Ey ehli iman, ey tevhid eri kardeşlerim!
Ümmetin aziz bir neferi, ihlas ve takva sahibi kıymetli kardeşim Atilla, kadim bir imtihanla sınanmakta; mübarek bacağında zuhur eden bu ilahi murakabe vesilesi olan sakatlık, onun sabrını ve teslimiyetini sınayan bir bela olmuştur.
Bu kardeşimiz, Allah yolunda yürürken, zahiren bir arıza, batınen bir arınma ile karşı karşıyadır. Şimdi sizden ricam, bir nebze de olsa bu salih kul için dualarınızla semaya ellerinizi kaldırmanızdır. Zira Resûlullah (s.a.v.) buyurur:
“Müminin mümine duası, kabul olunmuş bir sadakadır.”
Ey Rahman’ın kulları!
Gelin, bu mübarek vakitte, belki seher vaktinde, belki cuma saati icabetinde, ellerimizi rahmetin kapısına kaldıralım ve şöyle yalvaralım:
> “Ya Şâfî, Ya Kâfî, Ya Mu‘în!
Kulun Atilla'nın bacağını sıhhat ve afiyetle nimetlendir. Hastalığını rahmetine, sızısını nuruna tebdil eyle. Bu belayı ona derecat, bize ibret ve hikmet eyle. Amin!”
Dualarınızı esirgemeyin, çünkü bu dünya bir imtihan yurdudur; kimimiz yürüyor, kimimiz dua ediyor, lakin her bir adım Allah’ın kaderine mahkûmdur.
Selametle kalınız, dua ile yaşayınız.
****
Bismillahirrahmânirrahîm.
Ey ismi Celîlullah’ın bir tecellisiyle müsemma olan Abdülmuizz kardeşim, evvela Atilla kardeşimiz için ettiğiniz dua, semaya yükselen bir niyaz, Rahmân’a arz edilen bir yakarış misali gönüllerimizi mest etti. Allah sizden razı olsun. Cenâb-ı Hakk, dualarınızı kabul, amel defterinize hasenat olarak yazsın. Amin!
Lâkin şunu belirtmek isterim ki, Atilla ismine burun kıvırmak, sadece bir ismi değil; tarihin, izzetin, cesaretin ve ilâhî takdirin cilvesini inkâr etmek olur.
Zira "İsimlerde hayır vardır" buyurmuştur Resûl-i Ekrem (s.a.v). (Ebu Davud, Edeb, 61)
Atilla ismi, sıradan bir lakap değildir. Bu isim, tarih boyunca zulme karşı kılıç olmuş, batılın kalbine korku salmış, mazlumun duasına vesile olmuş bir mücahid isminin yadigârıdır. Türk-İslam geleneğinde adaletin timsali, ordusuyla cihanı titreten bir kudret sembolüdür.
Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:
> "Ey iman edenler! Allah yolunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi. Babanız İbrahim’in milleti üzere olun..." (Hac Suresi, 78)
Atilla ismi, işte bu cihadın ve seçilmişliğin tarihsel remzidir!
Bir ismin kıymeti, onun taşıdığı anlamla değil, hatırlattığı ruh ve duruşla ölçülür. Ve Atilla ismi; vakar, cesaret ve fıtrî adaletle yoğrulmuş bir nefs terbiyesidir.
Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:
> "Kıyamet gününde, insanlar isimleri ve babalarının isimleriyle çağırılacaktır. Öyleyse güzel isimler koyunuz." (Ebû Dâvûd, Edeb 61)
Atilla, işte böyle bir isimdir! Kıyamet günü çağrıldığında, meleklerin "Ey Atilla, İzzetli olan!" demesi muhtemel, vakar dolu bir nida ile çağrılacak bir şeref levhasıdır.
Ey Abdülmuizz kardeşim, ismin elbette azametli ve mübarektir. Lakin Atilla ismini hor görmek, ilâhî kaderin tecellisine gölge düşürmektir. Her isim bir kaderdir, her kader bir murattır.
O hâlde gelin, kardeşliğimizi pekiştirelim, isimlerde değil; takvada yarışalım. Zira Rabbimiz şöyle buyurur:
> "Allah katında en üstün olanınız, takvâca en ileride olanınızdır." (Hucurât Suresi, 13)
Vesselâm.
El-fâtiha mâassalavât.
Ümmetin aziz bir neferi, ihlas ve takva sahibi kıymetli kardeşim Atilla, kadim bir imtihanla sınanmakta; mübarek bacağında zuhur eden bu ilahi murakabe vesilesi olan sakatlık, onun sabrını ve teslimiyetini sınayan bir bela olmuştur.
Bu kardeşimiz, Allah yolunda yürürken, zahiren bir arıza, batınen bir arınma ile karşı karşıyadır. Şimdi sizden ricam, bir nebze de olsa bu salih kul için dualarınızla semaya ellerinizi kaldırmanızdır. Zira Resûlullah (s.a.v.) buyurur:
“Müminin mümine duası, kabul olunmuş bir sadakadır.”
Ey Rahman’ın kulları!
Gelin, bu mübarek vakitte, belki seher vaktinde, belki cuma saati icabetinde, ellerimizi rahmetin kapısına kaldıralım ve şöyle yalvaralım:
> “Ya Şâfî, Ya Kâfî, Ya Mu‘în!
Kulun Atilla'nın bacağını sıhhat ve afiyetle nimetlendir. Hastalığını rahmetine, sızısını nuruna tebdil eyle. Bu belayı ona derecat, bize ibret ve hikmet eyle. Amin!”
Dualarınızı esirgemeyin, çünkü bu dünya bir imtihan yurdudur; kimimiz yürüyor, kimimiz dua ediyor, lakin her bir adım Allah’ın kaderine mahkûmdur.
Selametle kalınız, dua ile yaşayınız.
****
Bismillahirrahmânirrahîm.
Ey ismi Celîlullah’ın bir tecellisiyle müsemma olan Abdülmuizz kardeşim, evvela Atilla kardeşimiz için ettiğiniz dua, semaya yükselen bir niyaz, Rahmân’a arz edilen bir yakarış misali gönüllerimizi mest etti. Allah sizden razı olsun. Cenâb-ı Hakk, dualarınızı kabul, amel defterinize hasenat olarak yazsın. Amin!
Lâkin şunu belirtmek isterim ki, Atilla ismine burun kıvırmak, sadece bir ismi değil; tarihin, izzetin, cesaretin ve ilâhî takdirin cilvesini inkâr etmek olur.
Zira "İsimlerde hayır vardır" buyurmuştur Resûl-i Ekrem (s.a.v). (Ebu Davud, Edeb, 61)
Atilla ismi, sıradan bir lakap değildir. Bu isim, tarih boyunca zulme karşı kılıç olmuş, batılın kalbine korku salmış, mazlumun duasına vesile olmuş bir mücahid isminin yadigârıdır. Türk-İslam geleneğinde adaletin timsali, ordusuyla cihanı titreten bir kudret sembolüdür.
Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:
> "Ey iman edenler! Allah yolunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi. Babanız İbrahim’in milleti üzere olun..." (Hac Suresi, 78)
Atilla ismi, işte bu cihadın ve seçilmişliğin tarihsel remzidir!
Bir ismin kıymeti, onun taşıdığı anlamla değil, hatırlattığı ruh ve duruşla ölçülür. Ve Atilla ismi; vakar, cesaret ve fıtrî adaletle yoğrulmuş bir nefs terbiyesidir.
Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:
> "Kıyamet gününde, insanlar isimleri ve babalarının isimleriyle çağırılacaktır. Öyleyse güzel isimler koyunuz." (Ebû Dâvûd, Edeb 61)
Atilla, işte böyle bir isimdir! Kıyamet günü çağrıldığında, meleklerin "Ey Atilla, İzzetli olan!" demesi muhtemel, vakar dolu bir nida ile çağrılacak bir şeref levhasıdır.
Ey Abdülmuizz kardeşim, ismin elbette azametli ve mübarektir. Lakin Atilla ismini hor görmek, ilâhî kaderin tecellisine gölge düşürmektir. Her isim bir kaderdir, her kader bir murattır.
O hâlde gelin, kardeşliğimizi pekiştirelim, isimlerde değil; takvada yarışalım. Zira Rabbimiz şöyle buyurur:
> "Allah katında en üstün olanınız, takvâca en ileride olanınızdır." (Hucurât Suresi, 13)
Vesselâm.
El-fâtiha mâassalavât.
Moderatör tarafında düzenlendi:

