İbn Teymiyye’nin açıkça belirttiği üzere, dinin zarurî ve açık esaslarında cehalet mazeret değildir, ancak kapalı ve ihtilaflı meselelerde hüccet ikame edilmeden tekfir caiz olmaz. Bu, gevşeklik değil; ilmî adalet ve nebevi usûldür. Selef, hükmü fiile verir, şahsı ise şartlar ve manilerle...