İlmi Konu Fıkıhta "Sedd-i Zerîa" Kaidesi ve Hayatımıza Yansıması

Nysa Çevrimdışı

Nysa

Üye
İslam-TR Üyesi
Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh değerli kardeşler,

Her gün forumda fıkıh, akide veya usul deryasından bir damla paylaşarak hem kendimizi tazelemek hem de ilmi müzakerelerde bulunmak adına bu seriyi başlatıyorum. Bugün İslam hukukunun en muazzam koruyucu mekanizmalarından biri olan "Sedd-i Zerîa" usul kaidesini ele alalım.

Sedd-i Zerîa Ne Demektir?

Sözlük anlamıyla “zerîa” vesile ve yol; “sedd” ise kapatmak demektir. Fıkıh usulünde ise: Aslında helal veya mübah olan bir amelin, yapılageldiği takdirde kesin veya çok büyük bir ihtimalle harama/kötülüğe yol açacak olması sebebiyle, daha baştan yasaklanmasıdır.

Yani İslam fıkhı sadece günahı yasaklamaz; günaha giden yolları da emniyet şeridiyle kapatır.

Kur'an-ı Kerim'den Delili:
Allah Teâlâ En'âm Suresi 108. ayette şöyle buyurmaktadır:

"Allah’tan başka yalvardıklarına (putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek zulümle Allah’a söverler."

Fıkhî Analiz: Bir Müslüman’ın puta sövmesi aslen günah değildir, hatta batıl olduğunu ilan etmektir. Fakat Müslümanlar müşriklerin putlarına sövdüğünde, müşrikler de öfkeyle Allah’a söveceklerdir. Allah’a sövülmesi ise en büyük küfürdür. İşte bu büyük harama yol açtığı için, Allah Teâlâ aslen mübah olan bir fiili (puta sövmeyi) Sedd-i Zerîa ilkesi gereği yasaklamıştır.

Sünnet'ten Delili:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), münafıkların başı Abdullah b. Ubey b. Selûl’ün ihanetlerini ve fitnelerini çok iyi bildiği halde, sahabenin "Ya Rasulallah, izin ver bu münafığın boynunu vuralım" talebini reddetmiştir. Gerekçe olarak da şunu söylemiştir:

"İnsanlar, 'Muhammed arkadaşını öldürüyor' diye konuşurlar (buna meydan vermeyin)." (Buhari, Tefsir 63)

Fıkhî Analiz: Münafığın cezalandırılması aslen haktır. Ancak bunun yapılması, İslam'ı dışarıdan izleyen insanların "Müslüman olursak bizi de öldürürler" diye korkup İslam'dan kaçmalarına (yani daha büyük bir mefsedete) yol açacaktı. Efendimiz (s.a.v.) bu kapıyı kapatmıştır.

Günümüzdeki Karşılığı ve Örnekler:
  • Cuma ezanı okunduğunda alışveriş yapmanın yasaklanması (Namazın kaçırılmasına vesile olduğu için)

  • Faize yol açacak her türlü şüpheli ticari muamelenin ve şer'i hilelerin yasaklanması.

  • Zinaya düşmemek için harama bakmanın, halvetin (baş başa kalmanın) ve tesettürsüzlüğün yasaklanması.
Hülasa:
İslam şeriatı mükemmel bir koruma kalkanına sahiptir. Bir Müslüman "Bu yaptığım şey aslen haram değil ki" diyerek rahat davranamaz; o fiilin kendisini en nihayetinde nereye götüreceğine bakmak zorundadır. Kul, şüpheli şeylerden kaçındığı müddetçe dinini ve ırzını korumuş olur.

Rabbim fıkıh babında basiretimizi artırsın.

VAllahu Alem.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt