Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
ÇözüldüHem Deccal'e Hem İsa (a.s.)'a Neden Mesih Deniyor?
Müslüman dilcilerin çoğu, Kur’an’da on bir yerde ve sadece Îsâ (a.s.)’nın adı veya lakabı şeklinde geçen mesîhin Arabca bir kökten geldiğini kabul etmekle birlikte kelimenin aslının İbrânîce, Ârâmîce veya Süryânîce olduğunu ileri sürenler de vardır. (Zemahşerî, I, 430; Fahreddin er-Râzî, VIII, 49) Kelime, Arabca olduğunu kabul edenlerden bazılarına göre “gezmek, dolaşmak” anlamındaki “seyh” kökünden türetilmiştir; “mesh” kökünden geldiğini kabul edenlere göre ise kelimenin yukarıda verilen Sâmî dillerdeki ortak mânalarının dışında “silmek, su ile meshetmek, temizlemek, düzlemek; yalan söylemek” gibi anlamları da vardır. (Lisânu’l-ʿArab, “msḥ” md.)
“Mesîh” kelimesi Arabçca مسيح olup “meshetmek, dokunmak, silmek” anlamındaki مسح kökünden gelir. Bu kelime iki zıt anlamda kullanıldığı için hem İsa (a.s.)’a hem de Deccâl’e verilmiştir.
İslâm kaynaklarındaki rivayetlere göre Îsâ (a.s.)’ya bu ad çok gezdiği, dokunmak suretiyle hastaları iyileştirdiği, yağla meshedilmiş olarak doğduğu, doğduğunda şeytan ilişmesinden korunması için Cebrâil’in kendisine kanadıyla dokunduğu, güzel yüzlü olduğu için verilmiştir. (Râgıb el-İsfahânî, el-Mufredât, “msḥ” md.; Taberî, VI, 414)
İleride gelecek bir kurtarıcı inancı gerek ilkel ve millî gerekse büyük dinlerde mevcut olup beklenen bu kurtarıcı çeşitli isimlerle adlandırılmaktadır; bunlardan biri de mesîhtir.
Mesîh; Bir şey üzerinde eli yürütmek. bir şeyden ondaki eseri gidermek manasındaki mesh kökünden gelen bu kelime, “mesih eden” demektir. Mesih, İsa Aleyhisselâm’ın bir ismidir. Bir kısım din âlimlerine göre; elini sürdüğü, meshettiği hastaların iyileşmesinden kinaye olarak “İsa Mesih” denmiştir. “Rivayetlerde İsa Aleyhisselâm’a Mesih namı verildiği gibi her iki deccala dahi Mesih namı verilmiş ve bütün rivayetlerde Mesih-i Deccal denmektedir.
Deccal; Sözlükte “bir şeyi örtmek, yaldızlamak veya boyamak” anlamındaki decl kökünden türeyen bir sıfat olup klasik kaynaklarda “âhir zamanda ortaya çıkıp göstereceği hârikulâde olaylar sayesinde bazı insanları dalâlete sürükleyeceğine inanılan kişi” diye tarif edilir. Peygamber’e nisbet edilen rivayetlerde “muhatabını aldatmak gayesiyle güzel sözler söyleyen kişi; bir kaşı ve gözü bulunmayan kötü kimse” anlamındaki mesîh kelimesiyle birlikte “el-mesîhu’d-deccâl” ve “mesîhu’d-dalâle” şeklinde kullanılmıştır.
“Deccal’a da mesih ismi verilmesinin bir hikmeti de şudur ki: Bir gözü silik, yani kör ve ayıplı olmasındandır. Sadece bu dünyayı görüp, âhireti görecek gözünün kör olmasındandır.”
“Mesih, uğursuzluğundan naşi Deccal’ın lakabıdır. Nakşı silinmiş para, çok gezen adam, çok cima’ eden kimse, yalancı, kezzab ve bir tarafında gözü silik olan adama denir.” (Lugat-ı Remzi)
"Bir zaman Melekler şöyle demişlerdi: "Ey Meryem, Allah seni kendi tarafından bir kelime ile (emriyle meydana gelecek olan bir çocukla) müjdeler ki onun adı Meryemoğlu İsa Mcsihtir. Dünya ve âhirette şeref sahibi ve Allaha yaklaştırılanlardandır." (Âl-i İmran 45) Taberi, buradaki "Kelime" den maksadın, haber ve mesaj demek olduğunu, âyetin mânâsının ise "Ey Meryem, Allah seni bir haberle müjdeliyor." Bu haber de, adı "Meryem oğlu İsa" olacak olan bir çocuğun meydana gelmesidir.
Âyette zikredilen "Mesih" kelimesinin asıl mânâsı "Silinmiş olan" demektir. İsa'ya bu ismin verilmesinin sebebi ise, onun günahlarının silinip temizlendiğini belirtmek içindir. Âyette İsa'ya "Meryem oğlu" denmesinin sebebi, hem İsa'nın Allah'ın oğlu olduğunu iddia eden Hristiyanlara hem de onun, gayr-i meşru bir çocuk olduğunu iddia eden Yahudilere cevab vermek içindir. Zira, o, Hristiyanların iddia ettikleri gibi Allah'ın oğlu değil, Meryemin oğludur. Yahudilerin iddia ettikleri gibi gayr-i meşru bir çocuk değil, Allah'ın emriyle Meryem'den, babasız olarak meydana gelmiş bir çocuktur.
İsa (a.s.) hastaları ve ölüleri Allah'ın izniyle eliyle mesh ederek iyileştirirdi. "Allah'ın izini ile körü ve alacalıyı iyileştirir, ölüleri diriltirim..." (Âli İmran 49)
İsa aleyhisselam'a verilen bu mesh edip iyileştirme mûcizesinin bir benzeri, şeytani bir istidraç olarak Deccal'a da verilecek ve etrafındaki insanlar bununla imtihan edileceklerdir.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır bu konuda şöyle demiştir: “Yalancı bir Mesih demektir. Varid olan hadis-i şeriflerde, Deccal: Bir yalancı ve halkı aldatmakta meharetli bir sahtekârdır ki, kâfirliği sahtekârlığı yüzünden belli olduğu halde bir takım hârikalar göstererek uluhiyet da’va eder. Deccal’ın bu suretle yalancı bir Mesih olması, onu Hıristiyanlık taklidi altında zuhur edeceğini anlatır.” (Hak Dini Kur’an Dili, cilt: 5, Sf : 4172)
Mesih Lafzının Mânası Hak Teâlâ'nın'. "Adı, İsa Mesih, Meryem'in oğlu" tabiri ile ilgili birkaç sual vardır:
Birinci sual: "Mesih" lafzı, muştak (türemiş) bir isim midir, yoksa bu mânaya verilmiş bir özel isim midir? Cevab: Bu hususta iki görüş vardır:
1- Ebu Ubeyde ve Leys şöyle demişlerdir: "Bunun İbrancada aslı "Meşîhâ"dır. Arablar bu kelimeyi arabcalaştırmış ve lafzını değiştirmişlerdir. "İsa" kelimesinin aslı da, îşû" idi. Nitekim onlar, "Musa" lafzının aslının İbrancada "Muşa" veya "Mîşâ" olduğunu da söylemişlerdir. Bu görüşe göre, bu kelime muştak değildir. 2- "Bu, muştak bir kelimedir." Âlimlerin çoğu bu görüştedirler ve bu hususta şu izahları yapmışlardır:
a) İbn Abbas (r.anhuma) şöyle der: "İsa (a.s.), Mesih diye adlandırılmıştır. Çünkü onun mesh edip dokunduğu her hasta iyileşirdi." b) Ahmed b. Yahya şöyle der: "Çünkü o, yeryüzünü mesh eder, yani dolaşıp gezerdi. Yüz ölçümü "mesaha" da bu köktendir. Bu manaya göre, çok fasık ve içkici adama denildiği gibi, mubalağa ifade etsin diye İsa (a.s)'ya da "Mesih" (çokça gezen) denilmiştir. c) O, mesih idi. Çünkü Allah rıdası için yetimlerin başını mesh ederdi. Bütün bu görüşlere göre "fâ'îl" vezninde olan bu kelime, "râhîm" manasında olan "rahîm" kelimesi gibi, ism-i fâil manasındadır. d) O, günahları ve kötülükleri mesh edip silerdi. e) O, "Mesih" diye adlandırılmıştır, çünkü ayağında çukur yok idi, yani düztaban idi. f) O, "Mesih" diye isimlendirilmiştir. Çünkü ona, ancak peygamberlere sürülen temiz ve mubârak bir koku sürülmüştür. Sonra bu görüştekiler şöyle demişlerdir: "Cenâb-ı Hakk'ın, bu kokuyu, doğduğu zaman kendisine bu koku sürülen herkesin peygamber olacağını melekler bilsin diye, bir alâmet kılmış olması mümkündür." g) O, "Mesih" olarak isimlendirilmiştir. Çünkü o doğduğu zaman, Cebrail (a.s), onu şeytanın dokunmasından korumak için, kanadıyla onu mesh edip sarmıştır. h) O, "Mesih" diye isimlendirilmiştir. Çünkü ana karnından ilahi bir koku sürülmüş olarak doğmuştur.
Bu görüşlere göre ise, "mesîh" kelimesi, ism-i mef'ul manasında olarak "memsûh" (meshedilmiş) yerine olmuş olur. Böylece fâ'îl vezni mef'ûl manasına gelmiş olur.
Ebû Amr b. Alâ, Mesih'in "melik, hükümdar"; Nehaî ise, "sıddîk, sözü özü doğru" manasına geldiğini söylemişlerdir. Allah en iyisini bilendir. Belki de bu ikisi bunu, kelimenin kendisine delâlet etmesi sebebiyle değil de, İsa (a.s.)'yı medh etme cihetinden söylemişlerdir.
Ama, Deccâl'in Mesih diye adlandırılmasına gelince, o şu iki sebebden dolayı bu adı almıştır:
a) Onun iki gözünden birisi, silme ve dümdüz ve kör olduğu için... b) Kısa bir zamanda, yeryüzünü dolaşıp katettiği için.. ,
Âlimler sözlerini şöyle sürdürmüşlerdir: Yeryüzünde dolaştığı ve onun her tarafını katetmiş olduğu için, ona Deccâl adı verilmiştir. Nitekim, Deccâl bu işi yaptığında, denilir. Deccâl'in, Deccâl diye isimlendirilmesinin sebebinin, "Bir kimse göz boyayıp da, işi karmakarışık ettiği" zaman söylenilen tabirinden alındığı ileri sürülmüştür. (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 6/315-316)
***
İsa (a.s.) Neden Mesîh’tir?
a) Bereketle Meshedilmiş (Mubârak Kılınmış) Olduğu İçin
İbn Teymiyye, İbn Kayyim, Taberî ve benzeri âlimleri der ki: İsa (a.s.) Mesîh’tir; çünkü Allah Onu bereket, rahmet ve şifa ile meshetmiştir. Kezâ dokunduğuna şifa veren, Allah’ın izniyle ölüyü dirilten bir peygamberdir.
b) Ayaklarıyla Yeryüzünde Gezen (Gezgin) Olduğu İçin
Bazı lugat âlimleri “mesîh” kelimesini “çok dolaşan, yeryüzünde yürüyen” anlamıyla açıklar.
c) Dürüst, doğru, mazhar-ı rahmet oluşu
Bazı rivayetlerde “Mesîh” kelimesi “sıdk, saflık, doğruluk” mânalarıyla da kullanılmıştır.
Deccâl Neden Mesîh’tir?
Hadislerde Deccâl için “el-Mesîhu’d-Deccâl / المسيح الدجال ” tabiri geçer. Bu isim Ona zemmedici (kötüleyici) bir anlamla verilmiştir.
a) Bir gözünün silik veya yok olması
İbn Hacer, Nevevî ve diğer muhaddisler der ki: Deccâl’e “Mesîh” denir; çünkü bir gözü silinmiştir (ممسوح العين)
Yani mumseh = gözü silinmiş ; mesîh şeklinde kullanılır.
b) Yalan ve fitne ile insanları “silmesi” / yok etmesi
Bazı selef âlimleri: “Deccâl Mesîh’tir; çünkü fitnesiyle hakikati siler, insanları ifsad eder.”
Çok gezmesi
Bazı lugatçılara göre Deccâl “Mesîh”tir; çünkü Yeryüzünü dolaşır, fitnesini her yere taşır. Fakat en meşhur sebeb Deccâl’in tek gözlü olması, gözünün silik oluşudur.
Aynı Kelimenin İki Zıt Anlamda Kullanılması
Arabcada aynı lafzın hem övgü hem yerme anlamında kullanılmasına “eşterâku’l-lafzî” denir. “Mesîh” kelimesi de böyledir: Mesîhu’l-Hudâ (Hidayetin Mesihi) - İsa (a.s.)
Mesîhu’d-Dalâle (Sapıklığın Mesihi) - Deccâl İmam Nevevî der ki: “Mesîh” kelimesi, biri medih (övgü), biri zem (kötüleme) olmak üzere iki farklı anlamda kullanılır. (Şerhu Sahih Muslim, Deccâl babı)
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın Mesihi İsa b. Meryem ile Deccâl Mesih arasındaki farkı bilin.” (Sahih-i Muslim, Fiten; Ebu Dâvud, Melâhim; Tirmizî, Fiten)
قال شيخ الإسلام ابن تيمية رحمه الله : وَأَمَّا تَسْمِيَتُهُ بِالْمَسِيحِ، فَلِأَنَّهُ مَمْسُوحُ الْعَيْنِ، وَقَدْ يُقَالُ لِمَنْ مُسِحَ شَيْءٌ مِنْهُ مَسِيحٌ، كَمَا يُقَالُ مِفْتَاحٌ لِمَا يُفْتَحُ بِهِ
İbn Teymiyye diyor ki: “Deccâl’e ‘Mesîh’ denmesinin sebebi, gözünün silik olmasıdır. Herhangi bir uzvu silinen kişiye mesîh denilebilir. Tıpkı bir şeyi açmaya yarayan araca miftâh (açıcı) denmesi gibi.” (İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-Fetâvâ, C. 27,Sf: 286, Baab: er-Reddu alâ’l-Bekrî - Deccâl bahisleri)
قال ابن تيمية رحمه الله : وَأَمَّا الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ فَإِنَّمَا سُمِّيَ مَسِيحًا لِأَنَّ اللهَ مَسَحَهُ بِالْبَرَكَةِ، فَكَانَ مُمْتَلِئًا مِنْ بَرَكَةِ اللهِ وَرَحْمَتِهِ
İbn Teymiyye dedi ki: “Meryem oğlu Mesih’e Mesîh denmesi ise, Allah’ın Onu bereketle meshetmiş olması sebebiyledir. O, Allah’ın bereketi ve rahmetiyle dolu biridir.” (İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-Fetâvâ, C. 27,Sf: 287)
Dedi ki: “‘Mesîh’ ismi hem övgü hem de yergi için kullanılır. Meryem oğlu Mesîh övülmüş bir kimsedir; Deccâl ise zemmedilmiş (yerilmiş) bir Mesîh’tir.” (İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-Fetâvâ, C. 4, Sf: 329)
قال رحمه الله : وَسُمِّيَ الدَّجَّالُ مَسِيحًا لِأَنَّهُ يَمْسَحُ الْأَرْضَ، وَلِأَنَّهُ مَمْسُوحُ الْعَيْنِ، وَلِأَنَّهُ يَمْسَحُ الْحَقَّ بِبَاطِلِهِ
Allah'ın rahmeti üzerine olsun, Dedi ki: "Deccâl’e ‘Mesîh’ denilmesinin sebebleri:
Yeryüzünü dolaşması,
Gözünün silik olması,
Hakikati batılıyla silmesidir.” (İbn Teymiyye, en-Nubuvvât, Sf: 299)