İlim Yolculuğu / Tavsiye, İstişare, Hasbihal

La Tahzen

لا تحزن ان الله معنا
Üye
Es selamu aleykum kardeşler.

Kendi halinde veya daha ileri hayalleri olan kardeşler için takıldığımız noktalar, öneriler, istişare için böyle bir konu aklıma geldi. Nerelerde yanlış yapıyoruz, yapmamız gerekenler nedir, mesela "aklımda kalmıyor" gibi şikayetler için. Bana da faydası olması duasıyla bismillah diyerek konuyu başlatıyorum. Ayet, hadis, alimlerin sözleri ve faydalı her bilgi eklenebilir.
 

IsLaM4eVeR

لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah
Admin
aleykum selam konu acilimi baya bir genis olmus kapsami.

Bayadir yani bayadir derken seneleri asti nerede yanlis yapiyorum diye düsünerek......... neyse icerigini acmayacagim cünkü insanoglu hatasindan cikamiyor o kadar cok hata ve yanlisimiz var ki... Rabbim bizleri affetsin.

ilk olarak diyecegim müslümanin degerini bilmemiz gerekiyor, egrisiyle dogrusuyla, hatasiyla ve de günahiyla müslüman, müslümandir ve bizim kardesimizdir, biz bizi her türlü olumsuzlugumuzla Allah icin sevebilmemiz gerekiyor.
 

Deniz

İyi Bilinen Üye
Üye
Benim ilim yolculuğum internette başladı, internette ilerledi ama internette ne kadar yeterlilikte devam edebilir bilmiyorum. Sanki bir duraklama dönemine girdim, özellikle temel konulardan sonra, ihtilaflı meselelere girince işler karıştı. Bunda öfkeli ve heyecanlı kişilerin bana karşı tebliğ çalışmalarının payı çok, Allah bu hızlı kardeşlerimize af ve afiyet versin, ne kadar kaçsam da bir yerlerden karşıma çıkıyorlar. Bir daha çıkmasınlar diye artık kimseyle kolay kolay ikili diyaloğa girmiyorum.
 

Ummu Aişe

حسبي الله ونعم الوكيل
Site Emektarı
Üye
Bir daha çıkmasınlar diye artık kimseyle kolay kolay ikili diyaloğa girmiyorum.
Ne kadar üzücü bir durum, tebliğde sabrın ve yumuşaklığın önemini tekraren görüyoruz burada. Cemaatten kaçırarak değil, cemaatin rahmetine şahid tutarak insanları kazanabiliriz oysaki. Herkesin ilim düzeyi ve daha önemlisi yeni bir ilmi alma düzeyi eşit değildir. Ve insan tavırlardan etkilenen, duygusal bir varlıktır. Dolayısıyla tebliğde herhangi bir tavır değil, bizim için ebedi örnek konumunda olan Rasulullah'ın (sav) tavrı "tavır olarak" benimsenmelidir. Baskı yok, kabalık yok; yumuşaklık var, sabır var.
 

طالب بن عايد

انا لله وانا اليه راجعون
Üye
Es selamu aleykum kardeşler.
Ve aleykum selam ve rahmetullah.. Konu çok gerekli ve güzel, Allah swt sizden ve diğer kardeşlerden razı olsun. Amin..
Ne kadar üzücü bir durum, tebliğde sabrın ve yumuşaklığın önemini tekraren görüyoruz burada. Cemaatten kaçırarak değil, cemaatin rahmetine şahit tutarak insanları kazanabiliriz oysaki. Herkesin ilim düzeyi ve daha önemlisi yeni bir ilmi alma düzeyi eşit değildir. Ve insan tavırlardan etkilenen, duygusal bir varlıktır. Dolayısıyla tebliğde herhangi bir tavır değil, bizim için ebedi örnek konumunda olan Rasulullah'ın (sav) tavrı "tavır olarak" benimsenmelidir. Baskı yok, kabalık yok; yumuşaklık var, sabır var.
Bu tavır konusunda çok sıkıntım var, Allah swt yardımcımız olsun.. Bazen bilemiyorum gerçekten ben mi kabayım yoksa karşıdakiler mi öyle algılıyor anlayamıyorum.. Aslında insanlara karşı yumuşak davranıyorum ve usulünce anlatmaya çalışıyorum ama gerçekten insanların çoğu açıkçası ilim öğrenmek istemiyor ve hemen olayı şahsi zıtlaşmalara götürüyor, sonra da "bana anlatma" diyor.. Böyle olunca yine kaba davranmadığımı düşünerek sabırla onlardan bulundukları halleri ve uygulamaları için delil istiyorum.. Yine delilsizce saldırma ve dışlama tavrına bürünüyorlar ve alaya alıyorlar.. Davet ve tebliğ çok büyük bir iş, Resulullah sas ve diğer Peygamberler as neler çektiler bu insanlardan Allah'ım.. Şu da bir gerçek ki Allah'ın izniyle savaş olmadan önce İslam'a giren ashab ra'hum gibi İslam'a aç ve samimi şahsiyetleri bulmak artık kolay değil, kaldı ki o dönemde bile İslam güçlenip ordular hazırlanınca bazı kişiler ancak İslam'a girebildi. Yani bir takım insanlar/belki de çoğu ancak zordan anlıyor. Tabi bu zorlamayı bizler ferd ferd uygulayamacağımıza ve İslam devletimiz henüz olmadığına göre işimiz gerçekten bir hayli zor ve sabır gerektiriyor.. İşin kötüsü sorunun çoğunu tebliğ edilen gayrimuslimler değil davet edilen "Müslümanım" diyen kişiler teşkil ediyor, le havle ve le kuvvete ille billeh.. Allah cc bugünümüzü de sonumuzu da hayr etsin, bizleri Resulullah sas'ın mu'tedil Sünnetinden ayırmasın. Amin..
 
Son düzenleme:

La Tahzen

لا تحزن ان الله معنا
Üye
aleykum selam konu acilimi baya bir genis olmus kapsami.

Bayadir yani bayadir derken seneleri asti nerede yanlis yapiyorum diye düsünerek......... neyse icerigini acmayacagim cünkü insanoglu hatasindan cikamiyor o kadar cok hata ve yanlisimiz var ki... Rabbim bizleri affetsin.

ilk olarak diyecegim müslümanin degerini bilmemiz gerekiyor, egrisiyle dogrusuyla, hatasiyla ve de günahiyla müslüman, müslümandir ve bizim kardesimizdir, biz bizi her türlü olumsuzlugumuzla Allah icin sevebilmemiz gerekiyor.
İki cevapla konu bitmesin diye abi, engeller çok çeşitli, her duruma göre bir şeyler bulunsun istedim. Hatırlatma konusu da olsun, ilme teşvik etsin çok ihtiyacımız var.
 

Ummu Aişe

حسبي الله ونعم الوكيل
Site Emektarı
Üye
Ve aleykum selam ve rahmetullah.. Konu çok gerekli ve güzel, Allah swt sizden ve diğer kardeşlerden razı olsun. Amin..

Bu tavır konusunda çok sıkıntım var, Allah swt yardımcımız olsun.. Bazen bilemiyorum gerçekten ben mi kabayım yoksa karşıdakiler mi öyle algılıyor anlayamıyorum.. Aslında insanlara karşı yumuşak davranıyorum ve usulünce anlatmaya çalışıyorum ama gerçekten insanların çoğu açıkçası ilim öğrenmek istemiyor ve hemen olayı şahsi zıtlaşmalara götürüyor, sonra da "bana anlatma" diyor.. Böyle olunca yine kaba davranmadığımı düşünerek sabırla onlardan bulundukları halleri ve uygulamaları için delil istiyorum.. Yine delilsizce saldırma ve dışlama tavrına bürünüyorlar ve alaya alıyorlar.. Davet ve tebliğ çok büyük bir iş, Resulullah sas ve diğer Peygamberler as neler çektiler bu insanlardan Allah'ım.. Şu da bir gerçek ki Allah'ın izniyle savaş olmadan önce İslam'a giren ashab ra'hum gibi İslam'a aç ve samimi şahsiyetleri bulmak artık kolay değil, kaldı ki o dönemde bile İslam güçlenip ordular hazırlanınca bazı kişiler ancak İslam'a girebildi. Yani bir takım insanlar/belki de çoğu ancak zordan anlıyor. Tabi bu zorlamayı bizler ferd ferd uygulayamacağımıza ve İslam devletimiz henüz olmadığına göre işimiz gerçekten bir hayli zor ve sabır gerektiriyor.. İşin kötüsü sorunun çoğunu tebliğ edilen gayrimuslimler değil davet edilen "Müslümanım" diyen kişiler teşkil ediyor, le havle ve le kuvvete ille billeh.. Allah cc bugünümüzü de sonumuzu da hayr etsin, bizleri Resulullah sas'ın mu'tedil Sünnetinden ayırmasın. Amin..
İnsanlar cehaletlerinin farkında bile olmadığı, herşeyi bildiklerini sandıkları için böyle bir savunma mekanizmaları var, bunu kırmadan çoğu kez zordur tebliğ. Bu nasıl olur, mesela ilk etapta yurdum insanının bilmediğinden emin olduğumuz kavramları öğretmeye başlayarak, bu herşeyi bildikleri zanlarında haksız olduklarını kendilerine ispatlayabilirsek gerisi kolay olabilir. Mesela "ilah nedir?" sorusuna çoğu kişi yanlış cevap veriyor, hatta "neredeyse" hepsi. Alınan cevabın ardından, ilah kelimesini ilgili ayetler ve hadislerle açıkladığımızda "aa evet doğru" demek zorunda kalıyorlar. Psikolojik açıdan da, bunun gibi bir kaç evet'i peşpeşe aldıktan sonra, kişinin size olan güvenini kazanmanız mümkün, hedefiniz bu olsun inşaAllah. (Başka usuller de denenebilir tabi, bu misallerden biri)

Ardından hala bildiğine devam eden olursa, ki illaki olur, bu da Allah'ın o kişiye -en azından o anda- hidayet vermesini istemediğindendir. Umudunuzu kaybetmeyin, tebliğiniz zihne ekilen bir tohumsa, uygun şartlar gerçekleştiğinde belki de sizin haberiniz bile olmadan filizlenecektir. O kişinin, "Birgün biri bana tebliğ etmişti, ben anlamayıp terslemiştim de yine de sabırla anlatmaya çalışmıştı. Şimdi onu anlıyorum, Allah o kardeşe merhamet etsin," diye anacağı birisi olmanız mümkün. Rabbim bu yolda duacılarımızı çoğaltsın amin.

Not: Benim de cahillik dönemimden kalma, böyle dua ettiğim biri var. Kimdir necidir bilmem; bir başka sitede üyeyken anlattıklarına binaen, o kişiyi şikayet edip yönetime banlattırmıştım; Allah affetsin ) Şimdi onun haklı olduğunu biliyorum ve duacısıyım; Allah iki cihanda aziz eylesin, amiinn..
 

JuNDuLLAH

İyi Bilinen Üye
Üye
Göz ardı edilen ilk şeylerden bir tanesi.!
Bir kardeş islam adına konuşunca karşısındaki kişilerin kendisini patdanak düzeltmesi isteğidir.

Bu öyle günümüzde mümkün değildir. Çünkü ibadet bilinçli yapılmıyor.

Bu durumla ilgili
oluşturdukları deyimler ve sözler mevcut misal olarak

- Yaşlanınca kılarım
-Gencim güzelim daha var
-Herkez kıldığı için oda ayıp olmasın diye kılıyor.
-Cuma ya herkez gidiyor,bende gideyim gibi.


yani bir taklid mevcut,

Daha sonra bu gruptan biri birşeyler öğrenmek için yola çıkıyor,Kitap okuyor cemaat dergah vb yerlere gidiyor, veya bizim forum gibi forumlarda aradığını bulmaya çalışıyor.

Bu insana tevhid den bahsedince elbette düşünüyor bir çatışma yaşıyor.Eee doğrusu buysa o zaman bu cemaatler bu namaz kılanlar bosuna mı diye heyheylenıyor.Bu kez tartışma çıkıyor kişi tamamen bidatların olduğu merkezlere göç ediyor.

Bazende bu kişi veya kişiler bir kaç kitap okuyor ve allame olduğunu düşüyor.Çıkıyor meydana ALLAH a davet ettiğini iddaa ediyor.Ama insanların kalbini kırarak onları sanki cehennemin yedi kat altına girmişde hic cıkmayacakmış gibi yerden yere vurarak insanlara islamı anlatmaya çalışıyor ee sonunda tabiki de tekfirci mührünü suratına yiyor.

Şunu unutmamalı sanki islamın ona ihtiyacı varmış gibi din anlatılmaz. Kişi asıl islama muhtaç olandır.Çünkü islamla yaşar İslam ile hareket ederse bu zat cehennemden kurtulup ahiretine ulaşacaktır.
Davetlerimizi anlatımlarımızı buna göre yaparsak bir nebze daha başarılı oluruz diye düşünüyorum.

Kurtulmak istiyorsan kardeşim islamı ALLAH ve rasulunun birdirdiği gibi yaşayacaksın...
 

Muddessir

İyi Bilinen Üye
Yönetici
Frm. Yöneticisi
Üye
Es selamu aleykum kardeşler.

Kendi halinde veya daha ileri hayalleri olan kardeşler için takıldığımız noktalar, öneriler, istişare için böyle bir konu aklıma geldi. Nerelerde yanlış yapıyoruz, yapmamız gerekenler nedir, mesela "aklımda kalmıyor" gibi şikayetler için. Bana da faydası olması duasıyla bismillah diyerek konuyu başlatıyorum. Ayet, hadis, alimlerin sözleri ve faydalı her bilgi eklenebilir.
Aleykum selam ve Rahmetullah

Detaylı ve geniş bir meseleyi ele almışsınız. İnşaAllah hep beraber faydalanırız.

İbnül cevzi şöyle der

İnsanların ayıpları içerisinde şundan daha kötüsünü görmedim. Mükemmelliğe güç yetiren kişinin yetersiz çalışması.

Malum hepimizin kendimizce bir hedefi ve muhteşem fikirleri var. Fakat bu hedeflere veya fikirlere sahip olmak yeterli degildir. Çünkü Üzerinde çalışılıp sonuç alınmadıkça o fikrin ve hedefin hiçbir degeri yoktur. Yani sadece düşünmekle bişey olmayacağının farkındayız.

Bana göre yapacağımız en önemli şey, öncelikleri belirleyip planlı olmaktır. En kötü plan bile plansızlıktan iyidir. Planlarımız bizi azimli kılar. Bu plan çerçevesinde bazen küçük bir problemle karşılaştığımızda hemen tökezleyebiliyoruz. Bu gibi durumlarda tüm projeyi büsbütün terk edemeyiz. Sonucta fıkıhta bir kaide vardır. "Birşey büsbütün ifa edilemiyorsa büsbütün terkedilmez." diye. Yani elimizden ne geliyorsa onu yaparız ve çogu zaman çözüm biz farkında olmadan Allahın yardımıyla gelir. Bu yüzden sıkıldıgımızda ve ya bir problemle karşılaştığımızda belli bir müddet mola verebiliriz. Bizim projelerimizin yarım kalmasındaki bir diğer husus da zaten şu molaları kendimize sunmayışımız. Kendimize nefes alacak bir alan mutlaka bırakmalıyız. En nihayetinde insanız ve yoruluyoruz. Yani bu kısmın özeti, etkili bir çalışma alanı belirlemektir. Bunun ardından zamanı da etkili bir şekilde kullanmamız önemlidir.

Zaman noktasında da eminim hepimizin sorunları mevcut. Bu konuda zaman endeksli bir Müslüman olup aksaklıklara karşı bir telafi yöntemi geliştirmemiz gerekli.

Gereksiz birliktelikler, gündemler, alanlar (sosyal ağlar) dan da kaçınırsak(ki bu zaman yönetimi noktasında elzem olan bişey) Allahın izniyle başarı elde ederiz.

Ve gene benim için önemli olan bir diğer husus tecrübe sahibi büyüklerimizden tavsiyeler almaktır. Çünkü başarılar azim ve tecrübeyle elde edilir.

Yazacak cok şeyin oldugunu düşünüyorum ama aklıma şuan için bunlar geliyor. Ve son olarak Mehmet Akif'in şiirinden bir kesit yazmak istiyorum.

Ey dipdiri meyyit, iki el bir baş içindir
Davransana, ellerde senin başta senindir.
 

Ummu Aişe

حسبي الله ونعم الوكيل
Site Emektarı
Üye
Aleykum selam ve Rahmetullah

Detaylı ve geniş bir meseleyi ele almışsınız. İnşaAllah hep beraber faydalanırız.

İbnül cevzi şöyle der

İnsanların ayıpları içerisinde şundan daha kötüsünü görmedim. Mükemmelliğe güç yetiren kişinin yetersiz çalışması.

Malum hepimizin kendimizce bir hedefi ve muhteşem fikirleri var. Fakat bu hedeflere veya fikirlere sahip olmak yeterli degildir. Çünkü Üzerinde çalışılıp sonuç alınmadıkça o fikrin ve hedefin hiçbir degeri yoktur. Yani sadece düşünmekle bişey olmayacağının farkındayız.

Bana göre yapacağımız en önemli şey, öncelikleri belirleyip planlı olmaktır. En kötü plan bile plansızlıktan iyidir. Planlarımız bizi azimli kılar. Bu plan çerçevesinde bazen küçük bir problemle karşılaştığımızda hemen tökezleyebiliyoruz. Bu gibi durumlarda tüm projeyi büsbütün terk edemeyiz. Sonucta fıkıhta bir kaide vardır. "Birşey büsbütün ifa edilemiyorsa büsbütün terkedilmez." diye. Yani elimizden ne geliyorsa onu yaparız ve çogu zaman çözüm biz farkında olmadan Allahın yardımıyla gelir. Bu yüzden sıkıldıgımızda ve ya bir problemle karşılaştığımızda belli bir müddet mola verebiliriz. Bizim projelerimizin yarım kalmasındaki bir diğer husus da zaten şu molaları kendimize sunmayışımız. Kendimize nefes alacak bir alan mutlaka bırakmalıyız. En nihayetinde insanız ve yoruluyoruz. Yani bu kısmın özeti, etkili bir çalışma alanı belirlemektir. Bunun ardından zamanı da etkili bir şekilde kullanmamız önemlidir.

Zaman noktasında da eminim hepimizin sorunları mevcut. Bu konuda zaman endeksli bir Müslüman olup aksaklıklara karşı bir telafi yöntemi geliştirmemiz gerekli.

Gereksiz birliktelikler, gündemler, alanlar (sosyal ağlar) dan da kaçınırsak(ki bu zaman yönetimi noktasında elzem olan bişey) Allahın izniyle başarı elde ederiz.

Ve gene benim için önemli olan bir diğer husus tecrübe sahibi büyüklerimizden tavsiyeler almaktır. Çünkü başarılar azim ve tecrübeyle elde edilir.

Yazacak cok şeyin oldugunu düşünüyorum ama aklıma şuan için bunlar geliyor. Ve son olarak Mehmet Akif'in şiirinden bir kesit yazmak istiyorum.

Ey dipdiri meyyit, iki el bir baş içindir
Davransana, ellerde senin başta senindir.
Allah ecrini versin uhtim, maşaAllah çok faydalı noktalara temas etmişsin. Odaklanma bu işin temel noktası; şeytan sağdan soldan her yönden bizi amacımızdan saptıracak yöntemlerle hücum edecek. Biz ise hedefe kilitlenip sabredersek, odağımızı korursak, ancak o zaman arzu ettiklerimize kavuşmamız söz konusu olabilir.
 

Muddessir

İyi Bilinen Üye
Yönetici
Frm. Yöneticisi
Üye
Allah ecrini versin uhtim, maşaAllah çok faydalı noktalara temas etmişsin. Odaklanma bu işin temel noktası; şeytan sağdan soldan her yönden bizi amacımızdan saptıracak yöntemlerle hücum edecek. Biz ise hedefe kilitlenip sabredersek, odağımızı korursak, ancak o zaman arzu ettiklerimize kavuşmamız söz konusu olabilir.
Amin ecmain.

Kesinlikle.. Odaklanmak ve sabretmek önemli iki kavram.
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Yönetici
Frm. Yöneticisi
Es selamu aleykum kardeşler.

Kendi halinde veya daha ileri hayalleri olan kardeşler için takıldığımız noktalar, öneriler, istişare için böyle bir konu aklıma geldi. Nerelerde yanlış yapıyoruz, yapmamız gerekenler nedir, mesela "aklımda kalmıyor" gibi şikayetler için. Bana da faydası olması duasıyla bismillah diyerek konuyu başlatıyorum. Ayet, hadis, alimlerin sözleri ve faydalı her bilgi eklenebilir.
aleykumselam rahmatullahi ve berekad kardeşim

Hz.Ömer (r.a) diyor ki: Yanlızlık,cahil kimselerle oturmaktan hayırlıdır.Kendi halim de biri olarak, üzülerek söylüyorum hayallerimizin büyük olmasını istiyorsak cemaat olmak zorundayız.

Nitekim Yine
Ömer (r.a) bir gün dostlarıyla birlikte oturuyordu. Onlara Allah’tan bâzı talep ve temennîlerde bulunmalarını istedi. Oradakilerden bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu paralarım olsa da Allah yolunda infâk etsem!..” dedi.
Bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu altınlarım olsa da Allah için harcasam!..” dedi.
Bâzıları da:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu mücevherlere sâhip olsam da onları Allah yolunda sarf etsem!..” diye temennî etti.
Ancak Ömer (r.a):
“–Daha fazlasını isteyin!” deyince onlar:
“–Allah Teâlâ’dan daha başka ne isteyebiliriz ki?!” dediler.

Bunun üzerine Ömer (r.a):

“–Ben, içinde bulunduğumuz şu hânenin, Ebû Ubeyde bin Cerrâh, Muâz ibn-i Cebel ve Huzeyfetü’l-Yemânî gibi kimselerle dolu olmasını ve bunları Allah’a itâat yolunda, yâni teblîğ ve ıslâh hizmetlerinde istihdâm etmeyi temennî ederim…” dedi. (Buhârî, Târîhu’s-Sağîr, I, 54/201)

bulunduğum yerin havasından mı ? suyundan mı ? bilmiyorum lakin adam gibi adam yetiştirecek cemaat yok ! Oysa ki ALLAH Resulu (s.a.v) buyuruyor ki insanlar madenler gibidir.

her insan altın olacak diye bir kaide yok ! kimi altın,kimi gümüş,kimi bakır vs.... müslüman gereksiz biri değildir. illa ki yapacağı bir işte ehildir.
Nitekim ALLAH Resulu (s.a.v) e biri gelip kıyametin ne zaman kopacağını söyler ?

ALLAH Resulu (s.a.v) iş ehline verilmediği vakit kıyameti bekle der. Bulunduğum mekan için bunu söylüyorum.
İstanbul da ki kardeşlere gıpta ediyorum.Vallahi onlar da ki rahmeti bereketi kimse de göremiyorum burada.
ALLAHu alem 30 km uzaklıktaydı bana,ama hiç dokunmuyordu o yol. O kadar çok aktivite vardı ki, arapça,fıkıh,hadis,tefsir,ingilizce,sohbetler,matematik,spor,mitingler bi an eskilere gittim,ne varsa eskiler de mi var yoksa ?

Bir diğer hususta @Muddessir kardeşim (RABBİM,rahmetini bereketini kendisinden eksik etmesin amin) bahsedeceğim konuya değinmiş az çok.

İnsan aciz bir varlıktır.İş,aş,eş,çocuk,hastalık,zaman,unutkanlık,yılgınlık,bıkkınlık vs bunlar insanın fıtratın da olan şeyler. insan kendisini bilecek ki,ona göre yol alsın.

Müslüman olarak islam da kendime düstur edindiğim bir kaide var.O da ALLAH Rasulu (s.a.v)'in ''Amellerin en hayırlısı,AZ da olsa devamlı olanıdır.!''
hani bir söz vardır suyun taşı delmesi, damlaların devamlılığıdır.

misal verecek olursam zikir yapıyorsam,günlük vird olarak ALLAH Resulu (s.a.v) kısa ama ecir olarak çok büyük olan zikirler.misal sübhanALLAHi vebi hamdihi sübhanALLAHil azim

ilim paylaşıyorsak az öz devamlı, haftada bir veya iki misal ama devamlı

kısa ama ecri büyük olan tüm amelleri seviyorum.
dediğim gibi insanız aciziz

İnşaALLAH kendimi ifade edebilmişimdir.
 

La Tahzen

لا تحزن ان الله معنا
Üye
aleykumselam rahmatullahi ve berekad kardeşim

Hz.Ömer (r.a) diyor ki: Yanlızlık,cahil kimselerle oturmaktan hayırlıdır.Kendi halim de biri olarak, üzülerek söylüyorum hayallerimizin büyük olmasını istiyorsak cemaat olmak zorundayız.

Nitekim Yine
Ömer (r.a) bir gün dostlarıyla birlikte oturuyordu. Onlara Allah’tan bâzı talep ve temennîlerde bulunmalarını istedi. Oradakilerden bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu paralarım olsa da Allah yolunda infâk etsem!..” dedi.
Bir kısmı:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu altınlarım olsa da Allah için harcasam!..” dedi.
Bâzıları da:
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu mücevherlere sâhip olsam da onları Allah yolunda sarf etsem!..” diye temennî etti.
Ancak Ömer (r.a):
“–Daha fazlasını isteyin!” deyince onlar:
“–Allah Teâlâ’dan daha başka ne isteyebiliriz ki?!” dediler.

Bunun üzerine Ömer (r.a):

“–Ben, içinde bulunduğumuz şu hânenin, Ebû Ubeyde bin Cerrâh, Muâz ibn-i Cebel ve Huzeyfetü’l-Yemânî gibi kimselerle dolu olmasını ve bunları Allah’a itâat yolunda, yâni teblîğ ve ıslâh hizmetlerinde istihdâm etmeyi temennî ederim…” dedi. (Buhârî, Târîhu’s-Sağîr, I, 54/201)

bulunduğum yerin havasından mı ? suyundan mı ? bilmiyorum lakin adam gibi adam yetiştirecek cemaat yok ! Oysa ki ALLAH Resulu (s.a.v) buyuruyor ki insanlar madenler gibidir.

her insan altın olacak diye bir kaide yok ! kimi altın,kimi gümüş,kimi bakır vs.... müslüman gereksiz biri değildir. illa ki yapacağı bir işte ehildir.
Nitekim ALLAH Resulu (s.a.v) e biri gelip kıyametin ne zaman kopacağını söyler ?

ALLAH Resulu (s.a.v) iş ehline verilmediği vakit kıyameti bekle der. Bulunduğum mekan için bunu söylüyorum.
İstanbul da ki kardeşlere gıpta ediyorum.Vallahi onlar da ki rahmeti bereketi kimse de göremiyorum burada.
ALLAHu alem 30 km uzaklıktaydı bana,ama hiç dokunmuyordu o yol. O kadar çok aktivite vardı ki, arapça,fıkıh,hadis,tefsir,ingilizce,sohbetler,matematik,spor,mitingler bi an eskilere gittim,ne varsa eskiler de mi var yoksa ?

Bir diğer hususta @Muddessir kardeşim (RABBİM,rahmetini bereketini kendisinden eksik etmesin amin) bahsedeceğim konuya değinmiş az çok.

İnsan aciz bir varlıktır.İş,aş,eş,çocuk,hastalık,zaman,unutkanlık,yılgınlık,bıkkınlık vs bunlar insanın fıtratın da olan şeyler. insan kendisini bilecek ki,ona göre yol alsın.

Müslüman olarak islam da kendime düstur edindiğim bir kaide var.O da ALLAH Rasulu (s.a.v)'in ''Amellerin en hayırlısı,AZ da olsa devamlı olanıdır.!''
hani bir söz vardır suyun taşı delmesi, damlaların devamlılığıdır.

misal verecek olursam zikir yapıyorsam,günlük vird olarak ALLAH Resulu (s.a.v) kısa ama ecir olarak çok büyük olan zikirler.misal sübhanALLAHi vebi hamdihi sübhanALLAHil azim

ilim paylaşıyorsak az öz devamlı, haftada bir veya iki misal ama devamlı

kısa ama ecri büyük olan tüm amelleri seviyorum.
dediğim gibi insanız aciziz

İnşaALLAH kendimi ifade edebilmişimdir.
Daha iyi anlatılamazdı abi.

Her birinizden Allah razı olsun kardeşlerim
 

Juleybib

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Üye
Konuyu açan kardeşten Allah razı olsun.

Bende kendimce bişeyler eklemek isterim. Söyleyeceğim şeyler Muhacir abininkiyle biraz benzer.

Şeyh Muhammed Makdisi şöyle der: "Tevhid davetinin sahipleri tertemiz beyaz elbise giyenler gibidir. Onda en ufak bir hata hemen göze çarpar. Bu yüzden kıldan ince bile olsa yöntemde en ufak bir sapmadan kaçınmak gerekir." ve Allah azze ve celle de şöyle buyuruyor. "O gün dostların bazısı bazısı için düşmandır, muttakiler müstesna." (zuhruf-67)

Bu iki hatırlatmadan şu iki önemli kavramı gündem etmek istiyorum. Davet ve cemaat.

Müslümanlar için önemli olan şeylerden biri cemaattir. Cemaatler hem kişi için hemde davet için bir bereket oluşturur. Kurani gidişatdan ve nebevi kavillerden öğrendiğimiz kadarıyla kardeşlerimizle olan birlikteliğimiz bizi hakka daha fazla yönlendirir ve davet noktasında bize tecrübe ve destek olur. Çünkü gerek resullah as olsun gerekse de diğer peygamberler ve Salih insanlar olsun yanlarında birilerinin olmasıyla başarılı olmus ve davetlerini bereketlendirmişlerdir. Misalen isa as'ın saf suresi 14 ayetinde "Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimlerdir?" diye sormuş ve bu davada yalnız başına bir yerlere varılamayacagını anlamıştır. (ve anlamışlardır.)

Bu sebeble cemaatler gerek ilim yolculuğunda gerekse de bir başka konuda bize yardımcı olan bir unsurdur. Lakin hepimizin malumu son zamanlarda kardeşlerimizdeki atalet ve feyizdeki gevşeklik dolayısıyla pek bir verim alınamıyor. (kendi çevremdekileri kastediyorum) ve ya şöyle bir durumda söz konusu ki bazı kardeşlerimiz bulundukları yerde yalnız başlarına olabiliyor. Bu noktada da kardeşlerimiz hatırına sürekli İbrahim'in milletinden oldugunu getirerek kendilerini motive edebilirler. Çünkü İbrahim tek başına bir ümmetti.

Davet noktasında da kardeşlerimizin metotsuz bir şekilde davranışlarda bulunması sadece muhatabı degil aynı zamanda kendi kardeşlerini de zora sokuyor. Zira toplum, davayı kişilere indirgemekle beraber şahıslar üzerinden davaya önyargılı olabiliyor. Ve dahi bu durum diğer kardeşlerin davetlerini de sekteye ugratıyor. O yüzden tutumlarımız noktasında kendimizi degil davamızı ve davadaşlarımızı düşünerek hareket edersek cok daha hayır olur. Çünkü bir kişinin yanlışı cemaatinin tümünü etkiliyor. Ki zaten buna en güzel örneği Resullahın siretine baktığımızda uhud harbinde görüyoruz.

Hasılı yazacak çok şey var. Haklarınızı helal edin. Cok uzun oldu.
 

JuNDuLLAH

İyi Bilinen Üye
Üye
Ben yanlız birşeyi çok iyi belledim kişi için en iyi amel öğrenme uygulama ve yaşama sahası cihad meydanları dır.
Sahabe ALLAH onlardan razı olsun.
Herşeylerini feda edıp yanlızca ALLAH BİZE yeter dediler ve daha hayattayken cennetle mujdelendiler.

Gunumuzdeki muslumanların yılgın olmasının sebebi kınayıcıların serrinden korkmaktan başka bırsey degildir

Gerçek islamın şuurunu şu cemaatler ne zaman anlatacak merak konusu.
 

La Tahzen

لا تحزن ان الله معنا
Üye
Ben yanlız birşeyi çok iyi belledim kişi için en iyi amel öğrenme uygulama ve yaşama sahası cihad meydanları dır.
Sahabe ALLAH onlardan razı olsun.
Herşeylerini feda edıp yanlızca ALLAH BİZE yeter dediler ve daha hayattayken cennetle mujdelendiler.

Gunumuzdeki muslumanların yılgın olmasının sebebi kınayıcıların serrinden korkmaktan başka bırsey degildir

Gerçek islamın şuurunu şu cemaatler ne zaman anlatacak merak konusu.
Haklısın kardeşim ama Rasulullah (s.a.v.) sahabenin arasındayken tüm yollar netti, şimdi akla karayı seçecek aşamaya gelmeden cihada gitmek insanı zalim yapar, bunun ölçüsünü iyi tutturmak lazım.
 

JuNDuLLAH

İyi Bilinen Üye
Üye
Haklısın kardeşim ama Rasulullah (s.a.v.) sahabenin arasındayken tüm yollar netti, şimdi akla karayı seçecek aşamaya gelmeden cihada gitmek insanı zalim yapar, bunun ölçüsünü iyi tutturmak lazım.
ALLAH rasulunun hayatını yaptıklarını yani kuran ve sünneti iyi bilen bir kimse için bu iş pek zor bir mesele değildir.
Biz evvela bunları öğrenmediğimiz için halimiz böyle.

ALLAH rasulunun ve sahabenin izlediği yolu izleyenlerle bir olursak biz ancak ve ancak ozaman karalar ak olur.

Sıkıntı burada başlıyor.Amel etme aşamasında zayıfız. bilmiyoruz ve çaba sarfetmiyoruz.
 

La Tahzen

لا تحزن ان الله معنا
Üye
ALLAH rasulunun hayatını yaptıklarını yani kuran ve sünneti iyi bilen bir kimse için bu iş pek zor bir mesele değildir.
Biz evvela bunları öğrenmediğimiz için halimiz böyle.

ALLAH rasulunun ve sahabenin izlediği yolu izleyenlerle bir olursak biz ancak ve ancak ozaman karalar ak olur.

Sıkıntı burada başlıyor.Amel etme aşamasında zayıfız. bilmiyoruz ve çaba sarfetmiyoruz.
Allah o imkanı nasip etsin kardeşim
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt