Çözüldü Affedilmeyen Tek Günah Terk Edilmeyen Şirk İse Diğer Kâfirlerin Durumu Nedir?

Y Çevrimdışı

yalandunya1990

Üye
İslam-TR Üyesi
Merhaba.
Nisa 48 ve 116 da Allah'ın şirki asla affetmem kısmı şirk üzere ölen kişiler içindir denmiş âlimlere.
Biliyoruz ki Allah kâfir herkes için af kapısını kapatmıştır.
Neden bu ayetlerde sadece şirk af kapsamı dışına alınarak diğer günahlar affedilebilir denmiş?
Bir de ayetin Arapçasında bundan başka gunahlar kısmı 'dileyen kimseler' için anlamı var. Yani affını dileyen kimseler için Allah affeder manasi var.

Burada şirk üzere ölmek anlamı nasıl çıkarılmış anlayamiyorum. Ben müslüman birinin şirk günahından tövbesini affetmeyeceğini anlıyorum.

Ayetlerin nüzul sebeplerini inceliyorum. Özellikle Nisa 116 müslüman olmuş biri hakkında inmiş.

Kafamı bulandırıyor bu konu.

İbni Abbas'a isnad edilmiş bir rivayette ' Şirk hariç her günah için tövbe edilebilir' dediğini okudum.
Ayrıca Zümer süresi 53-54-54 okunduktan sonra şirkte affedilir ki diye sorun bir sahabe sonrası Allah'ın nisa 48 indirmiş olduğunu okudum.
Zümer suresinde Allah'a yönelen (tövbe eden) her kulunun günahlarını bağışlayacağını belirten Allah nisa 48 ile tövbeye sınır mı koymuştur?

Konu beni çok mutsuz eder oldu.
Kesinlikle kalbim mutmain olmuyor.
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Merhaba;

إِنَّ اللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَنْ يُشْرَكَ بِهِ
Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz.” (Nisa 48)

إِنَّ اللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَنْ يُشْرَكَ بِهِ
Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz.” (Nisa 116)

Buradaki '
bağışlamaz'ın, üzerine ölüm gelmiş olan şirk anlamında olduğu sahabe ve Tâbiîn tefsirlerinde kesinleşmiştir.


“Şirk İşlediği Halde Tevbe Etmeden Ölen” anlamı neden, nasıl çıkarılmıştır?

Çünkü aynı ayetin (Nisa 48) devamında şöyle geçer:
Bundan (şirkten) başkasını, dilediği kimse için bağışlar. وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَنْ يَشَاءُ
Ayet, kıyamet günü Allah’ın bağışlayacağı günah türlerini açıklıyor.
Tevbe eden bir insan zaten afvedilmiş olur; yani ayet tevbe dışındaki afvı konu ediyor.
Bu nedenle âlimlerde ittifakla şu hüküm çıkarılmıştır:

Şirk - tövbe olmadan ölürse kesinlikle afvedilmez. Diğer günahlar - tövbesiz ölse bile Allah dilerse afveder, dilerse azab eder.
Bu ayrım Allah’ın tövbe kapısının kapanması değil, tövbesiz olarak ölenlerin durumunun beyanıdır.

“Ayette ‘dileyen kimseler’ var; bu tövbe eden anlamına gelmez mi?”
Lafız:
لِمَنْ يَشَاءُ = “Allah’ın dilediği kimse için”.
Bu tâbirde kulun dilemesi değil, Allah’ın dilemesi vardır.

Tefsircilerin ittifakı; Bu ifade mağfiretin istisnasıdır ve tövbesiz olarak ölen kimseleri kapsar.
Yani mana; “Allah tövbesiz olarak ölen kimselerden dilediğinin bütün günahlarını bağışlar; ancak şirk işleyen ve tövbesiz ölen hiç kimseyi bağışlamaz.”

Müslümanın şirk günahı tövbe etse afvedilmez mi?

Tam aksine Tövbe eden kimsenin şirki kesinlikle afvedilir.

Bunu bizzat Kur’ân açıkça söylüyor:


قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ
لا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللَّهِ
إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا

De ki: Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları afveder.” (Zumer 53)

“Bütün” şirk dahil.
Bu ayet indiğinde sahabeler soruyor: “Şirk de mi afvedilir?
Evet , tevbe ile afvedilir.


Sahabenin İcmaı:

İbn Abbas: Şirk hariç her günah için tövbe edilir.”
Bu, Nisa 48’in açıklamasıdır: Tövbesiz ölürse bağışlanmaz.
Katâde (Tabiî): “Ayet, ölünceye kadar şirk üzere kalan hakkındadır.”
Mucahid: Tövbe eden için şirk dâhil hepsi bağışlanır.


“Nisa 116 Âyeti, müslüman olmuş kimse hakkında indi deniyor, nasıl olur?”

Bu bilgi doğrudur. Ayet, Müslüman olduğunu iddia eden fakat içten içe muşrik uygulamalar yapan kimseler hakkında indi. Fakat nuzul sebebi, hükmü daraltmaz. Hüküm geneldir:

Müslüman şirk işler; tevbe ederse tamamen afv olunabilir.
Müslüman şirk işler ve tevbe etmeden ölürse Nisa 48 – 116 kapsamına girer.
Bu, tefsir usûlünde “
العبرة بعموم اللفظ لا بخصوص السبب(Hüküm, sebebin özel olmasına değil; lafzın genel olmasına göre alınır.) kaidesidir.

Zumer 53 ile Nisa 48 arasında çelişki var mı?
Hayır yok.

Zumer 53Nisa 48 – 116
Tövbe eden kişiBütün günahları afvolur, şirk dahilBu konu burada yok
Tövbesiz olarak ölen kişiBu konu yokŞirk afvedilmez, diğer günahlar afvedilebilir

Yani:
Tövbe bütün günahları siler.
Tövbesiz ölüm durumunda şirk kesin afvedilmez.
Aradaki fark tam budur.


Kâfir için afv kapısı kapalıdır ; Bu, doğru; peki nasıl uyuyor?
Bu konuda kâfirlik 2 çeşittir.
Hayatta iken iman etmeyen kâfir
Allah tövbe kapısını açık bırakmıştır.

Ömrü boyunca iman edebilir.
İman ederse geçmiş bütün küfrü ve şirki silinir.

Ölünceye kadar iman etmeden ölen kâfir
Kesinlikle afvedilmez. Nisa 48 – 116’nın kastettiği budur.

Sonuç;


Şirk: tövbe edince tamamen afvedilir.
Şirk: tövbesiz olarak ölürse asla afvedilmez.
Diğer günahlar: tövbesiz ölse bile Allah dilerse afveder, dilerse azab eder.

Bu hüküm Kur’ân, sahih sünnet, sahabe ve ehl-i sünnet fakihlerinin icmaıdır.
 
Y Çevrimdışı

yalandunya1990

Üye
İslam-TR Üyesi
Merhaba;

إِنَّ اللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَنْ يُشْرَكَ بِهِ
Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz.” (Nisa 48)

إِنَّ اللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَنْ يُشْرَكَ بِهِ
Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz.” (Nisa 116)

Buradaki '
bağışlamaz'ın, üzerine ölüm gelmiş olan şirk anlamında olduğu sahabe ve Tâbiîn tefsirlerinde kesinleşmiştir.


“Şirk İşlediği Halde Tevbe Etmeden Ölen” anlamı neden, nasıl çıkarılmıştır?

Çünkü aynı ayetin (Nisa 48) devamında şöyle geçer:
Bundan (şirkten) başkasını, dilediği kimse için bağışlar. وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَنْ يَشَاءُ
Ayet, kıyamet günü Allah’ın bağışlayacağı günah türlerini açıklıyor.
Tevbe eden bir insan zaten afvedilmiş olur; yani ayet tevbe dışındaki afvı konu ediyor.
Bu nedenle âlimlerde ittifakla şu hüküm çıkarılmıştır:

Şirk - tövbe olmadan ölürse kesinlikle afvedilmez. Diğer günahlar - tövbesiz ölse bile Allah dilerse afveder, dilerse azab eder.
Bu ayrım Allah’ın tövbe kapısının kapanması değil, tövbesiz olarak ölenlerin durumunun beyanıdır.

“Ayette ‘dileyen kimseler’ var; bu tövbe eden anlamına gelmez mi?”
Lafız:
لِمَنْ يَشَاءُ = “Allah’ın dilediği kimse için”.
Bu tâbirde kulun dilemesi değil, Allah’ın dilemesi vardır.

Tefsircilerin ittifakı; Bu ifade mağfiretin istisnasıdır ve tövbesiz olarak ölen kimseleri kapsar.
Yani mana; “Allah tövbesiz olarak ölen kimselerden dilediğinin bütün günahlarını bağışlar; ancak şirk işleyen ve tövbesiz ölen hiç kimseyi bağışlamaz.”

Müslümanın şirk günahı tövbe etse afvedilmez mi?

Tam aksine Tövbe eden kimsenin şirki kesinlikle afvedilir.

Bunu bizzat Kur’ân açıkça söylüyor:


قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ
لا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللَّهِ
إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا

De ki: Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları afveder.” (Zumer 53)

“Bütün” şirk dahil.
Bu ayet indiğinde sahabeler soruyor: “Şirk de mi afvedilir?
Evet , tevbe ile afvedilir.


Sahabenin İcmaı:

İbn Abbas: Şirk hariç her günah için tövbe edilir.”
Bu, Nisa 48’in açıklamasıdır: Tövbesiz ölürse bağışlanmaz.
Katâde (Tabiî): “Ayet, ölünceye kadar şirk üzere kalan hakkındadır.”
Mucahid: Tövbe eden için şirk dâhil hepsi bağışlanır.


“Nisa 116 Âyeti, müslüman olmuş kimse hakkında indi deniyor, nasıl olur?”

Bu bilgi doğrudur. Ayet, Müslüman olduğunu iddia eden fakat içten içe muşrik uygulamalar yapan kimseler hakkında indi. Fakat nuzul sebebi, hükmü daraltmaz. Hüküm geneldir:

Müslüman şirk işler; tevbe ederse tamamen afv olunabilir.
Müslüman şirk işler ve tevbe etmeden ölürse Nisa 48 – 116 kapsamına girer.
Bu, tefsir usûlünde “
العبرة بعموم اللفظ لا بخصوص السبب(Hüküm, sebebin özel olmasına değil; lafzın genel olmasına göre alınır.) kaidesidir.

Zumer 53 ile Nisa 48 arasında çelişki var mı?
Hayır yok.

Zumer 53Nisa 48 – 116
Tövbe eden kişiBütün günahları afvolur, şirk dahilBu konu burada yok
Tövbesiz olarak ölen kişiBu konu yokŞirk afvedilmez, diğer günahlar afvedilebilir

Yani:
Tövbe bütün günahları siler.
Tövbesiz ölüm durumunda şirk kesin afvedilmez.
Aradaki fark tam budur.


Kâfir için afv kapısı kapalıdır ; Bu, doğru; peki nasıl uyuyor?
Bu konuda kâfirlik 2 çeşittir.
Hayatta iken iman etmeyen kâfir
Allah tövbe kapısını açık bırakmıştır.

Ömrü boyunca iman edebilir.
İman ederse geçmiş bütün küfrü ve şirki silinir.

Ölünceye kadar iman etmeden ölen kâfir
Kesinlikle afvedilmez. Nisa 48 – 116’nın kastettiği budur.

Sonuç;


Şirk: tövbe edince tamamen afvedilir.
Şirk: tövbesiz olarak ölürse asla afvedilmez.
Diğer günahlar: tövbesiz ölse bile Allah dilerse afveder, dilerse azab eder.

Bu hüküm Kur’ân, sahih sünnet, sahabe ve ehl-i sünnet fakihlerinin icmaıdır.
Cevap için teşekkür ederim.
Bu konuda aslında kafamı kurcalayan konu nisa 116'nın nüzuluna vesile olmuş sebeptir.
Orada yaşlı bir adam Peygamberimize küçük büyük bir çok günah işledim. Bunlardan da tövbe ettim. Ama şu varki ben Allah'ı tanıdığımdan beri ona şirk koşmadim demiş. Arapçasinda bu durum 'lem yuşrik' olarak yazıyor. Yani bu kişi müslüman olduktan sonra hiç bir şekilde şirk günahı işlememiş. Tövbe etmiş bir kulun ardından bu ayetin inişi tövbe edilen günahlardan dilediğimi bağışlarım ama şirki bağışlamam manası çıkıyor gibi düşünüyorum.
İkinci mesela Zümer 53 de sahabelerden biri 'sirk koşanin durumu nedir?' diye sorunca peygamberimiz şirk de dahil demiş evet bu bazı kaynaklarda geçiyor. Ama zayıf denmiş bu rivayete. Peygamberimizin bu soruya şirk mütesna dediği de bazı kaynaklarda var. Bu şekildeki rivayete Hasen denmiş.

Bu durumlar beni karmaşaya soktu aslında.

teşekkür ederim.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt