Nesh Meselesi

V Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Kur’an’da geçen nesh meselesi, tarih boyunca üzerinde konuşulan önemli konulardan biri olmuştur. Bazı kimseler, “Madem Allah’ın sözü değişmez, o halde neden bazı hükümler değişmiştir?” diye sorar. İlk bakışta zor gibi görünen bu soru, aslında Allah’ın hikmetini ve hükümlerin hangi amaçla gönderildiğini doğru anlamakla çözülebilir.

Öncelikle bilinmesi gereken temel nokta şudur: Nesh, Allah’ın bilgisinde meydana gelen bir değişiklik değildir. Çünkü değişim ve sonradan öğrenme, eksik bilgi sahibi olan varlıklar için söz konusudur. Allah ise geçmişi, geleceği ve bütün olacakları eksiksiz bilendir. Bir hükmün belirli bir süre uygulanması ve daha sonra başka bir hükümle değiştirilmesi, Allah’ın sonradan fikrini değiştirdiği anlamına gelmez. Aksine bu durum, başlangıçtan itibaren bilinen ilahi planın bir parçasıdır.

İnsan hayatına baktığımızda da aşamalı düzenlemelerin ne kadar doğal olduğunu görürüz. Bir çocuğa verilen eğitim ile yetişkin bir insana verilen sorumluluk aynı değildir. Çünkü insan gelişir, şartlar değişir ve ihtiyaçlar farklılaşır. Hiç kimse öğretmenin öğrencisine seviyesine göre farklı bilgiler vermesini “önce yanlış öğretti” şeklinde değerlendirmez. Aynı şekilde Allah’ın kullarını aşama aşama eğitmesi de bir eksiklik değil, rahmet ve hikmettir.

Neshin anlamı, önceki hükmün yanlış olduğu değildir. Bir hüküm, indirildiği dönem ve şartlar içerisinde en uygun hüküm olabilir. Daha sonra değişen şartlarla birlikte Allah başka bir hüküm gönderir. Bu, ilk hükmün değerini kaybettiği anlamına gelmez. Tıpkı bir tedavinin farklı aşamalarında farklı ilaçların kullanılması gibi, ilahi hükümler de insanlığın durumuna uygun şekilde gerçekleşmiştir.

Bazı insanlar “Eğer sonraki hüküm daha hayırlıysa, önceki neden gönderildi?” diye sorar. Bu sorunun cevabı şudur: Bir şeyin daha sonra gelmesi, onun daha değersiz olduğunu göstermez. Hayatta birçok şeyin zamanı geldiğinde uygulanması gerekir. En faydalı ilaç bile yanlış zamanda kullanılırsa fayda sağlamayabilir. Hikmet, sadece neyin verileceğinde değil, ne zaman verileceğinde de ortaya çıkar.

İbn Teymiyye’nin açıkladığı gibi, ayette geçen “daha hayırlısını veya benzerini getiririz” ifadesi, Allah’ın kulları için daha faydalı ve daha uygun olanı getirmesini ifade eder. Çünkü bir hükmün üstünlüğü bazen taşıdığı fayda ve meydana getirdiği sonuçlarla anlaşılır. Allah kullarını zorlaştırmak için değil, onları korumak ve doğru olana yönlendirmek için hükümler koymuştur.

Nesh meselesi aynı zamanda Kur’an’ın bütünlüğünü gösterir. Çünkü kaldırılan bir hüküm boşlukta bırakılmamış, onun yerine ya benzeri ya da daha uygun olanı getirilmiştir. Allah’ın kelamında eksilme yoktur. Değişen, insanların karşılaştığı uygulama şeklidir; Allah’ın ilmi ve hikmeti ise değişmez.

Akıl sahibi bir insan, her değişimi çelişki olarak görmez. Bazen değişim, daha büyük bir amaca ulaşmak için gerçekleşir. Kanunlar toplumların ihtiyaçlarına göre değişebilir, eğitim yöntemleri gelişebilir, tedavi şekilleri farklılaşabilir. Bunların hiçbiri öncekinin bilgisizlikten kaynaklandığını göstermez. Asıl mesele, değişimin arkasındaki amacı anlamaktır.

Nesh, Kur’an’a yöneltilecek bir eleştiri değil; Allah’ın kullarına olan merhametinin ve sonsuz hikmetinin bir göstergesidir. Allah, her hükmü belirli bir amaçla ve belirli bir hikmetle indirmiştir. İnsan sınırlı bilgisiyle olayların sadece görünen tarafını değerlendirirken, Allah bütün zamanı ve bütün sonuçları kuşatan ilmiyle hükmeder. Nesh, bir çelişki değil; ilahi terbiyenin ve hikmetin açık bir delilidir.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt