El-kabid

Huzeyfe

Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona yeter.
Üye
index (21).jpg

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Kâbid isminin lügat anlamı
kabd kökünden türemiş olan el-kâbid ismi; nimet ve rızıkları belli bir ölçüye göre veren, ruhları bedenden alan, süratle iş yapan anlamlarına gelmektedir. Araplar süratli yürüyen bir kimse için “Raculun kâbid” derler.

Rabbimizin bu ismi, Kur‟an‟da özel isim olarak değil, fiil olarak kullanılmıştır. el-Kâbid ismi, Esma-i Hüsna hadisinde geçmiş ve el-Bâsıt ismiyle beraber zikredilmiştir.


Kâbid isminin ıstılah anlamı

Kâbıd; dilediği kullarına belli bir gaye ve hedef için darlık ve sıkıntı verendir.

Kâbıd; rızıkları belli bir ölçüye göre taksim edendir.

Kâbıd; ruhları alan, kabzedendir.

Kâbıd; kalpleri daraltandır.

Kâbıd; bütün âlemi kabza-i kudretinde, yani tasarrufunda bulundurandır.

Kâbıd; kullarına verdiği nimetleri istediği an geri alabilendir.

Kâbıd isminin Kur‟an içerisinde incelenmesi
1-Rızık vermek, almak, daraltmak ve genişletmek anlamında şöyle kullanılmaktadır:
“...Darlık veren de bolluk veren de Allah‟tır. Sonunda O‟na döndürüleceksiniz.” (Bakara 245)

2-Gölgeyi hareket ettirmek, kendisine doğru çekmek anlamında şöyle kullanılmaktadır:

“Sonra biz o gölgeyi yavaş yavaş kendimize çekeriz.” (Furkan 46)


3-Yeryüzünün bütün tasarrufunun Allah‟ın elinde olduğu anlamında kullanılmaktadır:

“Onlar Allah‟ı hakkıyla tanıyıp bilemediler. Kıyamet günü bütün yeryüzü O‟nun tasarrufundadır. Gökler O‟nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, müşriklerin ortak koştuklarından münezzehtir.” (Zümer 67)

4-Münafıkların ellerini sımsıkı tutmaları ve cimri davranmaları hakkına kullanılmaktadır:

“Münafık erkekler ve münafık kadınlar da birbirlerinin dostudurlar. Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyar ve ellerini sımsıkı tutarak cimrilik ederler. Onlar Allah‟ı unuttular, Allah da onları unuttu. Çünkü münafıklar fasıkların ta kendileridir.” (Tevbe 67)

5-Kuşların kanatları açmaları ve kapamaları anlamında şöyle kullanılmaktadır:

“Üstlerinde kanatlarını aça kapata uçan kuşları hiç görmediler mi? Onları (havada) Rahman‟dan başkası tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi görmektedir.” (Mülk 19)

Kâbıd isminin bize yüklediği görev ve sorumluluklar
1-Rabbimiz kullarını kimi zaman bollukla kimi zaman da darlıkla imtihan eder. Bollukta şükretmeyi, darlıkta ise sabretmeyi bilmeliyiz. Çünkü dünya bir imtihan yeridir ve imtihan soruları her zaman değişebilir.

“Andolsun sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele! Onlara bir sıkıntı geldiği zaman; “Biz Allah içiniz ve Allah‟a döneceğiz” derler. İşte Rablerinden bağışlama ve rahmet hep onlaradır ve doğru yolu bulanlar onlardır.” (Bakara 155-157)

2-Rabbimizin kimi kullarına dünya nimetlerini bol bol vermesi onları sevdiği anlamına gelmediği gibi, kimi kullarına da dünya nimetlerini az vermesi, onları sevmediği anlamına gelmez. Sıkıntılar, hastalıklar, darlıklar, fakirlikler Allah‟a yakınlaşma ve arınma vesilemiz olabilir.

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Mü‟minin başına gelen her dert, sıkıntı, bitkinlik, hastalık, incinme, kaygı hatta onu tedirgin eden bir üzüntü bile onun günahlarının dökülmesine vesile olur.” (Buhari/el-Edebu‟l-Müfred)

3-Allah, kendi zikrinden yani Kur‟an‟dan yüz çeviren kimselere dünyada kalp ve geçim darlığı verir. Eğer insanlar hidayeti bırakır da sapıklığı seçerlerse kalplerine hiçbir zaman dinmeyecek olan bir sıkıntı, huzursuzluk ve basınç yerleşir.

“Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı, dar bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.” (Taha 124)
 
Üst Alt