayısıyla bu işlem, hakikî kabz sayılmadığından caiz değildir.
“Kabz, mecliste altının mülkiyetinin hakikaten intikalidir. Eğer teslimi engelleyen bir durum varsa, kabz yoktur.” (Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Şeref b. Murî en-Nevevî, l-Mecmû‘ Şerhu’l-Muhezzeb, C. 9, Sf: 394)
Altın S1 gibi sistemlerde taraflar mecliste kabz etmeden ayrıldıkları için bu akit bâtıldır. Şâfiîlere göre hakikî veya hükmî kabz (örneğin hemen tasarruf edebilme) olmalı, bu da mevcud olmadığından câiz değildir.

Hanbelî Mezhebine Göre

ومن باع ذهباً بذهب أو فضة، وجب التقابض في المجلس، فإن افترقا قبل القبض بطل البيع، لأنه صرف لا يتم إلا بالتقابض
“Kim altını altınla veya gümüşle değiştirirse, mecliste kabz (teslim) gerekir. Kabzdan önce ayrılırlarsa satış bâtıldır; çünkü sarf akdi ancak kabzla tamam olur.”” (İbn Kudâme, el-Muğnî, C. 4, Sf: 33 - 37)

Altın S1 Sertifikasına Uygulama:
Kabz hemen yok. Fizikî teslim sınırlı. İşlem borsa ortamında fiyat farkı üzerinden yapılıyor.
Buna göre Hanbelîler de bu işlemi ribevî ve caiz olmayan bir işlem sayarlar.
“Bir kimse altın satın alır da, onu almadan ayrılırsa, bu akit bâtıldır.” (İbn Kudâme, el-Muğnî, C. 4, Sf: 37)
Sertifika borsa üzerinden, fiziki teslim olmadan alınıyorsa caiz değildir.


Sonuç ;
Ehl-i sunnete göre ortak hüküm Altın sertifikasının alım-satımı caiz değildir, çünkü bu bir sarf akdidir ve fizikî kabz şartı gerçekleşmemektedir. Sadece şu durumda caiz olabilir:
Sertifika, gerçekten senin adına ayrılmış altını temsil ediyorsa, Ve o altını istediğin an, gecikmesiz teslim alabiliyorsan.
Ancak Borsa İstanbul’daki Altın S1 sertifikasında bu şartlar mevcud olmadığından, dört mezhebe göre hüküm: caiz değildir.


sertifika2-1-scaled.jpg


 

Benzer konular

Geri
Üst Ana Sayfa Alt