Cübbeli:allah Güzel Delikanlı Suretinde Göründü

A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Cübbeli'nin kafir ve müşrik olduğuna şüphe yok. Ama Ehl-i Sünnet arasında Allah'ın rüyada görülmesi ihtilaflıdır.

Bir grup ulema "Bu mümkün değildir" demiştir. Hatta kimileri, bunu iddia eden kafirdir demiştir.

Bir grup ulema ise " Allah'ın rüyada görülmesi mümkündür" demiştir.

Nevevi bu konuyu açıklarken, doğru görüş görülmeyeceğidir, fakat burada iki ulema arasında tekfirleşme olmaz demiştir.
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Allah ın rüyada görülmesi için O'nun varlık olması lazım...Allah varlık değildir.."O'nun benzeri gibi olan hiçbir şey yoktur...(şura 11)" insanlar gerçek hayatta gördüklerini rüyalarında görürler...mesela doğuştan körler rüyada göremez..çünkü ömründe hiçbirşey görmemiş insan rüyada göremez..yani cübbeli yine müşrik olduğunu belli etti...allah ın hulul ettiğini iddia ediyor...islamda mürted neden öldürülür bu adama baksın..sapık fikirleriyle kendine uyanları dinden çıkarır..sofilerin kimine şirktesiniz dediğin zaman cahil,anlamıyor ki ilmi yok felan diyorlar..hz.ali demi cahildi ilmi yoktu..ibn sebeci kafirler ona ilahsın dedikleri zaman onların yarısını öldürdü...sofilerin aklına göre allah haşa hz.alide tecelli etti alide cahildi ilmi yokdu onları öldürdü...kurandada peygamberler ben sadece bir insanım diyor...adamlar sanki peygamberlerden sahabelerden daha iyi biliyorlar islamı...

Cübbelinin müşrikliğine laf yok. Fakat dediklerin yanlıştır. Birincisi Allah'ın görülmesi için cisim olmasına gerek yoktur.

Allah'ın rüyada görüldüğünü söylemek, hulul ediyor diye anlıyorsan, bu senin çarpık anlayışındır. Allah'ın rüyada görüleceğini söyleyen alimler çoktur.

Ayrıca körler rüya görmez demek ise yanlıştır. Rüya gören bir çok kör vardır. Dolayısıyla gerçek hayatta görülen, rüyada görülür sözünde batıldır.

Rüyalar çoğu zamanda gelecekten haber verir. Rasulullah s.a.v diyor ki : "Nübuvvetten geriye salih rüyalar kaldı".

Senin dediğine göre bu hadisin sahih olmaması gerekir. Çünkü insan geleceği bilemez. Ve sen insan görmediği şeyi, rüyada göremez dedin.

Bu durumda bu hadis hakkında iki seçeneğin kalıyor. Ya insan geleceği biliyor, gördü, bu yüzden rüyasında görüyor diyeceksin. Ya da bu hadis uydurma diyeceksin -Haşa-
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
şimdi engelliler sitesinden baktım aynen böyle yazıyor
doğuştan körler rüya görebiliyormuş yalnız görsel şeyler değil işitme koklama hissetme gibi şeyler...yani bir insanın kör yada normal biri gördüğü herşey mahluk oluyor bu durumda..Allah da mahluk değildir..Allah doğuştan körlerede rüyalarında işitsel olarak geleceği bildirebilir

Bizzat doğuştan kör olupta, rüya gören insanlar tanıyorum. Bu durumda senin getirdiğin "İnsan göremezse, rüyada göremez. Ancak gördüğü şeyleri, rüyasında görür" sözü batıldır.

Ve rüyada kapsam olarak üç şeydir. Görmek, işitmek ve ruhen hissetmek.

Bizim rüyanın gelecekten haber vermesi dememizden kastımız, insanın örneğin rüyasında kara bir köpek tarafından kovalandığını görmesidir. Bu durum ona bazı düşman veya şeytanların musallat olacağının göstergesidir.

Şimdi biz kör bir kimse bu rüyayı gördüğünde, haşa bu kimse geleceği önceden biliyorduda gördü dememiz gerekir ki, bununda batıllığı maruftur.

Ve altını çizerek söylüyorum, ben Allah'ın görüleceğini savunmuyorum. Sadece Allah'ı görebilir diyen kimselerin kastının hulul olmadığını ispatlamaya çalışıyorum.

Zaten görülebilir diyen alimler, haşa Allah'ın zatını görür dememişlerdir. Bir ışık veya farklı bir şekilde görür demişlerdir.
 
cennet kuşu Çevrimdışı

cennet kuşu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Cenabı Hakkın görülme hadisesi net cevabı olmıyan bizim dünyevi ve çok kısıtlı aklımızla anlıyamıyacağımız karışık bir meseledir....Bu konuda ehli sünnet inancı sadece ahirette görüleceğine inanmak ama keyfiyetini ve nasıllığını ise hiç girmemektir....Çünkü bu bizim dar aklımızla dar görüş açımızla asla ve asla kavrıyamıyacağımız bir meseledir....Genel olarak şu şekilde anlamakda doğru olabilir....Ahirete imanla göçmüş her müslüman Cennette Rabbini hem kalben,hem ruhen,hem bedenen,hem de daha pekçok özelliğiyle tam ve eksiksiz bir biçimde mükemmel bir tarzda hissedecek yani daha iyi anlıyacağımız biçimde görecektir....Bu görme hadisesi ise sadece ve sadece ahirette bizim asla hayal bile edemiyeceğimiz bir tarzda olacaktır....Bu dünyada olması asla ve asla mümkün değildir....Bu dünya hiçbir şekilde buna musait değildir...Böyle pis,alçak bir dünyada ve daha öteki aleme göçmemiş bir insana Rabbimizin gözükmesi hiç mi hiç mümkün değildir...Yani hikmete ve maslahata terstir..zaten mümkünde değildir....

Evet, böyle konular yani rüyet,kader vb karışık meselelerdir....Fazla içine dalmaya ve özellikle hüküm çıkarmaya kalkmak asla doğru değildir..Çünkü böyle konularda yanlış bir hüküm verirseniz Allah korusun küfre girebilirsiniz...Bu yüzden böyle konulardan olabildiğince uzak durup ''Allah bilir'' demek en doğrusu!!!!Ehli sünnet yoluda budur zaten...Bir de bilgimiz kadar konuşmak zorundayız....Bilgimiz azsa az konuşmalıyız..Çünkü bilgisi az olanın küfre düşmesi daha kolay olur Allah korusun...Selametle.....
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Cenabı Hakkın görülme hadisesi net cevabı olmıyan bizim dünyevi ve çok kısıtlı aklımızla anlıyamıyacağımız karışık bir meseledir....Bu konuda ehli sünnet inancı sadece ahirette görüleceğine inanmak ama keyfiyetini ve nasıllığını ise hiç girmemektir....Çünkü bu bizim dar aklımızla dar görüş açımızla asla ve asla kavrıyamıyacağımız bir meseledir....Genel olarak şu şekilde anlamakda doğru olabilir....Ahirete imanla göçmüş her müslüman Cennette Rabbini hem kalben,hem ruhen,hem bedenen,hem de daha pekçok özelliğiyle tam ve eksiksiz bir biçimde mükemmel bir tarzda hissedecek yani daha iyi anlıyacağımız biçimde görecektir....Bu görme hadisesi ise sadece ve sadece ahirette bizim asla hayal bile edemiyeceğimiz bir tarzda olacaktır....Bu dünyada olması asla ve asla mümkün değildir....Bu dünya hiçbir şekilde buna musait değildir...Böyle pis,alçak bir dünyada ve daha öteki aleme göçmemiş bir insana Rabbimizin gözükmesi hiç mi hiç mümkün değildir...Yani hikmete ve maslahata terstir..zaten mümkünde değildir....

Evet, böyle konular yani rüyet,kader vb karışık meselelerdir....Fazla içine dalmaya ve özellikle hüküm çıkarmaya kalkmak asla doğru değildir..Çünkü böyle konularda yanlış bir hüküm verirseniz Allah korusun küfre girebilirsiniz...Bu yüzden böyle konulardan olabildiğince uzak durup ''Allah bilir'' demek en doğrusu!!!!Ehli sünnet yoluda budur zaten...Bir de bilgimiz kadar konuşmak zorundayız....Bilgimiz azsa az konuşmalıyız..Çünkü bilgisi az olanın küfre düşmesi daha kolay olur Allah korusun...Selametle.....


Burada kimse Allah'ın ahirette görüleceğini, yan, ruyetullahı inkar etmiyor.

Burada konuşulan şey Allah'ın rüyada görülüp görülmemesidir.
 
cennet kuşu Çevrimdışı

cennet kuşu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Burada kimse Allah'ın ahirette görüleceğini, yan, ruyetullahı inkar etmiyor.

Burada konuşulan şey Allah'ın rüyada görülüp görülmemesidir.

Dediğim gibi bu dünyada kişi henüz imanla ahirete göçmemişken hala dünya imtihanındayken görülmesi asla mümkün değildir...Cennete bile bir müslüman ancak bu dünya imtihanını başarılıyla geçtikten ve imanla göçtükten sonra kabir ve haşir meydanında pekçok sıkıntılara maruz kaldıktan sonra ancak Cennete gidebilir ve Cennetten faydalanabilir..Halbuki Rabbimizi bilmediğimiz bir keyfiyetle görmek ise Cennetten sonsuz kat daha üstün ve kıymetli bir nimettir...Böyle bir nimeti sizde hak veririsiniz ki daha dünyadayken peşinen verilmesi hikmete ve maslahata çok terstir...Bununla birlikte pekçok sahih hadisi şeriftede peygamberimizin dahi miraçta Rabbimizi asla görmediği nakledilmiştir...Hatta Hz Aişe peygamberin Rabbini gördüğünü söyliyenleri yalancılıkla itham etmiştir.....Kısacası bu dünyada henüz yaşıyorken ve bu dünya gözü,aklı ve hayaliyle Rabbimizi görebilmek hem hikmete ters hem de zaten mümkün olmıyan bir iştir...Hz Musanın Rabbini bu dünya aklı,gözü ve bedeniyle görmeye çalışmasıda buna örnektir....Nerde kalmış şu velinin bu alimin haşa Rabbini görebilmesi....Asla mümkün olmıyan hatta hayali dahi mümkün olmıyan bir düşüncedir...

Birde şu var...Rabbimizn mahlukatta bir tecellisi var....Bu tecelliyi yani Rabbimizin zatında gelen bu tecellileri doğrudan gören insanlarda Rablerini gördüklerini söylemişler zannımca....Yani bizzat Rablerini değil ama onun zatından gelen tecellileri doğrudan aracısız görmeyi de rüyetullah olarak adlandırmış olabilirler....Çünkü bu mümkündür....Yani kişi masivadan tamamen sıyrılıp herşeyde Rabbinin tecellilerini görmeside bir nevi Rabbini görmekle kıyaslanmış olabilir...Bu mertebeye ulaşanlar elbette olmuştur....Ve onların Allahı görmeleri ise bu anlamdadır...Yani masivada O'nun nurunu,ilmini,gücünü,hikmetini,yüceliğini,büyüklüğünü,merhametini ve üstünlüğünü vb..bizzat aracısız görmeleridir rüyetullah....Selametle...
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Dediğim gibi bu dünyada kişi henüz imanla ahirete göçmemişken hala dünya imtihanındayken görülmesi asla mümkün değildir...Cennete bile bir müslüman ancak bu dünya imtihanını başarılıyla geçtikten ve imanla göçtükten sonra kabir ve haşir meydanında pekçok sıkıntılara maruz kaldıktan sonra ancak Cennete gidebilir ve Cennetten faydalanabilir..Halbuki Rabbimizi bilmediğimiz bir keyfiyetle görmek ise Cennetten sonsuz kat daha üstün ve kıymetli bir nimettir...Böyle bir nimeti sizde hak veririsiniz ki daha dünyadayken peşinen verilmesi hikmete ve maslahata çok terstir...Bununla birlikte pekçok sahih hadisi şeriftede peygamberimizin dahi miraçta Rabbimizi asla görmediği nakledilmiştir...Hatta Hz Aişe peygamberin Rabbini gördüğünü söyliyenleri yalancılıkla itham etmiştir.....Kısacası bu dünyada henüz yaşıyorken ve bu dünya gözü,aklı ve hayaliyle Rabbimizi görebilmek hem hikmete ters hem de zaten mümkün olmıyan bir iştir...Hz Musanın Rabbini bu dünya aklı,gözü ve bedeniyle görmeye çalışmasıda buna örnektir....Nerde kalmış şu velinin bu alimin haşa Rabbini görebilmesi....Asla mümkün olmıyan hatta hayali dahi mümkün olmıyan bir düşüncedir...

Meseleyi hala anlamadığınız ortada. Rüyada Allah görülür diyenler, yukarıdada iki kere belirttiğim gibi, Allah'ın zatı görülmez, sadece başka şekillerde görülür demişlerdir.

Bu yüzden birçok Ehl-i Sünnet alimi Allah rüyada görülebilir demiştir.

Aişe rha naklettiğiniz sözle, şu konunun bir alakası yok. Zaten kimse Allah'ın zatı görülür demiyor. Böyle bir kıyası yapmak zaten yanlış.

Konuyla alakası olmasada değineğim. Aişe rha böyle demesi birşeyi ifade etmiyor. Fıkh kaidesi gereği, birşeyin olduğunu söyleyen, olmadığını söyleyene tercih edilir.

Bu yüzden İbn Abbas rha, Rasulullah s.a.v'in ağzından Allah'ı gördüğünü nakletmiştir.

Buda Şafii ve Hanbelilerin, ve Ehli Hadisin tamamının görüşüdür.

Ve ayrıca Rasulullah s.a.v zaten dünyada görmedi Rabbini. Arşın altında ki Sidretul Munteha'ya geldi ve Rabbini öyle gördü. Kainatın içinde görmedi. Buda zaten ayetin bu meseleyle alakası olmadığının, Aişe rha hata ettiğinin en açık göstergesi.

Ve bu arada sizin bu kıyaslarınıza göre, Allah'ın rüyada bir kimseye nida etmesi mümkün olmamalı?

Fakat Allah'ın rüyada nida edebileceğini tüm ümmet icma ile kabul etmiştir.

Birde şu var...Rabbimizn mahlukatta bir tecellisi var....Bu tecelliyi yani Rabbimizin zatında gelen bu tecellileri doğrudan gören insanlarda Rablerini gördüklerini söylemişler zannımca....Yani bizzat Rablerini değil ama onun zatından gelen tecellileri doğrudan aracısız görmeyi de rüyetullah olarak adlandırmış olabilirler....Çünkü bu mümkündür....Yani kişi masivadan tamamen sıyrılıp herşeyde Rabbinin tecellilerini görmeside bir nevi Rabbini görmekle kıyaslanmış olabilir...Bu mertebeye ulaşanlar elbette olmuştur....Ve onların Allahı görmeleri ise bu anlamdadır...Yani masivada O'nun nurunu,ilmini,gücünü,hikmetini,yüceliğini,büyüklüğünü,merhametini ve üstünlüğünü vb..bizzat aracısız görmeleridir rüyetullah....Selametle...

Herşeyde Allah'ın görülebileceğini, bunada ruyetullah diyenlerin, kafir olduklarını Şeyhulislam İbn Teymiyye, Mecmuul Fetava'da naklederken diyor ki : " Kim bunları tekfir etmezse, o daha kafirdir. Zira Yahudiler bile Allah'ın tek olduğuna iman ederler. "

Ayrıca şu an Allah'ın kudretini, gücünü, hikmetini ve benzeri şeylerini gören herkes aracısız görmektedir. Dediğinizin anlamı yoktur.
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Bize Muhammed ibnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bana Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bana babam, Câbir'den, (O da) Halid ibnu'l-Leclâc'dan -ki O'ndan Mekhûl, kendisine rivayet etmesini istemiş imiş-, (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:
Abdurrahman b. Âiş'i, şöyle derken işittim: Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Rabb'imi (rüyada) en güzel surette gördüm. O şöyle buyurdu: "Yüce (melekler topluluğu ne hakkında tartışıyor?" Ben de;
"Ya Rabb'i, sen daha iyi bilirsin" dedim." (Hz. Peygamber, sözüne de*vamla) şöyle buyurdu:
"O zaman avucunun içini omuzlarımın ara*sına koydu da ben soğukluğunu memelerimin arasında hissettim. Bunun sonucu göklerde ve yerde olan şeyleri bilmiş oldum." (Hz. Pey*gamber sonra); "Bunun gibi biz İbrahim'e, kesin olarak bi*lenlerden olması için göklerin ve yerin engin büyüklüğünü de gösteririz” ayetini okudu.

Müsned, 4/66, 5/378 ; Mecmâu'z-Zevâid, 7/176-177; Şerhu's-Sünne, 4/35; el-Esma ve's-Sıfat, s. 298-299., Sunen-i Darimi : 4/427

Bize Nuaym b. Hammâd, Abdulmecid b. Ab*dirrahman'dan, (O) Kutbe'den, (O) Yusuf t an, (O da) İbn Sîrîn'den (naklen) haber verdi ki,” O şöyle dedi:
"Rabb'ini rüyada gören kimse, Cennete girmiş demektir!

Sunen-i Darimi : 4/428

Ahmed bin Hanbel yine Menakıb el-Ahmed nakledildiğine göre Allah'ı rüyasında görmüş, bu mevzuyu inkar edenin Cehmiyye olduğunu söylemiştir.

İslam tarihindede bu konuyu sadece Maturidiler inkar etmiştir. Ehli Sünnet ve Eşarilerin büyük çoğunluğu bunu kabul etmiştir.
 
cennet kuşu Çevrimdışı

cennet kuşu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Bu yüzden İbn Abbas rha, Rasulullah s.a.v'in ağzından Allah'ı gördüğünü nakletmiştir.

Birçok hadistede tam tersi nakledilmiş....peygamberin ağzından.....


Buda Şafii ve Hanbelilerin, ve Ehli Hadisin tamamının görüşüdür.

Bunların görüşü olduğunu bilmiyorum ve zannetmiyorum.bir hatanız olabilir.....Bunların hangi kitabında bu görüşte oldukları yazıyor??? Yardımcı olursanız sevinirim...



Resulallahın bu dünyadan ayrılıp 7 kat göğün üstünde görmesiyle bu dünyada görmesi arasında çok fark yok....Çünkü henüz bu dünyanın vücuduyla hayatta...Aynen Hz Musa gibi...Eğer sorun sadece bu dünya üzerinde Rabbimizi görememek olsaydı o zaman Rabbimiz Hz Musanın kendisini görme duasına onu göklere bir an için çıkarıp kendini gösterip sonra dünyaya tekrar yollıyabilirdi deyil mi??? Ama ''Sen beni asla göremessin'' dedi...Eğer 7 kat göğün üstünde görülebilseydi Onu sonsuz kudretiyle bir an için göklere çıkarıp kendini gösterip sonra dünyaya tekrar indirirdi....Kısacası rüyetullah ancak bu dünyanın tamamen son bulup yepyeni bir alem zuhur ettikten sonra ve müslümanalrın yepyeni bir ruh,akıl,kalp ve bedenle tekrar yaratıldıktan sonra Cennet gibi üstün ve yüksek bir mevkide bilmediğimiz bir keyfiyette olacaktır inşaallah......


Lütfen.sözlerimi yanlış yorumlamayın....Herşeyde Onun tecellilerini görmeyi rüyetullah olarak anlatanlar olmuştur dedim....Yani Bizzat Onu deyil ama Onun tecellilerini görmekte bir nevi rüyetullahtır....Yoksa mahlukatta O vardır deyil...Aradaki farkı farketmek lazım.....Yani ben aynanın karşısına geçsem aynadaki benimdir ama sadece yansımamdır...İşte rüyetullaha mazhar olduklarını söyliyenler bu yansımayı görmüşlerdir...Yoksa bizzat Rablerini deyil tabiki.....Yansımayı görmek ise caizdir...Çünkü yansımada Rabbimizin zatı asla yoktur..Sadece o yansıma Rabbimizin gölgesi derecesindedir...İşte asıl vahdetulvücutçuluk budur.....Yani mahlukatta Rabbimizin yansımalarını/gölgelerini görebilmektir....Tabiki vahdetulvücut içinde de sapıklar çıkmıştır...Herşeyde olduğu gibi....Ama bu sapıklara bakıpta vahdetulvücutçuların hepsini tekfir etmek asla doğru olmaz.....Vahdeul vücutçuların asıl amacı herşeyde Rabbimizin tecellilerini yani yansımalarını yani gölgelerini görebilmeye çalışmaktır.....Yoksa mahlukatı inkar etmek deyil..zaten mahlukatı inkar etmek Rabbimizi inkar etmeye götürür kişiyi....
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Resulallahın bu dünyadan ayrılıp 7 kat göğün üstünde görmesiyle bu dünyada görmesi arasında çok fark yok....Çünkü henüz bu dünyanın vücuduyla hayatta...Aynen Hz Musa gibi...Eğer sorun sadece bu dünya üzerinde Rabbimizi görememek olsaydı o zaman Rabbimiz Hz Musanın kendisini görme duasına onu göklere bir an için çıkarıp kendini gösterip sonra dünyaya tekrar yollıyabilirdi deyil mi??? Ama ''Sen beni asla göremessin'' dedi...Eğer 7 kat göğün üstünde görülebilseydi Onu sonsuz kudretiyle bir an için göklere çıkarıp kendini gösterip sonra dünyaya tekrar indirirdi....Kısacası rüyetullah ancak bu dünyanın tamamen son bulup yepyeni bir alem zuhur ettikten sonra ve müslümanalrın yepyeni bir ruh,akıl,kalp ve bedenle tekrar yaratıldıktan sonra Cennet gibi üstün ve yüksek bir mevkide bilmediğimiz bir keyfiyette olacaktır inşaallah......
Dediklerin sadece laflardan ibaret. Kelamdan başka birşey yapmıyorsun.

Musa a.s Allah'ı dünyada iken görmek istemiştir. Rasulullah s.a.v. dünyada görmemiştir. Bu zaten meseleyi yeteri kadar açıklıyor.

Allah swt'nın Musa a.s.'ı göğe çıkarmaması da senin veya benim problemim değildir. Allah dilediğini yapandır.

Sana hadis naklediyorum : Bize Muhammed ibnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bana Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bana babam, Câbir'den, (O da) Halid ibnu'l-Leclâc'dan -ki O'ndan Mekhûl, kendisine rivayet etmesini istemiş imiş-, (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:
Abdurrahman b. Âiş'i, şöyle derken işittim: Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Rabb'imi (rüyada) en güzel surette gördüm. O şöyle buyurdu: "Yüce (melekler topluluğu ne hakkında tartışıyor?" Ben de;
"Ya Rabb'i, sen daha iyi bilirsin" dedim." (Hz. Peygamber, sözüne de*vamla) şöyle buyurdu:
"O zaman avucunun içini omuzlarımın ara*sına koydu da ben soğukluğunu memelerimin arasında hissettim. Bunun sonucu göklerde ve yerde olan şeyleri bilmiş oldum." (Hz. Pey*gamber sonra); "Bunun gibi biz İbrahim'e, kesin olarak bi*lenlerden olması için göklerin ve yerin engin büyüklüğünü de gösteririz” ayetini okudu.

Müsned, 4/66, 5/378 ; Mecmâu'z-Zevâid, 7/176-177; Şerhu's-Sünne, 4/35; el-Esma ve's-Sıfat, s. 298-299., Sunen-i Darimi : 4/427


Bu zaten herşeyin apaçık ortaya koyuyor. Ebu Hanife, Malik, Şafii ve Ahmed bin Hanbel bu konuda icma etmişken, senin gibi kelam yapan birine laf söylemek düşmüyor. Yani laflarınla dört müctehide sapık diyorsun.

Bunu inkar eden tek taife ise Maturidilerdir. Bunu da okuyucuların bilgisine sunuyorum.

Lütfen.sözlerimi yanlış yorumlamayın....Herşeyde Onun tecellilerini görmeyi rüyetullah olarak anlatanlar olmuştur dedim....Yani Bizzat Onu deyil ama Onun tecellilerini görmekte bir nevi rüyetullahtır....Yoksa mahlukatta O vardır deyil...Aradaki farkı farketmek lazım.....Yani ben aynanın karşısına geçsem aynadaki benimdir ama sadece yansımamdır...İşte rüyetullaha mazhar olduklarını söyliyenler bu yansımayı görmüşlerdir...Yoksa bizzat Rablerini deyil tabiki.....Yansımayı görmek ise caizdir...Çünkü yansımada Rabbimizin zatı asla yoktur..Sadece o yansıma Rabbimizin gölgesi derecesindedir...İşte asıl vahdetulvücutçuluk budur.....Yani mahlukatta Rabbimizin yansımalarını/gölgelerini görebilmektir....Tabiki vahdetulvücut içinde de sapıklar çıkmıştır...Herşeyde olduğu gibi....Ama bu sapıklara bakıpta vahdetulvücutçuların hepsini tekfir etmek asla doğru olmaz.....Vahdeul vücutçuların asıl amacı herşeyde Rabbimizin tecellilerini yani yansımalarını yani gölgelerini görebilmeye çalışmaktır.....Yoksa mahlukatı inkar etmek deyil..zaten mahlukatı inkar etmek Rabbimizi inkar etmeye götürür kişiyi....

Bana bu tür amelleri hangi sahabe ya da müctehid yapmış söyleyebilir misin?

Vahdet-i vücudçuların hepsi, toptan kafirdir. Boşuna edebiyat yapıp, Vahdeti vücutçu kafirlerin hikayelerini millete yutturmaya çalışma.

ibn Teymiyye dedi ki : " Bu (vahdet-i vücudçuları kastediyor) mülhidlerin tekfinde ihtilaf yoktur. Bunların en akıllısı İbn Arabi, küfrde en şedidi Tilmisanidir"

Yine İbn Hacer el-Heytemi diyor ki : " Kim ibn arabi ve tayfasını tekfir etmez ise kafirdir " er-Ravda eserinde zikrediyor

Vahdet-i vücudcuların ilki Hallac'tır. Onun kafir olduğuna herkes icma etmiştir.

Devamında ise İbn Arabi zındığı gelir. Onun kafirliğinde icma vardır. Onu tekfir etmeyen (Aliyyul Kari ve İbn Abidin) ise bu eserlerin ona ait olmadığını söylemişlerdir. Ama vahdeti vücudun küfr olduğunu söylemişlerdir.

Zaten Mısır'da idam cezası çıkınca kaçması eserlerin onun olduğunun en büyük göstergesi.

Ardından Tilmisani ve Konevi isminde ki iki talebesi, bu felsefe ve edebiyat dolu aşşağılık akidelerini yaymışlardır.

O yüzden felsefe, edebiyat yapma. Ümmetin selefinin yapmadığı şeyleri, boş laflarla dayatma.
 
cennet kuşu Çevrimdışı

cennet kuşu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Rabb'imi (rüyada) en güzel surette gördüm....

Bu hadis sanki bizzat Rabbimi gördüm deyilde Rabbimi beni ağırlama ve konuk etmede en mükemmel şekilde gördüm ya da Rabbimin acayip,inanılmaz ayetlerini en güzel bir surette gördüm gibi anlamlar içeriyor...Çünkü bu hadisin zıttınada pekçok hadis var...Böyle zıt hadisler bu şekilde yorumlanarak tevil edilirler...
"Rabb'ini rüyada gören kimse, Cennete girmiş demektir!

Dediğim gibi burada yine bizzat Allahı deyil yine Onun aynadaki yansıması anlatılmak isteniyor...Zaten bu yüzden Maturidiler kabul etmemişler..Çünkü onlar daha akılcı oldukalrından Allahı rüyada görmeyi mümkün görmemişler.Çünkü görme onalra göre maddi oalrak gerçekleşmesi lazım.....Ama eşariler ise akıldan çok nakilci olduklarından görmeyide akıldan uzak bir şekilde tevil edip kalp gözüyle görmek olarak anlamışlar ve bu yüzden rüyada görmeyi kabul etmişler.....Çünkü Eşariler görmeyi maddi deyil kalp gözüyle olarak anlamışlar...Kısacası Maturidilerin ve Eşarilerin bu konuda ayrılmaları sadece konuyu farklı açılardan bakmaları yüzündendir....Hadistede anlatılmak istenen kalp gözüyle görmektir...((Birde benim naçizane düşünceme göre ise Rabbimiz zaten bu dünyadaki bütün ihlaslı müslümanlara derecesine göre orantılı olarak kalp gözüyle kendini göstermektedir....Az veya çok herkesin ihlasına göre....bizler zaten bu tecelliyle sanırım imanımız koruyor ve ibadetlerimizi yapabiliyoruz...))

Birde arkadaş bilmem şu kitaptan bilmem bu kitaptan alıntı yapıp delil göstermen senin savını kanıtlamaz...Bir kere Kuran ve sahihi hadislerden başka her tür kitap az veya çok tahrifata uğramıştır....hiçbiri yalandan dolandan hali deyildir....Senin şu kitapta şu söz var..Bu kitapta bu söz var demen sana asla kesin kanıt olmaz....yukarıda Ahmet bin hanbele atf ettiğin cümlede böyledir...Yalan olduğundan eminim....Selametle....
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Rabb'imi (rüyada) en güzel surette gördüm....

Bu hadis sanki bizzat Rabbimi gördüm deyilde Rabbimi beni ağırlama ve konuk etmede en mükemmel şekilde gördüm ya da Rabbimin acayip,inanılmaz ayetlerini en güzel bir surette gördüm gibi anlamlar içeriyor...Çünkü bu hadisin zıttınada pekçok hadis var...Böyle zıt hadisler bu şekilde yorumlanarak tevil edilirler...
"Rabb'ini rüyada gören kimse, Cennete girmiş demektir!

Dediğim gibi burada yine bizzat Allahı deyil yine Onun aynadaki yansıması anlatılmak isteniyor...Zaten bu yüzden Maturidiler kabul etmemişler..Çünkü onlar daha akılcı oldukalrından Allahı rüyada görmeyi mümkün görmemişler.Çünkü görme onalra göre maddi oalrak gerçekleşmesi lazım.....Ama eşariler ise akıldan çok nakilci olduklarından görmeyide akıldan uzak bir şekilde tevil edip kalp gözüyle görmek olarak anlamışlar ve bu yüzden rüyada görmeyi kabul etmişler.....Çünkü Eşariler görmeyi maddi deyil kalp gözüyle olarak anlamışlar...Kısacası Maturidilerin ve Eşarilerin bu konuda ayrılmaları sadece konuyu farklı açılardan bakmaları yüzündendir....Hadistede anlatılmak istenen kalp gözüyle görmektir...((Birde benim naçizane düşünceme göre ise Rabbimiz zaten bu dünyadaki bütün ihlaslı müslümanlara derecesine göre orantılı olarak kalp gözüyle kendini göstermektedir....Az veya çok herkesin ihlasına göre....bizler zaten bu tecelliyle sanırım imanımız koruyor ve ibadetlerimizi yapabiliyoruz...))

Birde arkadaş bilmem şu kitaptan bilmem bu kitaptan alıntı yapıp delil göstermen senin savını kanıtlamaz...Bir kere Kuran ve sahihi hadislerden başka her tür kitap az veya çok tahrifata uğramıştır....hiçbiri yalandan dolandan hali deyildir....Senin şu kitapta şu söz var..Bu kitapta bu söz var demen sana asla kesin kanıt olmaz....yukarıda Ahmet bin hanbele atf ettiğin cümlede böyledir...Yalan olduğundan eminim....Selametle....

Yalan atma. Eşariler kalp gözüyle görülür dememişlerdir. Rüyadan bahsediyoruz. Rüya ile kalp gözünün ne alakası var? Dediklerine kaynak verde bilelim. Boşa kelam yapma.

Yok buradaki aynasıymışmış. Hadisleri tevil edip saptırıyorsun. Üstüne bide Eşarilerede iftira atıyorsun.

Ayrıca dediğim gibi hadisler açık ve seçik. Ahmed bin Hanbel, Şafii, Malik ve Ebu Hanife'de bu konuda görülebilir demiştir.

Aliyyul Kari'de Ebu Hanife'den Allah'ın görüleceğini nakletmiştir.

Sen alimlerin sözlerinin yalan olduğundan emin ol. Ahmed'den yapılan nakli, İbn Cevzi zikretmiştir.

Bizde senin yalancı bir tevilci olduğuna eminiz. Sözlerini işkembeden sallayıp, bir kaynak, hadis göstermektende acizsin.
 
cennet kuşu Çevrimdışı

cennet kuşu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Dediklerin sadece laflardan ibaret. Kelamdan başka birşey yapmıyorsun.

Musa a.s Allah'ı dünyada iken görmek istemiştir. Rasulullah s.a.v. dünyada görmemiştir. Bu zaten meseleyi yeteri kadar açıklıyor.

Allah swt'nın Musa a.s.'ı göğe çıkarmaması da senin veya benim problemim değildir. Allah dilediğini yapandır.

Sana hadis naklediyorum : Bize Muhammed ibnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bana Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bana babam, Câbir'den, (O da) Halid ibnu'l-Leclâc'dan -ki O'ndan Mekhûl, kendisine rivayet etmesini istemiş imiş-, (naklen) rivayet etti ki,” O şöyle dedi:
Abdurrahman b. Âiş'i, şöyle derken işittim: Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Rabb'imi (rüyada) en güzel surette gördüm. O şöyle buyurdu: "Yüce (melekler topluluğu ne hakkında tartışıyor?" Ben de;
"Ya Rabb'i, sen daha iyi bilirsin" dedim." (Hz. Peygamber, sözüne de*vamla) şöyle buyurdu:
"O zaman avucunun içini omuzlarımın ara*sına koydu da ben soğukluğunu memelerimin arasında hissettim. Bunun sonucu göklerde ve yerde olan şeyleri bilmiş oldum." (Hz. Pey*gamber sonra); "Bunun gibi biz İbrahim'e, kesin olarak bi*lenlerden olması için göklerin ve yerin engin büyüklüğünü de gösteririz” ayetini okudu.

Müsned, 4/66, 5/378 ; Mecmâu'z-Zevâid, 7/176-177; Şerhu's-Sünne, 4/35; el-Esma ve's-Sıfat, s. 298-299., Sunen-i Darimi : 4/427


Bu zaten herşeyin apaçık ortaya koyuyor. Ebu Hanife, Malik, Şafii ve Ahmed bin Hanbel bu konuda icma etmişken, senin gibi kelam yapan birine laf söylemek düşmüyor. Yani laflarınla dört müctehide sapık diyorsun.

Bunu inkar eden tek taife ise Maturidilerdir. Bunu da okuyucuların bilgisine sunuyorum.



Bana bu tür amelleri hangi sahabe ya da müctehid yapmış söyleyebilir misin?

Vahdet-i vücudçuların hepsi, toptan kafirdir. Boşuna edebiyat yapıp, Vahdeti vücutçu kafirlerin hikayelerini millete yutturmaya çalışma.

ibn Teymiyye dedi ki : " Bu (vahdet-i vücudçuları kastediyor) mülhidlerin tekfinde ihtilaf yoktur. Bunların en akıllısı İbn Arabi, küfrde en şedidi Tilmisanidir"

Yine İbn Hacer el-Heytemi diyor ki : " Kim ibn arabi ve tayfasını tekfir etmez ise kafirdir " er-Ravda eserinde zikrediyor

Vahdet-i vücudcuların ilki Hallac'tır. Onun kafir olduğuna herkes icma etmiştir.

Devamında ise İbn Arabi zındığı gelir. Onun kafirliğinde icma vardır. Onu tekfir etmeyen (Aliyyul Kari ve İbn Abidin) ise bu eserlerin ona ait olmadığını söylemişlerdir. Ama vahdeti vücudun küfr olduğunu söylemişlerdir.

Zaten Mısır'da idam cezası çıkınca kaçması eserlerin onun olduğunun en büyük göstergesi.

Ardından Tilmisani ve Konevi isminde ki iki talebesi, bu felsefe ve edebiyat dolu aşşağılık akidelerini yaymışlardır.

O yüzden felsefe, edebiyat yapma. Ümmetin selefinin yapmadığı şeyleri, boş laflarla dayatma.

Arkadaş inan ki içlerinde elbette kafir munafık olanlar vardır..Belkide çoğunluktadır...Ama bir felsefi düşünce eğer farklı 2 yönden de yorumlanabiliyorsa ve sen hem küfre yorumluyorsan burda yanlış yapıyorsun demektir...Vahdetulvücut felsefisi sadece küfre yorumlayıp silip atmak biraz kolaya kaçmak olmuyor mu??? Bu felsefeyi İslamada hizmet eden bir felsefi düşünce olarakta düşünmek mümkün deyil mi sence???İyi niyetle soruyorum???Eğer mümkün deyil kesinlikle diyorsan sana eyvallah diyorum...Ama mümkün olabilir diyorsan eğer; bu kadar katı olmasan bu felsefeye diyorum ben de sana.... Çünkü İslamda herşeyin ama herşeyin Rabbimizin 99 ismi şerifinin birer tecellisi oldukları analtılmış ve benimsenmiştir....Bu çok açıktır..İşte bu tecellileri aracısız görmeye çalışmak olarak yorumlamak mümkün deyil mi vahdetulvücut felsefesini sence???
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Arkadaş inan ki içlerinde elbette kafir munafık olanlar vardır..Belkide çoğunluktadır...Ama bir felsefi düşünce eğer farklı 2 yönden de yorumlanabiliyorsa ve sen hem küfre yorumluyorsan burda yanlış yapıyorsun demektir...Vahdetulvücut felsefisi sadece küfre yorumlayıp silip atmak biraz kolaya kaçmak olmuyor mu??? Bu felsefeyi İslamada hizmet eden bir felsefi düşünce olarakta düşünmek mümkün deyil mi sence???İyi niyetle soruyorum???Eğer mümkün deyil kesinlikle diyorsan sana eyvallah diyorum...Ama mümkün olabilir diyorsan eğer; bu kadar katı olmasan bu felsefeye diyorum ben de sana.... Çünkü İslamda herşeyin ama herşeyin Rabbimizin 99 ismi şerifinin birer tecellisi oldukları analtılmış ve benimsenmiştir....Bu çok açıktır..İşte bu tecellileri aracısız görmeye çalışmak olarak yorumlamak mümkün deyil mi vahdetulvücut felsefesini sence???

Boşuna kelam yapıyorsun. Felsefe Yunan Yorumudur. Bu dinde felsefeye yer yoktur. tüm Ehli Sünnet alimleri Felsefecileri reddetmişlerdir.

Vahdeti vücud gibi kafir akidesini boşa anlatma.

Küfre yoran hatada ise, Tüm ehli sünnet alimleri hatalıymış.

Yani sen TÜM EHLİ SÜNNET ALİMLERİNE HATALI diyorsun.

Demek ki alimler küfr diyerek yanlış anlamış, senin gibi biri doğru anlamış.

Tüm ehli sünnet alimleri vahdeti vücuda inananların kafir olduğuna icma etmiştir. Taftazani/ Reddul Vahdet-i Vücud

Kendisi mutezile olan Taftazani bile bunu söylüyor. Bu felsefenin etkisinde kalan kelamcının sözü bile yeterlidir.
 
cennet kuşu Çevrimdışı

cennet kuşu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Boşuna kelam yapıyorsun. Felsefe Yunan Yorumudur. Bu dinde felsefeye yer yoktur. tüm Ehli Sünnet alimleri Felsefecileri reddetmişlerdir.

Arkadaş felsefeyi hak yoldada kullanabilirsin batıl yoldada.....Bu senin elinde.....Eğer hak yolda kullanırsan felsefe hayırdır güzeldir....Batıl yolda kullanırsan kötüdür şerdir....Yani kullanış biçimine göre değişir....Hem felsefenin İslamda olmadığını nerden çıkarttın???Eş'arilik,Maturidilik ve Ebu Hanifenin itikadi ekolu nasıl çıktı sanıyorsun???Durduk yerde mi??? İslamda felsefe vardır ama tehlikelidir ve avamın girmesi yasaklanmıştır.....Çünkü avam için tehlikelidir felsefe.....Fakat herkes dinde ister istemez felsefe yapar.....örneğin kader konusunu felsefe yapmadan anlamak ya da anlatmak mümkün değildir.....Rabbimizin isimlerinin tecellilerini anlatmak ve anlamakta öyle.....Fakat önemli olan felsefede fazla derine girmemek ve ''Rabbimiz böyle demişse öyledir' 'diyip tam bir teslimiyet göstermek lazımdır.....

Ehli sünnet alimleri sadece küfre netice veren vahdetulvücutçuları tekfir etmişler.....Sen ise herkesi aynı kefeye sokuyorsun....bu kadar genel konuşman ve beni iyi tanımadan bana ifitralar atmanda hiç doğru deyil...Daha karşındakinin kim olduğunu neci olduğunu niyetinin ne olduğunu bilmeden bu kadar suçlayıcı konuşman ehli sünnet bir müslüman olmadığının açık bir kanıtı....Neyse selametle....
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Boşuna kelam yapıyorsun. Felsefe Yunan Yorumudur. Bu dinde felsefeye yer yoktur. tüm Ehli Sünnet alimleri Felsefecileri reddetmişlerdir.

Arkadaş felsefeyi hak yoldada kullanabilirsin batıl yoldada.....Bu senin elinde.....Eğer hak yolda kullanırsan felsefe hayırdır güzeldir....Batıl yolda kullanırsan kötüdür şerdir....Yani kullanış biçimine göre değişir....Hem felsefenin İslamda olmadığını nerden çıkarttın???Eş'arilik,Maturidilik ve Ebu Hanifenin itikadi ekolu nasıl çıktı sanıyorsun???Durduk yerde mi??? İslamda felsefe vardır ama tehlikelidir ve avamın girmesi yasaklanmıştır.....Çünkü avam için tehlikelidir felsefe.....Fakat herkes dinde ister istemez felsefe yapar.....örneğin kader konusunu felsefe yapmadan anlamak ya da anlatmak mümkün değildir.....Rabbimizin isimlerinin tecellilerini anlatmak ve anlamakta öyle.....Fakat önemli olan felsefede fazla derine girmemek ve ''Rabbimiz böyle demişse öyledir' 'diyip tam bir teslimiyet göstermek lazımdır.....

Ehli sünnet alimleri sadece küfre netice veren vahdetulvücutçuları tekfir etmişler.....Sen ise herkesi aynı kefeye sokuyorsun....bu kadar genel konuşman ve beni iyi tanımadan bana ifitralar atmanda hiç doğru deyil...Daha karşındakinin kim olduğunu neci olduğunu niyetinin ne olduğunu bilmeden bu kadar suçlayıcı konuşman ehli sünnet bir müslüman olmadığının açık bir kanıtı....Neyse selametle....


Bana Felsefeyi İslam için kullanılabilir diyen bir tane Ehl-i Sünnet alimi getir. Getirmezsen yalancı olduğun ortaya çıkacak.

Ehli Sünnet alimleri Zemmul Kelam, ya da eskiden bir felsefeci olan İmam Gazalinin Reddul Felasife kitabı, İbn Teymiyye'nin Der'u Akl kitabı ve benzeri yüzlerce kitap felsefenin SADECE ZINDIKLIK olduğunu ispatlamak için yazılmıştır.

Ayrıca İslam dini avam ve havasa hitap eden bir dindir. Hristiyanların ki gibi " Avam anlamaz, havas anlar " itikadı yoktu. Felsefede senin dediğin gibi Yunan kafirlerinin dini olduğu için avam anlamaz.

Yunan dininide "ALİMLER" anlıyorsa, o alimler "YUNAN DİNİNDENDİR". İslam dininden değil.

Aksine bir nakil getir, bizde görelim. Getirmezsen yalancı olduğun ortaya çıkacak.

Ayrıca Maturidi ve Eşari ekolü, felseficilerin kafirliklerine cevap vermek için türeyen KELAMİ ekollerdir. Zaten bu iki grup FELSEFEYİ reddetmek için Kelama bulaşmışlardır.

Ve Ebu Hanife'nin itikadı Selef itikadıdır. Yani Maturidi ve Eşari gibi değil, kelamdan uzaktır.

Ehli Sünnet alimlerinden de küfre netice vermemiş bir vahdeti vücudçuyu tekfir etmediğini nakille ispatla. Yine getirmezsen işkembeden salladığın ortaya çıkacak.
 
Zuhri Çevrimdışı

Zuhri

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Kendisi mutezile olan Taftazani bile bunu söylüyor.


Kardeş Taftazani hakkında mutezile diyen alimler kimlerdir.
Zira;
El-Leknevî el-Hindî, el-Fevâ’idü’l-Behiyye, adlı eserinde Taftazani'nin Hanefi olduğunu söylüyor.
İbn-i Hacer el-Askalani ed-Düreru l-kâmine isimli eserinde Taftazani hakkında “Doğuda
ilim onunla son buldu der ve yine “Kendisinden sonra yerine kimse geçemedi” iltifatına mazhar olur.
 
A Çevrimdışı

Abdullah ed-Dımeşki

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Kardeş Taftazani hakkında mutezile diyen alimler kimlerdir.
Zira;
El-Leknevî el-Hindî, el-Fevâ’idü’l-Behiyye, adlı eserinde Taftazani'nin Hanefi olduğunu söylüyor.
İbn-i Hacer el-Askalani ed-Düreru l-kâmine isimli eserinde Taftazani hakkında “Doğuda
ilim onunla son buldu der ve yine “Kendisinden sonra yerine kimse geçemedi” iltifatına mazhar olur.


Mutezile dememin sebebi asli olarak Mutezile olmasından değil, Muteziliden esinlenmesindendir.
Yusuf el-Kermi el-Hanbeli onun için Mutezili demiştir. Sadece Yusuf'un sözü hafızamda kalmış.
Bu sözüme örnek olarak şunu vereyim. Maverdi mesela. Zehebi onun mutezile olduğunu söylemiştir. Fakat İbn Hacer, mutezileden bazı konularda esinlemiş biri olduğunu söylemiştir.
Ve yine Fahreddin er-Razi. Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz.
İnşaAllah anlatabilmişimdir.
 
_AcizBirKul_ Çevrimdışı

_AcizBirKul_

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Öncelikle bu paylaşım için çok teşekkür ederim Allah razı olsun, Cübbeli Ahmet hoca konusuna gelince Allah bir varlık değildir o yüzden rüyada veya normalde başka bir varlık suretinde görülemez bu mümkün değildir,çünkü ALLAH (NURDUR) ancak CEBRAİL a.s. şekil alarak Allahın vahyini peygamberlerine iletir Cübbeli Ahmet hoca tamamen saçmalamıştır...
 

Benzer konular

Geri
Üst Ana Sayfa Alt