İlmi Konu Amelin imandan olması

İbn_kayyım8 Çevrimdışı

İbn_kayyım8

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Ebu Sevr: “İman; kalp ile tasdik, dil ile söylemek ve organlarla amel etmektir.”



El-Lalkai; Şerhu Usuli Ehli’s-Sunne ve’l-Cemaa (1590)



İmam Buhari, alimlerden binden fazla kişiden hadis yazdığını ve ancak imanın söz ve

amelden ibaret olduğu itikadında olanlardan hadis yazdığını zikretmiştir.



Şerhu Usuli Ehli’s-Sunne ve’l-Cemaa (1597)



El-Âcurrî, eş-Şerîa’da der ki: “Ebu Ca’fer Muhammed b. Süleyman dedi ki: “Sufyan b.

Uyeyne’den bir çok defa “İman söz ve ameldir” dediğini işittim. Ondan alıp kabul ettiğimiz hususlardan birisi: “söz ve ameldir. Zira şüphesiz amel olmadan söz olmaz.” İbn Uyeyne’ye: “Artar ve eksilir mi?” denildi. “Ya ne olacak?” dedi.



El Acurri, Kitabu’ş-Şerîa, sayfa 116





İbn Teymiyye de, Ebul Meali’nin el-İrşad’ının şerhinde Şeyh eş-Şehristani’nin şu sözlerini

nakleder: “Ehli Eser, (rivayet ehli/Hadis ehli) farzı ve nafilesiyle bütün taatlerin iman olduğu görü-

şündedirler. Bu tabirle Allah’ın farz ve nafile olan emirlerini yerine getirmeyi, tahrim ve te’dip tü-

ründen bütün yasaklarından sakınmayı kastederler.”



İbn Teymiyye, el-İman, sayfa 124



“Kötü bir iş gören ona eliyle mani olsun. Buna gücü yetmezse diliyle engel olsun.

Buna da güç yetiremezse kalbiyle nefret etsin. İşte bu sonuncusu da imanın en düşük derecesidir.”



Müslim (s.50 no:78) Beyhaki Şuab (1/61)



İbn Abbas ve Ebu Hureyre radıyallahu anhum’den isnadıyla rivayet ediyor: “İman artar ve eksilir.” Ebu Davud senediyle bize Abdurrazzak’tan tahdis etti, dedi ki: “Ma’mer, Süfyan es-Sevri, Malik b. Enes, İbn Curayc ve Süfyan b. Uyeyne’nin şöyle dediklerini işittim: “İman söz ve ameldir. Artar ve eksilir.



El Acurri, eş-Şeria, sayfa 111

Tâbî‘in âlim Mücahit b. Cebr şöyle dedi: ‘İman söz ve ameldir artar ve eksilir.’ (Lâlekâî,

Şerhu Usûli İ‘tikadi Ehli’s-Sunne, c. 5/sy. 1023,

-172:cool:.



Hasan-ı Basri(ö. 110 h.) şöyle dedi: ‘Ne süslenmeyle ne de temenni ile iman olmaz. Fakat

kalpte kesin olarak yerleşen ve amellerle doğrulanan şeylerdir.’ (Hatîb Bağdâdî, İktidâu’l-‘İlmu ve’l-Amel,no: 56).



Velid b. Muslim el-Kuraşî şöyle dedi: “el-Evzâ‘î, Mâlik b. Enes ve Sa‘îd b. Abdul‘azîz’i din-

lemiştim. Onlar: ‘iman amelsiz sözdür’ diyenleri hoş karşılamazlardı ve: ‘Amelsiz iman, imansız

amel olmaz’ derlerdi.” (Lâlekâî, Şerhu Usûli ‘İtikadi Ehli’s-Sunne, c. 4/sy. 930, -1586-).

Abdullah b. Mubârek şöyle dedi: ‘İman söz ve fiildir. İmanın eksiği olur, fazlası olur.’

(Abdullah b. el-İmam Ahmed, es-Sunne, (5/315, -627-).



Fudayl b. ‘Iyâd (ö. 186 h.) şöyle dedi: ‘Bize göre imanın içi ve dışı dil ile ikrar, kalp ile söy-

lemek ve onunla amel etmektir.’ (Lâlekâî, Şerhu Usûli ‘İtikadi Ehli’s-Sunne, c. 5/sy. 1030, -1742-).



İmâm Şâfi‘î (ö. 204 h.) şöyle dedi: “Sahâbe, tâbî‘in ve onlardan sonra bizim kendilerine

ulaştığımız kimseler: ‘İman, söz, fiil ve niyettir; bu üçünden birisi diğeri olmadıkça geçerli olmaz’

diye icma ettiler.” (Lâlekâî, Şerhu Usûli ‘İtikadi Ehli’s-Sunne, c. 5/sy. 1028, -1735-).



Buhari (ö. 256 h.)dedi ki: ‘Çeşitli ülkelerde binden fazla âlimle karşılaştım. Hiç kimsenin

imanın söz ve fiil olduğunda, artıp eksilebileceğinde ihtilâf ettiğini görmedim.’ (Lâlekâî, Şerhu Usûli ‘İtikadi Ehli’s-Sunne, c. 5/sy. 959, -1597-).



Ebû Zur‘a er-Râzî (ö. 264 h.) şöyle dedi: ‘Bize göre iman söz ve fiildir; artar ve eksilir. Kim

bunun dışında başka bir şey söylerse o bid’atçıdır, mürciedendir.’ (İbn Recep el-Hanbelî, Tabakâtu’l-Hanâbile, c. 1/sy. 203).



Abdulkâdir Geylânî, (ö. 561 h.) şöyle dedi: ‘Biz inanıyoruz ki iman dil ile söylemek, kalp ile

tanımak ve erkanıyla amel etmektir.’ Gunyetu’t-Tâlibin Tariki’l-Hak, ([1/62 Dımaşk, Dâru’l-Elbâb]


İmam Buhari, Kitabul İmanın başında şunları zikretmiştir


"O, mü'minlerin yüreklerine, îmânlarını kat kat artırmaları için sekîneti indirendir" (el-Feth: 48/4);


"Biz de onların hidâyetini artırmıştık" (el-Kehf: 18/13);


"Allah hidâyeti kabul edenlerin hidâyetini artırır" (Meryem: 19/76);


"Hidâyeti kabul edenler (e gelince), onların muvaffakıyyetini artırmış, onlara takvalarını ilhâm etmiştir" (Muhammed: 47/17);


"Îmân edenlerin de îmânları artsın " (el-Muddessir: 74/31);


Ve Allah'ın şu kavli:


"Bir sûre indirildiği zaman içlerinden kimi: Bu sûre hanginizin îmânını artırdı, der. Îmân etmiş olanlara
gelince (her inen sûre) dâima onların îmânını artırmıştır ve onlar birbirleriyle müjdeleşirler" (et-Tevbe:9/124);

Ve zikri celîl olan Allah'ın şu kavli:

Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: (Düşmanlarınız olan) insanlar size karşı ordu hazırladılar, o


hâlde onlardan korkun, dedi de, bu (söz) onların îmânını artırdı ve: Allah bize yeter, o ne güzel vekildir,


dediler" (Âli İmrân: 9/173).


Ve Yüce Allah'ın şu kavli:


"Mü'minler düşman ordularını görünce: işte bu Allah'ın ve Rasûlü'nün bize va'd ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. (Bu) onların îmânlarını ve teslimiyetlerini artırmaktan başka bir şey yapmadı"
(el-Ahzâb: 33/22)

Allah için (yânî Allah'a tâat sebebiyle) sevmek ve Allah için sevmemek îmândandır

Ömer ibn Abdilazîz, Adiyy ibn Adiyy'e şöyle yazdı: Muhakkak ki îmânın bir takım farizaları, akideleri, men' edilmiş şeyleri ve mendûbları vardır. Kim bunları tam yaparsa îmânı tamamlamış olur, kim de bu işleri tam yapmazsa îmânı kemâle erdirmemiş olur. Eğer ben yaşarsam, bu işleri bilmeniz için


ben onları size iyice beyân edip açıklayacağım. Ve şayet ölürsem, ben sizlere hemdem ve yâr olmaya
hırslı değilim

İbrâhîm aleyhi's-selâm da: "Ey Rabb'ım, ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster, dedi; Allah: inanmadın mı yoksa, dedi; O da: İnandım, fakat (gözümle de görerek) kalbimin yatışması için." (el-Bakara: 2/260) demişti.


Muâz ibn Cebel, bir zâta: Bizimle otur da (dîn işlerini müzâkere ederek) bir sâat îmânı artıralım,
dedi



İbn Mes'ûd: Yakîn, îmânın tamâmıdır, dedi



Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
Elbisenin eskidiği gibi içinizdeki iman da eskir. Allah'tan imanınızı yenilemesini isteyin

El Hakim, Müstedrek, 5
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt