Huşulu Namaz Kılamıyorum Diyenler

Muhal

Üye
Üye
Kılınan namazların insanı önce iman yönünden kemâle erdirmesi, sonra da ahlaken Peygamber efendimize benzetmesi için huşu içerisinde ikame edilmesi şarttır. Rabbimiz namazın huşu ile kılınmasını şu ayette Müslümanlardan istemektedir:

“الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ”

“(Ahirette kurtuluşa erecek olan Müslümanlar) namazlarını huşu içerisinde ikame ederler.”[1]

Peygamber Efendimiz, “Horozun yem yediği gibi acele olarak kılınan namazın münafık namazı olduğunu” beyan etmiştir.[2]

Böyle bir namaz huşudan yoksundur ve sahibine olumlu bir katkısı olmaz. Kalp, zihin, azaların uyumu, kimin huzurunda durduğunun bilinci, veda namazı gibi kılınan şuur hâli ve gönlün Allah’a mutlak teslimiyeti biraraya gelince huşu kendiliğinden doğar. Namazda huşuyu temin etmek her Müslümanın idealidir. Fakat bu hâlin gerçekleştirilemediği de bir gerçektir. Araştırdığımıza göre namazda huşuyu sağlamak için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

1-Hadesten ve necasetten arınmak şarttır. Manevi ve maddi pisliklerle malul bir kimse yaptığı ibadetten fayda elde edemez, huzur almaz; böyle bir namazın insani değişime olumlu bir katkısı olmaz. Bu münasebetle özellike iç elbiseler sık değiştirilmeli ve beden temizliği tam yapılmalıdır.

2-Abdest, farz ve sünnetlerine riayet edilerek kâmilen alınmalıdır. Azalar tam yıkanmalı ve iğne ucu kadar bile kuru yer bırakılmamalıdır. Ayrıca niçin bu azaların yıkandığının şuurunda olunmalıdır.

3-İç ve dış elbiselerde, vücutta, namaz mahâllinde namaza engel miktarda necaset artığı olmamalıdır. Zaten necaset artığı şeriatın belirlediği miktarda ise kılınan namaz makbul olmaz.

4-Niyet esnasında dil, kalp ve ruh bir araya gelmeli, kalp başka şeyle oyalanıp dil bir başka şeyi söylememelidir. Niyet namazın şartlarındandır. Niyetsiz yapılan ameller kabul edilmez.

5-Allah Teâlâ’yı görüyormuş gibi bir bilinçle/ihsan hâlinde namaz kılınmalıdır. Bu bilinçle kılınan namaz sayesinde kişi tevhidi ve ahlaki değişim yaşar.

6-Hz. Peygamber’in kıldığı gibi kılınmalı; onun yapmadığı bir şey namaza eklenmemeli veya çıkarılmamalıdır. Peygamber Efendimize de (sav) namazı Cebrail(a.a) öğretmiştir.

7-Her kılınan namaz veda namazı bilinciyle eda edilmelidir. Bu benim kıldığım son namaz, belki bir daha kılamayabilirim kaygısıyla namaz kılınmalı ve özenilmelidir.

8-Tadil-i erkâna riayet edilmeli; her rüknün hakkı verilmelidir. İmam Yusuf’a göre tadil-i erkân namazın edasının şartlarındandır. Tadil-i erkâna riayet edilmeden kılınan namaz insanı tezkiye etmez ve olumlu yönde değiştirmez.

9- Namazın edası anında yapılan hareketlerin anlamları; sembolik manaları bilinmelidir. Kıyamın, rükunun, secdenin ve kadelerin hangi manaya geldiğinin bilinmesi önemlidir. Çünkü rükünlerin anlamlarına vukufiyet bilinçli kılınan namazın olmazsa olmazıdır.

10-Okunan tesbihat ve duaların manaları bilinmeli, anlamlar üzerinde düşünülmelidir. Bu duaların bilinmesi sayesinde Müslüman şahsiyet, kalbi tezkiye ve ahlaki dönüşüm yaşar. Özellikle belirtmek isteriz ki Sübhaneke duası musalli tarafından bilinçle okunacak olursa, başlı başına bir düşünce devrimi yaşatır.

11-Fatiha başta olmak üzere namaz esnasında kıraat edilen sure ve ayetlerin de anlamları bilinmelidir. Fatiha suresi Kur’an-ı Kerim’in özetidir. İman, ibadet, ahlak ve siyasetten ibarettir. Her bir ayeti üzerinde tevakkuf edip düşünmek insanın imanda yakin ve ahlakını ziyadeleştirir.

12-Cemaate devam edilmelidir. Cemaatle namaz bireysel namazdan hem daha faziletli hem de cemaatle kılınan namaz huşuyu yakalamaya daha elverişlidir.

13-Az günah işlenmelidir, zira günahlar zihinsel dağınıklığın en baş nedenlerindendir. Haberde varit olduğu üzere “Günahlar küfrün postasıdırlar.”

14-Namaz esnasında sağa sola bakılmamalı; kişi kendinde olup secde mahâllinden başka yere bakmamalıdır. Zira Müslümanın namazdan nasibi dikkat ve bilinci kadardır.

15-Büyük ve küçük abdeste sıkışık olmamalıdır. Bu durumda kişi ne okuduklarının ne de yaptıklarının bilincindedir. Sıkışık namaz kılınmaması konusunda Resulullah’ın uyarıları vardır ve dikkat edilmelidir.

16-Aşırı açlık ve tokluk namazda huşuyu olumsuz etkiler. İnsanın uykusu gelir ve yaptıklarının farkında bile olmaz.

17-Helal gıda ile beslenilmeli ve şüpheli gıdalardan uzak durulmalıdır. Haramlar ve mekruhlar namazda huşunun düşmanıdırlar.

18-Gözler mümkün olduğunca harama bakmaktan engellenmelidir. İnsan göz zinasından korunduğu kadar şuurlu namaz kılar.

19-Aşırı uykusuz kalınmamalıdır. Uykusuz insan okuduklarını karıştırır. Tesbihatın hakkını veremez. Bilinç kaybı namazdan istifadeyi engeller.

20-Vakit varsa yemek hazır iken namaza durulmamalıdır. Açlık duygusu namazın huşusunun düşmanıdır.

21-Aşırı soğuk ve sıcak yerler namaz için zorunlu olmadıkça tercih edilmemelidir.

22-Cemaatle kılınan namazlarda imam istikamet ehli olmalı; ideolojik takıntıları olmamalıdır. İnancı, kıraati, ahlakı, bilgisi, siyaseti, cömertliği ve şecaati istikamet üzere olmalıdır. İmamdaki istikamet sapmaları cemaati de olumsuz etkiler. Bu anlamda âlim, fazıl, muttaki, vera ehli imamlar tercih edilmelidir.

23-Aile içi huzursuzluk olmamalı, anne-babanın duaları her an alınmalıdır. Açlık gibi aile içi stres de namazdaki huşunun düşmanlarından biridir.

24-Peygamber a.s'ın sünneti üzerine bir hayat yaşanmalıdır. Özellikle hayatın genişlik anında sünneti seniyyeye tam ittiba edilmeli ve hevadan uzak durulmalıdır.

25-Kul hakkının her türlüsünden kaçınılmalı ve eğer varsa hak sahiplerine hakları verilmelidir.

26-Kişinin dost ve arkadaş çevresi de namazda huşuyu etkileyen nedenlerden biridir. Kötü insanlarla düşüp kalkan bir kimsenin kalbi kararır ve namazlarını hakkıyla eda edemez. Zihni dağınık olur. Olumsuz şahısların inanç ve amellerinden etkilenir ve bu hatalar namazlarına da yansır.

27-Zalimler, münafıklar, fasıklar ve kâfirlerle ortak siyaset yapıp sonra da namaz kılmak namazın huşusunu yok eden belki de en başat sebeptir. Zaten hakkıyla namaz kılan birisi böyle bir yanlışa asla düşmez. Zira namaz insana siyasal veli seçmeyi öğreten en temel ibadettir. Kişi namaz kılmasına rağmen böyle bir yanlışın içinde ise kıldığı namazları mutlaka gözden geçirmelidir. Namaz siyasete olumlu etki eder; zalim siyasette namazı olumsuz etkiler; sadece şekle dönüştürür.

[1] Mü’minun 23/2

[2] Ahmed, Müsned, c. III, s. 247.

MEHMET SÜRMELİ
 
Üst Alt