Makale Eğer Dönerseniz Biz de Döneceğiz (Şeyh Halid Batarfi) [ÖZEL]

Ercüment Akıncı

Üye
İslam-TR Üyesi
Üye
Bu yazı Şeyh Halid Batarfi'nin Inspire dergisinde yayınlanan makalesinin Türkçe'ye tercüme edilmesiyle hazırlanmıştır. Tercümanın fikrini yansıtmak zorunda değildir.
b743d94f2de1af470f5be39ccd13b9da924c0718.png

Eğer Dönerseniz Biz de Döneceğiz
Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Ve eğer andlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.”

“Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mûminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.”

Allah-u Teala Müslümanların kutsallarını çiğneyen kafirlere karşı savaşmayı emrediyor. Ve mûminlere zaferi vaad ediyor. “Allah kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şubhesiz Allah güçlüdür, üstündür."

Ve bugün, Yüce Allah’ın izniyle Müslümanlar Allah’ın vaadinin gerçekleştiğine tanıklık ettiler. İslam erlerinden iki savaşçının Charlie Hebdo’ya saldırmasından sonra, dergi, Peygamber’e yönelik saldırgan çizimlerin dağıtımını durdurmak zorunda kaldı.


İki grup karşılaştığı zaman
Muhammed’in ordusundan, iki şehid,
Yükseldi Allah’ın adıyla ve tekbir getirdi.
Ve kafirlerin ordusu yönetildi…
Nefretin kaynağı Kayser’in haçlıları idi.
Savaşın şiddeti arttıkça, korku azaldı.
Ölümle birlikte, randevu aldılar,
Ne ilerleyen ne de geciken.
Küfrün başları her yöne savruldu
Ve bedenleri etrafa saçıldı.
Eğer bu sahneye şahid olsaydın,
Kalbin mutmain olur ve sevinçle dolardın.
Tarih onlar gibilerini işitti mi?
Ve gözler şahid oldu mu veya hiç olacak mı?
Sağlamca durdular, ölümün kaçınılmaz olduğu yerde
Ve illüzyonları kırdılar, kırdılar kesinlikle.
Mûminlerin ve Ummetin kalbi yatıştı
Küfr bozguna uğratıldı ve tutsak edildi kapı eşiğinden…
Allah’ın dini için yükselttiniz
sancakların en şereflisini
Düsturunuz Tevhid ve Allahu Ekber idi.

Allah’ın rahmeti kahraman Koachi’lerin üzerine olsun ve onları şehidler olarak kabul etsin. Allah’a yemin olsun ki onlar, şerefli Peygamber’imiz ve tüm peygamberlerin intikamını aldılar, susuzluğumuzu giderdiler. Dinimize uzun süreden beri yapılan hakaretlerden sonra ummetin başını kaldırdılar. Bu büyük şeref ve bu büyük şehadetten dolayı sizi kutlarım. Arsız ve necis ağızları susturduğunuz ve utancın ellerini bağladığınız için size selam olsun. Sevgili Peygamberimiz ile buluşacağınız için sevinin. Sizin gibi yiğitler çıkaran ummet, siz de sevinin.

Ey mızraklar çağırdığında ilerleyen
O yaraların tedavisi sensin

Batı’nın kasıtlı ve tekrarlayan suistimalleri, hükümetlerinin sözde “ifade özgürlüğüne” – ki bu saçma söze kimse kanmıyor – çifte standart uyguladığını ortaya çıkarmıştır. Amerika, Fransa ve diğer kafir ülkeler, İslam’la ve Peygamber’le alay edenleri korumak için kanunlar çıkartıyorlar.

Diğer yandan aynı ülkeler, bırakın soykırım hakkında soru soranları, istatistiklerin doğruluğu hakkında tartışanları bile, eleştirinin bir araştırmacıdan mı yoksa tarihçiden mi geldiğine bakmaksızın cezalandırıyor. Amerika tarafından liderlik edilen bu ülkeler, dünyayı daha iyi idare etmek için sadece güçlerini artıracak kanunları uyguluyorlar. Onlara göre anti-semitizm “ifade özgürlüğü” kapsamına bile girmiyor.

Eğer siz “ifade özgürlüğünü” sınırlandırıyor ve onu aşanları cezalandırıyorsanız, biz de kendi sınırlarımızı aşan ve kutsallarımızı çiğneyenleri cezalandırma hakkına sahibiz.
Eğer Müslüman ümmete yönelik söz ve fiillerinizin bir sınırı yoksa, o halde Allah’ın izniyle bizim eylemlerimiz adaletsizliğinizi, ve zalimliğinizi durduracak. Şehid Şeyh Usame bin Ladin’in (Allah kabul etsin) dediği gibi: “İfade hürriyetinizin sınırı yoksa, bizim sınırsız eylem yapma hürriyetimize kendinizi hazırlayın. Bunun cevabı duyduklarınız değil, görecekleriniz olacaktır.” Ve Allah’ın lütfuyla eylemlerimizin bir kısmını gördünüz.

Her kim Peygamber’in makamına karşı saygısızlık yaparsa, bizden hoşlanmayacakları şeyler göreceklerdir. Allah, Arap Yarımadası’ndaki Mücahid kardeşlere rahmet etsin. Onlar Şeyh Usame’nin sözünü yerine getirdiler ve mûminlerin kalblerini yatıştırdılar. (Şeyh Eymen Ez-Zevahiri)
Dine ve Peygamberimize yönelik hakaretten sonra Müslüman dünyada oluşan öfke, ümmet ruhunun ve kutsallarına karşı duyduğu hassasiyetin açık bir işaretidir. Allah’a yemin olsun ki hiçbir Müslüman dinine hakaret edilmesine izin veremez. Arkasına yaslanıp oturamaz. Onun yerine ayağa kalkar ve sevgili Peygamber’imizin onurunu mudâfa eder.

Allah-u Teala saf ve temiz olan tüm peygamberlerin onurunu savunanları ve dini için ayağa kalkan herkesi mükafatlandırsın. Allah’ın rahmeti, öncelikleri “İslam’ın zaferi ve kutsallarının korunması” olan Mücahidlerin üzerine olsun. Sözlerimiz onların gösterdiği fedakarlık ve kahramanlıklar için yetersiz kalır.

Onlar ki, Hindistan alt kıtasında İslam’a ve onurlu Peygamberimize hakaret edenleri ve Texas’taki Amerikan hükümeti tarafından desteklenen ve korunan saldırgan çizimleri hedef aldılar.

Allah’ın lütfuyla yalnız kurt saldırıları, düşmanın kalesini vurarak stratejik bir silah olarak kullanılabileceğini isbat etmiş ve ispatlamaya da devam edecektir. Muhammed Abdulaziz’in Amerika’nın göbeğinde gerçekleştirdiği son operasyon bunun açık örneklerinden biridir. Mubârak bir Cihad operasyonu ile üsse baskın düzenleyerek Amerikalı denizcileri öldürmüş ve yaralamıştı. Allah’tan amelini kabul etmesini ve şehitlerden yazılmasını diliyoruz. Bir Batılı hükümet kendi topraklarında kendi askerlerini korumaktan aciz kalıyorsa, İslam’a ve Peygamber’ine hakaret eden vatandaşlarını nasıl koruyabilir? Amerika, İngiltere ve Fransa kendi ekonomik çıkarlarını koruyabilirler mi? Allah’a yemin olsun ki koruyamazlar ve buna güçleri de yetmez.

Küresel istihbarat toplulukları, genişleyen Cihadi ayaklanmaları ve Batı’lı Müslümanların öfkesini durduramadıklarını itiraf ettiler. Amerika’nın liderlik ettiği Batılı hükümetler, dinimizi aşağılamaya, Filistin’i işgal eden Yahudileri ve İslam dünyasındaki yozlaşmış liderleri desteklemeye devam ettikçe, onları hedef almaktan ve güvenliklerini tehdit etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Batı güvenliğin tadını çıkartırken, Müslümanların, Gazze, Afganistan, Irak, Somali, Şam ve Yemen’de korkunun her türlüsü ile yaşamaları adalet değildir. Allah’a yemin olsun ki, kanın karşılığı kan, korkunun karşılığı korkudur! Ya güvenliği paylaşacağız ya da korku ve terörü… Ve biz onlara zulmetmedik, onlar ise kendilerine zulmettiler.

Ey dünyanın her bir köşesindeki Mücahidler! Size küfrün ve dünyadaki yozlaşmışlığın başı olan Amerika’ya odaklanmanızı tavsiye ediyorum. Silahlarınızı ona çevirin. Allah’ın izniyle baş koptu mu beden de ölür. Amerika, İslam ümmetinin tattığını tadana dek yolunuzdan ayrılmayın ve Cihadınıza ara vermeyin. Sizi hedefinizden saptırmaya çalışan iç düşmanlara karşı uyanık olun! Şüphesiz Amerika, uşakların doğduğu yer olduğunu ispatlamıştır. Birinin işi bittikten sonra yerine yenisini getirir, ta ki bu dalga herkesi yutana dek.

Yalnız Kurtlara gelince, Allah size rahmet etsin ve çabalarınızı mübarek kılsın. Siz düşman topraklarındaki Allah’ın askerlerisiniz. Ummet sizin cesaretinizi izliyor ve Mucahidler de fedakarlıklarınız için size dua ediyor. Hedeflerinizi hassasiyetle seçin ve düşmanın saflarına saldırmaya odaklanın. Size ve tüm Mücahidlere Allah’a karşı samimi olmalarını hatırlatırız. Hedeflerinize ulaşmak için emniyete önem verin. Allah’tan size yardım ve rehberlik etmesini diliyoruz.

Son olarak, Batı’daki halklara ve hükümetlerine diyoruz ki: Müslümanlar, tüm mekan ve yerlerde, dinlerinde, kutsallarında ve hayatlarında güvenliği tadmadıkça sizler güvenliği tadmayacaksınız.

Ve Charlie Hebdo’ya…

“Eğer dönerseniz, biz de döneceğiz”

Yazının PDF haline aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Eğer Dönerseniz Biz De Döneceğiz PDF
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Ercüment Akıncı

Üye
İslam-TR Üyesi
Üye
Aleykumselam ve rahmetullah :)
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt