Küçük Yüreğin Büyük Darbesi

ruhisukut

Önce tanı sonra bağlan!
Üye
Küçük Yüreğin Büyük Darbesi

Henüz uyuyordu, sabah dışarı çıktığımda. Kıyamadım uyandıramadım... Dışarı çıktığımda yanıma İstanbul'a gelirken aldığım sırt çantamıda aldım. Onun beni gözleyeceğini hiç düşünemedim, aklı ermez diye düşündüm... Yanılmışım... 10-12 saat sonra eve gelebildim... Kapıdan içeri girdim, baya ıslanmıştım. Evdekilere selam vermeden kurulanmak için boş bir odaya geçtim. O ara içeri çığlık atarak girdi... Uyuduğunu zannediyordum... Meğerse bekliyormuş... Çığlığı bitince önümde durdu. Hüzün yüklü bakışları ve o ince, narin sesiyle seslendi:

-Kadiyy sen neydeydin...

Eğildim doyasıya sarıldım ve bi güzel öptüm. Ve mahçup bir tavırla cevap verdim:

- işlerim vardı.

Hiç beklemiyordum cevap vereceğini... Ama verdi hemde yüreğime o küçük yüreği ile kocaman bir darbe vuracak bir cevap verdi:

-Beyn seniy özlediym.

Hiç bişey diyemeden masum gözüne bakıp sarıldım. Sonra onunla 2 saat oyun oynadım. Şimdi öperek uyumaya gönderdim. Sabah ben evden çıkarken uyanmış... Beni aramış bulamayınca Sakarya'ya gitmişim sanmış. Üzülmüş... Akşam böyle davranmasının nedeni buymuş meğer... Ve onu yazıyorum... Evet 3 buçuk yaşında ki yeğenimden bahsediyorum... Tam bir ay sonra gördüğüm, çok özlediğim ve beni çok özleyen yeğenimden... Akşam annesi yatağımı yaparken yastığımı getiren ve mutluluktan şımaran o çok sevdiğim yeğenimden... Evet siz siz olun ailenize, en önemlisi de çocuklara değer verin, onları incitmeyin... Ben yaptım çok pişmanım....

30.12.2016/ istanbul
 

ruhisukut

Önce tanı sonra bağlan!
Üye
Saat öğle 11 daha öğlen arasına 1 buçuk saat var. Telefonum çaldı. Arayan yengemdi, çalıştığımı cevap veremeyeceğimi kısa mesaj ile yolladım. Aradan henüz dk bile geçmeden bir daha telefonum çaldı. 'SubhanAllah acil bir durum mu var. Zira mesajımı gördüyse aramaz ki hep yaparım' diye düşünerek boş bir alana geçtim. Yetişemeden kapandı, numarayı çevirmeye fırsat bulamadan tekrar çaldı ve cevap verdim:

-Efendim?

-Alo Kadiy sen geydin mi? SubhanAllah. Vallahi tüylerim diken diken oldu. Ne yapacağımı bilemez oldum. Zira henüz cuma günü istanbula gittim ve ailemi ziyaret edemeden pazar günü dönmek zorunda kaldım. 'Acaba beni mi gördüler' diye düşünerek cevap verdim:

-Gelmeme çok az kaldı? Özledin mi beni?

-Evet çok özyedim. Hadi gey. Okuyu bitiy adam oy gey :)

Bir güzel içten dua ederek onu çok özlediğimi ve cok sevdiğimi söyledim. Telefonu kapatmak için izin isteyecektim ki bizim ufaklık erken davrandı:

-'Hadi sen çayış. Seni seviyoyum. Eyyeyini öpüyoyum. Ayzem(9 aylık kardeşi 'Avzem') de seni özyedi. Onuda sev ve özye' diyerek telefonu kapattı. Ve bu aramadan tam 10 dk önce işyerinde yapmış olduğum tartışmayı bana unutturdu. Belki de Allah'ın nefsimi dizginleyebilmem için bana aracı kıldığı kuluydu. Elhamdulillah
 

ruhisukut

Önce tanı sonra bağlan!
Üye
Saat 13:45'te başlayan yolculuğum saat 17:45'te ailemin yaşadığı mahalleye gelerek son buldu. Hemen telefonla yengemi aradım. Tam hal hatır soracaktı ki, yeğenime vermesini istedim. Telefonu alır almaz 《Kadiy gey aytık》diyerek özlemini dile getirdi. Özlemesi hoşuma gittiği için 《Beni çok mu özledin》 diye sordum. 《Evet, özyedim》diye cevap verdi. Daha sonra 《Sana ne almamı istiyorsun》diye ikinci soruyu sordum. Biraz şaşkın bir şekilde 《Ayıcıkyı çikota ay》 dedi. 《Tamam》 dedim. Tam telefonu kapatmayı teklif edecektim ki 《Teyefonu kapat annemye konuşma》dedi. Bende 《Tamam》 diyerek telefonu kapattım. Yaklaşık 10-15 dk sonra eve vardım. Zile basmamla yengemin pencereden 《Vallahi doğru söylüyor. Kadir geldi》demesi bir oldu. Tabi olaydan haberim yok. Merdivenleri yolculuğun verdiği yorgunlukla ağır ağır tırmandım.

Bizim ufaklığın bir huyu var. Telefonla konuşacağı zaman kimse müdahil olmasın diye başka bir odaya gider, orada konuşur. Velhasıl yengem olayı anlattı. Odadan geldiğinde yengem ver amcanla konuşacağım demiş. Yeğenim ise 《Kadiy amcam geyiyo ayama》diyerek aramasına izin vermemiş. Bu durumu öğrendiğim zaman kulağına fısıldadım 《Montumda ayıcıklı çikolata var》diye. Daha çok sevinerek bi koşu aldı.

Şimdi o günün bir gün sonrası... Bu yeğenimin bir üst modeli olan diğer yeğenim eline yastığını almış, henüz yeni yürümeye başladığı ayaklarıyla yanıma kadar gelmiş ve konuşamayan dilleriyle 《ee, ee》diyerek başını ayaklarıma koyarak beni uyut demeye çalışıyor.

Uzun lafın kısası, çocuklar çok masum ve kendilerini sevdirmesini çok iyi biliyorlar. En önemlisi de hiç alınmıyorlar, çok çabuk özürleri kabul ediyorlar. Kalpleri o kadar temiz ki gözyaşları sel gibi aktığında bile öpücük istediğinde yanaklarını hemen uzatıyorlar.

Masumlukları gözlerine işlemiş incilerin
Gözyaşlarından pırıl pırıl akıyorlar
Yüreklerine yansımış masum bir güneşin
Yeryüzüne yayılan ışınlarını oluşturuyorlar



27.04.2017/ İstanbul
 
Üst Alt