Video Sufilerin Kitaplarında Teşvik Edilen Selef İtikadı | Bölüm-2

Müfteri Pezdevi

ÜYE
Banned
Bende maturidi akaidi var bir tane ben onu okuyom sufilerde genelde maturidi ama nakşibendi olanlar çünkü imam rabbani hazretleri maturidi dir hatta kitabın da akaid metinleri vardır Arkadaşlar bence imam rabbani yi tekfir etmek iyi değil bu adam hindistan da islami yükseltti seslerini. İmam rabbani hata yapar varsa eğer
 

ez-Zehebî

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Bende maturidi akaidi var bir tane ben onu okuyom sufilerde genelde maturidi ama nakşibendi olanlar çünkü imam rabbani hazretleri maturidi dir hatta kitabın da akaid metinleri vardır Arkadaşlar bence imam rabbani yi tekfir etmek iyi değil bu adam hindistan da islami yükseltti seslerini. İmam rabbani hata yapar varsa eğer
İmam Rabbani’yi tekfir edenin aklından şüphe ederim. Maturidi diye adam mı tekfir edilir? Tekfir edenler sıkıyorsa Buhari şarihi İbn Hacer el Askalani’yi, Nevevi’yi tekfir etsin.
 

yacihadyazillet

Üye
İslam-TR Üyesi
Cubbeli Ahmet son haber türdeki yayınındada dedi Allahın isim ve sıfatlarında benzetme yapmayan selefi salihin en doğru itikattır dedi... Ama neymiş selefiler HAŞA Allah arşta oturuyor diyormuş veya Allahın elini insan eline benzetiyormuşuz Haşa biz selefin dediği gibi cubbelininde en doğru itikat odur dediği gibi iman ederiz ve yorum yapmayız bizznillah
 

Müfteri Pezdevi

ÜYE
Banned
Cubbeli Ahmet son haber türdeki yayınındada dedi Allahın isim ve sıfatlarında benzetme yapmayan selefi salihin en doğru itikattır dedi... Ama neymiş selefiler HAŞA Allah arşta oturuyor diyormuş veya Allahın elini insan eline benzetiyormuşuz Haşa biz selefin dediği gibi cubbelininde en doğru itikat odur dediği gibi iman ederiz ve yorum yapmayız bizznillah
Selefi akaid eserleri Allah'ın sıfatlarını tercüme ediyor misal yed'e el diyor tercüme yanlış kardeşim benden selefilerin itikad kitaplarını okumam artık fazla onların hatası orda tercüme ettiniz zaman biri ordaki eli kendi eli sanarsa haşa vekalla. Oyuzdn tercüme olmasa daha iyi kardeşim veya sürekli bu meseleleri gündeme getirmesek daha iyi bide ben selefy değilim.
 

ez-Zehebî

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Selefi akaid eserleri Allah'ın sıfatlarını tercüme ediyor misal yed'e el diyor tercüme yanlış kardeşim benden selefilerin itikad kitaplarını okumam artık fazla onların hatası orda tercüme ettiniz zaman biri ordaki eli kendi eli sanarsa haşa vekalla. Oyuzdn tercüme olmasa daha iyi kardeşim veya sürekli bu meseleleri gündeme getirmesek daha iyi bide ben selefy değilim.
İmam Ebu Hanife zaten sıfatların başka dillere tercümesini caiz görmüyor. Haklısınız
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
İşte kardeşim tüm sorun bu ama bi anlayan yok yani adamlar Kur'an tercümesi okur ordaki Allah'ın tercüme edilmiş sıfatları alıp yazarlar veya hadislerdeki tercüme yi alırlar zahiri manasıni alır
Bu ihtilaflı bir mesele ama -Allahu Alem- sıfatların tercümesi caizdir.
Allah görüyor diyoruz mesela ama bundan hiç kimse kendi fiilini anlamıyor, anlamaz.
Hem, "Tercüme caiz değil" diyeceğiz tamamda bu sefer Arapları ne yapacağız?

Bu arada İmam Rabbani hakkında seninle hafif yollu tartışmıştık. Fikirlerinin değişmiş olması güzel :)
 

Müfteri Pezdevi

ÜYE
Banned
Bu ihtilaflı bir mesele ama -Allahu Alem- sıfatların tercümesi caizdir.
Allah görüyor diyoruz mesela ama bundan hiç kimse kendi fiilini anlamıyor, anlamaz.
Hem, "Tercüme caiz değil" diyeceğiz tamamda bu sefer Arapları ne yapacağız?

Bu arada İmam Rabbani hakkında seninle hafif yollu tartışmıştık. Fikirlerinin değişmiş olması güzel :)
Ben çok değiştim kardeşim. Kardeşim müteşebbih diyorum ben onlar insanları zora sokuyor yanlış anlar millet Allah'ın basar sıfatını söyleyince bunun bir anlamı da var demi açıklaması peki sen oraya yed sıfatını Koyunca ona ne diyecen
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Ben çok değiştim kardeşim. Kardeşim müteşebbih diyorum ben onlar insanları zora sokuyor yanlış anlar millet Allah'ın basar sıfatını söyleyince bunun bir anlamı da var demi açıklaması peki sen oraya yed sıfatını Koyunca ona ne diyecen
Araplara ne diyeceğiz peki o zaman?
Mesele basit, denilecek şey "Allah'ın eli vardır ama bu bizim elimize yada her hangi bir mahlukun eli gibi değildir", tıpkı Allah'ın görmesi için "Allah görür, ama bu görme bizim görmemiz yada herhangi bir mahlukun görmesi gibi değildir" dememiz gibi...
 

ez-Zehebî

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Araplara ne diyeceğiz peki o zaman?
Mesele basit, denilecek şey "Allah'ın eli vardır ama bu bizim elimize yada her hangi bir mahlukun eli gibi değildir", tıpkı Allah'ın görmesi için "Allah görür, ama bu görme bizim görmemiz yada herhangi bir mahlukun görmesi gibi değildir" dememiz gibi...
Allah’ın elinden anlaşılan mana nedir ki bizim elimiz gibi değildir? El malumdur keyfiyyeti meçhuldür denir. Elin nesi malum? Elinin zahiri manası mı malum? Öyleyse bu elin zahiri manasını Allahtan tenzih etmiyorsak mahluk ile farklı nedir? Üstelik Arapların kullandıkları dildeki belağat, mecaz, deyimler başka dillerde olmayabilir. Bu yüzden mesele Arapların nasıl anladığı değil, tercümeden ne anlaşıldığıdır.
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Allah’ın elinden anlaşılan mana nedir ki bizim elimiz gibi değildir? El malumdur keyfiyyeti meçhuldür denir. Elin nesi malum? Elinin zahiri manası mı malum? Öyleyse bu elin zahiri manasını Allahtan tenzih etmiyorsak mahluk ile farklı nedir? Üstelik Arapların kullandıkları dildeki belağat, mecaz, deyimler başka dillerde olmayabilir. Bu yüzden mesele Arapların nasıl anladığı değil, tercümeden ne anlaşıldığıdır.
Yine bir nevi mahluka benzetmek olacak ama her dilde azaların mecazı vardır.
Masanın ayağı, dolabın gözü, geminin kıçı, ağacın gövdesi, uçağın kanadı vs
Böyle şeyler her dilde vardır, bunun mecazını her millet bilir.
Malum, mechul meselesinide böyle anlamakta bir beis yoktur. Allah'ın eli vardır evet, ama nasıl bir el olduğu mechuldür. Kainattaki her varlığın elindende farklıdır.
 

ez-Zehebî

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Yine bir nevi mahluka benzetmek olacak ama her dilde azaların mecazı vardır.
Masanın ayağı, dolabın gözü, geminin kıçı, ağacın gövdesi, uçağın kanadı vs
Böyle şeyler her dilde vardır, bunun mecazını her millet bilir.
Malum, mechul meselesinide böyle anlamakta bir beis yoktur. Allah'ın eli vardır evet, ama nasıl bir el olduğu mechuldür. Kainattaki her varlığın elindende farklıdır.
Siz o zaman İbn Teymiyye’nin akidesinden ayrılmış bulunup Hanefi/Maturidi akidesine isabet ediyorsunuz. Zira İbn Teymiyye bu sıfat ayetlerinin mecaz olmadığını manasının bizim bildiğimiz hakiki el olduğunu ama keyfiyyetini bilemeyeceğimizi söyler. Siz ise sıfat ayetlerinin mecaza yorumlanabileceğini söyleyip manayı tefvid ediyorsunuz. Doğru mudur?
 
Son düzenleme:

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Siz o zaman İbn Teymiyye’nin akidesinden ayrılmış bulunup Hanefi/Maturidi akidesine isabet ediyorsunuz. Zira İbn Teymiyye bu sıfat ayetlerinin mecaz olmadığını manasının bizim bildiğimiz hakiki el olduğunu ama keyfiyettini bilemeyeceğimizi söyler. Siz ise sıfat ayetlerinin mecaza yorumlanabileceğini söyleyip manayı tefvid ediyorsunuz. Doğru mudur?
Kısmen.
İmam Maturidi'nin(r.aleyh) "Tevialtu Ehlu'sSunne" eserindeki tevillerinin büyük çoğunluğunun ciddi manada hatalı olduğunu düşnüyorum. Bunun sebebinin ise İmam Maturidi'nin, Arap olmaması ve Arapçadaki mecazların nerelerde kullanıldığında hata yapması olduğun düşünüyorum. Arap diyarını görmemiş eski ulemada çok yaygın olan bir problem bu.
İmam Ebu Hanife'nin(r.aleyh), itikada dair 4 kadar risalesi var bilinen. Oradada sıfatların hakiki manasının kullanıldığını görüyoruz istiva örneğinde.
Daha ziyade İbni Teymiye'ye(r.aleyh) yakın düşünüyorum bu konuda, zira Maturidiler "Allah'ın eli yoktur. Elden kasıt Allah'ın kudretidir" derler. Ben ise "Allah'ın eli vardır. Ama bu el nasıl bir şeydir, ancak Allah bilir" diye itikad ediyorum.
 

ez-Zehebî

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Kısmen.
İmam Maturidi'nin(r.aleyh) "Tevialtu Ehlu'sSunne" eserindeki tevillerinin büyük çoğunluğunun ciddi manada hatalı olduğunu düşnüyorum. Bunun sebebinin ise İmam Maturidi'nin, Arap olmaması ve Arapçadaki mecazların nerelerde kullanıldığında hata yapması olduğun düşünüyorum. Arap diyarını görmemiş eski ulemada çok yaygın olan bir problem bu.
İmam Ebu Hanife'nin(r.aleyh), itikada dair 4 kadar risalesi var bilinen. Oradada sıfatların hakiki manasının kullanıldığını görüyoruz istiva örneğinde.
Daha ziyade İbni Teymiye'ye(r.aleyh) yakın düşünüyorum bu konuda, zira Maturidiler "Allah'ın eli yoktur. Elden kasıt Allah'ın kudretidir" derler. Ben ise "Allah'ın eli vardır. Ama bu el nasıl bir şeydir, ancak Allah bilir" diye itikad ediyorum.
Maturidiler Allah'ın eli (el demek yanlış tabii ki Maturidilere göre, sizin elden kastınızın yed olduğunu varsayıyorum) yoktur demezler. Allah'ın yedi vardır, yedin manası malum değildir derler. Zaruret durumunda ise tevile cevaz verirler. İmam Maturidi'nin Arap olmadığından dolayı mecazlara hakim olmadığı ise isabetsiz bir yorum. Zira nice acem alim vardır, Araplardan daha iyi Arapça bilir. Mecazlar ise bir dili öğrenirken öğrenilen ilk şeylerdendir.

Siz sıfatların mecaza mahal olduğunu söylüyorsunuz, İbn Teymiyye ise böyle bir şey demiyor ve bunu cehmilik olarak görüyor. Elin hakiki bir el (?) olduğunu ama keyfiyyetini bilemeyeceğimizi söyler.
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Maturidiler Allah'ın eli (el demek yanlış tabii ki Maturidilere göre, sizin elden kastınızın yed olduğunu varsayıyorum) yoktur demezler. Allah'ın yedi vardır, yedin manası malum değildir derler. Zaruret durumunda ise tevile cevaz verirler. İmam Maturidi'nin Arap olmadığından dolayı mecazlara hakim olmadığı ise isabetsiz bir yorum. Zira nice acem alim vardır, Araplardan daha iyi Arapça bilir. Mecazlar ise bir dili öğrenirken öğrenilen ilk şeylerdendir.

Siz sıfatların mecaza mahal olduğunu söylüyorsunuz, İbn Teymiyye ise böyle bir şey demiyor ve bunu cehmilik olarak görüyor. Elin hakiki bir el (?) olduğunu ama keyfiyyetini bilemeyeceğimizi söyler.
Bende zaten İmam Maturidi'nin(r.aleyh), Arapça bilmediğini demek istemedim. Sadece bazı yerlerdeki tevilleri çok abartı, bir Arap asla o şekilde mecaz kullanmaz. Yoksa genel olarak Arapçası güzeldir.
Sıfatlarda ise -el üzerinden gidersek-, yed kelimesinin "el" olarak tercümesinin caiz olduğundan, zahiri ile kullanılması gerektiğinden velakin keyfiyetinin bilinmediğine itikad ediyorum.
Mecaz derken benim kastettiğim daha ziyade Türkçedeki manası.
Bir örnek verek verelim:
Kol dediğimiz zaman bunun zahiri manası bellidir. Bu insan kolu olabilir yada mecazen kapı kolu olabilir ama bunların hepsi kol olarak anlaşılır. Kapı kolu -Türkçe anlamı ile- mecazdır, velakin "kol" deyince akla gelebilen bir şeydir.
Ama mesela "Kolu uzun" cümlesindeki "Kol", Arapçadada mecaz analmlıdır. Burada koldan kasıt, o kişinin sözünü dinleyecek insanlardır.
Maturidilerin tevilleri ikinci örneğe yakındır. "Allah'ın eli" ifadesinden "Allah'ın kudreti" sonucunu çıkarmak böyledir. Türçkeden bir örnek vereyim "Masada eli güçlüdür" dersek şayet, buradaki ele kimse el demez. Buradaki el en yalın şekli ile "koz demektir". İmam Maturidinin tevilleride bu kabildendir.
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt