Eskiyip Yıpranan Kur'an-ı Kerimin Sayfalarından Ayetlerin Bir Kısmını Keserek, Dua ve Ezber vb. İçin Kullanmak Câiz mi?
"Kim Allah’ın şiarlarına (dinin kutsal saydığı şeylere) saygı gösterirse, şubhesiz bu kalblerin takvasındandır." (Hacc, 32)
"Bu, şerefli bir Kur’an’dır. Levh-i Mahfuz’da korunmuştur." (Vakıa, 77-78)
Hiçbir sahabe veya İslam alimi, Kur’an-ı Kerim’i keserek küçük parçalara ayırmayı meşru görmemiştir.
Sahabeler, eskiyen mushafları ya yakarak ya da toprağa gömerek imha ederlerdi. Osman bin Affan (r.anh), farklı kıraatlerde yazılan mushafları bütün halinde yakmış, ancak ayetleri kesip dağıtmak gibi bir uygulama yapmamıştır.
İmam Nevevi (rahimehullah) şöyle der: "Kur’an’a gereken saygıyı göstermek farzdır. Onun sayfalarını yırtmak, bölmek ve gelişi güzel bir şekilde kesmek câiz değildir." (Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Şeref b. Murî en-Nevevî, el-Mecmu’ şerḥu’l-Muheẕẕeb, C. 2, Sf:85)
Ayrıca Kur’an’dan bir ayeti keserek almak, bazen bağlamından koparmaya sebeb olabilir. Bu durum yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
Kur’an ayetlerini keserek ayrı ayrı bölümler halinde kullanmak (dua niyetiyle bile olsa) uygun değildir. Ayetleri kesmek ve koparmak saygısızlık olarak görülebilir. Eğer bir dua kartı yapmak isteniyorsa, o dua elle yazılmalı veya ayrı bir kağıda basılmalıdır. Ancak Kur’an sayfasının tam haliyle saklanması ve bir dua kitabında muhafaza edilmesi câizdir.