Ey Tereddütlü Olan: Bu Bir Zorunluluktur! Ebu Dücane El Horasani

justicelight

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Host’ta bir CIA ekibine karşı şehadet operasyonu arifesinde bir şehidin mesajıdır, Allah şehadetini kabul etsin.

Bu mektup, ileri gitme onuru ve geride kalma aşağılanması arasında gidip gelen bir müslümanın posta kutusuna bırakılan Allah yolunda cihad için kısa bir motivasyon mektubudur. Bil ki kardeşim, Allah yolunda mücahidlere en yakın olan tüm insanlar arasında olduğuna inancım yüzünden bu mektupla seni ayrı tuttum. Neredeyse hiçbir mücahid bu kararsızlık ve oyalanma safhasından geçmeksizin rekabet alanlarına doğru ilerlememiştir. Ne var ki, bazıları için bir kaç gün, bir kaç saat ya da dakikalar yeterli iken diğerleri için bu safha devam eder ve hatta hayatının tamamı kararını vermesi için yeterli değildir. Sevgili kardeşim, bu aciz kulun senin durumundan haberdar olmadığını düşünme. Sanki senin duygularının yoksul muhitlerinden birinin etrafında dolaşıyor gibi uzun bir müddet aranızda yaşadım veya cihad aşkını gizlemiş olduğun yanında bilinç ve bilinçsizlik arasındaki sınır bölgesindeki soğuk kaldırımların üstünde kafa dinleyerek veya bir kimliği olmayan bir yabancı gibi ya da eşini arayan yalnız bir kalp gibi sürgün edilmiş şekilde yaşadım. Yankısı kulaklarında ebediyen yankılasın ve benim için bilincine tıpkı bir tohum gibi ekilsin ve eğer kanımla sularsam cihadın büyüyeceği ümidimle tıpkı bir eter içinde kopan uzuvlar gibi yaydığım bedenimin parçalarına benzeyen sözlerimle sana oradan, kalbinin ta derinliklerinden çağrıda bulunuyorum.

Eğer sana çağrı yaptığım bu sözlerimin dışında bir şeylere sahip olmuş olsaydım o takdirde rüzgardan önce gelen bir esinti gibi kanatsız bir şekilde yanınıza uçar ve her birinizin karşısında durur ve ellerimi omuzunuza koyarak ve gözünüzün içine bakarak sizi sarsar ve size Allah’ın sözlerini hatırlatırdım: "Eğer Allah yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise ona hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir." (Tevbe 9-39)

Kafamdaki saçlarım kadar çok ruha sahip olmuş olsaydım eğer cuma namazı günleri müslüman aleminin yaşadığı her yerdeki tüm cami minarelerine gönderir ve insanları 'namaz çağrısına uyan sizler’, eğer sırtınızı cihada dönerseniz sizin için iyi olmayacaktır' diye çağrıda bulunurdum. Cihad sevgisi sadece dil sürçmesi görünüme girerek hayallerde ve özel düşüncelerde ne zamana kadar daha kapalı kalmalı? Bu özlem müslümanların trajedilerini gördüğünüzde gözünüzden dökülen bir utanç gözyaşı şekline indirgenmiş olarak ya da bir neşid dinlediğinizde veya bir şiir okuduğunuzda deneyimlediğiniz geçici bir haz olarak ne zamana kadar kalmalı? Cihad sevgisi boş zamanınızda ayırdığınız hobilerden biri olarak ne zamana kadar kalmalı? Biz ne anlayışlı izleyicileriz ne de sempatizanların duyguları.. Aramıza seni de bekliyoruz, ve eğer seni aramızda göremezsek, tekrar ve tekrar seni aramaya ve beklemeye devam edeceğiz. Medya ürünlerimizle seni hedef alacağız, galipler kervanına katılma arzusu ile kalbini tutuşturacak ve ruhunu bu düşünce ile dolduracak bir uyarıcı ve hatırlatıcı olması ümidi içinde patladığında seni cesaretlendirecek olan pusular kuracağız ve önüne motivasyon mayınları koyacağız. Ve hatta kendimiz düşmanlarımız yerine tamamen seninle meşgul etmemiz anlamına gelse bile ta ki bize katılana kadar seninle meşgul olacağız. Seni tekrar ve tekrar aramaya devam edeceğiz bazen tıpkı seni özendiren güzel bir rüya gibi ve bazen de huzurunu ve sessizliğini bozmak ve sana mücahid olma arzusunu hatırlatıcı olması için hayatının her anını berbat hale getirmek üzere seni takip eden korkutucu bir gölge gibi olacağız. Sana haber bültenleri, gazeteler ve web sitelerinde sadece senin anlayabileceğin şifreli mesajlar göndereceğiz. Bizden bahseden her haberi sanki senden bahsediyormuş gibi okuyacaksın. Hakkımızda yapılan her tartışmayı senin bizim arkamızda kalmanı Allah’a bir şikayetimiz olarak göreceksin. Gerçek isimlerinizi, resimlerinizi sözler arasında ve perde gerisindeki çizgiler arasında göreceksiniz, sanki şimdi mücahidlerin en çok arananlar listesindeymişsiniz gibi. Mücahidlerin bu dünyada ta ki sen bize katılana kadar senin dışında kimseyi savaşa teşvik etmediği hissine kapılacaksın.

Cihad’dan sakınmaya ve uzak durmaya devam ettiğiniz müddetçe hiçbir alışkanlığınızın keyfine varamayacak hatta ibadetlerinizden de zevk alamayacaksınız. Sana seslenmeye, seni aramaya, seni beklemeye devam edeceğiz tekrar ve tekrar ta ki bize katılana kadar. Allah için kardeşlerim; Allah, ümmeti dinden saptıran tağutlarla test etti ve bu nedenle sünnet terkedildi ve bidat yaygınlaştı, çağrının doğası bozuldu ve Allah yolunda cihad çoğu müslümanın gözünde pervasız bir girişim ve bir kumar haline geldi; ve cin şeytanların yanında oturan insan şeytanlar müslümanlara "Allah yolunda cihad görevini yerine getirecek ve kendini öldürtecek misin, karını dul, çocuklarını yetim mi bırakacaksın?!", "güzel eşini kime bırakacaksın?!", "biçare annene kim hürmet edecek?!", "küçük çocuğuna, yaşlı babana kim bakacak?!", "mükemmel işini ve güzel evini nasıl terk edersin?!" gibi vesveseler vererek ve sözler ederek müslümanları Allah yolunda cihaddan döndürüyorlar. Ancak eğer onlara Allah yolunda cihada değil de yaz tatili geçirmeye gideceğinden, ya da bazı dünya bilimleri öğrenmek için gideceğinden bahsedersen onların yüzlerinin parladığını, ve zaman ayırarak, para vererek ve tavsiyede bulunarak sana yardımcı olabileceklerini ve hatta bavulunu hazırlayarak ta olsa sana eşlik etme arzusu içinde olduklarını göreceksin. "Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi..." (Tevbe 9-42)

Kendilerini aile ve arkadaş örtüsü altında saklayan bu düşmanların cihad yükümlülüğünden sizleri geri çevirdiklerinin farkına varın kardeşlerim. Onların sizi aldatmasından ve yoldan çıkarmasından sakının. "Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. onlardan sakının." (Tegabun 64-14)

Ve ölüm pençesini size geçirdiği zaman tüm muskaların, tüm tılsımların değersiz olduğunu anlayacaksınız.

Vah size ki ölüm çok çabuk çok kısa bir süre içinde geldi. İşte o zaman kaybedenlerden olduğunuzun farkına varacak, etrafınızdaki kaytarıcı miskinler ve firarilerin sizi dolandırdığını anlayacaksınız. Hatta düşünce açısından benzer şeyleri paylaşsanız ve Allah yolunda ileri gidenleri sevdiğinizi iddia etseniz de sizin eskiden sevdiğiniz mücahidler gibi olmadığınızı fark edeceksiniz ki o mücahidler sevdikleri için, özlemini çektikleri gibi öldüler oysa siz etrafınızdaki kaytarıcı miskinlerin sevdiği yolda öldünüz. La havle vela kuvvete illa billah!

Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki dünya hayatı mümin için anne karnında cenin halinde olduğundan daha dar ve kısıtlayıcıdır ve mümin için kendisini bu kısıtlamadan kurtarmanın en kolay yolu Allah yolunda şehid olmaktır. Aslında, ceninin bu dünya hayatına kavuşmak için çektiği kan, acı ve ızdırap ancak bir böcek ısırığı kadar bir hissin ötesinde olmayan şehidin ölümüyle kıyaslandığında çok korkunç bir trajedidir. Bu, mücahidin ölüm kültürüdür: Gerekli ama yetersiz olan bir hayattan muhteşem bir hayata geçiş, gerçi o henüz bunu deneyimlememiş olsa da Allah'ın sözlerinden bunu bilir: "Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır." (Muhammed 47-6)

Bariyerleri yıkın, sınırları aşın, tüm güvenlik cihazlarına karşı gelin, eni göklerle yer genişliğinde olan bir cennete doğru tüm yönlerden haykırın ki Allah o cennetleri sadık kulları ve şehidler için hazırladı. “Size söylediklerimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah’a havale ediyorum..." (Mümin [yada Ğafir] 40-44)

 
Son düzenleme:

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt