Bayram Namazı

samanpan

.
Admin
Bayram namazının meşruiyetinin asıl dayanağı kitab ve sünnettir. Kitabtan dayanağı yüce Allah'ın: "O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!" (el-Kevser, 108/2) buyruğudur. Genel olarak müfessirler burada "namaz"dan kastın bayram namazı olduğunu belirtmişlerdir.
Sünnetten dayanağına gelince, Rasûlullah Sallallah u aleyhi ve sellem’in iki bayram namazını kıldığı tevatür ile sabittir. İbn Abbas dedi ki: Ben Rasûlullah Sallallah u aleyhi ve sellem, Ebu Bekir, Ömer ve Osman -Allah onlardan razı olsun- ile birlikte bayram namazlarında bulundum. Hepsi de hutbeden önce namaz kılıyorlardı." Buhârî; Muslim
Bayram namazları erkeklere de, kadınlara da şart kılınmıştır. Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem buna kesintisi z devam etmiş ve bayram namazı için şehrin dışına çıkılmasını emir buyurmuştur.
Ummu Atiyye -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: “Bizlere buluğa ermiş kızları ve perdeleri arkasında saklanan kadınları dahi çıkarmamız emrolundu .” Buhari – Müslüm
Sirin kızı Hafsa -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Bizler bayram günü kızlarımızın dışarı çıkmalarını engellerd ik. Bir kadın gelip Halef oğulları malikanes ine konakladı. Ben de ona gittim. Bana naklettiğine göre; kızkardeşinin kocası Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem ile birlikte on iki gazaya katılmıştı. Kızkardeşi de altı gazaya onunla kocasıyla birlikte katılmıştı. Kızkardeşi dedi ki:
“Bizler hastalara göz kulak olur, yaralıları tedavi ederdik.” Kızkardeşi:
“Ey Allah'ın Rasulü, eğer üzerine giyinecek bir cilbabı bulunmuyo rsa bizden herhangi birimizin namaza çıkmamasında bir beis var mıdır?” dedi.
Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Arkadaşı ona kendi cilbabını versin ve bütün hanımlar hep birlikte hayra ve müminlerin duasına tanık olsunlar. “Buhari – Müslüm

Bayram namazının vakti:

Yezid bin Humeyr er-Rahbi -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem'in ashabından olan Abdullah bin Busr bir ramazan ya da kurban bayramı günü insanlarl a birlikte musallaya çıktı. İmamın gecikmesi ni uygun görmeyerek dedi ki: “Bizler bu anda namazımızı bitirmiştik. Bu da tesbih namazını kıldığımız vaktidir.” Buhari
Bayram namazı vakti, güneş bir mızrak boyu kadar yükseldikten sonra başlar, güneşin zevaline kadar devam eder. Bu da kuşluk vaktidir. Çünkü güneşin doğuşu esnasında namaz kılmak yasaklanmıştır. O kadar ki; tam doğuş zamanında namaz haramdır, ondan hemen sonra -bir mızrak boyu kadar yükselinceye kadar- namaz kılmak ise mekrûhtur.
Kurban bayramı namazının eli çabuk tutarak ilk vaktinde kılınması sünnettir. Böylelikle Minâ'da hacıların kurban kesmeleri ne uygun hareket edilmiş ve insanların da kurbanlarını kesmeleri ne imkân tanınmış olur.


Musallaya çıkış:

Az önce zikredile n hadislerd en, bayram namazının kılınacağı yerin mescid değil, açık yerler olduğu anlaşılmaktadır. Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem de böyle bir yere çıkardı ve orada bayram namazını kıldırırdı. Ondan sonra gelenler de böylece uygulamışlardır.
Bayram namazının şehrin dışında, musallâda kılınması sünnettir. Çünkü Peygamber Sallallah u aleyhi ve sellem böyle yapmıştır. Bu hüküm namazın musallâda kılınmasını engelleye n herhangi bir mazeretin bulunmama sı halinde böyledir.
Şâyet yağmur, rüzgar ya da bunun dışında herhangi bir mazeret sözkonusu ise mescidde kılınmasında bir mahzur yoktur. Eğer şehirde zayıf ve âciz kimseler bulunuyor ise, imam şehir mescidind e onlara namaz kıldıracak birisini tayin eder. Çünkü Ali -Allah ondan razı olsun- böyle yapmıştır.


Bayram namazı İçin ezan ve kamet var mıdır?

Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem’in bayram namazını ezan okumaksızın ve kamet getirilme ksizin kılmış olduğu sabittir. İmam gelir, ezan ve kamet okunmadan öne geçer, insanlara açıktan Kur'ân okuduğu iki rekât namaz kıldırır.
İbn Abbas ve Cabir bin Abdullah dediler ki: “Ne ramazan bayramı günü, ne de kurban bayramı günü ezan okunuyord u. “Buhari – Müslüm
Cabir'den rivayete göre; hem imamın hutbeye çıktığı sırada, hem de çıktıktan sonra ramazan bayramı günü namaz için ezan da yoktur, kamet de yoktur, herhangi bir şey de yoktur. O gün için ne ezan, ne de kamet söz konusudur . Buhari – Müslüm

Bayram namazının kılınışı:

Bayram namazı iki rekattır. Bu iki rekatte on iki tekbir alınır. Birinci rekatte iftitah tekbirind en sonra ve kıraatten önce yedi tekbir, ikinci rekatte ise kıraatten önce beş tekbir alınır. Amr bin Şuayb'den o babasından, o dedesinde n rivayet ettiğine göre Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem bayram namazlarında birinci rekatte yedi, ikinci rekatte beş tekbir getirdi. İbnu Mace
Aişe -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem, ramazan ve kurban bayramlarının namazlarında, birinci rek'atte yedi ziyade tekbir getirirdi, ikinci rek'atte ise, iki rüku tekbirind en başka beş ziyade tekbir getirirdi ." Ebu Dâvud, İbnu Mace

Bayram namazlarında kıraat;

Numan bin Beşir -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem bayram ve cuma namazlarında A'lA” suresi ile; el-Gaşiye surelini okurduk. Müslüm
Abdullah bin Abdullah -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: “Ömer -Allah ondan razı olsun- bayram günü namaz kıldırmak üzere çıktı, Ebu Vakıd el-Leysi ye haber göndererek Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem böyle bir günde neyi okurdu? diye sordurdu, O da: Kaf suresi İle Kamer suresini okurdu, dedi.” İbnu Mace
İbn Ömer ise Peygamber Sallallah u aleyhi ve sellem'e tabi olmaya dikkat eden birisi olarak her tekbir sırasında ellerini kaldırırdı. Peygamber Sallallah u aleyhi ve sellem tekbir almayı bitirdi mi Kur'ân okumaya başlar ve önce Fatihatu'l-kitab'ı okur. Ondan sonra da: "Kaf, çok şerefli Kur'ân'a yemin ederim ki" (Kaf, 50/1) suresini iki rekâtin birinde okur, diğerinde ise: "O saat yaklaştı ve ay yarıldı." (el-Kamer, 54/1) suresini okurdu. Bazan bu iki rekâtte: "O en yüce Rabbinin ismini tesbih et!" (el-A'la, 87/1) ile "Sana örtüp bürüyenin haberi geldi ya." (el-Gaşiye, 88/1) surelerin i okuduğu da olurdu. Müslim

Bayramda hutbe, namazdan sonradır:

Hutbeden önce namaz kılmakla başlardı. İki rekât namaz kılardı. Birincisi nde iftitah tekbiri ile birlikte peşpeşe yedi tane tekbir alırdı. Her iki tekbir arasında kısa bir süre susardı. Tekbirler arasında ondan bellenmiş bir zikir yoktur.
İbn Abbas -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: “Ben Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem, Ebu Bekir, Ömer ve Osman ile birlikte bayram namazında hazır bulundum. Hepsi de hutbeden önce namaz kılıyorlardı.” Buhari – Müslüm

Bayram namazından önce ve sonra namaz kılmak;

İbn Abbas -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem ramazan bayramı günü iki rekat namaz kıldırdı, ama ondan önce de, sonra da herhangi bir namaz kılmadı.” Buhari – Müslüm

Bayram günü müstehab olan İşler:

Gusletmek:

Ali -Allah ondan razı olsun- ‘ye, gusle dair soru sorulunca şöyle dedi: “Cuma günü, arefe günü, ramazan bayramı günü ve kurban bayramı günü gusledili r.” Buhari – Müslüm

En güzel elbiseler i giyinmek:

İbn Abbas -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem bayram günü kırmızı bir bürde cübbe giyinirdi .” Taberani

Ramazan bayramı günü namaza çıkmadan önce bir şeyler yemek:

Enes -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem ramazan bayramı günü birkaç hurma yemedikçe bayram namazına çıkıp gitmezdi. Buhari

Kurban bayramı günü kurbanlığından yiyinceye kadar yemeği geciktirm ek:

Ebu Bureyde -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem ramazan bayramı günü bir şeyler yemedikçe bayram namazına çıkmazdı. Kurban bayramı günü ise kurbanını kesmedikçe bir şey yemezdi. Tirmizi

Farklı yoldan dönmek:

Cabir -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem bayram günü olunca yolunu değiştirirdi.” Buhari

Her iki bayram günlerinde tekbir getirmek:

Yüce Allah şöyle buyurmakt adır:
“Ta ki böylelikle o sayılı günleri tamamlaya sınız, sizi hidayete erdirdiğine karşılık Allah'ı yüceltesiniz tekbir edesiniz ve ta ki şükredesiniz.” Bakara, 185 Bu ramazan bayramı hakkındadır.
Kurban bayramı hakkında da yüce Allah şöyle buyurmakt adır: “Bir de sayılı günlerde Allah'ı tekbirle zikredin.” Bakara, 203
Bir başka yerde de şöyle buyurmakt adır:
“Bu şekilde O, onları kurbanlıkları size musahhar kıldı ki size hidayet verdiği için tekbir getirip Allah'ı tazim edesiniz.” Hac, 37
Saib -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Cibril Aleyhis selam Bana geldi ve dedi ki; “Ashabına tekbir getirirke n seslerini yükseltmelerini emret” İbni Mace
Abdullah Bin Ömer ve Ebu Hüreyre -Allah onlardan razı olsun- on günlerde, Zilhicce’nin ilk on günü çarşıya yüksek sesle tekbir getirerek girerlerd i.” Buhari
“Ömer -Allah ondan razı olsun- çadırında tekbir getirir, bunu mescidden ve çarşıdan işiten halkta tekbir getirmeye başlar ve tekbir sesleri ile yerler sarsılırdı.” Buhari
Selman -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: “Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber kebira” şeklinde tekbir getirin” Abdurrazz ak
Kurban bayramında tekbir getirme zamanı ise arefe günü sabahından, teşrik günlerinin sonuncusu nun ikindi vaktine kadar devam eder. Bu Ali, İbn Abbas ve İbn Mes'ud'dan sahih olarak rivayet edilmiştir. Tekbirler in, herkes tarafından tek ağızdan okunmasının dini bir temeli olmayıp, kişiler bu tekbirler i yalnız başlarına getirebil irler. Zikir, ister açıktan olsun, ister gizli, bu zikirleri n hiçbirisinin toplu olarak yapılması hususunda dini bir dayanak bulunmama ktadır.
Bayram tebriği;
Cübeyr Bin Nüfeyr -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem’in ashabı bayram günü karşılaştıklarında; “Tekabbela llah minna ve minkum; Allah bizden ve sizden kabul etsin” derlerdi. Temamul Minneh

Bayramlar da eğlence ruhsatı:
Enes -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem Medine'ye geldiğinde Medinelil erin iki bayram günleri vardı. O günlerde oynayıp eğlenirlerdi. "Bu iki günün mana ve mahiyeti nedir?" diye sordu. "Biz cahiliye devrinde bu günlerde eğlenirdik!" dediler. Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem : "Allah, bu iki bayramınızı onlardan daha hayırlı diğer iki günle değiştirdi: Kurban bayramı, Ramazan bayramı" buyurdu. Ebu Davud
Aişe’den -Allah ondan razı olsun- O şöyle dedi: Yanımda, Buâs savaşlarına ait terennümle terennüm ( kasideler i zikr ) eden iki cariye varken Allah Rasûlü sallallah u aleyhi ve sellem yanıma girdi. Yatağın üzerine uzandı ve yüzünü çevirdi. Ebu Bekir girip: Nebi sallallah u aleyhi ve sellemin yanında şeytan çalgısı mı? diyerek O’nu azarladı. Allah Rasûlü sallallah u aleyhi ve sellem yüzünü O’na dönüp “Onları bırak” buyurdu Ebu Bekir’in dikkat etmediği bir esnada o iki cariyeye çıkmaları için işâret ettim, onlar da çıktılar. Buhari

Aişe’den, -Allah ondan razı olsun- O şöyle dedi: Bir bayram gününde Sudanlılar, kalkan ve mızraklarla gösteri yapıyorlardı. Nebi sallallah u aleyhi ve sellem den onları seyredebi lmek için izin istedim. Şöyle buyurdu: “ Bakmak istiyor musun?” Ben, evet dedim. Beni arkasına geçirdi ve yanağımı yanağına getirdi. Şöyle diyordu: “Haydi Erfide oğulları!” Ben bundan sıkılınca : “Yeter mi?” dedi. Ben evet deyince: Öyleyse git buyurdu. Buhari

ZİLHİCCE’NİN İLK ON GÜNÜ
Allah-ü Teâlâ'nın, kullarına yılın belirli günlerini çokça sâlih amel işlemeleri için tahsis etmesi, şüphesiz ki O'nun kullarına olan lütuf ve ihsanındandır. İşte bu zaman dilimleri nden birisi de Zilhicce ayının ilk on günüdür. Allah (c.c) Fecr Suresinde bu günler üzerine yemin etmektedi r. “On geceye andolsun” Fecr, 89/2
Bu on günün dokuzuncu günü Kurban bayramından önceki Arefe günü ve onuncu günü de Kurban bayramının birinci günüdür. Bu sebeple Zilhicce ayının ilk on günü son derece önemli olup, mutlaka değerlendirilmesi gereken bir zaman dilimidir .
Zilhiccen in ilk on gününde yapılan ameller diğer günlerde yapılanlardan daha değerlidir.
Nitekim İbn Abbas -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Şu günlerde (zilhiccen in ilk on günü) işlenecek amel-i salih kadar başka günlerin hiçbirinde Allah katında daha sevimli bir amel yoktur.” Bunun üzerine sahabe-i kiram, “Allah yolunda yapılacak cihad da mı daha üstün değildir ya Rasûlullah?” diye sormuşlar. Efendimiz de “Evet, Allah yolunda yapılacak cihad da daha üstün değildir. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin ameli başkadır. Bu kimsenin ameli, bu günlerde yapılacak amellerde n üstündür.”Buhari
Bunun yanı sıra Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem “Zilhicce’nin ilk dokuz günü oruç tutana, her gün için bir yıllık oruç sevabı verilir” buyurmuştur. Tirmizi
Zilhicce’nin ilk on günü içerisinde Arefe günü bulunur ve Arefe günü kıymetli bir gündür.
Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem “Allah’ın Arefe gününden daha çok kullarını ateşten azat ettiği bir gün yoktur” buyurmuştur. Müslim
Zilhiccen in ilk on günü içerisinde Kurban bayramının ilk günü bulunur.
Allah-ü Teâlâ şöyle buyurur: “Böylece kendi yararlarını açık açık görsünler ve Allah’ın onlara rızık olarak verdiği, belirlene n günlerde kesecekle ri kurbanlık hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar. Artık onlardan hem kendiniz yiyin, hem sıkıntı içindeki yoksulları doyurun.” Hacc Sûresi, 22/28
Âyette geçen “belirli günler” ifadesind en maksadın bazı âlimler tarafından “Zilhicce’nin ilk on günü” olduğu, bazı âlimler tarafından da kurban bayramının ilk üç günü olduğu yönünde beyanlar vardır. Fakat Kurban bayramının ilk gününün Zilhicce’nin onuncu günü olduğu düşünülürse her iki izahatın da bu günlerin önemini pekiştirdiği görülür.
Ayrıca Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem “Allah katında en önemli günler Kurban bayramının ilk günü ve onu takip eden gündür” buyurmuştur. Ebu Davud
Alim İbn-i Hacer, Fethu'l-Bârî adlı eserinde, "Görüldüğü gibi Zilhicce'nin ilk on günü diğer günlerden ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü bu günlerde namaz, oruç, sadaka ve hac gibi ibadetler i aynı anda edâ etmek mümkündür. Bu durum, diğer zamanlard a mümkün değildir” demiştir.
Zilhicce’nin ilk on gününde Allah’ı anma mevzuu üzerinde hususiyet le durulmuş ve Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ katında içerisinde sâlih amel işlenen bu on günden ecri daha büyük ve O'nun daha çok hoşuna giden başka bir gün yoktur.” Ahmet İbn Hanbel, Müsned
Hadisin gereğince bu günlerde bol bol tesbih (sübhanellah), tekbir (Allahu Ekber), tehlil (La ilâhe illallah), ve tahmid (Elhamdülillah) getirmek gerekir. Bununla birlikte Arefe günü sabah namazından, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar teşrik tekbirler ini getirmeni n her Müslümana vacip olduğunu unutmamak gerekir.
Zilhicce günlerinin 9. günü Arafat’ta vakfe günüdür, 10. günü de Kurban bayramının ilk günüdür. Dolayısıyla bu günlerde yapılan amellerin en fazîletlisi hac ve umre ibadetidi r, çünkü hac ömürlük bir ibadettir ve yıl içerisinde belli bir zamanı vardır. Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem: “Kabul olunan haccın karşılığı ancak cennettir” buyurmuştur. Tirmizi
Yine İbn Hıbban’ın Sahihinde Ebû Said’il-Hudrî -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasulü sallallah u aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allah Tealâ şöyle buyuruyor: Bir kul ki ben onun cismine sıhhat verdim, geçimine de genişlik verdim. Beş sene de bu sıhhat ve genişliği devam etmiş, buna rağmen hacca yönelmemiş. Bu adam mahrumdur .”
Zilhicce’nin ilk sekiz gününün ardından ulaşılan Arefe günü, daha sonra Kurban Bayramı günleri Müslümanlar için pek bereketli zaman dilimleri dir. Bu manevi havayı iyice solumak, bu süreci iyi değerlendirmek, Müslümanların son derece lehine olur. Bazı İslam âlimleri tarafından yılın en değerli günü kabul edilen Kurban bayramının ilk gününe hazırlık açısından da Zilhicce’nin ilk dokuz gününün dolu dolu geçirilmesi uygun olur. Zira böylece kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutarak, sosyal adaletin gerçekleşmesini sağlayan Kurban Bayramının manevi hazzına daha fazla vakıf olabilme yönünde bir hazırlık süreci geçirilmiş olur.
 

samanpan

.
Admin
ulan sanki herşeyim çok hoş duruyo da bi avatarım kaldı :)
neyse buluruz bi tane garabet ekleriz inş
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt