Makale Sufyan'us Sevri'nin Abbad ibni Abbad ibni Havvas el-Arsufi'ye Nasihati

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Sufyan'us Sevri'nin Abbad ibni Abbad ibni Havvas el-Arsufi'ye Nasihati
بسم الله الرحمن الرحيم
كَتَبَ سُفْيَانُ إِلَى عَبَّادِ بْنِ عَبَّادٍ: أَمَا بَعْدَ فَإِنَّكَ فِي زَمَانٍ كَانَ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَتَعَوَّذُونَ أَنْ يُدْرِكُوهُ وَلَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَيْسَ لَنَا، وَلَهُمْ مِنَ الْقِدَمِ مَا لَيْسَ لَنَا فَكَيْفَ بِنَا حِينَ أَدْرَكْنَاهُ عَلَى قِلَّةِ عِلْمٍ وَقِلَّةِ صَبْرٍ وَقِلَّةِ أَعْوَانٍ عَلَى الْخَيْرِ وَفَسَادٍ مِنَ النَّاسِ وَكَدَرٍ مِنَ الدُّنْيَا، فَعَلَيْكَ بِالْأَمْرِ الْأَوَّلِ وَالتَّمَسُّكِ بِهِ، وَعَلَيْكَ بِالْخُمُولِ فَإِنَّ هَذَا زَمَنُ خُمُولٍ، وَعَلَيْكَ بِالْعُزْلَةِ وَقِلَّةِ مُخَالَطَةِ النَّاسِ فَقَدْ كَانَ النَّاسُ إِذَا الْتَقَوْا يَنْتَفِعُ بَعْضُهُمْ بِبَعْضٍ، فَأَمَّا الْيَوْمُ فَقَدْ ذَهَبَ ذَاكَ وَالنَّجَاةُ فِي تَرْكِهِمْ فِيمَا نَرَى، وَإِيَّاكَ وَالْأُمَرَاءَ أَنْ تَدْنُو مِنْهُمْ وَتُخَالِطُهُمْ فِي شَيْءٍ مِنَ الْأَشْيَاءِ، وَإِيَّاكَ أَنْ تُخْدَعَ فَيُقَالَ لَكَ تَشْفَعُ وَتَدْرَأُ عَنْ مَظْلُومٍ أَوْ تُرَدَّ مَظْلِمَةً فَإِنَّ ذَلِكَ خَدِيعَةُ إِبْلِيسٍ، وَإِنَّمَا اتَّخَذَهَا فُجَّارُ الْقُرَّاءِ سُلَّمًا، وَكَانَ يُقَالُ: اتَّقُوا فِتْنَةَ الْعَابِدِ الْجَاهِلِ وَالْعَالِمِ الْفَاجِرِ فَإِنَّ فِتْنَتَهَا فِتْنَةٌ لِكُلِّ مَفْتُونٍ، وَمَا لَقِيتَ مِنَ الْمَسْأَلَةِ وَالْفُتْيَا فَاغْتَنِمْ ذَلِكَ وَلَا تُنَافِسْهُمْ فِيهِ، وَإِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ كَمَنْ يُحِبُّ أَنْ يُعْمَلَ بِقَوْلِهِ أَوْ يُنْشَرَ قَوْلُهُ أَوْ يُسْمَعَ مِنْ قَوْلِهِ، فَإِذَا تَرَكَ ذَاكَ مِنْهُ عُرِفَ فِيهِ، وَإِيَّاكَ وَحُبَّ الرِّيَاسَةِ فَإِنَّ الرَّجُلَ تَكُونُ الرِّيَاسَةُ أَحَبُّ إِلَيْهِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَهُوَ بَابٌ غَامِضٌ لَا يُبْصِرُهُ إِلَّا الْبَصِيرُ مِنَ الْعُلَمَاءِ السَّمَاسِرَةِ، فَتَفَقَّدْ نَفْسَكَ وَاعْمَلْ بِنِيَّةٍ، وَاعْلَمْ أَنَّهُ قَدْ دَنَا مِنَ النَّاسِ أَمْرٌ يَشْتَهِي الرَّجُلُ أَنْ يَمُوتَ وَالسَّلَامُ

(Sufyan'us Sevri'nin kardeşinin oğlu) Hafs ibni Amr rivayet ediyor:

Sufyan, Abbad ibni Abbad'a bir mektup yazdı:
Emma bâd:

Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ashabının bizde olmayan ilim ve kıdem onlarda olduğu halde- o güne yetişmekten Allah'a sığındıkları bir günde yaşıyorsun!.. Peki ya bizim halimiz o güne; ilimsiz, sabırsız, hayra yardım edenlerin azlığı, insanların fesada uğradığı (bozulduğu) ve dünyanın sıkıntıları ile... (yokluk içinde o güne kavuşmamız)- nasıldır? Sana düşen işin evveline tutunup ona sarılmandır.

Sana tanınmamayı tavsiye ediyorum zira bu zaman tanınmama zamanıdır.

Sana uzleti tavsiye ediyorum ve insanlarla az beraber olmanı; önceleri insanlar karşılaştıklarında birbirlerinden istifade ederlerdi. Bugün ise bu bitti, bugün kurtuluş insanları terketmekte.

Yöneticilerden sakın!.. Onlarla bir araya gelmekten, onların işlerinden sakın!.. Senin için "yardımcı oluyor, mazlumu savunuyor" veya "mazlumun hakkını geri alıyor" denilmesine aldanma!.. Zira bu İblis'in fâcir kurraları yoldan saptırdığı- aldatmasıdır!.. Şöyle denirdi: "Cahil âbid ve fâcir alimin fitnesinden sakının zira bunların fitnesi herkesi yoldan çıkarır!..

Bir mesele veya fetva ile karşılaştığında onu değerlendir ancak kimseyle rekabet etme!.. Sözüyle amel edilmesinden, sözünün neşredilmesinden yada sözünün dinlenilmesinden hoşlanan biri olmaktan sakın!.. Bunlar terkedildiğinde etkileri o kimsede görülür.

Liderlikten sakın!.. Zira liderlik kişiye altın ve gümüşten daha sevimlidir; liderlik, akıllı ve basiretli alimlerden başkasının sezemeyeceği gizli bir kapıdır.

Nefsini kontrol et ve (salih) niyetle amel et!.. Bil ki; insanlara öyle bir hayat yaklaştı ki, kişi ölmeyi arzu eder!..

Vesselam!..

(Ebu Nûaym, Hilyet'ul Evliya, 6/376-377
İbni Receb, Şerh Hadis Me Zîben, 53-54;
Zehebi, Siyer Âlem'un Nubela;

Hafız el-Mizzi, Tehzib'ul Kemal, 14/143)

sufyan.jpg
 

Ebu Tahir

لا إله إلا الله
İslam-TR Üyesi
Sufyan'us Sevri'nin Abbad ibni Abbad ibni Havvas el-Arsufi'ye Nasihati
بسم الله الرحمن الرحيم
كَتَبَ سُفْيَانُ إِلَى عَبَّادِ بْنِ عَبَّادٍ: أَمَا بَعْدَ فَإِنَّكَ فِي زَمَانٍ كَانَ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَتَعَوَّذُونَ أَنْ يُدْرِكُوهُ وَلَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَيْسَ لَنَا، وَلَهُمْ مِنَ الْقِدَمِ مَا لَيْسَ لَنَا فَكَيْفَ بِنَا حِينَ أَدْرَكْنَاهُ عَلَى قِلَّةِ عِلْمٍ وَقِلَّةِ صَبْرٍ وَقِلَّةِ أَعْوَانٍ عَلَى الْخَيْرِ وَفَسَادٍ مِنَ النَّاسِ وَكَدَرٍ مِنَ الدُّنْيَا، فَعَلَيْكَ بِالْأَمْرِ الْأَوَّلِ وَالتَّمَسُّكِ بِهِ، وَعَلَيْكَ بِالْخُمُولِ فَإِنَّ هَذَا زَمَنُ خُمُولٍ، وَعَلَيْكَ بِالْعُزْلَةِ وَقِلَّةِ مُخَالَطَةِ النَّاسِ فَقَدْ كَانَ النَّاسُ إِذَا الْتَقَوْا يَنْتَفِعُ بَعْضُهُمْ بِبَعْضٍ، فَأَمَّا الْيَوْمُ فَقَدْ ذَهَبَ ذَاكَ وَالنَّجَاةُ فِي تَرْكِهِمْ فِيمَا نَرَى، وَإِيَّاكَ وَالْأُمَرَاءَ أَنْ تَدْنُو مِنْهُمْ وَتُخَالِطُهُمْ فِي شَيْءٍ مِنَ الْأَشْيَاءِ، وَإِيَّاكَ أَنْ تُخْدَعَ فَيُقَالَ لَكَ تَشْفَعُ وَتَدْرَأُ عَنْ مَظْلُومٍ أَوْ تُرَدَّ مَظْلِمَةً فَإِنَّ ذَلِكَ خَدِيعَةُ إِبْلِيسٍ، وَإِنَّمَا اتَّخَذَهَا فُجَّارُ الْقُرَّاءِ سُلَّمًا، وَكَانَ يُقَالُ: اتَّقُوا فِتْنَةَ الْعَابِدِ الْجَاهِلِ وَالْعَالِمِ الْفَاجِرِ فَإِنَّ فِتْنَتَهَا فِتْنَةٌ لِكُلِّ مَفْتُونٍ، وَمَا لَقِيتَ مِنَ الْمَسْأَلَةِ وَالْفُتْيَا فَاغْتَنِمْ ذَلِكَ وَلَا تُنَافِسْهُمْ فِيهِ، وَإِيَّاكَ أَنْ تَكُونَ كَمَنْ يُحِبُّ أَنْ يُعْمَلَ بِقَوْلِهِ أَوْ يُنْشَرَ قَوْلُهُ أَوْ يُسْمَعَ مِنْ قَوْلِهِ، فَإِذَا تَرَكَ ذَاكَ مِنْهُ عُرِفَ فِيهِ، وَإِيَّاكَ وَحُبَّ الرِّيَاسَةِ فَإِنَّ الرَّجُلَ تَكُونُ الرِّيَاسَةُ أَحَبُّ إِلَيْهِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَهُوَ بَابٌ غَامِضٌ لَا يُبْصِرُهُ إِلَّا الْبَصِيرُ مِنَ الْعُلَمَاءِ السَّمَاسِرَةِ، فَتَفَقَّدْ نَفْسَكَ وَاعْمَلْ بِنِيَّةٍ، وَاعْلَمْ أَنَّهُ قَدْ دَنَا مِنَ النَّاسِ أَمْرٌ يَشْتَهِي الرَّجُلُ أَنْ يَمُوتَ وَالسَّلَامُ

(Sufyan'us Sevri'nin kardeşinin oğlu) Hafs ibni Amr rivayet ediyor:

Sufyan, Abbad ibni Abbad'a bir mektup yazdı:
Emma bâd:

Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ashabının bizde olmayan ilim ve kıdem onlarda olduğu halde- o güne yetişmekten Allah'a sığındıkları bir günde yaşıyorsun!.. Peki ya bizim halimiz o güne; ilimsiz, sabırsız, hayra yardım edenlerin azlığı, insanların fesada uğradığı (bozulduğu) ve dünyanın sıkıntıları ile... (yokluk içinde o güne kavuşmamız)- nasıldır? Sana düşen işin evveline tutunup ona sarılmandır.

Sana tanınmamayı tavsiye ediyorum zira bu zaman tanınmama zamanıdır.

Sana uzleti tavsiye ediyorum ve insanlarla az beraber olmanı; önceleri insanlar karşılaştıklarında birbirlerinden istifade ederlerdi. Bugün ise bu bitti, bugün kurtuluş insanları terketmekte.

Yöneticilerden sakın!.. Onlarla bir araya gelmekten, onların işlerinden sakın!.. Senin için "yardımcı oluyor, mazlumu savunuyor" veya "mazlumun hakkını geri alıyor" denilmesine aldanma!.. Zira bu İblis'in fâcir kurraları yoldan saptırdığı- aldatmasıdır!.. Şöyle denirdi: "Cahil âbid ve fâcir alimin fitnesinden sakının zira bunların fitnesi herkesi yoldan çıkarır!..

Bir mesele veya fetva ile karşılaştığında onu değerlendir ancak kimseyle rekabet etme!.. Sözüyle amel edilmesinden, sözünün neşredilmesinden yada sözünün dinlenilmesinden hoşlanan biri olmaktan sakın!.. Bunlar terkedildiğinde etkileri o kimsede görülür.

Liderlikten sakın!.. Zira liderlik kişiye altın ve gümüşten daha sevimlidir; liderlik, akıllı ve basiretli alimlerden başkasının sezemeyeceği gizli bir kapıdır.

Nefsini kontrol et ve (salih) niyetle amel et!.. Bil ki; insanlara öyle bir hayat yaklaştı ki, kişi ölmeyi arzu eder!..

Vesselam!..

(Ebu Nûaym, Hilyet'ul Evliya, 6/376-377
İbni Receb, Şerh Hadis Me Zîben, 53-54;
Zehebi, Siyer Âlem'un Nubela;

Hafız el-Mizzi, Tehzib'ul Kemal, 14/143)

Allahuekber...Süfyan es Sevri kim bilir bizleri görseydi ne yapardı
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt