Çözüldü Evli Karı Koca Esir Düşerse, Şâfi Mezhebine Göre Nikahları Düşer mi?

Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Hocam evli kadın kocasıyla esir düşerse Şafiiye göre nikahları bitermiş bu konuda mezheplerin genel görüşü nedir. Tez cevaplarsanız bir de sevinirim.
Evli Karı Koca Esir Düşerse, Şâfi Mezhebine Göre Nikahları Düşer mi?
​
Bu mesele klasik fıkıh kaynaklarında “sebî (esir alınma), esaret, nikâhın devamı/feshi” başlıklarında geçer.

Mezhebler arasında tafsilat vardır. Genel olarak:
Kadın muşrik/kâfir taraftan esir alınıp Dar'ul İslâma getirilirse, önceki nikâhın devam edip etmediği konusunda ayrıntılı ihtilaf vardır.
Eğer kadın ve kocası birlikte esir düşmüşse, bâzı mezhebler nikâhın devam ettiğini, bazı durumlarda ise ayrıldığını söylemiştir.

Şâfiî mezhebinde, kadının tek başına veya kocasından ayrı düşerek esir alınması durumunda önceki nikâhın sona erdiğine dair görüş meşhurdur. Eğer beraber ele geçirilmişlerse tafsilat vardır.
Hanefîler, esaretin tek başına nikâhı bozmadığını; daha çok ülke değişimi / taraf değişimi / ayrılık hali gibi unsurları dikkate almıştır.
Mâlikî ve Hanbelîlerde de benzer şekilde detaylı ayrımlar vardır.
“Evli kadınlar da size haram kılındı; ancak sağ ellerinizin sahib olduğu (cariye olarak savaş esiri olanlar) mustesna...” (Nisa 24)
Bu ayet, savaşta esir düşen evli kadınların önceki muşrik nikâhlarının durumu hakkında yorumlanmıştır.

Şâfiî Mezhebinde fukahasının meşhur görüşüne göre:
Kadın kocasından ayrı olarak esir düşerse, nikâh bağı sona erebilir. Çünkü savaş ve esaret, önceki bağın fiilen kesilmesi olarak değerlendirilmiştir. Ancak beraber esir düşmüşlerse nikâhın devam ettiğini söyleyen izahlar da vardır. Yani “Şâfiî’ye göre her durumda nikâh kesin biter” demek eksik olur.


Mezheblerin Genel Çizgisi
Hanefî : Esaret tek başına nikâhı bozmaz; ayrılık ve taraf değişimi önemlidir
Şâfiî : Ayrı esaret durumunda nikâhın sona ermesi görüşü güçlüdür
Mâlikî : Benzer tafsilatlı yaklaşım
Hanbelî : Savaş esiri kadın konusunda farklı senaryolara göre hükümler



Şâfiî Mezhebi
وإذا سُبِيَت المرأة الكافرة ولها زوج كافر، فإن سُبِيَت وحدها انفسخ النكاح، وإن سُبِيَا معًا لم ينفسخ النكاح​
“Kâfir bir kadın esir alınır ve Onun kâfir kocası varsa; kadın tek başına esir alınmışsa nikâh bozulur. Eğer ikisi birlikte esir alınmışsa nikâh bozulmaz.”
(Ebu Zekeriyya Muhyiddin Yahya b. Şeref En-Nevevi, el-Mecmûʿ Şerhu’l-Muhezzeb, Kitâbu’n-Nikâh / Bâbu Nikâhi’l-Muşrikîn, C.17, Sf: 300 civarı - Mektebetu’l-İrşâd baskıları arasında değişebilir)

Hanbelî Mezhebi
وإذا سُبِيَ أحد الزوجين الكافرين دون الآخر وقعت الفرقة بينهما، وإن سُبِيَا جميعًا معًا فهما على نكاحهما​
"Kâfir eşlerden biri diğerinden ayrı esir alınırsa araları ayrılır. Eğer ikisi birlikte esir alınmışsa nikâhları üzere kalırlar.”
(el-Muğnî, Kitâbu’n-Nikâh, Bâbu Nikâhi’l-Kuffâr, C
.7, Sf: 130 civarı - Dâru Âlemi’l-Kutub baskısı)
Delil olarak “Evli kadınlar da size haram kılındı; ancak sağ ellerinizin sahib olduğu (cariye olarak savaş esiri olanlar) mustesna...” (Nisa 24) âyeti alırlar.

Hanefî Mezhebi
وأما السبي فإنه يوجب زوال الملك، وأما النكاح فإنما ينفسخ باختلاف الدارين إذا وقعت الفرقة بينهما​
“Esaret, mülkiyetin (kölelik statüsünün) değişmesine sebeb olur. Nikâh ise ancak iki tarafın diyarlarının ayrılması ve aralarında fiilî ayrılık meydana gelmesiyle bozulur.”
(Ahmed el-Kâsânî, Bedâiʿu's-Sanâi fî Tertîbi'ş-Şerâʾi, Kitâbu’n-Nikâh, Bâbu Nikâhi’l-Muşrikîn, C. 2, Sf: 320 civarı - Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye baskısı)

Hanefîlerde esaret tek başına nikâhı bozmaz. Asıl bakılan unsur tarafların ayrılması, farklı diyara geçmeleri, evlilik bağının fiilen kesilmesi gibidir.


وإذا سُبِيَت المرأة وزوجها في دار الحرب ثم دخلا دار الإسلام فهما على نكاحهما ما لم تقع الفرقة​
“Kadın ve kocası Dâr'ûl Harbde esir edilmiş, sonra birlikte Dâr'ûl İslâma girmişlerse, aralarında ayrılık gerçekleşmedikçe nikâhları devam eder.”
(Burhâneddin el-Mergīnânî’, el-Hidâye, Kitâbu’n-Nikâh, C.1, Sf: 201 civarı)
Hanefîlerde Şâfiîlerdeki kadar otomatik bir “tek başına esir düştü o zaman hemen fesih” yaklaşımı baskın değildir.


Mâlikî Mezhebi
وسبي الزوجة الكافرة دون زوجها يقطع العصمة، إلا أن يسبيا معًا​
“Kâfir kadının kocasından ayrı olarak esir alınması nikâh bağını keser; ancak ikisi birlikte esir alınmışlarsa mustesna.”
(Ebu Abdullah Şemseddin Muhammed b. Ahmed b. Arâfe Ed-Desûki, Haşiyetud-Desuki ala Şerhil-Kebir, Kitâbu’n-Nikâh, C.2, Sf: 270 civarı)

إن سبيت وحدها انفسخ النكاح، وإن سبي معها زوجها بقي النكاح​
“Kadın tek başına esir alınırsa nikâh bozulur. Eğer kocası da Onunla birlikte esir alınmışsa nikâh devam eder.”
(Ebu Abdullah Şemseddin Muhammed b. Ahmed b. Arâfe Ed-Desûki, Haşiyetud-Desuki ala Şerhil-Kebir, Kitâbu’n-Nikâh, C.2, Sf: 270 - 271civarı)

Günümüzde Hüküm Var mı?
Bugün klasik anlamda şer‘î savaş esirliği / milku’l-yemîn sistemi fiilen yoktur. Modern dünyada devletlerarası hukuk farklıdır. Bu yüzden mesele daha çok tarihî-fıkhî bir bahis olarak incelenir.

Hulâsatu'l Kavl; Evet, “Şâfiî mezhebinde esir düşen evli kadının nikâhı biter” şeklinde bir ifade bazı durumlar için doğrudur, ama mutlak ve her durum için doğru değildir.

Mezhebler bu konuda senaryoya göre ayrım yapmıştır:
Kadın tek başına mı yoksa Kocasıyla beraber mi esir düştü? İkisi ayrı yerlere mi götürüldü? Müslüman mıydılar, muşrik miydiler? Bu konuların cevabına göre hüküm değişir.
Bu hükümler esasen muşrik/kâfir çiftlerin savaş esiri olması senaryolarında konuşulmuştur. Müslüman karı-kocanın esir düşmesi meselesi farklı değerlendirilir; nikâh kendiliğinden bozulmaz.
 
A Çevrimdışı

Atk12345

Üye
İslam-TR Üyesi
Evli Karı Koca Esir Düşerse, Şâfi Mezhebine Göre Nikahları Düşer mi?
​
Bu mesele klasik fıkıh kaynaklarında “sebî (esir alınma), esaret, nikâhın devamı/feshi” başlıklarında geçer.

Mezhebler arasında tafsilat vardır. Genel olarak:
Kadın muşrik/kâfir taraftan esir alınıp Dar'ul İslâma getirilirse, önceki nikâhın devam edip etmediği konusunda ayrıntılı ihtilaf vardır.
Eğer kadın ve kocası birlikte esir düşmüşse, bâzı mezhebler nikâhın devam ettiğini, bazı durumlarda ise ayrıldığını söylemiştir.

Şâfiî mezhebinde, kadının tek başına veya kocasından ayrı düşerek esir alınması durumunda önceki nikâhın sona erdiğine dair görüş meşhurdur. Eğer beraber ele geçirilmişlerse tafsilat vardır.
Hanefîler, esaretin tek başına nikâhı bozmadığını; daha çok ülke değişimi / taraf değişimi / ayrılık hali gibi unsurları dikkate almıştır.
Mâlikî ve Hanbelîlerde de benzer şekilde detaylı ayrımlar vardır.
“Evli kadınlar da size haram kılındı; ancak sağ ellerinizin sahib olduğu (cariye olarak savaş esiri olanlar) mustesna...” (Nisa 24)
Bu ayet, savaşta esir düşen evli kadınların önceki muşrik nikâhlarının durumu hakkında yorumlanmıştır.

Şâfiî Mezhebinde fukahasının meşhur görüşüne göre:
Kadın kocasından ayrı olarak esir düşerse, nikâh bağı sona erebilir. Çünkü savaş ve esaret, önceki bağın fiilen kesilmesi olarak değerlendirilmiştir. Ancak beraber esir düşmüşlerse nikâhın devam ettiğini söyleyen izahlar da vardır. Yani “Şâfiî’ye göre her durumda nikâh kesin biter” demek eksik olur.


Mezheblerin Genel Çizgisi
Hanefî : Esaret tek başına nikâhı bozmaz; ayrılık ve taraf değişimi önemlidir
Şâfiî : Ayrı esaret durumunda nikâhın sona ermesi görüşü güçlüdür
Mâlikî : Benzer tafsilatlı yaklaşım
Hanbelî : Savaş esiri kadın konusunda farklı senaryolara göre hükümler



Şâfiî Mezhebi
وإذا سُبِيَت المرأة الكافرة ولها زوج كافر، فإن سُبِيَت وحدها انفسخ النكاح، وإن سُبِيَا معًا لم ينفسخ النكاح​
“Kâfir bir kadın esir alınır ve Onun kâfir kocası varsa; kadın tek başına esir alınmışsa nikâh bozulur. Eğer ikisi birlikte esir alınmışsa nikâh bozulmaz.”
(Ebu Zekeriyya Muhyiddin Yahya b. Şeref En-Nevevi, el-Mecmûʿ Şerhu’l-Muhezzeb, Kitâbu’n-Nikâh / Bâbu Nikâhi’l-Muşrikîn, C.17, Sf: 300 civarı - Mektebetu’l-İrşâd baskıları arasında değişebilir)

Hanbelî Mezhebi
وإذا سُبِيَ أحد الزوجين الكافرين دون الآخر وقعت الفرقة بينهما، وإن سُبِيَا جميعًا معًا فهما على نكاحهما​
"Kâfir eşlerden biri diğerinden ayrı esir alınırsa araları ayrılır. Eğer ikisi birlikte esir alınmışsa nikâhları üzere kalırlar.”
(el-Muğnî, Kitâbu’n-Nikâh, Bâbu Nikâhi’l-Kuffâr, C
.7, Sf: 130 civarı - Dâru Âlemi’l-Kutub baskısı)
Delil olarak “Evli kadınlar da size haram kılındı; ancak sağ ellerinizin sahib olduğu (cariye olarak savaş esiri olanlar) mustesna...” (Nisa 24) âyeti alırlar.

Hanefî Mezhebi
وأما السبي فإنه يوجب زوال الملك، وأما النكاح فإنما ينفسخ باختلاف الدارين إذا وقعت الفرقة بينهما​
“Esaret, mülkiyetin (kölelik statüsünün) değişmesine sebeb olur. Nikâh ise ancak iki tarafın diyarlarının ayrılması ve aralarında fiilî ayrılık meydana gelmesiyle bozulur.”
(Ahmed el-Kâsânî, Bedâiʿu's-Sanâi fî Tertîbi'ş-Şerâʾi, Kitâbu’n-Nikâh, Bâbu Nikâhi’l-Muşrikîn, C. 2, Sf: 320 civarı - Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye baskısı)

Hanefîlerde esaret tek başına nikâhı bozmaz. Asıl bakılan unsur tarafların ayrılması, farklı diyara geçmeleri, evlilik bağının fiilen kesilmesi gibidir.


وإذا سُبِيَت المرأة وزوجها في دار الحرب ثم دخلا دار الإسلام فهما على نكاحهما ما لم تقع الفرقة​
“Kadın ve kocası Dâr'ûl Harbde esir edilmiş, sonra birlikte Dâr'ûl İslâma girmişlerse, aralarında ayrılık gerçekleşmedikçe nikâhları devam eder.”
(Burhâneddin el-Mergīnânî’, el-Hidâye, Kitâbu’n-Nikâh, C.1, Sf: 201 civarı)
Hanefîlerde Şâfiîlerdeki kadar otomatik bir “tek başına esir düştü o zaman hemen fesih” yaklaşımı baskın değildir.


Mâlikî Mezhebi
وسبي الزوجة الكافرة دون زوجها يقطع العصمة، إلا أن يسبيا معًا​
“Kâfir kadının kocasından ayrı olarak esir alınması nikâh bağını keser; ancak ikisi birlikte esir alınmışlarsa mustesna.”
(Ebu Abdullah Şemseddin Muhammed b. Ahmed b. Arâfe Ed-Desûki, Haşiyetud-Desuki ala Şerhil-Kebir, Kitâbu’n-Nikâh, C.2, Sf: 270 civarı)

إن سبيت وحدها انفسخ النكاح، وإن سبي معها زوجها بقي النكاح​
“Kadın tek başına esir alınırsa nikâh bozulur. Eğer kocası da Onunla birlikte esir alınmışsa nikâh devam eder.”
(Ebu Abdullah Şemseddin Muhammed b. Ahmed b. Arâfe Ed-Desûki, Haşiyetud-Desuki ala Şerhil-Kebir, Kitâbu’n-Nikâh, C.2, Sf: 270 - 271civarı)

Günümüzde Hüküm Var mı?
Bugün klasik anlamda şer‘î savaş esirliği / milku’l-yemîn sistemi fiilen yoktur. Modern dünyada devletlerarası hukuk farklıdır. Bu yüzden mesele daha çok tarihî-fıkhî bir bahis olarak incelenir.

Hulâsatu'l Kavl; Evet, “Şâfiî mezhebinde esir düşen evli kadının nikâhı biter” şeklinde bir ifade bazı durumlar için doğrudur, ama mutlak ve her durum için doğru değildir.

Mezhebler bu konuda senaryoya göre ayrım yapmıştır:
Kadın tek başına mı yoksa Kocasıyla beraber mi esir düştü? İkisi ayrı yerlere mi götürüldü? Müslüman mıydılar, muşrik miydiler? Bu konuların cevabına göre hüküm değişir.
Bu hükümler esasen muşrik/kâfir çiftlerin savaş esiri olması senaryolarında konuşulmuştur. Müslüman karı-kocanın esir düşmesi meselesi farklı değerlendirilir; nikâh kendiliğinden bozulmaz.
Eyvallah hocam sağolun.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt