Malik b. Sa'saa'mn şöyle dediği rivayet edilir: Rasûlullah (ﷺ)
Sidretü'l-Münteha'dan bahsedince dedi ki: «Baktım ki Sidretü'l-Münteha'nm dibinden iki batm,iki
de zahir, dört nehir çıkmaktadır. Batın olanlar Cennet'tedirler. Zahir olanlar ise, Nil ve Fırat
Ebu Hüreyre'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur:
Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil nehirleri, hep Cennet nehirleridirler
Doğrusunu Allah bilir ya bu nehirler, berraklık ve tatlılıkları ile akışları bakımından Cennet nehirlerine benzemektedirler
Burada bir teşbih sözkonusudur Nitekim başka bir hadiste Ebu
Hüreyre'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur
Hurma, Cennet meyvesidir. Onda zehire karşı şifa vardır Yani hurma, Cennet meyvelerine benzer Çünkü o, Cennet'ten dev-şirilmiştir. Hurmanın, Cennet
meyvesi olduğunu maddeten kabul etmek mümkün değildir. Şu halde arada bir benzetme sözkonusudur. Nitekim başka bir hadiste de
Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur: Sıtma,
Cehennem ateşindendir. Onu su ile serinletin.» Demek ki hadiste sözü edilen nehirlerin kaynağı da
yeryüzündedir.
«سَيْحَانُ وَجَيْحَانُ وَالفُرَاتُ والنِّيل كلٌّ من أنهار الجنة»
"Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil, bunların hepsi Cennet nehirlerindendir."
_Müslim, Cennet, 26)_
«فَإِذَا أَنَا بِأَرْبَعَةِ أَنْهَارٍ تَخْرُجُ مِنْ أَصْلِ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى: نَهْرَانِ بَاطِنَانِ، وَنَهْرَانِ ظَاهِرَانِ... فَأَمَّا الْبَاطِنَانِ فَنَهْرَانِ فِي الْجَنَّةِ، وَأَمَّا الظَّاهِرَانِ فَالنِّيلُ وَالْفُرَاتُ»
«...Baktım ki Sidretü'l-Münteha'nın dibinden dört nehir çıkmaktadır: İki batın (gizli/cennette olan) nehir ve iki zahir (açıkta/dünyada olan) nehir... Batın olanlar Cennet'tedirler, zahir olanlar ise Nil ve Fırat nehirleridir.»
_Buhârî, Bed'ül-Halk 7, Tevhîd 37; Müslim, Îmân 264)_
«الْعَجْوَةُ مِنَ الْجَنَّةِ، وَفِيهَا شِفَاءٌ مِنَ السِّحْرِ»
"Acve hurması Cennet'tendir; onda sihre (ve zehre) karşı şifa vardır."
_Tirmizî, Tıb 22; İbn Mâce, Et'ıme 39)_
«الْحُمَّى مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ، فَأَبْرِدُوهَا بِالْمَاءِ»
"Sıtma (şiddetli ateş), Cehennem ateşinin hararetindendir; onu su ile serinletin."
_Buhârî, Tıb 28; Müslim, Selâm 78)_
Sidretü'l-Münteha'dan bahsedince dedi ki: «Baktım ki Sidretü'l-Münteha'nm dibinden iki batm,iki
de zahir, dört nehir çıkmaktadır. Batın olanlar Cennet'tedirler. Zahir olanlar ise, Nil ve Fırat
Ebu Hüreyre'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur:
Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil nehirleri, hep Cennet nehirleridirler
Doğrusunu Allah bilir ya bu nehirler, berraklık ve tatlılıkları ile akışları bakımından Cennet nehirlerine benzemektedirler
Burada bir teşbih sözkonusudur Nitekim başka bir hadiste Ebu
Hüreyre'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur
Hurma, Cennet meyvesidir. Onda zehire karşı şifa vardır Yani hurma, Cennet meyvelerine benzer Çünkü o, Cennet'ten dev-şirilmiştir. Hurmanın, Cennet
meyvesi olduğunu maddeten kabul etmek mümkün değildir. Şu halde arada bir benzetme sözkonusudur. Nitekim başka bir hadiste de
Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurmuştur: Sıtma,
Cehennem ateşindendir. Onu su ile serinletin.» Demek ki hadiste sözü edilen nehirlerin kaynağı da
yeryüzündedir.
«سَيْحَانُ وَجَيْحَانُ وَالفُرَاتُ والنِّيل كلٌّ من أنهار الجنة»
"Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil, bunların hepsi Cennet nehirlerindendir."
_Müslim, Cennet, 26)_
«فَإِذَا أَنَا بِأَرْبَعَةِ أَنْهَارٍ تَخْرُجُ مِنْ أَصْلِ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى: نَهْرَانِ بَاطِنَانِ، وَنَهْرَانِ ظَاهِرَانِ... فَأَمَّا الْبَاطِنَانِ فَنَهْرَانِ فِي الْجَنَّةِ، وَأَمَّا الظَّاهِرَانِ فَالنِّيلُ وَالْفُرَاتُ»
«...Baktım ki Sidretü'l-Münteha'nın dibinden dört nehir çıkmaktadır: İki batın (gizli/cennette olan) nehir ve iki zahir (açıkta/dünyada olan) nehir... Batın olanlar Cennet'tedirler, zahir olanlar ise Nil ve Fırat nehirleridir.»
_Buhârî, Bed'ül-Halk 7, Tevhîd 37; Müslim, Îmân 264)_
«الْعَجْوَةُ مِنَ الْجَنَّةِ، وَفِيهَا شِفَاءٌ مِنَ السِّحْرِ»
"Acve hurması Cennet'tendir; onda sihre (ve zehre) karşı şifa vardır."
_Tirmizî, Tıb 22; İbn Mâce, Et'ıme 39)_
«الْحُمَّى مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ، فَأَبْرِدُوهَا بِالْمَاءِ»
"Sıtma (şiddetli ateş), Cehennem ateşinin hararetindendir; onu su ile serinletin."
_Buhârî, Tıb 28; Müslim, Selâm 78)_
