Mehdi ile ilgili hadisler.

Ebu SILA

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Mehdî ve Mehdî Olmasının Alameti

Sünen kitaplarındaki Mehdî hadisleri, insanlar arasına yaygın olmakla birlikte zayıf olanı, sahih veya hasen olanı da vardır. Bizim bu bahisteki dayanağımız, hadis âlimlerinin belirttiği sahih ve hasen kısmından olan hadislerdir.

Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Mehdî, kızım Fatıma’nın soyundan, benim Ehl-i Beytimdendir’ buyurdu.”

Ebu Davud 4284

Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Dünyada sadece bir gün kalsa, Allah o günü uzatır. Nihayet o gün benim Ehl-i Beytimden adı adıma, babasının adı babamın adına uyan bir adamı gönderir. O adam, yeryüzünü, zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi adalet ve doğrulukla doldurur’ buyurdu.”

Ebu Davud 4282

Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Zamandan sadece bir gün kalsa da, Allah, Ehl-i Beytimden bir adamı gönderir. Yeryüzü zulümle dolduğu gibi o da adaletle doldurur’ buyurdu.”

Ebu Davud 4283

Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ehl-i Beytimden ismi ismime uyan bir adam hükümran olmadan dünya gitmez, o, yok olmaz!’ buyurdu.”

İbni Hibban 6824

O halde Mehdî, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Ehl-i Beytindendir. Adı Muhammed bin Abdullah’tır. Ali (Radiyallahu Anh)’ın oğullarından Hasan’ın mı? Yoksa Hüseyin’in mi? Soyundan geldiği bilinmemektedir! Bu konudaki rivayetler sahih değildir!

Şeyhü’l-İslam ibni Teymiyye, bu konudaki Ali (Radiyallahu Anh)’dan gelen bir esere dayanarak Mehdî’nin Hasan (Radiyallahu Anh)’ın soyundan geldiği görüşünü tercih etmiştir. Ancak allâme muhaddis Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh), bu eserin zayıf olduğunu belirtmiştir!

Mişkatu’l-Mesabih 5462

Mehdî Aleyhisselam’ın Yaratılış Vasıfları ve Halifeliğinin Süresi

Mehdî’nin yaratılış vasıflarına gelince, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu şöyle bildirmiştir:

‘Mehdî bendendir. Alnı geniş, burnu ince uzun, ortası biraz yüksekçedir. Yedi sene hükmeder. Yeryüzü zulüm ve zulmetle dolduğu gibi o da adalet ve doğrulukla doldurur.’

Ebu Davud 4285

Yönetim süresi, geçen hadiste belirtilmiştir. Ancak başka bir nakilde, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğu bildirilmiştir:

‘Siz yeryüzünü zulüm ve haksızlıkla dolduracaksınız! Yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra Allah, benden ismi benim ismim, babasının ismi babamın ismine uygun olan bir adamı gönderir. O adam yeryüzünü adalet ve doğrulukla doldurur. Sizin aranızda yedi ya da sekiz çok çok dokuz yıl kalır!’

Taberani Evsad 8321, Albânî Sahiha 1529

Mehdî’nin arkasında İsa (Aleyhisselam) namaz kılacaktır. Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘İmamınız sizden olduğu halde İsa sizin aranıza indiği vakit haliniz nice olur?’ buyurdu.”

Yine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bizden birinin arkasında İsa namaz kılacaktır!’ buyurdu.”

Müslim 155/245

Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ümmetimden bir grup kıyamet gününe kadar hak üzere savaşarak muzaffer olmaya devam edecektir. Nihayet Meryem oğlu İsa iner ve Müslümanların emîri ona:

−Gel bize namaz kıldır, der.

Bunun üzerine İsa:

−Hayır, Allah’ın bu ümmete ikramı olarak sizin bir kısmınız diğer kısmınız üzere emîrlersiniz der’ buyurdu.”

Müslim 156/247

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in buyurduğu ile kastedilen Mehdî (Aleyhisselam)’dır.

Başka bir rivayette de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ümmetimin ahir vaktinde bir halife olacak. Taksim ederken malı saymayacak, avuç avuç saçacak’ buyrulmuştur.

Müslim 2913/67

Diğer bir rivayette Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

‘Sizin halifelerinizden bir halife malı saymayacak, avuç avuç saçacak.’

Müslim 2914/67

Bu hadis başka bir şeye delalet etse de, Mehdî (Aleyhisselam)’ın zamanında fetihlerin ve ganimetlerin çok olacağına, Müslümanlar ile düşmanları arasında çok savaşlar olacağına da işaret eder.

Mehdî Aleyhisselam’ın İlk Ortaya Çıkması

Mehdî (Aleyhisselam)’ın ortaya çıkmasının başlangıcı, ümmete komutan olmaya hazırlanması ve bu iş için uygun olmasıyla başlar. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

‘Mehdî bizden, Ehl-i Beyttendir. Allah onu bir gece salih kılar.’

İbni Mace 4085

Yani Allah onu İslam ümmetine komutanlık yapmaya uygun hale getirir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu:

‘Onların imamı salih bir adamdır’ ifadesiyle salih olmakla sıfatlamıştır.

Mehdî (Aleyhisselam)’ın varlığı ve kişiliği o zamanın idarecilerine belli olur. Bundan sonra Mehdî (Aleyhisselam) bir takım insanlarla beraber Beytullah’a sığınmak için Mekke’ye kaçar. Onların ne hazırlığı, ne sayıca çokluğu ne de kuvvetleri vardır. Onların arkasından onları öldürmek ve onlardan kurtulmak için bir ordu gönderilir. Bunun delili, Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’dan rivayet edilen hadistir:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bir kimse Kâbe’ye sığınır. Müteakiben ona bir ordu gönderilir. Bu ordu, Beyda mevkiine geldiği vakit toptan yere batırılır!’ buyurdu.

Ben:

−Ya Rasulallah! Onların yaptıklarını kerih gören ne olacak? diye sordum.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘O da onlarla beraber yere batırılır! Ancak o, kıyamet günü niyeti üzerine diriltilir!’ buyurdu.”

Müslim 2882

Hafsa (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Mehdî’ye karşı savaşmak için bir ordu Kâbe’ye yönelecektir! Nihayet onlar Beyda mevkiine geldikleri vakit orta kısımları yere batırılır. Önde gidenler arkadakilere nida ederler, sonra hepsi yere batırılır. Artık kaçıp da onlardan haber verecek olandan başka kimse kurtulamaz!’ buyurdu.”

Müslim 2883

Yusuf bin Mahik (Radiyallahu Anh)’ın rivayetinde, hadis, şu lafızla nakledilmiştir:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Şu Kâbe’ye kendilerini himaye edecek kimseleri, kendilerini koruyacak nüfus sayıları, harp hazırlık ve malzemeleri olmayan bir kavim sığınacaktır! Onlara karşı bir ordu gönderilir. Onlar Beyda mevkiine geldikleri vakit yere batırılırlar!’ buyurdu.”

Yusuf bin Mahik (Radiyallahu Anh) dedi ki:

“O günlerde Şam ordusu Mekke’ye doğru yürümekteydi. Abdullah bin Safvan şöyle dedi:

−Dikkat edin, Allah’a yemin ediyorum, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in haber verdiği ordu bu ordu değildir!”

Müslim 2883

Abdullah bin Zübeyir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Aişe validemiz (Radiyallahu Anha) şöyle anlatıyor:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyurken irkilip sıçradı.

Biz:

−Ya Rasulallah! Hiç yapmadığın bir şeyi uykunda yaptın, dedik.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

−‘Hayret! Ümmetimden bir takım insanlar Kâbe’ye sığınmış, Kureyş’ten bir adam için Kâbe’ye yöneliyorlar. Onlar Beyda mevkiine geldiklerinde yere batırıldılar!’

Biz:

−Ya Rasulallah! Muhakkak yol birçok insanı bir araya toplayabilir, dedik.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Evet, onların arasında bilerek gelenler, zorlanarak getirilenler ve onlardan olmayan diğer yolcular da vardır. Bunların hepsi tek yerde helak olurlar. Değişik yerlerden çıkarılırlar. Allah, onları niyetlerine göre diriltir’ buyurdu.”

Müslim 2884

Bu ordu, Mehdî (Aleyhisselam)’ın arkasından, ondan ve onun yanında bulunan mü’minlerden kurtulmak için gönderilen ordudur. Mehdî (Aleyhisselam) ve beraberindeki mü’minler Kâbe’ye mülteci olarak sığınırlar. Bu ordu, Beyda mevkiinde toptan yere batırılırlar. Bu, Medine civarındaki Beyda mevkiidir. Burası Zulhuleyfe’nin arkasındaki bölgedir. Mekke cihetindeki tepeliklerdir. Yani kurak arazidir.

Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ümmetimden bir taife yere batırılır! Onlar bir adama gönderilirler. O adam Mekke’ye gelir. Allah o kimseyi onlardan korur ve onlar yere batırılırlar! Onların helak olma yerleri aynı, çıkış yerleri değişiktir. Onlardan zorlanıp da istemeyerek gelen vardır’ buyurdu.”

Albânî Sahiha 1926

Ka’ka bin Ebi Hadred Eslemi’nin hanımı şöyle demiştir:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i minber üzerinde:

‘Ey insanlar! Yakınlarda yere batırılmış bir ordu duyarsanız, kıyametin gölgesi düşmüştür!’ buyururken işittim.”

Albânî Sahiha 1355

Beyda mevkiinde yere batırılma olayından sonra Mehdî (Aleyhisselam)’a Müslümanların halifesi olarak biat edilir. Mehdî (Aleyhisselam), Müslümanlarla beraber Allah yolunda cihad eder. Nebilik yolu üzere hilafet olur. İsa (Aleyhisselam) ininceye kadar Müslümanlarla düşmanları arasında savaş olur.
 

leyligöz

Üye
İslam-TR Üyesi
Mehdi, kıyamet alametleri içinde en popüler olan, hakkında en çok hadis uydurulan ve en çok istismar edilen karakterdir. Hadisler kullanılarak oluşturulan bu karakterin, sonuna yakın dünyaya geleceğine, herkesi yenip dünyaya hâkim olacağına, daha sonra gelecek Hz. İsa ile buluşup dünyayı yöneteceğine, bunları gerçekleştirirken ise Deccal ile savaşacağına inanılır. Hadislere göre Mehdi kadar, Mehdi’nin talebeleri de üstün yeteneklere sahip sıra dışı kişilerdir. Tüm bu yeteneklere sahip olabilmek, kendi şeyhinin veya kendi liderinin Mehdi olduğunu ispat edebilmek için binlerce hadis uydurulmuştur. Bu yüzden Mehdi’nin dış görünüşü hakkında, yapacakları hakkında, çıkacağı yer hakkında birbiriyle çelişen birçok hadis vardır. Mesela bir hadise göre Mehdi Şam’dan çıkacakken, diğerine göre Kufe’den, bir diğerine göre İstanbul’dan, bir başka hadise göreyse Medine’den çıkacaktır. İlk nesiller kendi şeyh veya liderlerini Mehdi ilan etmek için o kadar çok hadis uydurmuşlardır ki sonraki nesillerin hadis uydurmasına gerek kalmamıştır. Bu nesiller de kendi liderlerine uyan hadisleri doğru kabul etmiş, diğer hadisleri yorumla saptırmış veya yalanlamışlardır. Örneğin liderleri küçük burunluysa, “Mehdi küçük burunludur” hadisini kabul etmişler, Mehdi’nin gaga burunlu olduğuna dair hadisleri göz ardı veya inkâr etmişlerdir. İslam âleminde Mehdi enflasyonu yaşanmıştır. Şu anda Mehdi sanılan bir dini grup lideri var mı şeklindeki bir soruya vereceğimiz cevabımız “Acaba kaç grup kendi liderini Mehdi sanmıyor?” şeklindedir.


HER TARAF MEHDİ KAYNIYOR
Cemaatlere liderleri çoğunlukla Mehdi A.S. Olarak Tanıtılıyor.

Gerek Türkiye’deki, gerek İslam âlemindeki gelenekçi cemaatleri iyi tahlil etmemiz için Mehdilik olgusunu iyice kavramamız gerekmektedir. Biz, Türkiye’deki, bizce en büyük olan on geleneksel İslami cemaati bir kenara yazdık ve sonra bunların hangisinin şeyhini, liderini Mehdi zannettiğini araştırdık. Sonuçta çoğunluğun kendi şeyhini, liderini Mehdi sandığını gördük. Bu da gerçek manada İslami cemaatleri kavramak için Mehdiyet olayını bilmenin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. (Unutmayın ki cemaatlerin büyük bir kısmı Mehdiyet konusunda açık konuşmaz. Bu konuyla ilgili bilgileri kendi içine girenlere bile hemen açıklamazlar. Birçok cemaatte bu bilgileri açıklayan, şeyhin kendisi değil, onun en yakın halkası olmaktadır.) Hadislerde Mehdi’nin kendisinin bile Mehdi olduğunu söylemeyeceği de nakledilir. Cemaatler bu hadisi, liderlerinin Mehdiyet’ini gizlice, kulaktan kulağa, basının ve diğer kuruluşların önünde belli etmeden yaymalarının daha iyi olduğuna işaret kabul ederler. Mehdiyet bir cemaate büyük bir kuvvet verir. Liderinin, 1400 yıl kadar önce tarif edilen, bazı Peygamberler ile eşit üstünlükte olan, dünyaya hâkim olacak kişi olması, bu liderin müritlerinde çok güçlü bir bağlılık oluşturur. Bu bağlılıkla müritler tüm enerjilerini, tüm paralarını, tüm olanaklarını şeyhin eline teslim ederler. Şeyhin hiçbir lafını tartışmayı bile düşünemezler. 1400 yıl önce hadislerle müjdelenmiş, “dünyayı fethedecek Mehdi”ye karşı gelmek kimin haddine düşmüştür? Liderini Mehdi diye yüceltenler, “Mehdi’nin değerli talebeleri” olarak 1400 yıl önceki hadislerde müjdelendikleriyle uyutulurlar. Mehdi’nin halife olacağına dair izahlar, bazı gruplarda, grup liderinin ayaklanma, darbe gibi organizasyonlarla halifeliğe oturtulması gerektiğine dair planları da düşündürmüştür. İslam tarihi, kendini Mehdi sanıp ayaklanmalar çıkartmış ve yüzlerce kişinin ölümüne sebep olmuş şizofrenlerin örnekleriyle doludur.

Mehdi Hazretlerinin Halife olması için Darbe Girişimi Gibi Planlar Yapılmıştır.

Kaynak:Kurandaki Din
 

طالب بن عايد

انا لله وانا اليه راجعون
İslam-TR Üyesi
Vâkıa doğru lâkin kasdedilen bâtıl..

Bu kaynak site hadis inkârcısı sapıklardan teşekkul etmektedir, hadis inkârcılarının genel ortak özelliği; kendini İslam'a veya ehli sunnete nisbet edip de hakkı bâtıl ile karıştıran, bid'at ve hurafeye tutunan uydurukçu sapıklar üzerinden Resulullah Efendimizin (sas) sahih hadislerine/sunnetine saldırmalarıdır!

Sözde tam aksi hareket edenler de(tasavvufçular) bu hadis/sunnet inkârcıları üzerinden muvahhidlere saldırmaktadır!

Yine bu iki tarafı da mevcud tağut sistemi medreselerde, camilerde, ilahiyatlarda, tv'de aynı anda desteklemekte, eğitmekte ve iplerini elinde tutmaktadır!

Yine mevcud tağut düzenin reisi "ne sunniyim ne şiiyim" derken aynı zamanda celaleddin rumiyi, yunus emreyi, muhyiddin ibn arabiyi, hallac mansuru, ibn sinayı, hacı bayramı, hacı bektaşı vb vs leri konuşmalarında, tv dizilerinde yüceltmektedir!

Yine mevcud tâğut düzeni(tüm meclis), hadis inkârcıları ve tasavvufçular aynı anda muvahhid mucâhid muslumanlara karşı âdeta râfızi nusayri şianın koruyup kollayıcılarıdır, vahdet ve barış güvercinleridir!

Le hawle we le kuvvete ille billeh
 
Son düzenleme:

طالب بن عايد

انا لله وانا اليه راجعون
İslam-TR Üyesi
Ahi, saydığın diğer kişiler ile İbn Haldun arasında ne gibi bir bağlantı vardır?
Akhi mehdi hadislerini tamamen zayıf görüyor ibn haldun;
Mehdî’nin geleceğini inkâr edenler
İbn Haldun, Mehdî, konusunda vârid olan hadislerin hepsinin zayıf olduğunu isbât için ğayret göstermiş, ama isâbetli görülmemiştir.
Mehdînin geleceği ile ilgili olan hadis-i şerîflerin mânen mutevâtir olmalarına rağmen bazı yazarlar Mehdî’nin geleceğini inkâra kalkışmışlardır. Bunların öncüleri, hicrî 808’de vefat eden tarihçi İbni Haldûn’dur. (Bu zat aslen İspanyalıdır. Tunus’ta yetişmiş, Mısır’a göç edip orada vefat etmiştir. İbni Haldun “el-İber ve Divanu’l-Mubtedei ve’l-Haber fî Tarihi’l-Arabi ve’l-Acemi ve’l-Berber” isimli eseri ile şöhret bulmuştur. (Bkz. Şuzurâtu’z-Zeheb, VII, 76; Hayrettin ez-Zirikli, el-A`lam, III, 330)

İbni Haldûn bu sahanın âlimlerinden olmamasına rağmen, akıllarının kabul etmediğini inkâr için bir yol arayan ve inkârcıların karşısında ruhen mağlub olan modernistler, onu rehber edinip Mehdî diye bir şeyin olmadığını iddia etmişlerdir.
Yine de diğerlerinden ayrı tutarak şubhe bırakmamak için onu sildim şimdi.
Uyarı için Allah swt senden razı olsun, seni hayırla mukâfatlandırsın. Amin
 
Son düzenleme:

leyligöz

Üye
İslam-TR Üyesi
Vâkıa doğru lâkin kasdedilen bâtıl..

Bu kaynak site hadis inkârcısı sapıklardan teşekkul etmektedir, hadis inkârcılarının genel ortak özelliği; kendini İslam'a veya ehli sunnete nisbet edip de hakkı bâtıl ile karıştıran, bid'at ve hurafeye tutunan uydurukçu sapıklar üzerinden Resulullah Efendimizin (sas) sahih hadislerine/sunnetine saldırmalarıdır!

Sözde tam aksi hareket edenler de(tasavvufçular) bu hadis/sunnet inkârcıları üzerinden muvahhidlere saldırmaktadır!

Yine bu iki tarafı da mevcud tağut sistemi medreselerde, camilerde, ilahiyatlarda, tv'de aynı anda desteklemekte, eğitmekte ve iplerini elinde tutmaktadır!

Yine mevcud tağut düzenin reisi "ne sunniyim ne şiiyim" derken aynı zamanda celaleddin rumiyi, yunus emreyi, muhyiddin ibn arabiyi, hallac mansuru, ibn sinayı, hacı bayramı, hacı bektaşı vb vs leri konuşmalarında, tv dizilerinde yüceltmektedir!

Yine mevcud tâğut düzeni(tüm meclis), hadis inkârcıları ve tasavvufçular aynı anda muvahhid mucâhid muslumanlara karşı âdeta râfızi nusayri şianın koruyup kollayıcılarıdır, vahdet ve barış güvercinleridir!

Le hawle we le kuvvete ille billeh
Bir tavassufcu niye muvahhid muslumanlara tepki gostersin.mevcut sistem muslumanlara zarar vermeyecekse neden tagut olsun ki hem seriat devleti kurmak icin ne yapilabilir?Hem yazida bir saldiri yok mehdi ile ilgili uydurma hadislere atif var sadece.
 

طالب بن عايد

انا لله وانا اليه راجعون
İslam-TR Üyesi
Bir tavassufcu niye muvahhid muslumanlara tepki gostersin.
Çünkü birden çok ilâh edinmesine(Allah'tan swt başka kimselere dua etmesine, imdâda cevâb veremeyecek ölü ve dirilerden istimdâd etmesine, Allah swt ile arasına aracı koymasına, tâğutlardan ictinâb etmemesine, bid'at ve hurâfelere sarılmasına, Allah swt ve Resulullah sas adına uydurma yapmasına vb vs..) muvahhidler(tek olan ilâha iman edenler) karşı çıkıp uyardığı için!
mevcut sistem muslumanlara zarar vermeyecekse neden tagut olsun ki
Mevcûd sistemin ezan okunmasından başka İslam'a ve muslumanlara bir yararı yoktur, aksine zararı çoktur! Ayrıca tâğut olmak Muslumanlara fayda veya zarar vermekle değil, Allah'ın swt indirdiğiyle hukmetmemek, Allah'ın hukumlerine karşı isyân edip haram helal belirlemek ile olunur, sapmak ve saptırmak ile olunur vb vs..!
Muslumanlara bazı zararları şunlardır;
Bir kısmımızın iş için sakalı kesmesi, devletin her türlü konuda vergi adı altında bizi haraca/cizyeye bağlaması, herhangi bir anlaşma metninde tâğutların mahkemesinin dikte edilmesi, sırf 18 yaşının altında evlendiği için tecavuzcü muamelesi gören Muslumanların habsedilmesi, mekke muşriklerinin hicret etmeyenlere yaptığı gibi tâğutların yolunda zorunlu askerlik yaptırılması, tâğutların dayatmaları yetmiyormuş gibi kendine Musluman diyen büyük büyük kitlelerin de tevhide ve muvahhide sırt çevirip tâğutla bir olup Muslumanlara saldırması, evlerimizin içine kadar her türlü zina ve fuhşiyat içeriklerin girmesi(bu kısmen kontrolümüzde sayılır), bütün yaşam alanımıza medeniyet ve özgürlük adı altında her türlü sapıklık ve çıplaklığın mudâhil olması, ticâret seyahat ve türlü alışverişlerimize faizin bulaşması, hayatımızın bir çok alanında asli kafirelerle ve kendini İslam'a nisbet eden birçok cahille zorunlu muhataba girip tartışma ve munakaşalarla çeşitli tatsızlıklara gerginliğe maruz kalmamız, bir çok iş alanında ibadetlerimize sirayet edip huşumuzu dağıtan durumlarla karşılaşabilmemiz, İslam devletimizin olmaması yüzünden belki hergün karşılaşabildiğimiz dilenciliğin meslek haline gelmesi(İslam devleti bünyesindeki zımmileri bile bu durumlara düşürmez), İslam'ın devlete mudâhale edememesi bir yana tâğutların mescidlerimizi işgal edip imamlara kendi borozanlığını yaptırması ve ne acaibtir ki bir çok Muslumanımsının bu zillet hallerinden memnuniyeti.. Bu zilletler saymakla bitmez.. Allah swt bize razı olacağı kapıları hayırla açsın ve bizi sâdık kullarından eylesin..
Ek olarak;
hem seriat devleti kurmak icin ne yapilabilir?
Şurada önceki ve sonraki yorumları da okuyabilirsin;
Hem yazida bir saldiri yok mehdi ile ilgili uydurma hadislere atif var sadece.
Bak yazıda bir saldırı olmasaydı şimdi yazdığım bu cevâbları tekrâr yazmama gerek kalmayacaktı!
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt