Güçlerin Savaşı, Ümmetin İmtihanı: Aldatan Kudretler ve Uyanık Kalmak

M Çevrimdışı

Mucahid Usame

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
1774957094617.png


Bugün Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail öncülüğünde yürütülen politikalar, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; açıkça güç, hâkimiyet ve çıkar eksenli bir düzenin yansımasıdır. Özellikle Orta Doğu’da yıllardır süregelen müdahaleler, işgaller ve operasyonlar; “demokrasi”, “güvenlik” ve “savunma” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılsa da gerçekte büyük bir adaletsizlik zincirini beslemektedir.
İslam’ın adalet anlayışı, güçlü olanın değil haklı olanın yanında durmayı gerektirir. Ancak bugün gelinen noktada, bu iki aktörün politikaları; sivillerin hayatını hiçe sayan, şehirleri yıkan ve toplumları istikrarsızlığa sürükleyen bir karakter taşımaktadır. Özellikle Gazze Şeridi başta olmak üzere birçok bölgede yaşananlar, sadece askeri değil; aynı zamanda ahlaki bir çöküşün göstergesidir. Çocukların, kadınların ve masum insanların hedef alındığı bir düzenin hiçbir şekilde meşru kabul edilmesi mümkün değildir.
Selefî perspektiften bakıldığında bu durum açık bir zulüm olarak değerlendirilir. Ancak burada önemli olan, tepkinin de ölçülü ve ilkesel olmasıdır. Çünkü İslam, öfke ile değil adalet ile hareket etmeyi emreder. Zulme karşı çıkmak bir sorumluluktur; fakat bu karşı çıkış, başka bir yanlışın savunusuna dönüşmemelidir.
Öte yandan İran da bu denklemde mutlak güvenilecek bir yapı olarak görülmez. Bölgedeki politikaları, zaman zaman “direniş” söylemiyle sunulsa da kendi stratejik çıkarlarını önceleyen ve mezhepsel etkisini genişletmeye çalışan bir yaklaşım sergileyebilmektedir. Bu nedenle Müslüman için doğru duruş; taraflara göre değil, ilkelere göre şekillenmelidir.
İslam’da temel ölçü nettir: Zulüm kimden gelirse gelsin reddedilir. Ancak hakikati savunurken başka bir batıla yaslanmak da doğru değildir. Müslüman, duygularıyla değil; vahyin rehberliğiyle hareket eder.
Bugün yaşananlar, sadece devletlerin savaşı değil; aynı zamanda Müslümanların bilinç, adalet ve istikamet sınavıdır. Bu sınavda doğru olan; açık zulmü eleştirmek, manipülasyonlara kapılmamak ve hakikatten sapmamaktır.
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha yakındır.” (Maide, 8)
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt