Haber Abd Destekli Güçlerin Medrese Bombardımanında 100'den Fazla Kişi Öldü

Alp Arslan

ملة ابراهيم
Üye
Afganistan’ın kuzeyindeki Kunduz iline bağlı Deşt-i Arçi ilçesinde Kabil hükümetine bağlı hava kuvvetleri bir hava saldırısı gerçekleştirdi. İslami bir tören/toplantının hedef alındığı hava saldırında, yerel bir yetkiliye göre en az 70 kişi ölürken 30 kişi de yaralandı.

Deşt-i Arçi kaymakamı Nasreddin Sadi, öğle vaktinde bir cami ve çevresindeki arazilerde toplanan yaklaşık bin kişiye helikopterlerin saldırdığını söyledi. Telefonla ulaşılan kaynaklar caminin aynı zamanda bir medrese olarak kullanıldığını söyledi.

Aynı zamanda Taliban mensuplarının da bölgede olduğunu aktaran kaynaklar, grubun buradaki “mezuniyet törenini” organize ettiğini belirtti.

Nasreddin Sadi, toplantının tamamen sivillerden oluştuğunu ve dini etkinlik temelinde toplanıldığını, ancak Kabil hükümeti güçlerinin silahlı Taliban savaşçılarının da bölgede bulunması sebebiyle medreseyi hedef aldığını aktardı.

Ancak Kabil hükümetine bağlı Savunma Bakanlığı sözcülerinden General Muhammed Radmaniş, toplantının sivil ve dini olduğu ifadesini reddetti ve “Taliban ve diğer direnişçi gruplar Afgan güçlerine saldırı planlıyordu fakat planları güçlerimiz tarafından keşfedildi. Helikopterlerimiz tarafından düzenlenen saldırıda, bir Taliban komutanı da dahil olmak üzere 21 terörist öldürüldü. Burası bir meskun mahal değildi ve sadece teröristlerle Taliban burada faaldi. Bölgede sivil yoktu.” ifadelerini kullandı.

Görgü şahitlerine göre siviller hedef alındı
Görgü şahitleri kurbanlar arasında çok sayıda çocuk ve sivilin olduğunu ifade etmekte. Deşt-i Arçi ilçesi, sık sık çatışmalara sahne olan ve Taliban’ın kalesi olarak nitelendirilen bir bölge. Mayıs ayında bölgede düzenlenen ABD hava saldırısında Taliban’ın Kunduz valisi Molla Abdüsselam’ın öldürüldüğü açıklanmıştı. Abdüsselam’ın öldürüldüğü Taliban kaynaklarınca da doğrulanmıştı.

“Çok az sayıda Taliban mensubu vardı, katılanların çoğu sivildi”
İsminin Muhammed olduğu belirtilen 40 yaşındaki bir çiftçi, söz konusu toplantıda çok az sayıda Taliban mensubu olduğunu ve katılanların çoğunun medrese öğrencisi ve mezunu sivillerden oluştuğunu söyledi. 40 yaşındaki görgü şahidi, ilk roketlerin bir grup gencin üzerine düştüğünü belirtti. Ölenler arasında 10 yaşındaki yeğeninin de olduğunu belirten çiftçi, çocukların sıklıkla buraya geldiğini zira törende bedava yemek dağıtıldığını ifade etti.









Taliban sözcüsü Zebihullah Mücahid, ölü sayısının resmi rakamlardan çok daha fazla olduğunu ve toplantıda hiçbir mensuplarının bulunmadığını ifade etti. Zebihullah Mücahid, “Sivilleri bombalamak ve onların mücahit olduğunu söylemek Amerika ve kölelerinin alışkanlığı. Sivillerin ölümünden ve dinin tahkir edilmesinden sorumlu olanlar adalete teslim edilecek” açıklamasında bulundu.

Öte yandan sivilleri hedef alan bu saldırı, Afgan hava kuvvetleri tarafından ilk kez düzenlenmiyor. Geçtiğimiz günlerde de ülkenin güneyindeki Kandahar ilinde Afgan hava kuvvetlerine ait uçaklar tarafından düzenlenen saldırıda en az 19 sivil yaşamını yitirmişti.

ABD tarafından sağlanan destekle kurulan Afgan Hava Kuvvetleri biriminin Afganistan sahasından aktif olarak görev yapan MD 530F tipi helikopter ve A-29 tipi yakın destek uçağı bulunuyor.

Kaynak: mepanews
 

Halid Ahmed

İyi Bilinen Üye
Üye
Bİ’Rİ MAÛNE VE REC’İ OLAYI

Hicretin 4. yılında Adel ve Kare kabilesinden bir heyet Rasûlullah (sav)’a gelerek kendilerinin Müslüman olduklarını belirtmişlerdir. Ardından “Ya Rasûlullah! İslam, kabilemiz içinde yayılmaya başladı. Ashabından bazılarını bizimle birlikte gönder de, onlar bize dini iyice anlatsınlar, Kur’an okutsunlar ve İslam’ı öğretsinler” diye istekte bulunmuşlardır.

Hz. Peygamber de onların isteklerini kabul etmiş ve sayıları altı ile on arasında değişen bir heyet göndermiştir. Bunlar Mekke ile Asfan arasında Huzeyl kabilesine ait bir kuyunun başına vardıklarında Rec’i denilen mevkide ihanete uğramışlardır. Müslümanlar kendilerinden oldukça kalabalık olan insanlara karşı mukavemet göstermişlerse de sonuçta şehit düşmüşlerdir. [1]

PEYGAMBER EFENDİMİZ, YETMİŞ DÂVETÇİ GÖNDERDİ


Yine aynı yılda aynı maksatla Amir b. Sa’saa kabilesi reisi Ebû Berâ Amir b. Malik Hz. Peygamber’i ziyaret etmiş, İslam hakkında bilgiler edinmişti. Müslüman olmamasına rağmen Rasûlullah (sav)’tan kabilesine İslam’ı anlatacak bazı kimseleri göndermesini talep etmişti. Rasûlullah (sav), Rec’i olayından çekindiği için bu sefer daha dikkatli davranmak zorunda kalmıştır. Dolayısıyla gönderilecek davetçilerin hayatlarından endişelendiği için Ebû Berâ’dan bu yöndeki endişesini gidermesini istemiştir. Ebû Berâ, bunun üzerine onlara eman verdiğini ifade etmiştir. Ebû Berâ’nın kabilesinin içindeki nüfuzuna güvendiği için Hz. Peygamber, sayıları kırk ile yetmiş arasında olduğu belirtilen, çoğu Ensar’dan olan ve Kur’ân’ı iyi bilen, ashab-ı suffe halkından davetçiler göndermiştir. Bunlar, Benû Âmir sınırları içerisinde Bi’ri Maûne denilen yere vardıklarında Haram b. Milhan (ra)’ı, Amr b. Tufeyl’e göndererek Peygamberimizin mektubunu ona iletmiştir. Amir, mektuba bakmadan Haram’ı öldürtmüş, kendisine komşu olan diğer kabilelere de haber göndererek toplanmalarını istemiştir. Bu arada Haram’ın dönüşünün gecikmesi üzerine diğer arkadaşları da Amir’in yanına gitmişler, ancak Amr b. Ümeyye (ra) hariç hepsi şehit edilmiştir. [2]

RESÛLLAH’IN ETTİĞİ BEDDUA

Hz. Peygamber, aynı yılda bu iki korkunç olayın meydana gelmesinden oldukça üzüntü duymuştur. Çünkü bu insanlar masum, karşı tarafın isteği üzerine gönderilmiş savunmasız insanlardı. İşte bu yüzden Rasûlullah (sav)’ın, Bi’ri Maûne olayının olduğu günün ertesi sabah namazında birinci rekâttan sonra, ikinci rekâtın rükûundan doğrulduğu zaman şöyle beddua ettiği belirtilmektedir:

“Ey Allah’ım! Mudar kabilelerini şiddetle yok et! Ey Allah’ım! Onların yıllarını, Yusuf Peygamber’in kıtlık yılları gibi çetin yap, dünyayı başlarına dar getir! Ey Allah’ım! Lıhyan oğullarını, Adel, Kare, Zi’b, Rı’l, Zekvan ve Usayya kabilelerini sana havale ediyorum! Çünkü onlar, Allah’a ve Resulüne asi oldular. Allah’ım! Lihyan, Adel ve Kare kabilelerini sana havale ediyorum. Allah’ım! Velid b. Velid, Seleme b. Hişam ve Ayyâş b. Ebî Rebîa ve müminlerden mustazafları sen kurtar!” [3]

PEYGAMBERİMİZİN ETTİĞİ BEDDUA’NIN HİKMETİ

Rasûlullah (sav)’ın bu duaya beş vakit namazlarında bir ay devam ettiği, arkasında bulunan cemaatin de “âmin” dediği belirtilmektedir. [4] Kur’ân’ın ifadesi [5] ve Rasûlullah (sav)’ın beyanıyla da sabit olduğu gibi [6] rahmet peygamberi olarak gönderilen Muhammed Mustafa (sav)’in -Taif yolculuğunda gördüğümüz üzere- kendisine ve ashabına yöneltilen birçok haksızlık ve tecavüz karşısında bedduaya tevessül etmediği halde Bi’ri Maûne hadisesi sebebiyle bedduada bulunması dikkat çekicidir. Söz konusu olayda savaş maksadıyla değil, tamamen insani ve ahlaki mülahazalarla gönderilen seçkin ve kalabalık bir irşat heyetinin, hem de kendileri için can güvenliği verildiği halde, genel ahlak kurallarına ve Araplar arasında son derece önemli kabul edilen geleneklere aykırı olarak savunmasız bir şekilde öldürülmesi, Hz. Peygamber’i fazlasıyla infiale sevk etmiş olmalıdır. [7]

BEDDUA’NIN KABULÜ

Peygamberimiz’in bu duasının Allah tarafından kabul gördüğünü görmekteyiz. Çünkü Bedrü’l-Mev’ıd Seferi [8] münasebetiyle Kureyş lideri Ebû Süfyan da bunu itiraf etmek zorunda kamıştır. O yılda yağışlar kesilmiş, sular çekilmiş, yeşillikler, otlar kavrulup kurumuş, sefere çıkmaktan gözlerini yıldıran sert bir yıl olmuştur. [9]

Dipnotlar: [1] Geniş bilgi için bkz. Vâkidî, I, 354-362.; İbn Sa’d, II, 55. Taberi, II, 77.; Köksal, IV, 14-32; [2] Geniş bilgi için bkz. Vâkidî, I, 346-353.; İbn Hişam, III, 152-156.; İbn Sa’d, II, 51-54.; İbn Kesir, el-Bidâye ve’n-Nihâye, Beyrut 1966, IV, 73-75.; Köksal, IV, 33-57.; Önkal, “Bi’ri Maune”, DİA, İstanbul 1992, VI, 195-196.; M. J. Kister, “Bi’rimaûne Seferi”, çev. Ünal Kılıç -Ali Aksu, İstem Dergisi, Konya 2003, cilt:1, sayı:1, s. 183-201. [3] Vâkidî, I, 350. [4]Köksal, IV, 43. [5] Enbiya, 21/107. [6] Müslim, Fezail, 126. [7]Önkal, agm., VI, 196. [8] İbn Sa’d, II, 59-61. [9] Köksal, IV, 43.

Allah Subhanehu ve Teâlâ ABD ve isbirlikcilerini,muslumanlarin kanını icen zalimleri paramparça etsin
 

::IM4M`UL-HAREMEYN::

Tevhid ve Cihad
Üye
Siz bir de "Taliban ve Deaş var diye" (!) Afanistan'tan kaçıp da Avrupa'ya veya Türkiye'ye gitmek için insan kaçakçılarına 1000-1500 dolar veren insanları düşünün..
 
Üst Alt