Hifa Hatun (r.a) Hanımlar Mutlaka Okuyun...

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

ginger

Yeni Üye
Üye
:crycry :crycry :crycry :crycry


ablammm naptın boyleee...bune buyuk ıman YARABBIMMMM :crycry :crycry :crycry

Rabım affeyleeeee bızlerıde tam teslımıyetle sabredenlerın mıhnet edenlerın arasına koy YARABBIMMMM :crycry :crycry :crycry
 

ebumuhammed

Yeni Üye
Üye
Allah cc razı olsun ve emeğinizi zayi etmesin.
iman en büyük ziynettir, rabbimiz bizleri, kendisine ve rasulüne iman eden ,bu imanının gereği takdir edilene razı olan kullardan kılsın. amin
 

Qxwerty

Yeni Üye
Üye
Ben bu kıssaya kesinlikle inanmıyorum . Hiç bir şekilde hiç bir hadis imamından aktarıldığı saptanamamis.
Bu kadar imanlı ve takvali bir hanımı gecelim, günümüzdeki her hangi edepli bir musluman kadın veya erkek bile peygamberin kendisine layık gördüğü, razi olarak evlendigi bir adama veya kadina yani eşi olmuş kimseye şu ifadeyi kullanmaz ;
Hîfâ hatun (r.anha) “Ey Süheyb! İyi bil ki, ben sana nimetim, sen bana mihnetsin (sıkıntı veren)
Ben bir nimet sen bir mihnetsin....
Hele ki bunu bir sahabe başka bir sahabeye kullanıyor?!
Neden bu hikaye bu kadar tuttu gerçekten anlamıyorum . Her okuduğumda haya duyuyorum okurken, bir insanın eşine böyle demesinden...
Işte bu yüzden de eger böyle bir hanim varsa bunu dememiştir, onlar haya ve edep yönünden bizden daha ileriydiler.
 

Qxwerty

Yeni Üye
Üye
Ben bu mihnete yani sıkıntıya sabretmeli sen bana benim gibi nimete şükretmelisin diyor devamında da sübhanallah, sahabelere böyle bir ifadeyi nasıl layık görürsünüz, bu kıssadaki bu büyük mantık hatası neden farkedilmiyor.
Suheyb ne yaptı da bir saat içinde sıkıntı oldu da hifa ona sabretmeliymiş.
Sahih olamaz bu sübhanallah.
Allah bizi affetsin.
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Yönetici
Frm. Yöneticisi
Ben bu kıssaya kesinlikle inanmıyorum . Hiç bir şekilde hiç bir hadis imamından aktarıldığı saptanamamis.
Bu kadar imanlı ve takvali bir hanımı gecelim, günümüzdeki her hangi edepli bir musluman kadın veya erkek bile peygamberin kendisine layık gördüğü, razi olarak evlendigi bir adama veya kadina yani eşi olmuş kimseye şu ifadeyi kullanmaz ;
Hîfâ hatun (r.anha) “Ey Süheyb! İyi bil ki, ben sana nimetim, sen bana mihnetsin (sıkıntı veren)
Ben bir nimet sen bir mihnetsin....
Hele ki bunu bir sahabe başka bir sahabeye kullanıyor?!
Neden bu hikaye bu kadar tuttu gerçekten anlamıyorum . Her okuduğumda haya duyuyorum okurken, bir insanın eşine böyle demesinden...
Işte bu yüzden de eger böyle bir hanim varsa bunu dememiştir, onlar haya ve edep yönünden bizden daha ileriydiler.
Cevap icin teşekkürler.Bir araştırma yaptıktan sonra konu ile alakadar olurum inşAllah az bi baktım aşk hikayesi diye nette konu olmuş
 

Qxwerty

Yeni Üye
Üye
Cevap icin teşekkürler.Bir araştırma yaptıktan sonra konu ile alakadar olurum inşAllah az bi baktım aşk hikayesi diye nette konu olmuş

İslamda evlilik ve kadin erkek ilişkisine tamamen ters bir durum kıssadaki sözler. Kıssa zaten hadis olduğuna dair kanıt yok.

Aşağıdaki, hadis sıkıntı ötesi bir durum değil de nedir ...



"Kocanın vücudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz.


ibni hacer el heytemi 2/121

ahmed b. hanbel, müsned, v, 239"

Buna rağmen kadına kocası hala nimet, hatta zaten koca, kadın için, nimet olduğu için bu hadislerde bu denli hayret verici, ifadelere yer verilmiş.

Rasulullah sav buyurdu ki;
Şayet bir kadına kocası, kendisini şu dağdan o dağa, o dağdan bu dağa taşımasını emretse, kadının bu emri yerine getirmesi gerekir”(Ahmed İbni Hanbel, Müsned, VI, 76).


Mumin bir kadın, kocasına herhalükarda sahip çıkması, ona saygı duyması ve kocasını nimet görmesi gerekirken, kadınların çoğu kocalarına karşı şükürün zıddı olan küfran (nankörlük) içinde oldukları için, cehennemin çoğu olacakları hadisi gibi hadisler varken ;


Cennetlik kadınların kocası tarafından haksızlığa bile uğrasa yine de ısrarla ve kararlı bir tavırla, kocasını memnun mutlu ve razı etmeye çalışan kadınlar olduğuna dair hadisler varken ;


Mümin kadınlara, kadın olmak konusunda örnek olan,
Hz haticenin eşine rasulullah sav e düşkünlüğü bağlılığı ile hurilere benziyor olması ,


Ve açıkça huriler cennet nimeti oldukları halde, kocalarına müthiş bir bağlılık düşkünlük içinde ve mümin erkekleri büyük bir sabırsızlık özlem ve aşkla beklemeleri anlatılırken, kocasına bulunmaz bir nimet gibi davranması, kadına dair olmasi gereken övülen bir tutum iken ...

Suheyb gibi zarif bir sahabeye hem de peygamber emri ile eş olmuş bir hanim , onca cümle arasında bu denli kadın/eş olmaya aykırı bir cümle kuruyor(!)

Güzel , dindar ve zengin bir kadını aldı diye bu kadar sukredip sonra da ölen (!)

Çirkin ve fakir adamı alıp sabrı ile ölen (!) Kadının muhtesen hikayesi ... bu kissayla aşk arasinda bağlantı nasıl kurulmuş onu da hiç anlayamadım. Kadıncağız sadece başına gelen mihnete sabrediyor (!)Aşk anlayışı bu mu insanların ...

Suheyb ise şükrederek ölecekse de bir kadın için, şükrederek ölecek kadar ne yapmış ki bu kadın daha kocasına ... sadece evlenme lütfunda bulunmuş (!)


Sabrederek ölen bu kadın o çirkinlik ve fakirliğe bir gece bile sabredemeyip, sabrından ölüvermis.
Halbuki sahabeler ne sabir imtihanları yaşadılar sarsıldılar, Allah'ın yardımı ne zaman dediler. Kadın erkek ilişkisini açıkça zedeleyen tahrif edebilecek ozellikle de hanımlara okutulması tavsiye edilen bir kıssa ...

Sonuç olarak Allah bizi kuran ve sünnetten doğru yoldan hayatın her sahasında ayırmasın .

Amin.


Abi bu siteden kaldırabiliyorsan kaldır inşallah bu kıssayla ilgili başlıkları.
 

Qxwerty

Yeni Üye
Üye
Kardeşler
Bu yazı arapçadan çevrildi ise de ;
Mihnet; sıkıntı meşakkat imtihan bela , dert musibet, Allah'ın kullarını sinamak için maruz bıraktığı bela ve sıkıntı ...
Öyle basit bir ifade/kelime degil.
Özürdilerim uzattım ama hanımların evliliğe bakış açısındaki en büyük sorunlardan birinin mimari olabilir bu aşk(!) hikayesi.
 

Firak

🍁
Süper Moderatör
Akife Hanımlar
Üye
Ben bunun uydurma olduğunu okumuştum bir yerde ama nerede okudum bir türlü hatırlayamıyorum. Genellikle tasavvuf ehli içinde işlenen bir konu(ydu!). Daha sonra işte romantik İslamcı türevi yaygınlaşınca bu hikaye de o derece de yayıldı. Her şeye aşk meşk gözüyle bakıyorlar.
Ez cümle bunun uydurma olduğunu hatırlıyorum, الله أعلم
 

Ebu SILA

İyi Bilinen Üye
Üye
Kardeşler
Bu yazı arapçadan çevrildi ise de ;
Mihnet; sıkıntı meşakkat imtihan bela , dert musibet, Allah'ın kullarını sinamak için maruz bıraktığı bela ve sıkıntı ...
Öyle basit bir ifade/kelime degil.
Özürdilerim uzattım ama hanımların evliliğe bakış açısındaki en büyük sorunlardan birinin mimari olabilir bu aşk(!) hikayesi.
..
kardeşim uğraş ve emeğin için teşekkür ederim ama bu konuda onca sahih hadis ve haber dururken bu uyduruk hikayeye ihtiyaç yoktur.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer konular

Üst Alt