İran, Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında öldürülmesinin ardından 40 günlük yas ilan etti.

alparslan26 Çevrimdışı

alparslan26

Euzu Billahi Mineşşeytanirracim
İslam-TR Üyesi
İran devlet medyasına göre, ABD ve İsrail'in devam eden saldırılarında Yüksek Lider Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından İran'da 40 günlük yas ilan edildi .

Cumartesi günü düzenlenen saldırılarda üst düzey güvenlik yetkililerinin yanı sıra Hamaney'in kızı, damadı ve torunu da öldürüldü. Bu katliamlar, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran liderliğine vurulan en önemli darbelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, makamından yapılan açıklamaya göre, cinayeti "büyük bir suç" olarak kınadı. Ayrıca 40 günlük yas dönemine ek olarak yedi günlük resmi tatil ilan etti.

Al Jazeera muhabiri Tohid Asadi, Tahran'dan yaptığı haberde, Hamaney'in öldürülmesi haberinin ardından insanların başkent sokaklarına döküldüğünü söyledi.

"Beklenen törenler olacak," dedi ve törenlerin muhtemelen ülke genelinde devam eden bombardımanlar eşliğinde gerçekleşeceğini belirtti.
Tahran'daki Enghelab Meydanı'nda insanlar yas tutuyor [Majid Asgaripour/Batı Asya Haber Ajansı aracılığıyla Reuters]

Hamaney'in öldürülmesini kınayan protestoların Şiraz, Yasuj ve Lorestan dahil olmak üzere başka yerlerde de yaşandığı bildirildi.

"Beklenen törenler olacak," dedi ve törenlerin muhtemelen ülke genelinde devam eden bombardımanlar eşliğinde gerçekleşeceğini belirtti.

İran devlet medyası tarafından yayınlanan görüntülerde, Meşhed'deki İmam Reza türbesinde yas tutan destekçiler gösterildi; birçok kişinin ağladığı ve kederden yere yığıldığı görüldü.

Bu cinayet, komşu Irak'ta da protestolara yol açtı ve ülke üç günlük resmi yas ilan etti. Bağdat'ta protestocular, Irak hükümet binalarının ve yabancı elçiliklerin bulunduğu, ağır güvenlik önlemleriyle korunan Yeşil Bölge'de güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi.

El Cezire tarafından doğrulanan videolarda, göstericilerin bayrak salladığı ve slogan attığı görülürken, görgü tanıkları bazılarının ABD Büyükelçiliğine doğru hareket etmeye çalıştığını söyledi. Görüntülerde ayrıca protestocuların bölgeye girişlerden birinin yakınındaki bir kavşakta araç trafiğini engellediği de görüldü.
İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından protestocular, Irak'ın Bağdat kentindeki Yeşil Bölge girişinin yakınında gösteri düzenledi, 1 Mart 2026 [Thaier Al-Sudani/Reuters]

Pakistan'ın Karaçi kentinde de bir protesto gösterisi düzenlendi. El Cezire tarafından doğrulanan görüntülerde, insanların ABD konsolosluğunu ateşe verip pencerelerini kırdığı görüldü.


Ancak İran'da da kutlamalar yapıldığına dair haberler var; Reuters haber ajansı görgü tanıklarına dayanarak, bazı kişilerin Tahran'da, yakınındaki Karaj şehrinde ve merkezdeki İsfahan şehrinde sokaklara döküldüğünü bildirdi.

Bu arada, resmi IRNA haber ajansı, ülkenin cumhurbaşkanı, yargı başkanı ve Anayasa Koruma Konseyi'nin hukukçularından birinden oluşan üç kişilik bir konseyin, yeni bir yüce lider seçilene kadar ülkedeki tüm liderlik görevlerini geçici olarak üstleneceğini bildirdi.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Larijani, devlet televizyonunda yayınlanan bir röportajda ABD ve İsrail'i İran'ı yağmalamaya çalışmakla suçladı.

Ayrıca İranlılara birlik olma çağrısında bulundu. "İran'ı bölmeye çalışan gruplar, buna müsamaha göstermeyeceğimizi bilmelidirler," diye ekledi.

Hamaney, on yıl önce İslam devrimine önderlik eden Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından 1989'da İran'ın liderliğini üstlendi.

Humeyni, Pahlavi monarşisini sona erdiren devrimin ardındaki ideolojik güç olarak kabul edilirken, Hamenei ise İran'ın askeri ve paramiliter aygıtını şekillendirerek hem iç kontrolünü hem de bölgesel etkisini güçlendirdi.

Bölge genelinde saldırılar​

Bu arada, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) intikam yemini etti ve bölgedeki ABD birliklerinin konuşlandığı 27 üsse ve Tel Aviv'deki İsrail askeri tesislerine saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde patlamalar yaşanmaya devam ederken, bölgedeki birçok ülkede güvenlik alarmı verildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, İran'ı misilleme yapması halinde "daha önce hiç görülmemiş bir güçle" karşılık verileceği konusunda uyardı.

İran'ın Cumartesi gününden bu yana gerçekleştirdiği misilleme saldırıları, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Ürdün, Suudi Arabistan ve Irak dahil olmak üzere birçok Orta Doğu ülkesinde İsrail ve ABD varlıklarını hedef aldı.

Stratejik danışmanlık firması Killowen Group'un başkanı ve Washington DC'deki Atlantik Konseyi'nin danışmanı Harlan Ullman, ABD'nin Hamaney'i öldürerek "büyük bir hata" yapmış olabileceğini söyledi.

Ullman, "Baş kesme operasyonu ancak tüm liderleri ele geçirdiğinizde işe yarar ve bence biz tüm liderleri ele geçirmedik," dedi ve ABD'nin İran liderliğinin bu olaydan hemen sonra müzakerelere gireceğini beklememesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İran devlet medyası Cumartesi günü, Kızılay'a atıfta bulunarak, ABD-İsrail ortak saldırılarında 24 ilde en az 201 kişinin öldüğünü bildirdi. Devlet medyasına göre, İran'ın güneyinde, Minab'daki bir kız ilkokuluna düzenlenen saldırıda en az 148 kişi öldü ve 95 kişi yaralandı; ölü sayısı artmaya devam ediyor.

Son sözler: "Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ofisinden yapılan açıklamaya göre, İran'ın dini liderinin öldürülmesini 'büyük bir suç' olarak kınadı."

Kaynaklar: "Reuters" "Al Jazeera"
 
S Çevrimdışı

silahsız

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
El cezire zaten İsrail'in Arapça yayını ondan Türkiye de Kanal 7 akit nakit bir çok kanaldan TRT den Umut ve gerçek beklemek mi, büyük bir gaflet ve ya delalet
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Peygamber ﷺ’in Oğlu İbrahim vefat ettiğinde üzülüp sessizce ağladığında;
إِنَّ الْعَيْنَ تَدْمَعُ وَالْقَلْبَ يَحْزَنُ، وَلَا نَقُولُ إِلَّا مَا يُرْضِي رَبَّنَا
“Göz yaşarır, kalb üzülür; fakat Rabb'imizi radı edecek sözden başka bir şey söylemeyiz.”
(Sahih-i Buhari, Kitâbu’l-Cenâiz, Hadis no: 1303; Sahih-i Muslim, Kitâbu’l-Fedâil, Hadis no: 2315)


Uhud’da Peygamber
ﷺ’in en sevdiği kişilerden biri olan Hamza şehid edildiği zaman Ensar kadınları ağlıyordu; Peygamber ﷺ şöyle buyurdu:
لَكِنْ حَمْزَةَ لَا بَوَاكِيَ لَهُ
“Fakat Hamza için ağlayan yok.”
Ensar kadınları Onun için ağlamaya başladı. Sonra Peygamber ﷺ aşırı ağıtları yasakladı.
(İbn Mâce, Kitâbu’l-Cenâiz, Hadis no: 1592; Ahmed b. Hanbel, Musned, C.3, Sf: 242)


Sahabe; halifeleri vefat ettiğinde de muslumanlar sarsıldılar ama matem tutmadılar.

Tâbiîn ve büyük imamlar döneminde İmam Ahmed b. Hanbel vefat etti (241 H) Bağdat’ta yüzbinlerce kişi cenazeye katıldı.
Tarihçiler ; büyük kalabalıklar ağladı, dua edildi ama yas tutmadı.

İmam Şâfiî vefat etti, Talebeleri ağladı, mersiyeler yazıldı; fakat yas süresi belirlenmedi, matem geleneği oluşmadı. (Beyhakî, Menâkıb eş-Şâfiî)


Selef’in yas anlayışına göre ölüm karşısında meşru olan ;
Üzülmek
Ağlamak (bağırmadan)
Taziye
Dua
Sadaka

Gayr-ı meşru olan ise;
Uzun süreli matem
Ağıt ve feryat
özel yas günleri
toplum hayatını durdurma
belirli gün sayıları (7, 40, yıl dönümü)



Hanefî mezhebine göre


الإحداد على غير الزوج فوق ثلاثة أيام لا يجوز

“Koca dışındaki biri için üç günden fazla yas caiz değildir.” (İbn Âbidîn, ReddU’l-Muhtâr, C.3, Sf: .530)


Şâfiî mezhebine göre

يحرم الإحداد فوق ثلاث إلا على الزوج

“3 günü aşan yas haramdır; sadece koca mustesna.” (İmam Nevevî, el-Mecmû‘, C.5, Sf: 173)
 
LifeGoesOn Çevrimdışı

LifeGoesOn

"Merkez-ül Hidaye"
İslam-TR Üyesi
Peygamber ﷺ’in Oğlu İbrahim vefat ettiğinde üzülüp sessizce ağladığında;
إِنَّ الْعَيْنَ تَدْمَعُ وَالْقَلْبَ يَحْزَنُ، وَلَا نَقُولُ إِلَّا مَا يُرْضِي رَبَّنَا
“Göz yaşarır, kalb üzülür; fakat Rabb'imizi radı edecek sözden başka bir şey söylemeyiz.”
(Sahih-i Buhari, Kitâbu’l-Cenâiz, Hadis no: 1303; Sahih-i Muslim, Kitâbu’l-Fedâil, Hadis no: 2315)


Uhud’da Peygamber
ﷺ’in en sevdiği kişilerden biri olan Hamza şehid edildiği zaman Ensar kadınları ağlıyordu; Peygamber ﷺ şöyle buyurdu:
لَكِنْ حَمْزَةَ لَا بَوَاكِيَ لَهُ
“Fakat Hamza için ağlayan yok.”
Ensar kadınları Onun için ağlamaya başladı. Sonra Peygamber ﷺ aşırı ağıtları yasakladı.
(İbn Mâce, Kitâbu’l-Cenâiz, Hadis no: 1592; Ahmed b. Hanbel, Musned, C.3, Sf: 242)


Sahabe; halifeleri vefat ettiğinde de muslumanlar sarsıldılar ama matem tutmadılar.

Tâbiîn ve büyük imamlar döneminde İmam Ahmed b. Hanbel vefat etti (241 H) Bağdat’ta yüzbinlerce kişi cenazeye katıldı.
Tarihçiler ; büyük kalabalıklar ağladı, dua edildi ama yas tutmadı.

İmam Şâfiî vefat etti, Talebeleri ağladı, mersiyeler yazıldı; fakat yas süresi belirlenmedi, matem geleneği oluşmadı. (Beyhakî, Menâkıb eş-Şâfiî)


Selef’in yas anlayışına göre ölüm karşısında meşru olan ;
Üzülmek
Ağlamak (bağırmadan)
Taziye
Dua
Sadaka

Gayr-ı meşru olan ise;
Uzun süreli matem
Ağıt ve feryat
özel yas günleri
toplum hayatını durdurma
belirli gün sayıları (7, 40, yıl dönümü)



Hanefî mezhebine göre


الإحداد على غير الزوج فوق ثلاثة أيام لا يجوز

“Koca dışındaki biri için üç günden fazla yas caiz değildir.” (İbn Âbidîn, ReddU’l-Muhtâr, C.3, Sf: .530)


Şâfiî mezhebine göre

يحرم الإحداد فوق ثلاث إلا على الزوج

“3 günü aşan yas haramdır; sadece koca mustesna.” (İmam Nevevî, el-Mecmû‘, C.5, Sf: 173)
İslam hukukunda (fıkıh) ve Nebevi sünnette "yas" kavramının sınırlarını çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Ehli Sünnet vel Cemaat perspektifinden bakıldığında, matemin bir ibadet formuna dönüştürülmesi veya siyasi figürler üzerinden kurumsallaştırılması, senin de belirttiğin üzere bid’at kapsamında değerlendirilir.
İran-Şii ekseninin gerek Amerika ile olan gerilimi gerekse tarihsel süreçteki konumuna dair, Ehli Sünnet’in temel kaynakları ve tarihi tecrübeleri ışığında şu analizi yapabiliriz:
1. Akidevi Fark: Sabır ve Rıza vs. Daimi Matem
Ehli Sünnet inancında musibet anında asıl olan "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" (Bakara, 156) ayetine teslimiyettir. Şia’da ise yas, özellikle Kerbela üzerinden bir kimlik inşasına dönüşmüştür.
* Peygamber Sünneti: Senin de belirttiğin İbrahim (a.s) ve Hz. Hamza örneklerinde olduğu gibi, hüzün kalptedir, ancak dile dökülen sadece rızadır.
* Bid’at Riski: Şia’da yasın bir ritüel haline gelmesi (zincir vurma, özel günler, kırk çıkarma vb.), Hz. Peygamber’in şu uyarısıyla çelişir: "Cahiliye adetlerinden olan şu dört şeyi ümmetim tamamen terk etmez: ...Ölüye feryat figan ederek ağlamak (Niyâha)." (Müslim, Cenâiz 29).
2. Tarihi Referanslar: Fitne ve Siyasi Savaşlar
Şia mezhebinin tarih sahnesine çıkışı ve sonrasındaki savaşları incelendiğinde, Ehli Sünnet uleması genellikle bu yapıyı "iç bünyeyi zayıflatan" bir unsur olarak görmüştür.
* Tarihi Savaşlar: Safevi Devleti’nin Osmanlı ile olan mücadelesi (Çaldıran vb.), Şia'nın tarihsel süreçte "dış düşman" (Haçlılar) yerine, Ehli Sünnet dünyasıyla (İç kale) mücadele ettiği şeklinde yorumlanmıştır.
* İbn Teymiyye’nin Tespitleri: Ehli Sünnet ulemasından İbn Teymiyye, Minhâcü’s-Sünne adlı eserinde, Şia’nın radikal kollarının kriz anlarında İslam toplumunun birliğini zedeleyen tavırlarını eleştirmiş ve bu ekolün "yas" üzerinden kitlesel bir duygusallık devşirerek siyasi alan açtığını vurgulamıştır.
3. Amerika ile Savaş ve Siyasi Pragmatizm
Bugünkü İran-Amerika gerilimi, Şii teolojisinde "Mazlumiyet" ve "Büyük Şeytan" kavramları üzerine bina edilse de, Ehli Sünnet perspektifi bu savaşı bir "akide savaşı"ndan ziyade bir "jeopolitik güç mücadelesi" olarak görür.
* Velâyet-i Fakih Eleştirisi: Hamaney nezdinde temsil edilen bu sistem, hatasızlık (ismet) iddiasına yakın bir otorite kurar. Oysa İslam’da masumiyet sadece peygamberlere aittir. Bir liderin vefatı sonrası yapılan aşırı yas törenleri, kişiyi kutsallaştırma (gulüv) tehlikesini barındırır.
* İttifak ve Samimiyet Sorgulaması: Tarihsel olarak bakıldığında (Afganistan ve Irak işgalleri süreci gibi), Şia siyasetinin zaman zaman Batılı güçlerle zımni iş birlikleri yaptığına dair Ehli Sünnet coğrafyasında ciddi eleştiriler mevcuttur.
Sonuç Olarak
Ehli Sünnet vel Cemaat ekseninde bir liderin veya alimin ölümü; dua, istiğfar ve geride bıraktığı ilme sahip çıkma ile karşılanır. Hayatın doğal akışını durduran, insanları rasyonel düşünceden koparıp duygusal bir galeyana sürükleyen "yas günleri" ve "matem merasimleri", İslam'ın vakarına uygun görülmemiştir.
Hamaney veya bir başka lider için düzenlenen o devasa törenler, fıkhi bir gereklilik değil, siyasi bir güç gösterisi ve mezhebi bir gelenek inşasıdır. Ayet ve hadislerin zahiri, acıyı dindirmeyi ve tevekkülü emrederken; bu tür uygulamalar acıyı taze tutmayı ve nefreti diri tutmayı hedefler ki bu da İslam'ın "selamet" ruhuna aykırıdır.
 
Coolumsu Çevrimdışı

Coolumsu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Hamaneyin İsrail tarafından şehadeti/öldürülmesi- Kimin şehit olduğunu yalnız Allah bilir- edilmesi İran gibi batıni şii tarafı güçlü olan bir güçlü bir ülkede kolay unutulmayacağa benziyor. Amerika tam tersine adamı kahraman yaptı. Seversiniz sevmezsiniz ama adamın halkımla aynı akıbeti paylaşacağım diye sığınağa gitmemesi bu süreci hazırladı.. Hamaney asla bir melek değil, itikaden tasvip etmem, yanlış görüşlere sahip birisi yine de kanser tedavisi gören yaşlı bir adamın bu şekilde havadan bombalamayla öldürülmesi, Maduro’nun kaçırılıp ayaklarının zincirlemesi, Suudi arabistan liderine küfür edilmesi alanen, çeşitli örgütlerin liderlerinin öldürülmesi, Kaddafi olayı ve Saddamın asılması, gazzede her gün çocukların bombalanmadı dini açıdan değil sadece insan olarak düşündündüğüm de bile filan çok ayrı bir seviyede şımarıklık, nobranlık, görgüsüzlük ve barbarlık bence.. Amerikan tarihinde yaptığı zorbalıklar çok bilinir ancak bu kadar hoyratça bu kadar rezilce çekinmeden göstere göstere yapılması gerçekten çok iğrenç tek kelimeyle..

Batının her formuyla sunni, şii, tasavvuf, selefi ayırt etmeden İslam’ı hatta müslüman bile olmasa komple doğuyu hedef tahtasına oturttuğunun tipik göstergesi bu olaylar..
 
İsl4mist Çevrimdışı

İsl4mist

لِلّٰهِ🏴
İslam-TR Üyesi
Hocam yıllarca müslümanlara saldıran bir devletin dini liderine "şehadeti" yazmışsınız, iyi ki öldü. Savaşta umarım 2 tarafta hiçbir güçleri kuvveti kalmayana dek birbirlerini bitirirler . Ayrıca suud liderine sövülmesinin nesi yanlış köpek sahibine ait değilmi sahibi isterse över isterse söver diğer isimlerin de ellerinde güç bulunduğu süreçte beldelerine Allah'ın şeriatıyla mı hükmetmişler? Allah'ın kanunlarıyla hükmetmeyenler zalimlerin ta kendisi değil midir? Allah zalime zalimi musallat etmez mi? Yanlışım varsa düzeltin kardeşler
 
Coolumsu Çevrimdışı

Coolumsu

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Hocam yıllarca müslümanlara saldıran bir devletin dini liderine "şehadeti" yazmışsınız, iyi ki öldü. Savaşta umarım 2 tarafta hiçbir güçleri kuvveti kalmayana dek birbirlerini bitirirler . Ayrıca suud liderine sövülmesinin nesi yanlış köpek sahibine ait değilmi sahibi isterse över isterse söver diğer isimlerin de ellerinde güç bulunduğu süreçte beldelerine Allah'ın şeriatıyla mı hükmetmişler? Allah'ın kanunlarıyla hükmetmeyenler zalimlerin ta kendisi değil midir? Allah zalime zalimi musallat etmez mi? Yanlışım varsa düzeltin kardeşler
İran’da öyle algılıyorlar ama gerçek dediğin gibi olsa da.. Onlar öyle görüyor. Kim şehit kim değil bilemem. Tasvip etmediğim hiç sevmediğim biriydi ancak böyle yaparak onu bazı İranlıların gözünde o mevkiye çıkardılar.. Bu da sanıldığının aksine rejimi güçsüzleştirmek yerine güçlendirdi.. Bir ay önce 30-40 bin sivili öldüren bu vahşi rejimi..

Zalim olan hiç kimseye en ufak bir sempati olmamalı, ister sunni ister şii ister selefi ister başka bir şey olsun. İster senin soyundan olsun, ister başka.. Hiçbir önemi yok..
Zalim olan zalimdir.. Silahsız, masum, sivil kendini savunamayacak insanları öldürmek amacıyla kan döken herkesi lanetleyen biriyim.

Ben yanlış ya da doğru demedim. Sadece Amerika’nın tavrındaki hoyratlığı ve hiçbir kuralı tanımadıkları temellendirmek için yazdım. Yoksa eskiden de yalakalık yapardı Suudi yöneticiler, ancak bu denli kameraların önünde küfürlü aşağılaması ne bileyim, gerçek bile olsa ayrı bir nobralık, seviyesizlik değilim mi?

Ben yine de çirkin buluyorum, ve bu tavırların altında daha derin bir islamifobia (islam düşmanlığı) olduğunu düşünüyorum.
 
Son düzenleme:
Geri
Üst Ana Sayfa Alt