Anket İslami Film veya Dizi Tavsiyeleri

JuNDuLLAH

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
İslami filmden cunku oyle bir film ben gormedim

belgesel tarzi olan birebir islam ile ic ice olan filmleri izleyebilirsin misal hz omer yada hz ka'ka anlatan birdizi vardi onlar cok guzel digerleri sitede mevcut
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Frm. Yöneticisi
ashabı keyf
hz.ömer
hz.meryem
hz.yusuf
çağrı
 

Muzammil

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Klasikleri bende örnek verecektim vazgeçtim.
Fakat mektebisuffa'nın yayinladiğı ve hadislerin günlük hayattaki olaylarla bagdastırdıkları 20 bölümlük her biri 20-30 dakika olan film var. Ismi "Inspiration" yani "Ilham"

1.sezonu izledim bundan 3 yıl önce,
2.sezonu izlemeye vaktim yok pek en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum. Filmde doğru düzgün bayan bile göremezsiniz o derece mükemmel ve izlenesi.
 

ruhisukut

Önce tanı sonra bağlan!
İslam-TR Üyesi
Klasikleri bende örnek verecektim vazgeçtim.
Fakat mektebisuffa'nın yayinladiğı ve hadislerin günlük hayattaki olaylarla bagdastırdıkları 20 bölümlük her biri 20-30 dakika olan film var. Ismi "Inspiration" yani "Ilham"

1.sezonu izledim bundan 3 yıl önce,
2.sezonu izlemeye vaktim yok pek en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum. Filmde doğru düzgün bayan bile göremezsiniz o derece mükemmel ve izlenesi.
Bu seriyi bende tavsiye ederim. Yalnız bildiğim kadarıyla 2. Sezonun 1. Bölümünden sonra yayınlanmadı.

Bende bir kaç tane önereyim;

Elveda Dost: film İran yapımı bir filmdir. Filmi izlerken Şii militanlar yerine Müslümanları düşünürseniz filmden tat atabilirsiniz.

Hz. Ömer: Bu seri daha önce önerilmiş ve ciddi manada güzel yapılmış(altyazı izlemenizi şiddetle öneririm). Ben bir kaç konu hatırlatacağım; bu seriyi izleyenler lütfen sahabelere o sıfatla bakmasınlar. Gözlerimle şahit olduğum için nasihat ediyorum. Misal geçenlerde Hz. Ömer ile ilgili bir sözün üzerinde adamın resmi var. Dolayısıyla adamlar buna Hz. Ömer gözüyle bakıyorlar. Her ne kadar çok sakıncalı bir durum olmasada iyi bir davranış olmadığı kesin bu yüzden izleyenler bundan sakınarak izlesinler.

Lion of the Desert (Çöl Aslanı Ömer Muhtar): 1981 yılında ABD, Libya yapımı bir filmdir. Hepimizce bilinen Mussolini'nin zulmünü ve Ömer Muhar'ın bu zulme ayarlanmasını konu alır. (Ömer Muhtarı ABD'li ünlü oyuncu Anthony Quinn canlandırıyor, bu arada yapımcı, yönetmen ve oyuncuların çoğunluğu çağrı filimindeki ekip ile aynıdır. Örnek; başrol oyuncu burada da Anthony Quinns dir)

Son olarak islami bir film olmasada savaşın insanlar özelliklede cephede silah tutmayanlar ve çocuklar üzerindeki etkisini güzel bir dille anlatan, dokunaklı bir animasyon önermek istiyorum;

Grave of the fireflies (Ateşböceklerinin Mezarı): 1988 Japonya yapımı dram türü bir animedir. Beni gözyaşlarına boğan nadir filmlerden biridir. Bunu tek başına izleyipte ağlamayanlar azdır. Film; annesi ve babasını 2. Dünya savaşında kaybettikten sonra sokaklarda yaşayan iki çocuğun hikayesini anlatarak Japonya tarafına bakıyor. Tavsiye ederim.
 

cuheyman el-uteybi

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Klasikleri bende örnek verecektim vazgeçtim.
Fakat mektebisuffa'nın yayinladiğı ve hadislerin günlük hayattaki olaylarla bagdastırdıkları 20 bölümlük her biri 20-30 dakika olan film var. Ismi "Inspiration" yani "Ilham"

1.sezonu izledim bundan 3 yıl önce,
2.sezonu izlemeye vaktim yok pek en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum. Filmde doğru düzgün bayan bile göremezsiniz o derece mükemmel ve izlenesi.
Bu seriyi bende tavsiye ederim. Yalnız bildiğim kadarıyla 2. Sezonun 1. Bölümünden sonra yayınlanmadı.

Bende bir kaç tane önereyim;

Elveda Dost: film İran yapımı bir filmdir. Filmi izlerken Şii militanlar yerine Müslümanları düşünürseniz filmden tat atabilirsiniz.

Hz. Ömer: Bu seri daha önce önerilmiş ve ciddi manada güzel yapılmış(altyazı izlemenizi şiddetle öneririm). Ben bir kaç konu hatırlatacağım; bu seriyi izleyenler lütfen sahabelere o sıfatla bakmasınlar. Gözlerimle şahit olduğum için nasihat ediyorum. Misal geçenlerde Hz. Ömer ile ilgili bir sözün üzerinde adamın resmi var. Dolayısıyla adamlar buna Hz. Ömer gözüyle bakıyorlar. Her ne kadar çok sakıncalı bir durum olmasada iyi bir davranış olmadığı kesin bu yüzden izleyenler bundan sakınarak izlesinler.

Lion of the Desert (Çöl Aslanı Ömer Muhtar): 1981 yılında ABD, Libya yapımı bir filmdir. Hepimizce bilinen Mussolini'nin zulmünü ve Ömer Muhar'ın bu zulme ayarlanmasını konu alır. (Ömer Muhtarı ABD'li ünlü oyuncu Anthony Quinn canlandırıyor, bu arada yapımcı, yönetmen ve oyuncuların çoğunluğu çağrı filimindeki ekip ile aynıdır. Örnek; başrol oyuncu burada da Anthony Quinns dir)

Son olarak islami bir film olmasada savaşın insanlar özelliklede cephede silah tutmayanlar ve çocuklar üzerindeki etkisini güzel bir dille anlatan, dokunaklı bir animasyon önermek istiyorum;

Grave of the fireflies (Ateşböceklerinin Mezarı): 1988 Japonya yapımı dram türü bir animedir. Beni gözyaşlarına boğan nadir filmlerden biridir. Bunu tek başına izleyipte ağlamayanlar azdır. Film; annesi ve babasını 2. Dünya savaşında kaybettikten sonra sokaklarda yaşayan iki çocuğun hikayesini anlatarak Japonya tarafına bakıyor. Tavsiye ederim.

"Inspiration" filmini bulamadım yardimci olabilirmisiniz. الله RAZI olsun.
 

JuNDuLLAH

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
"Inspiration" filmini bulamadım yardimci olabilirmisiniz. الله RAZI olsun.


Mekteb-i Suffa projesi sona ermiştir.

Bu duyuru ilk olarak 12 Şubat 2017 tarihinde Facebook üzerinde yayınlanmıştır.

SON MESAJ
(Mekteb-i Suffa projesi sona ermiştir.)

Esselâmu aleykum ve rahmetullah,
Sevgili ve pek kıymetli takipçilerimiz, 2016 yılı sonu itibariyle üstlendiği vazifeyi tamamlaması sebebiyle Mekteb-i Suffa projesinin faaliyetlerine son verme kararı almış bulunmaktayız. Öncelikle bu kararın sorgulanmamasını, “lütfen devam edin” şeklinde yorumlar yapılmamasını istirham ediyoruz, zira bu mesele genel kurulda ciddi bir şekilde istişare edilmiştir ve alınan karar budur.

Bununla birlikte Mekteb-i Suffa’ya dair merak ettiğiniz soruların birçoğunu bu yazıda cevaplamaya gayret edeceğiz.
Bu oluşum, 10 yıllık sosyal medya yönetim tecrübesinin ardından 2013 yılında Mekteb-i Suffa adı ile markalaşmıştır. 2014 yılında ise resmî olarak dernek statüsüne sahip olmuştur. Mekteb-i Suffa, kurulduğu günden bu güne sayıları toplamda 600’ü geçen isimsiz mücahidin işinden, okulundan, günlük telaşından fedakârlık yaparak tamamen gönüllülük esasıyla çalışmaları neticesinde bu günlere gelmiştir. Geçen 4 yıl içerisinde ne yönetim kadrosunun, ne herhangi bir gönüllünün ne de başkan olarak şahsım dâhil hiç kimsenin cebine 1 kuruş girmemiştir, yeri geldiğinde gönüllülerden para toplanarak bazı ihtiyaçlar karşılanmıştır.

Düzenli bir gelirimiz olmadığı için konferans ve bazı teknik giderlerin masrafları zaman zaman boyumuzu aştığında takipçilerimizden bağış talep etmeye karar verdik. Fakat, “Siz de mi para istemeye başladınız? İstemeyin, Allah verir.” tarzında yorumların daha fazla şevkimizi kırmaması için bağış talebinden vazgeçerek bir internet sitesi kurduk ve site içindeki reklam gelirleriyle bazı giderlerimizi karşılamaya başladık. Yetmediği yerde islâmi ürünlerin tasarım ve satışlarını yaparak masraflarımızı karşıladık. Maddi sorunlar, isimlerini bilmediğiniz kahramanların samimiyeti ve gayreti, sizlerin duası ve Allah’ın inayetiyle aşıldı elhamdülillah.

Fakat siz de takdir edersiniz ki tamamen gönüllülük esasıyla çalışan bir ekibin bazı avantajları olduğu gibi, bir takım zorlukları da oluyor. Ekibimize katılmayı isteyen kişi sayısı çok fazla olsa da defalarca şahit olduk ki ekibe girdikten kısa bir süre sonra birçoğu günlük meşguliyetlerine çok çabuk dönebiliyor, ilk andaki şevkini uzun süre muhafaza edemiyor. Şu ana kadar binlerce kişi ekibimize katılmayı murat etmiş olsa da, bunların sadece 600 kadarı ekibimizde görev alabildi ve aynı anda aktif olarak görev alan kişi sayısı neredeyse hiçbir zaman onlu rakamları aşamadı. Şevkini kaybedenlerin yerine sürekli yenileri geldi ve yönetimi dâhil herkesin gönüllü olduğu bir ekipte yeni gelenlere işi öğretmek, kontrol etmek, kaliteyi muhafaza etmek gerçekten çok külfetli bir iş. En başından beri sebat ile ekipteki görevlerini sürdürebilen kardeşlerimizin sayısı gerçekten çok az. Bu da yapılan işin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığının bir göstergesi olsa gerek.

30’dan fazla sosyal medya hesabı, 8 web sitesi ve onlarca farklı kategoride(yazılım, grafik, video, yayın vs.) çalışmaların yapıldığı bir ortamda genelde herkesin en fazla birkaç kategoride görevleri oldu. İlk günden bugüne kadar işleyişle ilgili tüm kuralları belirleyerek çalışmaların kalitesini teminat altına almak ve kurucu ve başkan olarak sürekli bir şekilde tüm bu çalışmaların kontrol ve denetimini yürütmenin yanı sıra pek çok görevi de bizzat ifa etmeyi Rabb’im bu garip kuluna nasip etti, elhamdulillah. Ekip içinde başkan konumunda olmama rağmen her zaman en çok çalışanlardan biri olmaktan hep memnuniyet duydum. Ve sadece Rabb’in rızasını gözeterek, ismimi ve yaptığım işleri mümkün olduğunca gizlilik içinde yürütüp riyadan uzak durmaya gayret ettim. Lakin bu gizlilikten dolayı da farklı sorunlarla karşı karşıya kaldık. Yaşanan çeşitli sorunlara rağmen meyve veren ağaç taşlanır diyerek, kitlelerin maslahatını düşünerek ve sizlerden gelen binlerce güzel e-postanın ve mesajın şevkimizi artırmasıyla çalışmalarımıza devam ettik.

Ayrıca belirtmek isterim ki, Mekteb-i Suffa’nın tüm yasal hakları ve mülkiyeti Reşit Demir ismiyle şahsıma aittir. En başından beri muntazam bir şekilde Mekteb-i Suffa’nın idaresini ifaya gayret etmekle beraber, sürekli olarak şevkimi ve tebliğ aşkımı diri tutan Allah’a hamd içinde oldum. Buna ekibimizde şahsımı yakından tanıyan tüm kardeşlerim şahittir. Tekrar üstüne basarak vurgulamak isterim ki, Mekteb-i Suffa’ya dair şahsım dışında yapılan açıklamaların tümü batıldır. Ve meyve veren bu ağaçtan nemalanmak isteyenler olabileceği için farklı platformlarda yapılması ihtimal dâhilinde olan samimiyetten uzak çığırtkanlıklara ve propagandalara itibar edilmemesini rica ediyorum.

Mekteb-i Suffa çatısı altında yaptığımız bazı çalışmalar şu şekildedir:

- Ayet, hadis ve alimlerimizin sözlerini yeni bir tarzda ve zamanının çok daha üstünde bir kaliteyle sunan grafik tasarımlar sosyal medyaya Mekteb-i Suffa ile birlikte girmeye başladı ve zamanla başka sayfalarda da kullanılarak yaygınlaştı.

- Kur’an’ı ve Sünneti sevdirmeye gayret eden yabancı alimlerin ve hatiplerin videoları Türkçe altyazılı olarak sunularak halkımızın ümmetin geri kalanıyla bağı bir nebze de olsa kurulmaya çalışıldı, ümmet ruhunun diri tutulmasına hizmet edilmeye gayret edildi. Ayrıca Türkiye’deki alimlerimize birilerinin sürekli çamur atmasından usanan ve kimi takip edeceğini şaşıran birçok kardeşimiz bu videolar aracılığıyla kendisine çok fazla çamur atılmayan ve şahsen çok fazla tanımadıkları yabancı alimlerin sohbetlerini önyargısız bir şekilde dinleyerek hayatlarına yön verdiler ve dünyanın başka yerlerinde de islam için mücadele eden insanların varlıklarından haberdar olarak bu yolda kendilerini daha az yalnız ve daha güçlü hissetmeye başladılar. Bunlara bizleri vesile kılan Rabb’imize hamdederiz. İnsan olmanın getirdiği eksiklikten dolayı zaman zaman hatalarımız olsa da, çevirilerin doğruluğu ve kalitesi konusunda gösterdiğimiz gayreti ve titizliği de takdir edeceğinizi ümit ediyoruz.

- İslam’a dair pek çok kategoride soru ve cevapların yer aldığı bir web sitesi kuruldu.

- Özenle seçilen alimlerin meallerinden oluşan bir Kur’an sitesi kuruldu.

- İslam’dan bîhaber yaşayan gönüllere uzattığımız davet mektupları tasarlanıp dağıtıldı.

- Hanımlar, Aile ve Çocuk gibi yan sayfalar kurularak toplumun çekirdeğini oluşturan bazı müesseselerin yeniden İslam ile canlandırılmasına gayret edildi.

- Bağımlılıktan kurtulma, sosyal ilişkileri canlı tutma vb konularda afiş, poster ve reklam çalışmaları yapıldı.

- Bize her an İslam’ı hatırlatacak orijinal ve şık ürünler(Ayraç, ajanda, not defteri vb) tasarlanıp sizlerin istifadesine sunuldu.

- Her yıl birkaç defa konferans, seminer, tebliğ eğitimi ve pratiği vb fiziksel etkinlikler yapıldı.

Bunların arasında belki de Mekteb-i Suffa ismiyle en çok özdeşleşen çalışma video çevirilerimiz olmuştur. Alışılmışın dışındaki üslûplarıyla insanların gönlünü kazanan Nouman Ali Khan, Hamza Tzortzis, Şeyh Hasan Ali, Omar Suleiman, Mufti Menk gibi isimleri Türkiye halkına tanıtılması ve tanınanların daha da yaygınlaşmasına vesile olundu. Örneğin bizler 2013 yılında Nouman Ali Khan’ın videolarını Türkçeye çevirmeye başladığımızda tüm internet sitelerinde toplamda 7 adet birkaç dakikadan oluşan Nouman Ali Khan çevirisi vardı ve Türkiye’de ismi neredeyse hiç duyulmamış olan biriydi. Şu ana kadar ise sadece Mekteb-i Suffa ekibi olarak bazıları 3 saati bulan toplamda 350’den fazla Nouman Ali Khan videosunu Türkçeye çevirdik. Bunların dışında bizlerin örnekliğiyle Nouman Ali ve farklı hatiplerin videolarını Türkçeye çevirmeye başlayan onlarca kanal ve sayfa ortaya çıktı. Bizleri buna vesile kılan Allah’a hamdolsun.

Sizinle paylaşmak istediğimiz bir şey daha var ki, bizleri bir kez daha hamd makamına varmaya mecbur kılmaktadır. Gerek sizlerden gelen mesaj ve e-postalar olsun, gerekse çeşitli dernek, tv kanalı, medya kuruluşu, cemaat vs kuruluşlarla yaptığımız görüşmelerde olsun fark ettiğimiz önemli bir nokta şudur: Pek çok insanın zihninde Mekteb-i Suffa, çok sayıda ücretli çalışanı olan, dernek binası, düzenli ders halkaları, kütüphane vs pek çok imkana sahip olan profesyonel bir eğitim şirketi durumunda. Fakat bu metinde detaylı bir şekilde görüldüğü üzere arka planda hiç de öyle bir yapı yok. Disiplinli ve planlı bir şekilde çalışan, ilkelerine riayet eden kaliteli bir kuruluş olduğumuz doğrudur, fakat sizlerin duası ve ekibimizdeki samimi kardeşlerin ihlasıyla Allah bereket verdi ve olduğumuzdan çok daha büyük ve çok daha kaliteli bir oluşum olarak sizlerin zihinlerinde yer ettik. Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır. Elhamdulillah.

Çalışmalarımız neticesinde hayatında ciddi değişiklikler yapan kardeşlerimizin gönderdiği mesajların bir kısmını zaman zaman sizlerle de paylaştık. Bunca güzelliğe vesile olunan bir ortamda bulunmak hepimiz için bir şerefti. Fakat yapmayı amaçladığımız birçok şey şu an yapılıyor, islâmi içerikler sosyal medyada kaliteli bir şekilde sunuluyor, benzer işleri yapan pek çok irili ufaklı oluşum mevcut. Uzun lafın kısası, gelinen noktada bu proje amacına ulaştığı için daha fazla devam ettirmenin yalnızca olduğumuz yerde saymak olacağı kanaati bizlerde hâsıl oldu.

Bundan sonra yine ümmetin eksikliği olarak gördüğümüz farklı alanlarda projeler üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz. Önemli boşlukları doldurabilen, ümmetin eksik kaldığı ve ihtiyaç duyduğu konularda sadece şikayet etmek ve bahane üretmek yerine iş üreten, samimiyetle gayret eden ve diğer kardeşlerine yol gösteren bir topluluk olabilmeyi Rabb’imiz’den niyaz ederiz. Sizler de ileride gerçekleşecek olan projelerimizde görev almak ve bu hayra ortak olmak isterseniz aşağıdaki linke tıklayıp bilgilerinizi bıraktığınız takdirde gerektiğinde sizlerle iletişime geçecektir.

Son olaraksa şu an itibariyle derneğimizin hesabında %90’ı kendi çabamız ile elde edilen çok cüzi bir miktar para bulunmaktadır. Bu para ile Mekteb-i Suffa projesinin ilk günlerinde yanımızda olan ve kısa bir süre sonra vefat eden Dursun Aydın isimli kardeşimizin adına Afrika’da bir su kuyusu artırılacaktır. Geri kalan miktar ise İHH, Hayalhanem, İyilikhane, Yeryüzü Doktorları, Sosyal Doku, Kızılay, AYDER, İDDEF ve Avrasya gibi çeşitli dernek ve vakıflara bağışlanacak ve derneğimizin kapanışı ile bildirilecektir.

Bugüne dek çalışmalarımızda emeği geçen, şu an aramızda olan ve olmayan tüm kardeşlerimizden haklarını helal etmelerini talep ediyoruz. Bizlere destek olan samimi kardeşlerimizin üzerlerinde hakkımız varsa bizden yana hepsi helaldir. Biz sizin gibi kardeşleri tanımaktan şeref duyduk, Allah’tan ahirette de sizlerle bir araya gelmeyi niyaz ediyoruz. Siz değerli takipçilerimizdense her zaman yaptığınız gibi duanızda bu kardeşlerinize de yer vermenizi rica ediyoruz. Allah’a emanet olunuz. Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Mekteb-i Suffa İlim ve Kültür Derneği Başkanı
Reşit Demir
 

musafir

Üye
İslam-TR Üyesi
ruhi sukut kardeşin de dediği gibi ateböceklerinin mezarlığı beni de ağlattı.yani çizgi film ama gerçek bi hikayeyi konu alıyor. 2. dünya savaşında amerikanın Japonya'yı bombalamasının ardından yaşanan kıtlığı canpazarını v.s anlatıyor.
yine bi japon yapımı olan ve 2. dünya savaşı temalı neredeyse benzer bi çizgi film daha var: hadashi no gen.
bu filmdr ağlatır en az diğeri kadar.
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
sitenin adresini verebilirim fakat buna müsaade varmı bilmiyorum ?
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt