Haber HÜDA PAR: Afganistan'da bundan sonra İslam'ın adaleti esas alınmalı

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Mepa News | Haber Merkezi
16 Ağustos 2021 Pazartesi 15:28
A+A-
Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Şehzade Demir, iç ve dış gündemin öne çıkan konularına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Taliban birliklerinin başkent Kabil’e girmesi ile Afganistan’da bütün vilayetlerin Taliban’ın kontrolüne girdiğini, ardından çöken Kabil yönetiminin eski lideri Eşref Gani'nin ülkeyi terk ettiğini hatırlatan Demir, Taliban’ın yönetimi devraldığını belirtti.
Yabancı güçlerin ülkeden ayrılmış olmalarının “sürecin en sevindirici yönü” olduğunu vurgulayan Demir, "Şüphesiz yaşanan bu gelişmeler, Afganistan için çok önemli bir süreçtir. On yıllardan beri savaş ve yıkımı yaşayan Afgan halkının bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şey; barış, huzur ve sükûnettir. Afgan halkının yaşadığı acılar artık bitmelidir. Yeni sürecin, acıların bitmesine vesile olmasını diliyoruz. Taliban yönetiminin; kimsenin cezalandırılmayacağı ve genel af ilan edileceği yönündeki ilk mesajları Afgan toplumunda ve dünyada olumlu karşılanmış, geleceğe dair umutları artırmıştır" dedi.
Sözcü Demir, "Bundan sonraki süreçte Taliban yönetiminin kendi toplumunun menfaatini öncelemesini, İslam’ın adaletini ve mutedil anlayışını esas almasını ve hiç kimseyi dışlamadan, bütün tarafların temsil edilebileceği çoğulcu bir yönetimi benimsemesini temenni ediyoruz. Geçmişte yaşanan düşmanlıklar geride kalmalı, ülkeye huzur ve kardeşlik hâkim olmalıdır" diye konuştu.
 

Abdulafuv

Hak Ehli Susarsa Batıl Ehli Kendini Hak Zanneder
İslam-TR Üyesi
Yakında İran'a karşı bir mücadeleye giristiginde de bakalım bu bukalemunlar aynı tepkiyi verecekmi çok merak ediyorum.
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Yakında İran'a karşı bir mücadeleye giristiginde de bakalım bu bukalemunlar aynı tepkiyi verecekmi çok merak ediyorum.
O zamanda akılları başlarına gelmezse ne diyeyim!
Ama zannetmiyorum, bir kısmı içten içe İran'ı bile destekleyebilir ama büyük çoğunluğu en azından tabanlarından korktukları için en fazla susabilirler.
Irak olaylarında bir darbe yediler daha sonra Suriye olaylarında bir darbe daha yediler daha ileri gitmeye cesaret edemezler
 

Abdulafuv

Hak Ehli Susarsa Batıl Ehli Kendini Hak Zanneder
İslam-TR Üyesi
O zamanda akılları başlarına gelmezse ne diyeyim!
Ama zannetmiyorum, bir kısmı içten içe İran'ı bile destekleyebilir ama büyük çoğunluğu en azından tabanlarından korktukları için en fazla susabilirler.
Irak olaylarında bir darbe yediler daha sonra Suriye olaylarında bir darbe daha yediler daha ileri gitmeye cesaret edemezler
İnseAllah öyle olur
 

Hattab Amedi

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Hizbullah Cemaati'nden Afganistan açıklaması
K
Hizbullah Cemaati'nden Afganistan açıklaması

Bismillahirrahmanirrahim
…İzzet ve şeref Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler. Münafikun -8
Hamd âlemlerin yaratıcısı, idarecisi, yenilgi ve zaferin takdir edeni olan Allah’a, salat-u selam onun elçisi ve Mü’minlerin önderi olan Muhammed Mustafa aleyhisselatu vesselama, aline, eshabına ve kıyamete kadar onun takipçilerine olsun.
Kırk yıldan fazla bir süredir devam eden Afgan kardeşlerimizin müdafaa ve mücadelesi Allah’ın inayeti ile güzel bir noktaya erişti. Emperyalist Amerikan askerlerinin büyük oranda çekilmesi, Taliban’ın Kabil’e çatışmasız bir şekilde girişi ile beraber idareyi ele alması ve ardı sıra yaptıkları açıklamalar samimi bir kalp ile i’la-yı kelimetullah uğruna çalışan her Müslümanı sevindirecek ve heyecanlandıracak düzeyde güzel ve büyük bir zaferdir. Biz de, Amerika’yı canından bezdirip evine dönmek zorunda bırakan, kendi ifadeleri olan “Mekke’nin Fethi” benzetmesi ile kelime-i tevhid bayrağını mütevazı bir tavırla eski bayraklarının yerine diken Afgan kardeşlerimizin zaferlerini, fetihlerini tebrik ediyoruz. İslam’a ve ümmete hayırlı, mübarek ve büyük bir İslami dirilişin oluşmasına vesile olmasını Kadir-i Mutlak olan rabbimizden diliyoruz.
Taliban’ın, çok zorlu bir mücadeleden geçerek geldiği son nokta gerçekten de ciddi bir imtihan zamanıdır. Şimdiye kadar bir cemaat, bir örgüt vs. olarak sürdürdükleri varlıklarını artık “devlet” olarak sürdürecekler. Bu yeni vaziyetlerinde çok dikkatli bir çalışma başlatmaları gerekir.
Başta Afganistan içindeki İslami yapılarla, akabinde de İslami hassasiyeti olan Müslüman ülkelerin idarecileri ile diyalog kurarak tecrübelerinden istifade edecekler, Müslümanların gönlüne su serpecekler ve örnek olacaklar.
1996 ila 2001 yılları arasında yaşadıkları tecrübe üzerine iyi düşünmeli, yanlış ve doğrularını iyice analiz etmeli ve bunlardan ders çıkarabilmelidirler. İtidal ve vasat olmanın ehemmiyetinin farkında olmalarını umuyoruz. İtikat ve amelde ifrat ve tefritten kaçınma, mutedil, hadiseleri ufku daha açık bir şekilde değerlendiren ve tüm bunları yaparken de elbette ki Kur’an ve sünnet çizgisinden taviz vermeyen bir idare bekliyoruz. Bu beklenti ile beraber bir hüsn-ü zan içerisinde tüm bunları gerçekleştirebilecek gücü ve iradeyi gösterebilmeleri için de dua ediyoruz.
Bütün insanlığın ihtiyacı ve kayıp değeri olan adaleti tesis etme kardeşlerimizin öncelikli hedefi olmalıdır. Kur’an ve sünnete dayalı İslami kimlikli ve bayraklı bir devletin hakiki manada “adil” sıfatıyla yâd edilmesi bütün ümmetin emelidir. Adil ve vasat olmanın bir muktezası olarak kucaklayıcılık da esas olmalıdır. Hele Afganistan gibi çok milletli ve mezhepli bir ülkenin idaresi söz konusuysa bu çok daha önemsenen bir prensip olmalı ve devlet politikası haline gelmelidir.
Geçmişinde hangi çizgide yer aldığına, mezhep ve fikriyatına bakılmaksızın bütün Afgan kardeşler kendilerini tek bir isimle tasvir etmelidirler. Bu isim de şu veya bu değil, şahsı “Müslüman”, toplumu da “ümmet’ olarak tavsif edilmelidirler. Burada idarecinin sınıflandırması ve hitabı öncelikli etkendir. Hele şimdiden sonra, bir İslam devletini hazmedemeyecek olan küfrün, Afganistan’ı bölüp parçalamak için yapmayacağı şey kalmayacaktır. Bunların başında mezhep ve ırk hassasiyetlerini harekete geçirme taktiğinin geleceği hepimizin malumudur. Bu düşünce ve farkındalık ile hareket etmelerini ve kendi açıklamalarında dile getirdikleri şekilde “herkesin kendini bulacağı bir idare” ortaya koyacaklarını umuyoruz.
Cenab–ı Allah’tan Afgan halkının geçmişte yaşadığı iç çatışmalarını bitirmelerini ve birbirlerinin kanlarını dökmemeleri için esbap hazırlamasını diliyoruz.
Bir çağrımız da Müslüman ülkelerin idarecilerine; Mazlum, çilekeş Afgan halkının bundan sonra İslam dairesi içinde, Kelime-i tevhid bayrağı gölgesinde rahat bir hayat sürmesi için herkes yardımcı olsun. Ulusal çıkarlarını ve milli menfaatlerini ön plana alıp Afganistan’ın birliğine ve beraberliğine halel getirecek söylem ve fiillerden kaçınsınlar.
Yüce rabbimiz, uğruna ömrünü adayan ve İslam’ı anlayan, anlatan ve yaşatmaya çalışan bütün Müslümanları muvaffak etsin ve fethi müyesser kılsın… Amin
Hizbullah Cemaati Basın Bürosu
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Hizbullah Cemaati'nden Afganistan açıklaması
K
Hizbullah Cemaati'nden Afganistan açıklaması'nden Afganistan açıklaması

Bismillahirrahmanirrahim
…İzzet ve şeref Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler. Münafikun -8
Hamd âlemlerin yaratıcısı, idarecisi, yenilgi ve zaferin takdir edeni olan Allah’a, salat-u selam onun elçisi ve Mü’minlerin önderi olan Muhammed Mustafa aleyhisselatu vesselama, aline, eshabına ve kıyamete kadar onun takipçilerine olsun.
Kırk yıldan fazla bir süredir devam eden Afgan kardeşlerimizin müdafaa ve mücadelesi Allah’ın inayeti ile güzel bir noktaya erişti. Emperyalist Amerikan askerlerinin büyük oranda çekilmesi, Taliban’ın Kabil’e çatışmasız bir şekilde girişi ile beraber idareyi ele alması ve ardı sıra yaptıkları açıklamalar samimi bir kalp ile i’la-yı kelimetullah uğruna çalışan her Müslümanı sevindirecek ve heyecanlandıracak düzeyde güzel ve büyük bir zaferdir. Biz de, Amerika’yı canından bezdirip evine dönmek zorunda bırakan, kendi ifadeleri olan “Mekke’nin Fethi” benzetmesi ile kelime-i tevhid bayrağını mütevazı bir tavırla eski bayraklarının yerine diken Afgan kardeşlerimizin zaferlerini, fetihlerini tebrik ediyoruz. İslam’a ve ümmete hayırlı, mübarek ve büyük bir İslami dirilişin oluşmasına vesile olmasını Kadir-i Mutlak olan rabbimizden diliyoruz.
Taliban’ın, çok zorlu bir mücadeleden geçerek geldiği son nokta gerçekten de ciddi bir imtihan zamanıdır. Şimdiye kadar bir cemaat, bir örgüt vs. olarak sürdürdükleri varlıklarını artık “devlet” olarak sürdürecekler. Bu yeni vaziyetlerinde çok dikkatli bir çalışma başlatmaları gerekir.
Başta Afganistan içindeki İslami yapılarla, akabinde de İslami hassasiyeti olan Müslüman ülkelerin idarecileri ile diyalog kurarak tecrübelerinden istifade edecekler, Müslümanların gönlüne su serpecekler ve örnek olacaklar.
1996 ila 2001 yılları arasında yaşadıkları tecrübe üzerine iyi düşünmeli, yanlış ve doğrularını iyice analiz etmeli ve bunlardan ders çıkarabilmelidirler. İtidal ve vasat olmanın ehemmiyetinin farkında olmalarını umuyoruz. İtikat ve amelde ifrat ve tefritten kaçınma, mutedil, hadiseleri ufku daha açık bir şekilde değerlendiren ve tüm bunları yaparken de elbette ki Kur’an ve sünnet çizgisinden taviz vermeyen bir idare bekliyoruz. Bu beklenti ile beraber bir hüsn-ü zan içerisinde tüm bunları gerçekleştirebilecek gücü ve iradeyi gösterebilmeleri için de dua ediyoruz.
Bütün insanlığın ihtiyacı ve kayıp değeri olan adaleti tesis etme kardeşlerimizin öncelikli hedefi olmalıdır. Kur’an ve sünnete dayalı İslami kimlikli ve bayraklı bir devletin hakiki manada “adil” sıfatıyla yâd edilmesi bütün ümmetin emelidir. Adil ve vasat olmanın bir muktezası olarak kucaklayıcılık da esas olmalıdır. Hele Afganistan gibi çok milletli ve mezhepli bir ülkenin idaresi söz konusuysa bu çok daha önemsenen bir prensip olmalı ve devlet politikası haline gelmelidir.
Geçmişinde hangi çizgide yer aldığına, mezhep ve fikriyatına bakılmaksızın bütün Afgan kardeşler kendilerini tek bir isimle tasvir etmelidirler. Bu isim de şu veya bu değil, şahsı “Müslüman”, toplumu da “ümmet’ olarak tavsif edilmelidirler. Burada idarecinin sınıflandırması ve hitabı öncelikli etkendir. Hele şimdiden sonra, bir İslam devletini hazmedemeyecek olan küfrün, Afganistan’ı bölüp parçalamak için yapmayacağı şey kalmayacaktır. Bunların başında mezhep ve ırk hassasiyetlerini harekete geçirme taktiğinin geleceği hepimizin malumudur. Bu düşünce ve farkındalık ile hareket etmelerini ve kendi açıklamalarında dile getirdikleri şekilde “herkesin kendini bulacağı bir idare” ortaya koyacaklarını umuyoruz.
Cenab–ı Allah’tan Afgan halkının geçmişte yaşadığı iç çatışmalarını bitirmelerini ve birbirlerinin kanlarını dökmemeleri için esbap hazırlamasını diliyoruz.
Bir çağrımız da Müslüman ülkelerin idarecilerine; Mazlum, çilekeş Afgan halkının bundan sonra İslam dairesi içinde, Kelime-i tevhid bayrağı gölgesinde rahat bir hayat sürmesi için herkes yardımcı olsun. Ulusal çıkarlarını ve milli menfaatlerini ön plana alıp Afganistan’ın birliğine ve beraberliğine halel getirecek söylem ve fiillerden kaçınsınlar.
Yüce rabbimiz, uğruna ömrünü adayan ve İslam’ı anlayan, anlatan ve yaşatmaya çalışan bütün Müslümanları muvaffak etsin ve fethi müyesser kılsın… Amin
Hizbullah Cemaati Basın Bürosu
Abi www.huseynisevda.biz sitesinde bulamamıştım herhangi bir açıklama. Bunu nerden yayınladılar?
 

Hattab Amedi

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Yakında İran'a karşı bir mücadeleye giristiginde de bakalım bu bukalemunlar aynı tepkiyi verecekmi çok merak ediyorum.
HÜDAPAR camiası bukalemun değildir lakin sizi memnun etmek gibi bir derdinde yoktur, belki bu önyargınız ondan kaynaklıdır.
Yönetim ve üyeleriyle bu zaferi sahiplenip sevindiler, açıklamalarıyla bunu net ortaya koydular ve en fazla sahiplenen onlar hamd olsun..
Îrana Gelince inşallah öyle bir şey olmayacak..
Bu coğrafya artık bu savaşı değil, ABD ve israile odaklanmalı. Talîbanın açıklamasıda bu yönde..
Lakin elden ne gelir.. Herkes adeta kan istiyor.
Kimse demiyorki sıra israile ne zaman gelecek..
Hoş bu anlayışla da zor sıra gelir..
Şimdi irancı dersiniz bana...
Allah biliyor izaha gerek yok...
 

ebu _yahya

Üye
İslam-TR Üyesi
HÜDAPAR camiası bukalemun değildir lakin sizi memnun etmek gibi bir derdinde yoktur, belki bu önyargınız ondan kaynaklıdır.
Yönetim ve üyeleriyle bu zaferi sahiplenip sevindiler, açıklamalarıyla bunu net ortaya koydular ve en fazla sahiplenen onlar hamd olsun..
Îrana Gelince inşallah öyle bir şey olmayacak..
Bu coğrafya artık bu savaşı değil, ABD ve israile odaklanmalı. Talîbanın açıklamasıda bu yönde..
Lakin elden ne gelir.. Herkes adeta kan istiyor.
Kimse demiyorki sıra israile ne zaman gelecek..
Hoş bu anlayışla da zor sıra gelir..
Şimdi irancı dersiniz bana...
Allah biliyor izaha gerek yok...
Sen İran ile savaşın İsrail den öncelikli olduğunu anlamamışsan çok yazık.Suriyede yaptıklarını bildiği halde İran a zerre sempati besleyen grup ve kişiye yazıklar olsun.Hüda par bukalemun gibidir hatta çok daha kötüdür.
 

Hutve

twitter: 1hutve
İslam-TR Üyesi
HÜDAPAR camiası bukalemun değildir lakin sizi memnun etmek gibi bir derdinde yoktur, belki bu önyargınız ondan kaynaklıdır.
Yönetim ve üyeleriyle bu zaferi sahiplenip sevindiler, açıklamalarıyla bunu net ortaya koydular ve en fazla sahiplenen onlar hamd olsun..
Îrana Gelince inşallah öyle bir şey olmayacak..
Bu coğrafya artık bu savaşı değil, ABD ve israile odaklanmalı. Talîbanın açıklamasıda bu yönde..
Lakin elden ne gelir.. Herkes adeta kan istiyor.
Kimse demiyorki sıra israile ne zaman gelecek..
Hoş bu anlayışla da zor sıra gelir..
Şimdi irancı dersiniz bana...
Allah biliyor izaha gerek yok...
Demokrasi atına binen partinizin hangi kaynaktan beslendiğini, Emin Güneş'in ne halt olduğunu iyi biliyorum kardeşim, rahat ol. Afganistan'ın işgaline yakın zamanda Azerbaycan'a karşı Ermenistan'a ve en önemlisi Suriye'de Müslümanlara karşı Esad'a/Rusya'ya yardım eden İran'ıda iyi biliyorum. Sana üzücü bir haberim var; Mücahidler inş. birgün İran'ıda feth edecekler kardeşim. Bu Allahu Teala'nın vaadi ve o vaadinden geri dönmez! Suriye'de feht ettiğimiz bölgelerde, kapattığınız mescidlerimizi tekrar açıp ismini nasıl "Hz.Ömer Mescidi", "Hz.Ebu Bekir Mescidi" koyuyorsak inşaAllah ordada öyle yapacağız. Bu ümmet Vahdet edebiyatınızı, Irak'ta, Şam'da, Yemen'de oluk oluk kanımızı akıtırken Barış temennizi, bacılarımıza sırf Sünni diye tecavüz ederken yaptığınız Takiyyeyi yemiyor artık! Sizler, bizlere hep ABD'yi, İsrail'i hedef gösterirken tıpkı tarihteki gibi arkadan hançeri vuranlardan oldunuz. Ama bu ümmet uyandı! Allahu Teala bizi, sevgi beslediğin, desteklediğin devlet adamların şerrinden korusun, ıslah etmeyecekse sonlarını Kasım Süleymani gibi yapsın. Öldürdüğü gibi, ölsün!


Rafiziler (Şia/İran) - Şam Diyarından Değerlendirmeler - Musa Hoca
 
Son düzenleme:

toprakmisali

Üye
İslam-TR Üyesi
"TALİBAN" İŞİNİNİN İÇİNDE BİR BİT YENİĞİ VAR...AMA NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR GÖRECEĞİZ...
HİÇBİR ZAMAN KAFİRLER, MÜSLÜMANLARDAN RAZI OLMAZLAR...
ALIN "İSLAMİ BİR DEVLET KURUN" DEMEZLER...
YİNE EKONOMİK OLARAK ÇOK BÜYÜK MADEN KAYNAKLARINI BIRAKIP GİTMEZLER...
BU İŞİN İÇİNDE BİR İŞ VAR...
ÖYLEYSE YA KURULACAK DEVLET TAM OLARAK İSLAMİ BİR DEVLET DEĞİL YADA BU İŞİN İÇİNDE ÇOK BÜYÜK DAHA FARKLI ÇIKAR VE MASLAHATLAR VAR...
"Sen onların dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır. De ki: “Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur.” Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, bilesin ki artık Allah sana ne dost ne de yardımcı olacaktır." (Bakara, 102)
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Arkadaşlar mesleyi bu kadar abartmaya gerek yok. Hizbullah cemaatinin İran tutumunu en çok eleştirenlerden biriside benim, bunu defalarca sefer yüzlerinede söylemişliğim vardır lakin Hattab abiyi forumdan tanırım, İran konusunda çokta farklı düşünmez bizden. Suriye olaylarındaki paylaşımlarını ararsanız bulursunuz o zamanda açıkça Ehl-i Sünnete destek çıktı. Ölçülü eleştiri yapalım lütfen

Yalnız @Hattab Amedi abiyede bir kaç şey hatırlatmak isterim, ilk olarak sıranın İsrail'e gelmesi için Şiisi ile yada kendini ehli Sünnete nisbet edeni ile küffara yakın olan her türlü fesatlık damarının kesilmesi lazımdır. Dün Irakta Amerika ile bu gün Suriyede Rusya ve Beşşar ile iş tutanların yarın Yahudi ile iş tutmayacağının bir garantisi yoktur.
Selahaddin Eyyubinin(r.aleyh), Kudüsten evvel Şii fatımı devletini yıkması boşuna değildir.
Sana Irak direnişini hatırlatırım, işgal sonrası dönemde Şiiler ile Haçlılar nasıl kolkola Ehl-i Sünneti katletmişlerdi, senin yaşın benden büyük hatırlarsın.
Aynı şeyi Suriyede de yaptılar, Hristiyan Ruslar ve Müşrik Nusayrilerle kolkola girerek Sünni katlettiler...
Zira onlara göre biz sünniler, nasıbileriz. Ehli Beyt düşmanlarıyız. Durumumuz Yahudi ve Hristiyanlardan bile aşağıdır bize lanet getirmek sevaplı bir dua çeşididir ve bunun için en faziletli mekanda, tuvalette hacetini giderdikten sonra taharet ve istibra aşamasıdır. Detayları burada yazdım, tekrarına midem kaldırmaz:

Kitaplarında pek çok yerde Ehli Beyt imamlarının ağzından nasibilerin kanlarının helal olduğu fetvası verilir, buna dair yığınla örnek doldurabilirim, İmam Cafer'e "Nasibilerin üzerine duvar yıkarak öldürebiliyorsan öldür, malınıda humus ile birlikte yolla" dediğini nisber ederek iftira ederler.

Ayrıca pek çok tefsirinde, Mescidi Aksanın, Kudüste olduğunun bir Hz Ömeri aklamak için Emevi uydurması olduğunu iddia eden bir fırka, bundan teberri etmedikçe Kudüs hassasiyeti sorgulanması gerekir.

Hasılı, emin ol şiilerin bizimle beraber omuz omuza verip küffara karşı durmasını isterim ama bu en başta onların akidesine terstir. En büyük örneği ise güncel olaylardır.
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
"TALİBAN" İŞİNİNİN İÇİNDE BİR BİT YENİĞİ VAR...AMA NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR GÖRECEĞİZ...
HİÇBİR ZAMAN KAFİRLER, MÜSLÜMANLARDAN RAZI OLMAZLAR...
ALIN "İSLAMİ BİR DEVLET KURUN" DEMEZLER...
YİNE EKONOMİK OLARAK ÇOK BÜYÜK MADEN KAYNAKLARINI BIRAKIP GİTMEZLER...
BU İŞİN İÇİNDE BİR İŞ VAR...
ÖYLEYSE YA KURULACAK DEVLET TAM OLARAK İSLAMİ BİR DEVLET DEĞİL YADA BU İŞİN İÇİNDE ÇOK BÜYÜK DAHA FARKLI ÇIKAR VE MASLAHATLAR VAR...
"Sen onların dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır. De ki: “Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur.” Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, bilesin ki artık Allah sana ne dost ne de yardımcı olacaktır." (Bakara, 102)
Mesle basit kardeşim, Amerika orada yenildi, tıpkı Vietnamda yenildiği gibi...
 

عبد الرحمن

قُل آمَنتُ بِاللهِ ثُمَّ استَقِم
İslam-TR Üyesi
Bu coğrafya artık bu savaşı değil, ABD ve israile odaklanmalı. Talîbanın açıklamasıda bu yönde..
Lakin elden ne gelir.. Herkes adeta kan istiyor.
Kimse demiyorki sıra israile ne zaman gelecek..
Hoş bu anlayışla da zor sıra gelir..
Sana üzücü bir haberim var; Mücahidler inş. birgün İran'ıda feth edecekler kardeşim. Bu Allahu Teala'nın vaadi ve o vaadinden geri dönmez! Suriye'de feht ettiğimiz bölgelerde, kapattığınız mescidlerimizi tekrar açıp ismini nasıl "Hz.Ömer Mescidi", "Hz.Ebu Bekir Mescidi" koyuyorsak inşaAllah ordada öyle yapacağız.
Arkadaşlar mesleyi bu kadar abartmaya gerek yok. Hizbullah cemaatinin İran tutumunu en çok eleştirenlerden biriside benim, bunu defalarca sefer yüzlerinede söylemişliğim vardır lakin Hattab abiyi forumdan tanırım, İran konusunda çokta farklı düşünmez bizden. Suriye olaylarındaki paylaşımlarını ararsanız bulursunuz o zamanda açıkça Ehl-i Sünnete destek çıktı. Ölçülü eleştiri yapalım lütfen

Yalnız @Hattab Amedi abiyede bir kaç şey hatırlatmak isterim, ilk olarak sıranın İsrail'e gelmesi için Şiisi ile yada kendini ehli Sünnete nisbet edeni ile küffara yakın olan her türlü fesatlık damarının kesilmesi lazımdır. Dün Irakta Amerika ile bu gün Suriyede Rusya ve Beşşar ile iş tutanların yarın Yahudi ile iş tutmayacağının bir garantisi yoktur.
Selahaddin Eyyubinin(r.aleyh), Kudüsten evvel Şii fatımı devletini yıkması boşuna değildir.
Sana Irak direnişini hatırlatırım, işgal sonrası dönemde Şiiler ile Haçlılar nasıl kolkola Ehl-i Sünneti katletmişlerdi, senin yaşın benden büyük hatırlarsın.
İmam Malik akhiye katılıyorum. İran taarruzda iken ve ittifak niyetinde olmadığı sürece, İran ile ittifak yapmak mümkün değil. İsrail'e karşı savaşmak için, Suriye ele geçirilmeli. İran dahil bunun önünde duran tüm engellerden kurtulmadan İsrail ile savaşmak mümkün değildir. Vacip olanı yerine getirmek için zaruri olan evleviyetle vaciptir.

Ancak İran'a karşı verilen bu savaş, Hutve kardeşin dediğinin aksine, İran'ın fethine kadar gitmek zorunda değil derim. Zaten olayların nasıl gelişeceğine ön görmek zor ama İran'dan savaşmayacaklarına ve Sünnilere adalet sağlayacaklarına dair teminat almak yeterlidir - Osmanlı dönemi statükosuna benzer bir şekilde. Çünkü 1. daha ileriye gidilmesi zor ve meşakkatli. Ve 2. İran'dan evvel gelen düşmanlar var Çin, Hindistan, Rusya, Fransa, Myanmar gibi.
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Çünkü 1. daha ileriye gidilmesi zor ve meşakkatli. Ve 2. İran'dan evvel gelen düşmanlar var Çin, Hindistan, Rusya, Fransa, Myanmar gibi.
İran'ın fethi meselesinde şunu söylemek gerekir, eğer İran etkisiz hale getirilebilirse pek tabi fethe gerek kalmaz ama ben İranın fethedilmeden yada en azından tepesinde kılıç sallanmadan rahat duracağına inanmıyorum. İranın müthiş bir potansiyeli var, Nazi Almanyasının Avrupaya yaptığını yapmaya yetecek bir kaynağa sahip
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt