Din Arapların mı?

Kadızâde-i İstanbûlî Çevrimdışı

Kadızâde-i İstanbûlî

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Gündemde dönüp dolaşan o meşhur muhabbet: "Peygamber Arap’tı, Kur'an Arapça indi; e biz niye Arap’ın dinine uyuyoruz?"

İbrahim Sûresi 4. ayette Allah şöyle buyuruyor: "Biz her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara net bir şekilde anlatsın."

Buradaki ince detayı kaçıranlar hemen atlıyor. Ayet "Peygamberi SADECE kendi kavmine gönderdik" demiyor; "kendi kavminin DİLİYLE gönderdik" diyor. İkisi arasında dağlar kadar fark var!

Bunu anlamak için profesör olmaya gerek yok, düz sokak mantığı yeter:Siz bugün İngilizce veya Almanca yazılmış bir tıp kitabını Türkçeye çevirip okuyorsunuz, değil mi? Hiç "Bu tıp kitabı Almanca yazılmış, beni bağlamaz" deyip hastayı ölüme terk eden bir doktor gördünüz mü? Göremezsiniz. Çünkü ilim ve hakikat evrenseldir; dil ise o hakikati taşıyan ambalajdan ibarettir.

İlk muhatap olan Kureyş’in mesajı kendi diliyle eksiksiz anlaması gerekiyordu ki, o mesajı bozmadan dünya halklarına taşıyabilsinler. Yani Arapça, dinin sahibi olduğu için değil; ilk teslimat adresi orası olduğu için seçildi.

Tarihte "Bize kendi dilimizde kitap verildi" diye caka satanlar da aynı bahaneye sarılıyordu. Oysa Hz. İsa İbranice konuştu; ama Rumlar da Latinler de ona uydu. Son güncelleme (Hz. Muhammed) geldiğinde ise "Biz eski sürümde kalacağız" deme lüksleri bitti. Üstelik kendi ellerindeki metinler dilden dile geçerken darmadağın olmuşken, Kur'an tek kelimesi değişmeden bugüne ulaştı.

Lafı uzatmaya gerek yok: Din ne Arapların mülküdür ne de dil bir engeldir. "Arapça" bahanesine sığınıp mesajdan kaçmak sadece kendini kandırmaktır. Çevir, oku, anla ve yaşa. Mesaj net, adres belli!
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt