Neler yeni
İslami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler

İslam-tr.org'a hoş geldiniz! Hemen üye olun ve kendi konularınızı, düşüncelerinizi paylaşarak bu platforma katılın. Oturum açtıktan sonra, İslam dini, tarih ve güncel konularla ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Haber Yeni Cihad Beldesi "mali" Güncel Haberler,buradan Paylaşalım !!!

E Çevrimdışı

Ebu & Dücane

Misafir
Mali’den yeni gelişmeler

Eklenme Tarihi : 27 Şubat 2013 Çarşamba 09:57
Mali’de mücahitlere karşı Afrika Birliği güçlerinin ilk saflarında savaşan Çad Ordusu’ndan bir grup geri çekildi. Kidal Şehri’nde ise Fransız kuvvetlerinin kampına yakın bir mekanda büyük bir patlama meydana geldi. Mali Ordusu kayıplarını itiraf etti.

Küresel Haber / Haber Merkezi
Kuzey Mali’den özel kaynaklar Anbaa Haber Ajansı’na Çad Ordusu’nda Zaghawa ve El Kar’an aşiretlerinden bir grubun Fransız uçaklarıyla desteklenen ECOWAS güçleri ile Ivogas dağlarında yerleşen mücahitler arasındaki çatışmaların ön saflarından çekildiğini açıkladı.
Kaynaklar Çad askerlerinin, Çad Cumhurbaşkanı’nın oğlu Orgeneral Muhammed İdris Deby’nin son çatışmalarda yaralanmasının üzerine çekildiğine dikkat çekti. Orgeneral Deby, Çad kuvvetlerinin Mali’deki komutanı Abdulaziz Hasan Adem’in mücahitler tarafından öldürülmesinden sadece birkaç saat sonra yaralandı.
Çad Ordusu’nun geri çekilen grubundan bir yetkili şöyle dedi: ‘Çadlıların bilinen cesareti daima Fransa tarafından kullanılmaları için bahane olmuştur. Fransa Çad Ordusu’nu denk olmayan bir savaşa sürükledi. Öyle ki Çad Ordusu ön saflara doğru ilerlerken bir ortaya çıkıp bir kaybolan hayaletlerle savaşıyoruz. Bu esnada da diğer Afrika güçlerinin düşmanla çatışmak için ilerlemeyi reddettiğini görüyoruz. Biz de bunu reddediyoruz.’
Öte yandan İslam Günlüğü Sitesi’nde yayınlanan bir habere göre Mali’nin en uzak kuzeydoğusundaki Kidal Şehri’nde Fransız kuvvetlerinin konuşlandığı bir kampın yakınında güçlü bir patlama meydana geldi.
Çad askerlerinin de konuşlandığı mekana yakın bir yerde oturan yetkili bir kaynak şöyle konuştu: Kidal şehrinde Salı günü yerel saatle 19.30’da Fransızların kampının yakınında çok güçlü bir patlama meydana geldi.’
Patlamanın sonucunda meydana gelen hasar konusunda ise henüz net bir bilgi bulunmuyor.
Fransa’nın Mali topraklarını işgali kapsamındaki gelişmeler çerçevesinde Mali Ordusu, işgalin başlangıcından bu yana verdiği kayıpları itiraf etti. Ordudan dün yapılan açıklamaya göre savaşın başından şu ana kadar 37 Mali askeri öldü, 187’si de yaralandı.
Mali Ordusu İletişim İdaresi’nden yapılan açıklamaya göre 11asker, mücahitlerle Kona şehrinde yaşanan ilk çatışmalarda, 5’i geçtiğimiz Perşembe günü Gao Şehri’nde, 6’sı mayın patlaması sonucu, 15’i de aldıkları yaralar nedeniyle daha sonradan öldü.
Yaralı sayısı da 187 olarak belirtilirken ölen ve yaralananların asker mi subay mı oldukları hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Ensaru’d Din’in lideri de terör listesine girdi 28.02.2013 KureselHaber

ensaruddin_lideri-300x160.jpg


ABD, Kuzey Mali’deki Ensaru’d Din Cemaati’nin lideri İyad Ag Ghali’yi de terör listesine aldı. Konuya ilişkin ABD dışişleri bakanlığından yayınlanan bildiride Ghali’nin İslami Magrib’teki El Kaide ile sıkı bağlantısının olduğu ifade edildi.

ABD, Fransa’nın işgali öncesinde 10 aydan fazla süre Kuzey Mali’de geniş bölgeleri kontrol altında tutan Ensaru’d Din Cemaati’nin lideri İyad Ag Ghali’yi de terör listesine aldığını duyurdu. Sebep olarak ise İslami Magrib’teki el Kaide Örgütü ile ‘yakın bağlantısını’ gösterdi.

İyad Ag’ın listeye alınmasıyla birlikte ABD’deki muhtemel tüm mal varlığının dondurulması ve Amerikan vatandaşlarının kendisiyle herhangi bir şekilde temasta bulunmasının yasaklanması da gündeme geliyor.

Amerika Dışişleri Bakanlığı’ndan yayınlanan bildiride Ag Ghali hakkında şu ifadeler yer aldı: ‘Mali’de faaliyet gösteren ve İslami Magrib’teki El Kaide Örgütü ile yakın işbirliği içinde olan Ensaru’d Din Hareketi’nin lideridir.’
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Mali’de Çad askerlerine büyük tuzak 02.03.2013 KureselHaber

malimucahidleri-300x178.jpg


Çad gazetelerinden biri Çad ordusuna bağlı birliklerden birinin mücahidler tarafından tuzağa düşürüldüğünü ve bu nedenle çekildiğini yazdı. Gazete bu tuzakta kurtarılamayan Çad askerlerinden Çad cumhurbaşkanını sorumlu tuttu.

Fransızca yayınlanan Tchadactuel Çad gazetesi, Çad birliklerinden birinin mücahidler tarafından Afogas dağlarında tuzağa düşürülüp katledilmesini konu aldığı bir yazı yayınladı. ‘Kasap İdris Deby’ başlığı taşıyan yazıda Çad Cumhurbaşkanı olaydan sorumlu tutularak neden Mali’deki Çad Birlikleri komutanı olan oğluna mücahidlerin tuzağına düşen askerleri kurtarması için emir vermediği sorgulandı.

Haberde Çad askerlerinin araçların ulaşmasının çok zor olduğu bir bölgede mücahitler tarafından akıllıca tuzağa düşürüldüğü, çıkmaz bir yola girdikleri sırada ise mayınların uzaktan kumanda ile patlatıldığı ifade edildi. Ayrıca cumhurbaşkanının oğlunun, kendisini arayıp mücahidlerle çatışmaya girmek için bilgi verdiği ancak babasının (cumhurbaşkanının) reddetmesi üzerine Çad birliklerinin geri çekildiği, mücahitlerin ise hasarsız dağdaki mevkilerine geri döndüğü dile getirildi.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Mali'de Fransa'nın can kaybı artıyor 04.03.2013 PressMedya

Mali'nin kuzeyinde İslamcı savaşçılara saldırılar düzenleyen Fransa'nın bir askeri daha öldürüldü
Mali'nin kuzeyinde Fransız işgalinin başlamasından bu yana en şiddetli çatışmaların yaşandığını açıkladı.

İlk olarak 11 Ocak'ta Mali'ye asker gönderen Fransız ordusunun kaybı artıyor. Kendi açıklamalarına göre son öldürülen Fransız askeri ile birlikte ölen asker sayısı 3'e çıktı. Ancak hayatını kaybeden Fransız asker sayısı gerçekte daha fazla olabilir. Çünkü başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin, giriştikleri savaşlarda uğradıkları kayıpları sakladıkları biliniyor.

Fransa'da son düzenlenen bir kamuoyu araştırması, seçmenlerin, Mali'ye yönelik askeri operasyona verdiği desteğin giderek azaldığını ortaya koymuştu.
Ifop kamuoyu araştırma merkezinin anketine göre, Fransızların Mali'ye yönelik askeri operasyona verdikleri destek son bir ay içinde yüzde 73'ten yüzde 60'a geriledi.

Mali'ye yönelik işgale 11 Ocak'ta başlayan Fransa, geçen hafta yaptığı açıklamada askerlerini Mart sonundan itibaren kademeli olarak çekeceğini açıklamıştı.
Mali'de Müslümanlara yönelik saldırılara hava desteği de veren Fransa'nın bu ülkede yaklaşık 3.500 askeri bulunuyor.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Mali Krizi Nasıl Sonuçlanacak? ]ANALİZ 04.03.2013 PressMedya

Mali'de yaşanan savaşın nedenleri, sonuçları, kullanılan stratejiler ve süreç içerisinde medyanın rolünü inceleyen analizi ilginize sunuyoruz.
ABDULKADİR ŞEN / HAKSÖZ-HABER

Bilindiği gibi Fransız güçleri geçen ayın başında Mali’yi işgal etti. İslami hareketlerin bir yıldan uzun bir süredir Mali’nin yüzölçümü olarak neredeyse Fransa kadar bir alanı kaplayan kuzeyini ele geçirip İslam düzenini inşa etmeye başlamaları üzerine Batı ülkeleri -adetleri üzere- endişeye kapıldı ve Mali’nin işgali için BM dâhil “Yeni Dünya Düzeni” kontrolündeki birçok uluslararası kurum harekete geçirildi.

Günümüz savaşlarında bilindiği gibi medya çatışmalarda kullanılan asli silahlardan biridir. Mali savaşında da medyanın etkin olarak kullanıldığı, Müslümanların ve gayrimüslimlerin hassas noktalarını hedef alan bilinçli kampanyaların yoğun biçimde hayata geçirildiği gözlerden kaçmamalıdır.

Bu savaş propagandaları, sinsi hazırlıklar ve ardından gelen işgalde ulaşılmak istenen temel amaçlara geçmeden önce savaşın nedeni üzerinde durmalıyız.
Yaygın görüşün aksine Mali yer altı kaynakları için işgal edilmemiştir. Zaten ülke hakkında biraz bilgi sahibi olanların da bildiği gibi Mali’de Fransa ülkeyi tamamen kontrol edip güvenlik sorunlarını aşsa bile ülke kaynaklarını kullanıma açabilmesi için gerekli teknolojik alt yapıyı tamamlaması uzun zaman alacaktır. Ayrıca Fransa’nın ülkeyi işgal etmek için zorda olan ekonomisine rağmen harcadığı devasa paralar hesaplandığında bu miktarların Mali’den elde edilecek kârla anlamlı bir korelasyon oluşturmadığı görülür. Demek ki savaşın ekonomik nedenler dışında da çeşitli amaçları vardır. Burada kesinlikle modern haçlı savaşının sadece dinî gerekçelere dayandığı, ekonomik gerekçelerinin olmadığını kastetmiyorum. Ancak tarih boyunca savaşlar incelendiğinde bir savaşın birden fazla nedeninin olduğu hemen göze çarpar. İki orduyu paradan başka karşı karşıya getiren sayısız neden olabilir. Ancak tarihi maddi perspektifle okuyan kapitalist ve Marksist teorinin aksine tarihî verilerin kendisi ekonominin yanında inanç, ideoloji, imaj, güç gösterisi, kralların şahsi hırsları, milliyetçilik gibi nedenlerin bazen birinin bazen çoğunun bazen de tümünün savaşların temel nedenini oluşturduğu rahatlıkla görülür.

Batılı ülkeler Mali operasyonunda şu yöntemleri uyguladılar:

1- Malili İslami hareketlerin önce iyi yönleri anlatılarak halkların güveninin kazanılması ve objektif olunduğu izlenimi verilmesi.

2- Bizzat bölge Müslümanlarının, İslami hareketleri, İslam’ın temiz yüzünü kirlettikleri için eleştirdiklerinin iddia edilmesi.

3- Medya gücü kullanılarak Batı toplumlarında ve doğu diktatörlüklerinde “küresel cihad hareketi”nin onları da tehdit ettiği söyleminin yaygınlaştırılması.

4- İnsan hakları örgütleri devreye sokularak sahte raporlar hazırlatılması ve müdahaleyi meşru kılan açıklamaların yaptırılması.

5- Bölgedeki fakirliğin duygu sömürüsü yapılarak kamuoyuna sunulması. Fakirlikten İslami hareketlerin ve İslam’ın sorumlu tutulması; böylece sömürünün
payının gizlenmesi ve müdahalenin insani bir görev olarak yansıtılması.

6- Mali ve bölge ülkelerinde Batı yanlısı din adamlarına terörü lanetleyen açıklamalar yaptırılmak suretiyle İslami hareketlerin terörle özdeşleştirilmesi ve meşruiyetlerinin hedef alınması.

7- Türbe ve tarihî mekânların imha edilmesi için özel timler kurulması ve bunların basına büyük bir drama şeklinde yansıtılması. Müslümanların medeniyet düşmanı vahşiler olarak gösterilmeleri.

8- Kadın ve çocuk haklarının İslami hareketler tarafından çiğnendiği iddia edilerek Batı feminizminin kullanılması.

9- Azavad Kurtuluş Hareketi (MNLA) isimli laik örgütün İslamcılara karşı desteklenmesi.

10- Ülkedeki azınlık siyahîlerin çoğunluk Arap ve Tuareglere karşı kışkırtılması ve ülkede lider yapılması. Sosyolojik olarak azınlıkların çoğunluklara lider yapıldığı ülkeler siyasi istikrarlarını çoğu zaman kaybederler.

11- Mali ordusunun eğitilmesi ve bölge ülkelerinin sınırlara askerî yığınaklar yapmalarının sağlanması.

mali-fransa-katliam01.jpg

19. yüzyılın sonunda son dönem sömürü faaliyetleri kapsamında Mali’yi işgal eden Fransa, bu ülkede 60 yıl kalmış ve ülke insanının dilinin ve kültürünün değişmesi için kapsamlı asimilasyon politikaları yürütmüştür. Kaba Fransız sömürü politikaları sömürüyü bir sanat gibi ele alan Büyük Britanya’nın sinsi politikalarına kıyasla hemen kendini ele veren sert ve kötü niyetli uygulamalarla yürütülmüştür. Fransızların özellikle gittikleri ülkelerde kültürü yağmaladıkları, halkı aşağıladıkları ve yeni yetişecek nesli adeta Fransızlaştırmak için gereken her yolu denedikleri bilinmektedir. İngiliz sömürü kültürü ise değişimi daha çok zamana bırakan ve ülkede kendi dilini kullanan ve kültürünü benimseyen elitler yetiştirmekle işe başlayan bir yapı arz etmektedir. Buna göre Afrika’da Fransızların gittikleri bölgelerin aslında kendilerine ait olduğunu ispatlamak için arkeolojik kazılar yapıp tarihî veri ve referanslar bulmaya çalışacak kadar sahiplendikleri görülmektedir.

Fransızların sömürdükleri ülkelere dillerini öğretmekle başlayan kademeli bir politika yürüttükleri gözlerden kaçmamalıdır. Sömürgecilik araştırmalarıyla bilinen Fanny Colonna, Fransa’nın Cezayir’i kültür ve düşünce yönünden de dönüştürme amacı taşıdığını belirtmekte ve Fransa Kamu Eğitimi Bakanı Rambaud’a ait şu sözleri aktarmaktadır:

Kolonilerimizdeki ilkel insanları değiştirmek, amacımıza olabildiğince adanmış yapmak ve ticaretimize olabildiğince uygun hale getirmek için… En güvenli metot yerli çocukları alıp bizimle sürekli iletişimini sağlamalı ve onları ardı ardına gelen yıllar süren bir entelektüel ve ahlaki alışkanlıklar dizisine konu etmeliyiz. Diğer bir deyişle onlara, zihinlerini isteğimize göre dönüştüreceğimiz okullar açmalıyız.

Fransa’nın, başta Cezayir ve Mali olmak üzere bütün Kuzey Afrika’da yerel kültürü talan eden bir Vandalizm sergileyerek askerî üstünlüğünü dayattığı halkları köleleştirmeye çalıştığı konunun uzmanları tarafından da kabul edilen bir gerçekliktir.

Ataları Sömürülen Bir Halkın Direnişi ve Ezilen Dedelerin Terörist Torunları

Bütün bu anlattıklarımız Mali’de hâlihazırda devam eden çatışmanın aslında ataları sömürülen bir halkın sömürü düzenine artık tahammülünün kalmadığını ve Mali’de direnen grupların Fransa başta olmak üzere emperyal Batı’ya meydan okuduklarının anlaşılması içindir. Tüm İslam dünyasında küresel cihad hareketi anti-emperyalist, anti-kapitalist bir doğaya sahiptir ve kendi medeniyet nehirlerinden beslenen bir çiçek yetiştirmek, kendi inanç dünyasına göre özgün bir dünya inşa etmek istemektedir. Tepki değeri oldukça yüksek olan bu başkaldırı ve meydan okuyuş hareketinin teklif değeri ise elbette tartışma konusudur.

Medya Gücü

Birçok araştırmacı Mali’de direnen grupların dünyaya ne sunmayı amaçladıkları, nasıl bir devlet sistemi ve toplum biçimi önerdikleri hatta gerçekte kim oldukları, ne gibi sosyal, siyasal, tarihî ve ekonomik şartlar gereği ortaya çıkıp güçlendikleri noktasında bilgi sahibi bile değildir. Malili İslami hareketlerin dünyaya mesajı olan her hareket gibi kendini ifade etmesi, kendini tanımlaması, tarihini ve amaçlarını, manifestosunu açık biçimde sunması gerekmektedir. Bu konuda adil bir bakış açısı bu hareketlerin seslerini dünyaya duyurma konusunda ciddi eksiklikleri olduğu gerçeğini göz ardı edemez. Ancak Mali’de güçlenir güçlenmez tüm dünyada kapsamlı bir basın-yayın destekli propagandaya maruz kalan, uydu televizyonları ve uluslararası yayınlarla karalanan, uluslararası konferanslarda sürekli biçimde haksız eleştirilere maruz olan bu kardeşlerimizin seslerinin canavarların bağrışları ve sihirbazların sihirleri arasında duyulmaz ve görülmez olduğu da göz ardı edilmemelidir.

Daha önce Afganistan ve Somali’de de gördüğümüz ve aslında günübirlik yaşadığımız gelecekte de Suriye’de yaşamaktan endişe duyduğumuz temel gerçek İslami hareketlerin medyanın gücünü tam anlamıyla kavramamaları dolayısıyla sürekli biçimde düşman tarafından şeytanlaştırılarak halklar nezdinde itibarsızlaştırıldıklarıdır. Birçok İslami hareket düzenli bir arşivleme ve ortak fikirleri bir arada toplayacak eleştiri sistemine sahip olmadığı için tarihî olaylardan da ders almakta maalesef çok başarılı değildir. Ancak özellikle son beş yılda bu krizleri aşmaya dönük umut verici gelişmelerin yaşandığını söyleyebiliriz.

Bu, Ulusal Bir Çatışma Değil

Mali’de devam eden savaşın Mali ulusal sınırlarına hapsedilerek değerlendirilmesi temel bir hatadır. Bu savaş gerek birçok ülke tarafından toprakları parçalanıp paylaştırılmış Tuareg toplumunu ilgilendirmesi açısından gerekse de tüm Afrika’da suni sınırların kalplerini birbirinden ayıramadığı Müslüman halkların yanı başlarındaki kardeşlerinin Fransızlar tarafından katledilmesine sessiz kalmayacağından ve daha birçok tarihî, siyasi ve sosyolojik nedenler dolayısıyla bir bölge sonunudur. Bunun bilincinde olan Fransa savaşa başlamadan önce bölge ülkelerine rüşvet niteliğinde büyük krediler sağlamış ve terörist olarak tanımladığı ümmetin evlatlarına karşı bölge rejimlerini kullanmak için konferans ve ittifaklar gerçekleştirmiştir. Ancak Fransa inatçı tavrı ve uzun zamandır ABD’nin devasa gücü karşısında aşağılanmanın sebep olduğu öfke körlüğü ile Mali işgalinin kısa sürecek bir işgal değil, bilakis büyük savaşı başlatan bir kıvılcım olduğunu ve bölge ülkelerini savaşa sokmanın cihad hareketlerini tüm Afrika’ya yaymak anlamına geldiğini görememiştir. Afrika’da cihad başlamıştır ve Ortadoğu, Asya ve Afrika’da devam eden bu savaş sonuna kadar devam edecektir. İslam ümmeti Allah ve Resulü’nün çizdiği sınırlar ve kurallara göre yaşayan ve bu yaşamı yaygınlaştıran bir ümmettir. Batı dünyasının sarhoş profesörleri tarafından kendisine dayatılan ılımlı rollere, liberal anlayışlara bu hayırlı ümmetin değerli evlatları asla razı olmayacaktır.

Fransa bölge ülkelerini de kapsayan bu savaşla:

  • - Afrika’nın dindar ve izzetli gençlerine dedelerinin intikamını alma imkânı sunmuştur.


  • - Zaten zayıf olan ekonomisini bu ülkelerin rüşvetçi elit liderlerini ve aç gözlü istihbarat örgütlerini beslemek için yapacağı harcamalarla daha da zora sokmaktadır.


  • - Ulusal sınırları içerisinde görece istikrara sahip olan Nijer, Çad, Cezayir ve Moritanya’da da cihadi akımların güçlenmesine ve halkların Batı karşıtı tepkilerinin daha da artmasına neden olmaktadır.


  • - Nijer, Çad, Kamerun, Moritanya Cezayir gibi bölgelerde “neo-collonial” sistem sayesinde sömürmeye devam ettiği tesisleri ve çalışanlarını tehlikeye atmıştır. Nitekim Kamerun ve Nijer’de Fransız vatandaşları kaçırılmış, Batı tarafından işletilen In Amenas petrol tesisleri sömürü karşıtı bir cihad eylemine sahne olmuştur.


  • - Fransa’nın içerisinde bulunan milyonlarca Müslümanın, İslami kimliklerine daha da sarılmasına neden olacaktır.
  • - Fransız ordusunun şehirlerini bombaladığı Fransa’da yaşayan göçmenler ülkede iç güvenliği
  • daha da zayıflatacaktır.


  • - Bölgedeki misyonerlik ve ticari faaliyetler artan tehditler nedeniyle ciddi aksamalara uğrayacaktır.


  • - Afrika’da Fransa’nın arka bahçesi sayılan Hıristiyan azınlıklar savaştan olumsuz etkilenecektir.


  • - Savaş Fransa’yı ileride kayıplarını karşılamaya gücünün yetmeyeceği büyük bir bataklığa çekmiştir. Fransa bölgeden çekilse bile Mali ve çevre ülkelerdeki Fransız misyonları sürekli biçimde tehlike altında kalacak ve Fransa bölge ülkelerine İslamcılarla savaşmaları için belki de onlarca yıl rüşvet vermek zorunda kalacaktır.


  • - Fransa’nın rakipleri bu ülkenin askerî zaaflarını ve güçlü yönlerini, teknolojik gücünü, kullandığı silah türlerini ve sırlarını askerî sahada tespit edecektir.


  • - Mali’deki savaş, sınırları dahi çizilmemiş devasa Sahra Çölüne yayılan direniş güçlerini etkisiz hale getirmekte başarısız olacak ve emperyal hayaller kuran Fransa’nın biraz da Batılı rakiplerine karşı sergilediği güç gösterisi şovunu tersine çevirecektir.


  • - Savaş, Batı halklarının, hükümetlerine karşı duyduğu hoşnutsuzlukları daha da artıracaktır.


  • - Savaş, Müslümanların Müslümanlıklarını hatırlamalarını ve inkâr edenlerin de inananları sadece inançları dolayısıyla hedef aldıklarını göstermesi açısından önemlidir.

Mali savaşı bilinenin aksine bir inanç savaşının çöle yansımasıdır. Bilindiği gibi Sahra Çölünde uzun yüzyıllar boyu doğal şartlar gereği güçlü devletler kurulamamış ancak ABD’nin başlattığı teröre karşı savaş kampanyası nedeniyle bölgedeki bazı İslami hareketler çöle uygun ağaçlar ekmiş ve çölde tüneller kazarak, dağları dinamitleyerek bugün devam eden savaş için hazırlık yapmışlardır.

Bundan 6–7 sene önce bile Sahra Çölünde direnişçiler hazırladıkları mağara ve kamplara benzin ve yaşam malzemeleri depolamış, Libya’dan edindikleri karadan havaya taşınabilir füzeler ve araçlarına uyarladıkları ağır silahlarla Fransa’yı beklemişlerdir. Peki, Fransa’nın 4 bin askerle girdiği Mali’de basına pek bir çatışma görüntüsü yansımamasının nedeni nedir?

Dört Bin Asker Kandırmacası:

Zayıf Görün Güçlü Ol Stratejisi

Her ne kadar Fransa, Mali’ye 4 bin gibi düşük bir asker oranıyla çıkarma yaptığını iddia etse de gerçek bundan farklıdır. Zaten Mali’nin devasa coğrafi genişliğini bilenler bu ülkeye bu kadar düşük bir asker oranıyla işgal operasyonu yapmanın mümkün olmadığını bilir. Fransa’nın sadece istihbarat görevlileri bile yüzlerle ifade edilmektedir. Fakat Fransa aslında büyük askerî güç ile başlattığı operasyonda gücünü gizlemekte ve muhtemel bir zaferde başarısını pekiştirmeyi, başarısızlık durumunda da başarısızlığın boyutunu gizlemeyi hedeflemektedir.

mali-fransa-katliam02.jpg

Hatalı Okuma

İslam dünyasında devam eden çatışmaları sırf ekonomik gerekçelere bağlamak tam anlamıyla bir Fransa ve Batı projesidir. Bu savaş bir hayat nizamı savaşıdır ve direniş grupları Batı’nın dayattığı kokuşmuş ve sömürüye dayanan dünya nizamını reddetmektedir. Savaşın inançtan soyutlanması bu saldırının aslında İslam ümmetine, ümmetin değerlerine, evlatlarına ve inancına karşı yapılan modern bir haçlı savaşı olduğu gerçeğini gizlemeyi amaçlamaktadır. Savaşın retoriği dinden ne kadar uzaklaşırsa alanı da o kadar daralır. Bu, tüm dünyada böyledir. Mali’nin Moritanya sınırındaki köylülerin güvenli sınırlarının hemen karşısındaki köylerde gerçekleşen savaşı sahiplenmelerinin etnik birlik ve dinî bağlardan başka yolu yoktur.

İşgal, Fransa’nın Seddi Zeraisidir!

Mali savaşı ile alakalı hatalı okumalardan bir diğeri de savaşın Fransa’nın ülkeyi sömürmesi için gerçekleştiği düşüncesidir. Sanki Fransa 1960 yılında çekildiği Mali’yi 50 yıl boyunca unuttu, aradan geçen 50 yıl sonunda Mali isimli bir sömürgesinin olduğunu hatırladı ve orayı tekrar sömürmek için harekete geçti şeklindeki okuma gerçeği yansıtmaz. Nitekim Mali’den ve tüm Afrika’dan ayrılan sömürü güçleri ülkede kendi çıkarlarını koruyacak elitler yetiştirmişlerdir. Sömürgeci ülkeye sadık elitler sömürgecilerin çıkarlarını kendi halklarının iradesine rağmen on yıllar boyunca savunmuşlardır. Mali’nin Kemalistleri aslında Fransa’nın ülkedeki çiftliklerinin de bekçileridir.

Fransa Mali’de kurduğu sistem sayesinde çok az masraf yaparak ülkenin zenginliklerini kendi ülkesine götürmeye ve bu ülkede Fransa iradesine karşı gelecekte gelişecek her türlü tepkiyi engellemeye devam etmiştir. Fransa Mali’yi sömürmek için değil, zaten sömürdüğü ülkedeki çıkarlarını korumak ve İslamcı etkinin tüm Afrika Francopone bölgelerine yayılmasını engellemek için gitmiştir. Bu, Fransa açısından bir seddi zerai operasyonudur.

2 Haftada Bir Devlet Nasıl Ele Geçirilebilir?

Mali’de İslami hareketlerin halk tabanına sahip olmadıkları da savaş hakkında söylenen yalanlardan bir diğeridir. Buna göre ülke halkı İslam’ı istememesine rağmen radikal cemaatler halka zorla İslam’ı dayatmaktadır. Oysa bizzat Batılı kurumlarca yaptırılan anketlere göre 2010 yılı itibariyle halkın %97’si İslam şeriatının uygulanmasını istemektedir. Buna rağmen birtakım sözde Afrika uzmanları ve Mali’ye Fransız kalan bazı yazarlar Müslümanların gözlerinin içine baka baka halka zorla hadlerin uygulandığını iddia edebilmektedir.

Bu görüşler aslında gerçeğin masum izahları değil, aldatmanın kirli maskeleridir. Ancak unutulan, unutulmuş gibi yapılan ve cevap bekleyen soruların başında şu vardır: Halk desteği olmayan herhangi bir dinî ya da ideolojik hareket bir ülkenin %80’ini nasıl sadece 14 günde ele geçirebilir?

Bir Okul İçin Bir Ülkenin Tarumarına Ortak Olmak

Öte yandan Malili İslamcılara karşı başlatılan savaş ve karalama kampanyasına Paris, New York ve Londra merkezli basın kuruluşlarının yanı sıra Zaman gazetesinin de iştirak ettiği görülmektedir. Zaman gazetesi, haberlerinin çoğunda Malili İslami hareketler için eşkıya anlamına gelen “isyancılar” ifadesini kullanmaktadır. Oysa bu İslami hareketler ne Kemalist Mali’nin ne de Fransa’nın otoritesini hiç kabul etmediler ki, onlara karşı asi olsunlar. Ancak otoriteden izin alma konusunda hassas olan bu yapılar Fransa’nın işgal girişimine karşı kayda değer bir yayın ortaya koymamışlardır. Samanyolu TV’de yayınlanan birkaç bölümlük Mali belgeselinde Fransa’ya hiçbir eleştiri yöneltilmezken İslami hareketler adeta tekfir edilmiştir. Bütün bunlar Mali’de bir okul daha açmak için mi yapılmaktadır?

zaman-mali.jpg

Timbuktu’da İslamcıların kütüphaneleri yaktıkları iddiasını öne çıkararak dolaylı yönden Fransız işgalini makulleştiren Zaman’ın bilgi kaynakları Müslümanlar değil, Batılılardır. Gerçek, Malili İslami grupların ilk işinin kitapları korunaklı binalara götürüp yerlerini de değiştirmek olduğudur. Fransız askerleri -tıpkı Irak’taki haçlı birlikleri gibi- müze ve kütüphaneleri talan etmeye geldikleri yerde sadece kitap kutuları görmüşlerdir.

Yeni Asya gazetesi ise “Mali ılımlı İslam’ı bekliyor” başlığıyla Malili Müslümanların tarihî mekânları ve türbeleri yıktığını iddia ediyor. Ancak aynı gazete ve dergilerde kuyulara atılan Müslümanların haklarını savunacak hiçbir ifade bulamazsınız.

yeni-asya---mali.jpg

Fransa’nın katlettiği Müslümanları su kuyularına atmasının bu yayın organlarında yıkılan bir türbe kapısı kadar haber değeri olarak görülmemesi ise sömürgecilere karşı savaşan Müslümanlar hakkında oluşan önyargının geldiği noktayı teşhir ediyor.

(İlgili video için bkz: Dead bodies found in well in Mali - YouTube)

İlgili yazımız: İslamcıların taş sevgisi ve insan dolu kuyular | Timetürk Haber

Peki, Bundan Sonra Ne Olacak?

Mali’de zafer gibi görünen askerî işgali aslında Fransa’yı büyük sürprizler yaşayacağı bir bataklığa sapladı. Fransa’nın sadece dört bin askerle gerçekleştirdiğini iddia ettiği operasyon aslında bundan kat kat daha fazla askerle ve aylar süren çalışmalarla düzenlenmiştir. Fransa Malili İslami hareketlerin ülkeyi ele geçirmesi ile aynı gün askerî operasyona, istihbarat çalışmalarına ve Mali ordusunu eğitimden geçirmeye başlamıştır. Bölgedeki zayıf ülkelerden Burkina Faso’ya Malili İslamcılarla barış görüşmeleri yapma görevi verilmiş böylece İslamcıların karşısına geçecek askerî birliklerin yeterli eğitim alması için zaman kazanılmıştır. İslamcı birlikler son anda Fransa’nın oyalama taktiğini fark ederek BM Konseyinden müdahale kararı çıkar çıkmaz başkenti ele geçirmek için operasyona başlamışlardır. Fransa Mali’de işgal planlarını henüz tamamlayamadan operasyona başlamıştır ve erken doğum niteliğindeki bu operasyon Fransa’nın birtakım taktiksel hatalar yapmasına neden olacaktır.

İşgal operasyonunun başlangıcından bu yana Fransa, direnişçileri esir ettiğine ya da öldürdüğüne dair hemen hemen hiçbir görsel yayınlamamıştır. Fransızlar ülkeye girer girmez İslami hareketler sivil halkın zarar görmemesi ve tarihî yapıların yok edilmemesi için önce tarihî eser ve kitapları koruma altına almış, daha sonra da hızlı bir biçimde şehirlerin dışına ve Mali’nin Tora Bora’sı olarak anılan Ifoghas dağlarına çekilmişler ve gerilla savaşına başlamışlardır. Bu süreç Afganistan’ın işgali sırasında Tora Bora ve diğer dağlık alanlara çekilen Taliban’ın taktiksel geri çekilişi ile oldukça benzerlik göstermektedir. Direnişçiler ülkeye yerleşip kamplar kurmaya başlayan Fransız ordusunun askerî gücünü ve karargâh noktalarını tespit edip çatışmalara başlayacaklardır. Nitekim son 2 haftada 5 feda eyleminin gerçekleşmesi direnişçilerin geçen hafta GAO şehrinde belediye binası da dâhil birçok yeri bir gün boyunca yeniden ele geçirmeleri bu stratejinin uygulanmaya başladığının bir göstergesidir. Fransa’nın her gün milyonlarca dolar harcadığı savaşı uzun süre sürdürecek ekonomik gücü bulunmadığı için işgale kısa süre sonra son vermesi beklenmektedir. Fransa’nın geri çekilmesi ise direnişçilerin şehirlere tekrar geri dönmesini beraberinde getirecektir.

Afrika’da yaz gelir, kış gelir, gece olur, gündüz olur ama günün sonunda İslam’dan başka çiçek hayat bulamaz.

***
İşte Zaman gazetesinin Fransız işgalini dolaylı olarak makulleştiren haberleri:
Timbuktu'yu yakıp Fransa'ya teslim etmişler - ZAMAN
Timbuktu'yu yakıp Fransa'ya teslim etmişler - ZAMAN
Savaşa giden yolda fakirlerin tebessümü - ZAMAN


mali-fransa-katliam01.jpg


mali-fransa-katliam02.jpg


zaman-mali.jpg


yeni-asya---mali.jpg
 
E Çevrimdışı

Ebu & Dücane

Misafir
Onlarca Fransız askeri öldü

Eklenme Tarihi : 08 Mart 2013 Cuma 08:35
Mali’yi işgal eden Fransız güçleri ve işbirlikçileri Afagos dağlarında kan kaybetmeye devam ediyor. Son olarak Çad askerlerinin tuzağa düşmesinden sonra şimdi de Fransız askerlerinden onlarcasının çatışmalarda öldüğü bildirildi.

Küresel Haber / Haber Merkezi
Mali’nin başkenti Bamako’dan bilgili kaynaklar onlarca Fransız askerinin Afagos’daki çatışmalarda yaralanmaları sonucunda tedavi görmek üzere acilen Paris’e nakledildiğini, onlarcasının da öldüğünü açıkladı. Moritanya Şark Haber Ajansı’na konuşan kaynaklar Fransız Savunma Bakanlığı’nın ise geride kalan Fransız askerlerinin maneviyatının çökmemesi için ölen askerlerin sayısını taksit taksit duyurduğuna dikkat çekti.
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
BM'den Mali askerlerine suçlama 12.03.2013 PressMedya

tuaregkatliami.jpg

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Fransa'nın Mali'de yürüttüğü askeri operasyonda görevli Mali askerlerini ''misilleme'' yapmakla suçladı.

BM İnsan Hakları Konseyi'nde konuşan İnsan Hakları Yüksek Komiseri Kyung-wha Kang, Yüksek Komiserlik tarafından 18 Şubat'tan bu yana yapılan gözlemler sonucu, Mali ordusunun, Tuareg, Fulani ve diğer etnik gruplara misillemeler yaptığının tespit edildiğini açıkladı.

Kyung-wha, etnik azınlık mensuplarının medya aracılığıyla fişlendiği, aleyhlerine propaganda yapıldığı, hatta birçok kişinin de Mali ordusunun saldırılarından korktuğu için yer değiştirmek zorunda kaldığını söyledi.

Yüksek Komiser, kalanların da etnik kimlik nedeniyle korku içinde yaşadığının altını çizdi.

Malili yetkililere de konuyla ilgili soruşturma başlatılması ve sorumluların cezalandırılması çağrısında bulunuldu.

Öte yandan İnsan Hakları Konseyi toplantısına katılan Mali Adalet Bakanı Malick Coulibaly, yaşanan bu münferit olayların sorumlularının tespit edilerek kısa zamanda cezalandırılacağını ifade etti.

tuaregkatliami.jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
El Kaide liderinin ölümü doğrulandı 12.03.2013 PressMedya

abdelhamid-abou-zeid.jpg

Fransa'nın Mali'de İslamcılara yönelik operasyonunda İslami Mağrib El Kaidesi liderlerinden Abdulhamid Ebu Zeyd'in hayatını kaybettiği doğrulandı.

Sahara Medya'nın haberine göre İslami Mağrib El Kaidesi liderlerinden Abdulhamid Ebu Zeyd'in Fransa'nın hava saldırısında hayatını kaybettiği doğrulandı.
Sitenin haberine göre Ebu Zeyd, Fransa'nın Ifogas dağlarını bombalaması sonucu hayatını kaybetti.

Siteye konuşan, El Kaide üyesi olduğu belirtilen bir kaynak, Fransa operasyonlarında Muhtar Belmuhtar'ın öldüğü haberlerini ise yalanladı. Kaynak, Belmuhtar'ın Gao bölgesinde ve hayatta olduğunu, Fransız ve Mali güçlerine karşı savaşını sürdürdüğünü açıkladı.

Abdulhamid Ebu Zeyd, 1965 doğumlu bir Cezayir vatandaşı. 2012 yılında Timbuktu'yu ele geçirdikten sonra Şeriat uygulamaya başlamıştı.
Ebu Zeyd'in 25 Şubat'ta hayatını kaybettiği belirtiliyor.

abdelhamid-abou-zeid.jpg
 
E Çevrimdışı

Ebu & Dücane

Misafir
k1.png

Güncelleme: 07:59, 18 Mart 2013 Pazartesi


malim7_1.jpg



Mali'de uranyum bombası iddiası Mali ve Fransa ordusunun, mağaraları uranyum bombaları ile vurduğu, su kuyularını zehirlediği öne sürüldü

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Mali'nin kuzeyindeki silahlı gruplardan Ensaruddin hareketi, Mali ve Fransız güçlerinin, ülkenin kuzeyinde, uluslararası hukuka göre yasak kabul edilen silahlar kullandığını iddia etti.
Ensaruddin hareketinden yapılan yazılı açıklamada, ''Fransa ve Mali ortak güçleri, ülkenin kuzeyinde Afagos Dağları'ndaki mağara ve sığınakları uluslararası hukuka göre yasak kabul edilen uranyumlu bombalarla vuruyor'' ifadesine yer verdi.
Açıklamada, ''Fransa'nın son günlerde havaların ısınması ve su ihtiyacının artmasıyla yeni bir taktik geliştirdiği ve Fransız güçlerinin kuzeydeki silahlı grupların direnişini kırma amaçlı su kuyularını zehirlediği de'' iddia edildi.
Mali'ye 11 Ocak'ta askeri müdahalede bulanan Fransa'nın bu ülkedeki 3 bin 500 civarındaki askerini, mart ayı sonundan itibaren kademeli olarak geri çekmesi bekleniyor.


 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Fransa'ya göre Mali'de 5. askerleri öldü 18.03.2013 PressMedya

fransaasker5.jpg

Fransa'nın iddia ettiğine göre Mali'de yürüttüğü operasyonda kendi saflarından ölen asker sayısı beşe çıktı

Fransa'nın iddia ettiğine göre Mali'de yürüttüğü askeri operasyonda ölen Fransız asker sayısı 5'e ulaştı. Ancak gerçek tahminler bunun çok üzerinde.
Fransız hükümetinden bugün yapılan açıklamaya göre, ölen asker birinci piyade alayında görev yapıyordu.

Mali'ye yönelik askeri operasyona 11 Ocak'ta başlayan Fransa, askerlerini Mart ayı sonundan itibaren kademeli olarak bu ülkeden çekeceğini açıklamıştı.
Mali'de isyancılara yönelik operasyonlarda bulunan Fransa'nın bu ülkede yaklaşık 4 bin askeri bulunuyor.

fransaasker5.jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
El Kaide Mali'nin dağlarında mevzileniyor 19.03.2013 PressMedya

malimountain.jpg

Uzmanlara göre El Kaide, Mali’nin kuzeyindeki dağlarda güçlü üsler kurarak saldırılar düzenliyor ve sonrasında sarp dağlarda kayboluyor.

Uzmanlara göre El Kaide, Batılılar ve onlara destek veren Afrika hükümetleri için Afganistan gibi bir bataklık olacağına yemin ettikleri Mali’nin kuzeyindeki dağlarda güçlü üsler kurarak saldırılar düzenliyor ve sonrasında sarp dağlarda kayboluyor.

Texas merkezli istihbarat ajansı Stratfor’un yayınladığı bir rapora göre Mali’nin Tigargar sıradağları tıpkı Usame bin Ladin’in liderliğindeki El Kaide’nin yıllarca Batı ordularını oyaladığı Tora Bora labirenti gibi cihadcılara bölgede saldırılar düzenleme ve takip edildiklerinde ortadan kaybolma imkanı veriyor.

Mağaralar, tüneller ve kara mayınları yetkililere göre Cezayir’deki rafineri saldırısı ve Kidal’daki bombalı araç saldırılarını üstlenen savaşçılara bu engebeli dağları geçilmez bir güvenli sığınak haline getirmiş durumda.

Hükümetin enerji ve maden şirketlerinin çıkarlarını korumak isteyen Fransa’nın da yardımıyla savaştığı isyanın arkasında cihadcı savaşçıların olduğuna inanılıyor. Ancak uzmanlar bu çabaların El Kaide’nin Ortadoğu’da on yıl Amerika ve müttefikleri ile savaştıktan sonra yöneldiği Kuzey Afrika’yı istikrarsızlaştırmak için daha büyük bir planın parçası olduğunu söylüyor. Radikaller dağ savaşının düşmanları için ön yıllık Afganistan savaşından daha kötü olacağına yemin ediyor.

Rapo, “Tüneller kazarak, mayın döşeyerek ve patlayıcılar yerleştirerek dağ bölgesini daha da geçilmez hale getirdiler” diyor. Savaşçılar çoktandır fark etmenin imkansız olduğu bu mağara ağını kullanıyor, esasen bu mağaraları tespit etmenin tek yolu savaşçıları girip çıkarken görmek.

El Kaide’nin Afrika kolu İslami Mağrıb El Kaidesi'nin (AQİM) uzun zamandır açlık ve fakirlikten harap olmuş bu ülkede gizli bir varlığı bulunuyordu. Geçen seneki askeri darbeyi takip eden politik istikrarsızlık onlara Texas ve Fransa’dan büyük, Afganistan’la ise aynı ölçüde bir bölgeyi ele geçirmeleri için gereken cesareti verdi.

Fransızların yanında radikallere karşı savaşan Azawad İslami Hareketi’ne (MİA) göre geçen Salı günü Kidal’de bir kontrol noktasına düzenlenen bombalı araç saldırısı en az 6 kişiyi öldürdü. Geçtiğimiz ay Fransa İslamcılara karşı asker gönderdi ve hava saldırıları düzenleyerek şehirleri kolayca ele geçirdi, ancak savaş güney Sahra’nın ücra köşelerine ulaştıkça ilerlemeleri yavaşladı. Cezayir sınırında 8500 milkare yüzölçümündeki bu dağ sırası İslamcı savaşçılara koruma sağlarken aynı zamanda Cezayir’deki Hogar dağları ve Nijer’deki Air dağlarına da geçiş imkanı veriyor.

Stratfor raporu, "Bölgenin sarp tepeleri yılın çoğunda kuru olan nehir yatakları ile dolu fakat gene de El Kaide, Tevhid ve Cihad Hareketi ve müttefiklerine gizlice hareket etme imkanı veriyor" diyor.

Rapor, "Dış müdahale tehditleri karşısında İslamcı savaşçılar Mali’deki planlarının bir parçası olarak bu dağ sıralarını son çare olarak kullanmayı düşündüler" diye devam ediyor. Yiyecek, petrol ve cephane taşımak için kullanılan, bazıları kamyonun geçebileceği kadar geniş olan bu her ayrıntısı düşünülmüş tünellere bitkisel örtü yokluğuna rağmen korunma sağlayacak kadar engebeli arazi de eklenince gözetleme yapmak zorlaşıyor. Hatta drone’lar bile bu tip arazide fazla işe yaramıyor.

“Parçalı arazi, insansız hava araçları ve diğer hava gözlem araçlarının etkinliğini azaltıyor çünkü arazideki doğal yükseklikler bir gölge etkisi yapıyor. Hava araçları daha yüksekten faaliyet gösterdiği takdirde bu gölge etkisi gideriliyor ancak bu sefer de resim çözünürlüğü düşüyor ve bir defada gözlenen arazi artıyor” diyor rapor.

Bu dağ sıralarında Kal Adağ denen birtakım Tuareg kabileleri yaşıyor. Yöresel dile göre isimleri dağlılar manasına geliyor. Arazideki küçük köy ve yerleşimlerde yaklaşık 60.000 kişi yaşıyor, en fazla yoğunluk ise Kidal’de.

Kaçakçılar ve suçlular, savaşçıların gelmesinden çok önce bu dağlarda varlardı. Güney Amerika’dan gelen uyuşturucu bu dağları geçerek Cezayir ve Nijere’e ulaşırdı, daha yakın tarihlerde ise "radikal militanlar" bu faaliyetlere bir de fidye için adam kaçırmayı eklediler.

Bir araştırmacı Raffaelo Pantucci batı ordularının militanları dağlara kadar kovalayabileceğini, fakat takibin çoğu zaman bu noktada sona erdiğini söyledi ve “Fransızlar daha üstün ateş gücü ile geldiler ve militanlar kırsalda bu gibi yerlere çekildiler. Bu bölgenin içinde eriyip gittiler. Bu çok da şaşırtıcı değil, bu şahısların çoğu eskiden kaçakçı olduğundan küçük gruplar halinde sürekli hareket etmeye alışıklar” dedi.

Ocak ayında Cezayir’deki doğalgaz rafinerisinde düzinelerce eylemci ve sivilin öldüğü rehin alma hadisesinde olayların yayılmasından korkan Cezayir hükümeti baskın yapanların Mali Sahra çölünden 600 mil seyahat ettiklerini söyledi.

Raporlara göre Fransa da saldırıların yayılmasından korkarak Mali’nin doğu komşusu Nijer’de Areva şirketinin işlettiği uranyum madenlerini koruma amacıyla özel kuvvetler görevlendirdi.

El Kaide’nin kaçırıp Mali’de 130 gün rehin tuttuğu eski Birleşmiş Milletler diplomatı Kanadalı Robert Fowler Associated Press’e bu savaşçıların kuzeye çok sağlam yerleştiklerini söyledi. 2009'da serbest bırakılan Fowler, “El Kaide hiçbir zaman Afganistan’a sahip olmadı ama Mali'ye sahipler” dedi.

malimountain.jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Mali'de Fransız rehine öldürüldü 20.03.2013 PressMedya

fransiz-rehine-philippe-verdon-olduruldu.jpg

Mali'de, 2 yıl önce kaçırılan Fransız rehine Philippe Verdon öldürüldü

Moritanya'nın özel haber ajansı ANI'ye konuşan, El-Kaide'nin Kuzey Afrika'daki kolunun sözcüsü, Fransız rehine Philippe Verdon'ı 10 Mart'ta infaz ettiklerini duyurdu.

Verdon'ın, Fransa'nın Mali'ye askeri müdahalesi nedeniyle öldürüldüğünü söyleyen sözcü, ''Diğer Fransız rehinelerin başına geleceklerden Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın sorumlu olduğunu'' belirtti.

Fransa Dışişleri Bakanı Sözcüsü Philippe Lalliot ise olayın doğruluğunu araştırdıklarını söyledi.

Philippe Verdon ve Serge Lazarevic, Mali'nin kuzeydoğusundaki Hombori kasabasında 24 Kasım 2011'de kaçırılmış ve Fransız ajanı oldukları iddia edilmişti.

AQİM, Sahel bölgesinde çalışan 4 Fransız vatandaşını da 16 Eylül 2010'da kaçırmıştı. Afrika'da yaklaşık 14 Fransız vatandaşı rehin tutuluyor.

fransiz-rehine-philippe-verdon-olduruldu.jpg
 
M Çevrimdışı

Musluman.

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
"Ölmek için oradalar" 02.04.2013 PressMedya

malimountain.jpg

Mali'deki İslamcı savaşçılar Fransızları şaşırtıyor. İşgalci askerler, "Cihadcılar geri çekilmeden savaşıyor. Ölmek için oradalar" yorumunu yapıyor.

Fransız askerler, "Gerçek askerlerle savaşıyoruz. Acımasızca saldırıya uğruyoruz" dedi.

Le Parisen'de yer alan bir röportajda, işgal ordusu İslamcı savaşçıların Azawad'a, geri çekilme niyetleri olmadan saldırdıklarını ve ölümüne savaştıklarını vurguladı.

Kaptan Clement, "Gerçek askerlere karşı savaşıyoruz. Strateji geliştiriyor ve pusu kuruyorlar" dedi.

Romanya'dan Pavel de, "Cihadcılar geri dönmeden çarpışıyor. Ölmek için oradalar" yorumunu yaptı. Romanya'nın sınırlı sayıda askeri de Mali'de bulunuyor.

Pavel, her İslamcı savaşçının, 15 metre çevresindeki herşeyi yok edebilecek patlayıcılar taşıdığını söyledi.

Başka bir asker de, her bir savaşçının patlayıcı kemer taktığını, beraberlerinde yemek ve Kur'an getirdiklerini, ölümüne savaştıklarını belirtti. Yabancı asker, İslamcıların, nereden olurlarsa olsunlar, bu savaş alanını iyi bildiklerini ve çok aktif olduklarını anlattı.

malimountain.jpg
 
Üst Ana Sayfa Alt