Çözüldü Bast-ı Zaman ve Tayy-ı Mekan Ne Demektir?

مراد Çevrimdışı

مراد

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Zamanın farklı boyutları olması ile ilgili ayetler
“Melekler ve Rûh (Cebrâîl), mikdârı (sizce) elli bin sene olan bir günde O’na (arşına) çıkarlar.” (Mearic, 4)
“Gökten yere (her) işi, (O ) tedbîr (ve idâre) eder; sonra (bu işler), mikdârı sizin saymakta olduklarınıza göre bin yıl tutan bir günde, ona (Cenâb-ı Hakk’ın ta‘yin buyurduğu yüksek makama) çıkar.” (Secde, 5)
“(Ey Habîbim!) Senden azâbı acele istiyorlar; hâlbuki Allah, va‘dinden aslâ dönmez! Şübhesiz ki Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin sene gibidir.” (Hac, 47)

Bu ayetler ve rasulullahın(sav) miraç hadisesi bast-ı zamana delil midir?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Bast; genişleme, yayılma. Bast-ı Zaman; zamanın uzaması veya kısalması anlamına gelir.
Bazı rivâyetlerde, menkıbelerde geçen velîlerin hallerinde, kısa bir vakitte uzun işler yapmaları veya uzun zaman geçmiş gibi çok şey yaşamaları bu tabirle anlatılmıştır. Bu durumun tam zıddı Tayy-ı Zaman (zamanın katlanması, kısalması) olarak bilinir ki bu anlayışlar genel olarak selef-i salihin itikadında mûteber olmayıp kerameti kendinden menkul tasavvuf kültüründe delilsizce yer edinir, benimsenir.

Ehl-i sunnette / Selef-i Salihin’in (Sahabe, Tâbiîn ve Tebe’u’t-tâbiîn) bu konuda metodu şudur;
Gaybî ve kevnî konularda yalnızca Kur’an ve sahih sünnet ile sabit olanı kabul ederler. Aklen mümkün görünen bir şey, şer’an da imkânsız değilse, onun gerçekleşmesini Allah’ın kudreti dâhilinde görür fakat buna itikadî bir sıfat veya sürekli bir keramet kanunu gözüyle bakmazlar.
Yani “Allah dilerse zamanı durdurur, genişletir veya mekânı katlar. Bu mümkündür. Fakat bu, kullarda bulunan / kaynaklanan veya ellerinde olan bir özellik değildir.”
Zaman mahluktur, Allah dilediği gibi tasarruf eder. Kur’an’da Mearic 4, Secde 5, Hac 47 gibi ayetler, zamanın göreceli olduğunu gösterir. Mi‘râc olayı da bunun Allah’ın kudretiyle bir mucize olarak vuku bulduğuna delildir. Yoksa Zamanın bast edilmesi bir tasavvuf hâlidir, velîlere özgü bir sırdır gibi anlayış bâtıldır! “Allah dilerse zamanı uzatır, dilerse kısaltır ki tıpkı ayın ikiye bölmesi gibi bir mucizedir.” Yani, mûcize veya kerâmet yönüyle kabul edilir, ama metafizik bir hâl olarak itikad konusu yapılmaz.
Nitekim İbn Teymiyye (rahimehullah) bu konuda şöyle der: Velîlerde zuhur eden kerametler, Allah’ın kudretiyle olur. Fakat bu, Onlarda zatî bir özellik değildir.” (
İbn Teymiyye, el-Furkân beyne Evliyâi’r-Rahmân ve Evliyâi’ş-Şeytân, Sf: 64) Dolayısıyla eğer bir velî kısa zamanda uzun işler yapıyorsa “Bu Allah’ın O kuluna bir ikramıdır (keramet), ama (kulun) kendi kudretiyle olmaz.”

Tayy-ı Mekân, yani bir anda uzak mesafelerin kat edilmesi de aynı şekilde değerlendirilmelidir. “Bir kulun bir anda uzak yere gitmesi, şayet Allah’ın dilediği bir keramet olarak gerçekleşirse mümkündür.” Nitekim Suleyman aleyhisselâm’ın veziri Âsıf b. Berhiyâ’nın Belkıs’ın tahtını bir anda getirmesi (Neml 40) bu minvalde değerlendirilir ki aşağıdaki linkte detaylıca işlenmiştir.
Kısaca “Bu olay bir kulda zatî bir güçten değil, Allah’ın kudretinden kaynaklanır.
Allah’ın kudretiyle gerçekleşen bir keramet olarak mümkündür, yoksa tasavvufî bir seyr-u sulûk hali veya bâtınî ilim olarak kabul edilmez. Zamanı ve mekânı değiştirme kudreti yalnız Allah’a aittir. Eğer bir kulda böyle bir şey görülürse, bu Allah’ın yarattığı bir keramet veya mucize olarak kabul edilmelidir.


UÇMAYA KAÇMAYA - IŞINLANMAYA KLONLANMAYA SON
İNSAN AYNI ANDA İKİ (FARKLI) YERDE BULUNAMAZ
İslamda Kerâmet
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt