Çözüldü İbn Kayyim El Cevziyye'nin "Nefis Terbiyesi" Kitabında Geçen Bu İfadelerin Delili ve Açıklaması Nedir?

dunyadanbirmusluman

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
EsSelâmu aleyküm we rahmetullâhi we berekâtuhû

İbn I Kayyim El Cevziyye'nin "Nefis Terbiyesi" kitabında ALLAH'tan başka herhangi bir şeyi seven ya da ALLAH için olmayan biçim ve ALLAH'a ibadete yardımcı da olmayan bir şekilde seven kişinin o şeyle azaplandırılacağı yazıyor. Bu doğru mudur/delilleri nelerdir?

Bir de 'fuzûlî bakmalar'ın yoldan çıkma nedeni olabileceği yazıyor. Bu herhangi bir şeye bakmak mıdır-manzaraya, doğaya, tefekkürlük güzel şeylere- yoksa bildiğimiz harama bakma ya da pis, haram kılınmış şeylere bakmak mıdır?

ALLAH(c.c.) sizden razı olsun.
 
Son düzenleme:

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh;

Kıyamet günü olunca adil hakim Allah, her sevene dünyada sevdiği hakkındaki hükmü verecektir. O sevgisiyle ya azab veya nimete ulaşır. Bu sebebledir ki: ،،Mal sahibine malı, ağurtlarından ısırıp, ben senin mâlınım, ben senin hazinenim diyen dazlak bir yılan şekline sokulur. Ve o kişi için ateşten levhalar yapılarak bunlarla alnı, iki böğrü ve sırtı dağlanır.
(Buhârî (1403)

Ayni şekilde şekil Allah dışındaki şeylere aşık olanlar, Allah’a itaatin dışında bir araya gelirlerse, ateşte de bir araya getirilir ve her biri diğeriyle azab olunur. Allah Teâlâ buyuruyor ki:
"O gün, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirlerine düşman kesilirler.” (Zuhruf, 67)

Dünyada şirk üzere birbirini sevenlerin kıyamet günü birbirlerini İnkâr edip, birbirlerini lanetleyeceği ve barınaklarının ateş olup hiçbir yardımcılarının da olmayacağını Allah yukarıdaki ayetinde haber veriyor. O halde dünya ve ahirette, seven, sevdiği ile beraber olacaktır. Bu sebebledir ki, Allah kıyamet günü: “Dünya hayatında birbirini dost edinmiş olanları, birbiriyle dost yapmam adil değil mi?” diyecektir.
Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki: “Kişi sevdiği ile beraberdir."
(Muslim 2640)

Allah Teâlâ der ki:
O gün, zalim kimse (pişmanlıktan) ellerini ısırıp şöyle der: Keşke o peygamberle birlikte bir yol tutsaydım! Yazık . bana! Keşke falancayı dost edinmeseydim!” (Furkan 27 - 29)
Yine:
"(Allah meleklerine emreder) Zalimleri, onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve Allah'tan başka tapmış oldukları putlarını toplayın. Onlara cehennemin yolunu gösterin.
Onları tutuklayın, çünkü onlar sorguya çekilecekler! Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?” (Saffat 22 - 25)

Yani kim Allah’tan başkasını severse, sevdiğini elde etse de etmese de sevgilisiyle zarar elde eder. Çünkü sevgilisini yitirse, kaybetmesiyle azab görür. Acısı da kalbindeki sevgilisine karşı olan tutkusunun kuvvetine göre olur. Şayet sevdiğini elde etmiş olsa, elde etmeden önceki acısı yine elindeyken ki çilesi ve ıstırabıyla devam eder. Elinden kaçırdıktan sonraki hasreti ise elindeyken ondan aldığı lezzetin çok daha fazla olur.

****

Fuzûlî bakmalar؛

Fuzûlî bakmalar; bakılanı güzel görmeye, görülenin bir sûretinin kalbe yansımasına ve zihnin onu elde etme düşüncesiyle dolmasına yol açar. Bundan dolayı fuzûlî bakmalar, insanın yoldan çıkma nedeni olabilmektedir. Nitekim "Musned”de yer alan bir hadiste Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

عن حذيفة ، رضي الله عنه قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم « النظرة سهم من سهام إبليس مسمومة فمن تركها من خوف الله أثابه جل وعز إيمانا يجد حلاوته في قلبه »
« هذا حديث صحيح الإسناد ولم يخرجاه »
"Bakış, şeytânın zehirli oklarından bir oktur. Kim gözünü Allah için korursa, Allah da kendisiyle buluşuncaya kadar ona kalbinde bir mutluluk duygusu bahşeder.
(Ahmed bin Hanbel, Musned; Hakim, Mustedrak, 4/314 ; Munzirî, et-Tergib ve't-Terhîb, III, 63)
(Peygamber (a.s.) böyle veya buna benzer bir şey söylemiştir.)

Büyük musibetlere yol açan, fuzûlî bakışlardan başka bir şey değildir. Nice bakış, ardından bir değil birçok pişmanlık ve derin üzüntü getirmiştir. Şair bunu şöyle anlatır:
Bakmak her musibetin başıdır.
Cehenneme girmeye sebebtir küçük günahlardır.
Nice bakış, kalbleri bir ani suikastle öldürür
Oku ve yayı olmadan gelen bir ok gibi

Bir diğeri de şöyle der:
Ne zaman bakışını önden göndersen
Kalbine birçok manzaralarla döner
Yapamayacağın ve sabredemeyeceğin
Pek çok şey var ki orada görürsün

Anlatmak istediğimiz şudur: Belâların esası, (helal olmayan) bakmaktır.

NUR Suresi
30- (Rasulum!) Mûmin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şubhesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır....
31- Mûmin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler.....

Nitekim Rasulullah (s.a.v.), Ali'ye,

يَا عَلِيُّ! لا تُتْبِعِ النَّظْرَةَ النَّظْرَةَ؛ فَإِنَّ لَكَ الْأُولَى، وَلَيْسَتْ لَكَ الآخِرَةُ
"Ya Ali, yabancı bir kadını gördüğünde ikinci defa bakma. Çünkü ilk bakışın iraden dışındadır ve onda bir vebal yoktur. İkinci defa bakarsan bu, iradenle olduğu için haramdır." buyurmuştur.
(Tirmizi, Edeb 28; Ebu Davud, Nikâh 44; Ahmed.)

Cerir bin Abdullah'tan da şöyle rivayet edilmiştir:

سَأَلْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ نَظَرِ الْفُجَاءَةِ، فَأَمَرَنِي أَنْ أَصْرِفَ بَصَرِي
Rasulullah (s.a.v.)'a ani olarak yabancı bir kadını görmek hususunu sordum.
Bana, görünce gözlerimi çevirmemi emretti.»
(Muslim, Âdâb 45; Ebû Dâvud, Nikâh 44; Tirmizi ve Ahmed.)

Ebu Said el-Hudri (r.anh)'den şöyle rivayet edilir: «Rasulullah (s.a.v.), "Yollarda beklemekten ve oturmaktan sakının." buyurdu.
Bunun üzerine, "Ya Rasulullah, yollarda ilerimizi konuşmak için duruyoruz." dedik.
"O zaman yolun hakkını verin." buyurdu.
"Yolun hakkı nedir?" diye sorunca da;
"Gözleri sakınmak, kimseye eziyet vermemek, verilen selamı almak, marufu emretmek ve munkeri nehyetmektir" buyurdu.
(Buhari ve Muslim)

28614


 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt