Çözüldü Kadın Mahremsiz Hac, Umreye Gidebilir mi?

Nesîbe Lena Çevrimdışı

Nesîbe Lena

"عِشْ حَمِيداً، وَمُتْ شَهِيدًا"
İslam-tr Yazar
Selamunaleykum hocam, bir bayan Mahremsiz umreye veya hacc'a gidebilir mi?
Bazısı, eskiden yol güvenliği olmadığı için gidilemiyordu ama artık yollar güvenli uçak ile sıkıntı olmadan gidilir gibi şeyler söylüyor. Sahih olan görüş nedir?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakâtuh
DSCN2143.JPG
​
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Yanında bir mahrâmi olmaksızın bir kadın üç günden fazla bir (mesafedeki) yolculuğa çıkamaz.”
(Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 417; Ebu Davud, Menasik 2)


Rasulullah (sallallalu aleyhi ve sellem): “Allah’a ve ahirat gününe iman eden bir kadının, yanında bir mahrâmi olmadan sefer muddeti (bir gün bir gecelik mesafeye) yolculuk etmesi câiz değildir.”
(Buhari, Taksiru’s-salat , 4 hac, 419, 422, 1088; Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 1339, 421; Malik, Muvatta, istizan, 37; Ebû Dâvûd, menâsik 2; Tirmizî, radâ 15)

“Bir kadın, yanında kocası bulunmadıkça hac yapmasın”
(Şevkâni, Neylu’l-Evtar, C.6, Sf: 491)

Abdullah b. Abbas (r.anhuma)'dan rivayete göre Rasulullah (s.a.v.) okuduğu bir hutbesinde:
“
Sakın bir adam, yanında mahrami bulunmayan bir kadınla baş başa kalmasın! Ve bir kadın da yanında mahrami bulunmadıkça sakın sefere çıkmasın!” buyurdu.
Bunun üzerine bir adam ayağa kalkarak: –
Ya RasûlAllah! Benim hanımım hac için yola çıktı. Kendim de filan savaşa gitmek üzere yazıldım, dedi.
Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Öyleyse git hanımına yetiş, onunla hac yap!” diye emretti.
(Muslim, Hac, Bab 424, Hadis No : 1341; 2/978, Buhari, Nikah, Bab 110, Hadis No: 4935; 5/2005; Beyhâkî, Suneni Kubra, Hac, Hadis No: 10266; 7/496)

(Hanefi mezhebi hariç) Cumhur mezhebin görüşüne göre yukarıdaki hadis ve benzeri rivayetlere dayanarak bir kadının iki günlük (Hanefilere göre üç günlük) bir mesafeye yolculuk yapmasına izin vermezler.

Suudi Arabistan’daki İslam fıkıh konseyinin vermiş olduğu bir fetvâya göre, akıl-baliğ olmayan bir çocuk, Hacc veya Umra yolculuğunu helal kılan bir mahrâm sayılmaz.
(el-Lecnetu’d-Daimetu lil-buhusi ve’l-ifta: Rakam: 18173)

Bazılarına göre ise, 10 yaşındaki bir çocuk mumeyyiz (iyi ve kötü işleri fark edebilecek durumda) ise, o da hadiste ifade edilen “bir mahrâm” sayılır. Dolayısıyla onunla yolculuk yapılabilir.
Fakat, yolculuk esnasında eğer yolda yankesici, eşkıya ve daha başka kötü insanlarla karşılaşma ihtimali varsa, bu takdirde 10 yaşındaki çocuğun bir savunma yapması mümkün olmadığına göre kadın, böyle bir çocukla 200 km. gibi çok uzun bir yolculuğa çıkamaz.

İmam-ı Â'zam'a göre; kadına hacc farz olması için mahrâmi bulunması şarttır. Meğer ki Mekke'ye üç konak mesafeden yakın olsun. Bu husûsda hadis ulemâsından bir cemaat ile Eshâb-ı Re'y denilen Hanefîye ulemâsı, Hasan-ı Basrî ve İbrahim Nehaî, Sevrî ve A'meş dahî ona muvafakat etmişlerdir.

Kadının mahramsiz hacca gidemeyeceğini söyleyen (Hanefi, Hanbeli) fukaha, gerekçe olarak gösterdikleri bir diğer husus da, fitne korkusu ve kadının muhafazasıdır. Çünkü yanında mahremi veya kocası bulunan kadın, kendisine gelebilecek zararlardan emniyette olur.


Şafi ve Maliki mezheblerine göre ise, kadının yanında kocasının veya mahraminin olması şart değildir. Delil olarak şu ayeti kerimeyi göstermişlerdir:

“Beytullah’ı haccetmek, ona yol bulabilen insanlar üzerine Allah’ın bir hakkıdır.” (Nisa 97)
Onlara göre bu ayetin hükmü umumîdir. Yani ayeti kerimede, mahrami olan ya da olmayan diye bir ayırım yapılmamıştır. Şafi mezhebinde bir kadın, yanında iki güvenilir kadın bulunduğunda hacca gidebilir. Şafi mezhebine göre umre farz / vâcib olduğundan, aynı şekilde bir kadın bir kereye mahsus olmak üzere bu şekilde umreye de gidebilir.
Maliki mezhebine göre ise bir kadın, güvenilir bir kadınlar topluluğu veya erkekler topluluğu ile ya da kadın-erkek karışık bulunan bir topluluk ile hacca gidebilir. Yani bu iki mezheb, kadının güvende olmasını esas almış ve bu güvenlik ortamının oluşması halinde, diğer şartlar da tamsa, kadın için haccın farz olacağını söylemişlerdir.

***

"Haccı da umrayi de Allah için tamamlayın." (Bakara 196)

Adiy b. Hatim diyor ki: “Ben Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında bulunduğum sırada, Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) bir adam gelib, ona fakirlikten şikâyet etti. Sonra Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) başka bir kimse geldi ve ona yol kesilmesinden şikâyet etti.
Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: — “Ey Adiyy! Sen el-Hire şehrini gördün mü?”

Ben de: — “Ben onu görmedim, fakat orası hakkında bana haber verildi”, dedim.
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): — “Eğer hayatın uzun olursa, muhakkak sen hevdeci içinde yolculuk eden kadının el-Hire’den hareket edib Allah’tan başka hiç kimseden korkmayarak ta Kâbe’yi tavaf edeceğini göreceksin” buyurdu.
Ben buna taaccub ederek kendi kendime: “Beldelerde fitne ve fesad ateşini tutuşturmuş olan o Tayy kabilesinin yol kesicileri nerede olacak ki” (kadın tek başına yolculuk edecek)! dedim.
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) devamla şöyle buyurdu: — “Yemin olsun ki eğer sana hayat uzun olursa, muhakkak Kisra’nın hazineleri feth olunacaktır.”
Ben: — Kisra b. Hurmuz’un hazineleri mi?” dedim.
Peygamber şöyle dedi: — “Evet, Kisra b. Hurmuz’un.
(Devamla buyurdu ki) Yemin olsun ki, eğer senin hayatın uzun olursa, muhakkak sen, elinin dolusu altın yahud gümüşü sadaka olarak çıkarıb da bunu kendisinden kabul edecek kimseyi arayacak, fakat kendisinden bunu kabul edecek hiçbir kimse bulamayacak olan kişiyi göreceksin…”

Adiyy şöyle demiştir: “Ben el-Hire’den hevdeci içinde yolculuğa çıkıp, Allah’tan başka hiçkimseden korkmayarak nihayet Kâbe’yi tavaf eden kadını gördüm. Yine ben kendim, Kisra b. Hurmuz’un hazinelerini fetheden ordunun içinde bulundum. Yemin olsun ki, eğer sizlere hayat uzun olursa, elbette sizler Peygamber Ebû Kasım’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) söylediği “Elinin dolusu altın sadaka çıkaracak olan” o kimseleri de göreceksiniz.”
(Buhârî, Menakıb, bab: 25, C. IV, 175, 176; İmam Ahmed bin Hanbel, Musned, IV, 378)


Atâ', Saîd b. Cubeyr, İbni Şîrîn, İmam Mâlik, Evzâî ve meşhur kavline göre Şafiî kadının, sefer için mahrami bulunmasını değil, emniyeti şart koşmuşlardır.
Şâfiîyye ulemâsına göre emniyet; koca, mahrâm veya güvenilir kadınlarla sağlanır. Kadın ancak bu üç neviden biri ile hacc edebilir. Güvenilir bir tek kadın bulmuş olsa onunla haccetmesi farz değildir. Lâkin câizdir. Şâfii'lerce sahih olan kavil budur.
Yine Şâfiî'lerden bâzılarına göre güvenilir birkaç veya bir kadın bulursa hac etmesi lâzım gelir. Bazan emniyet vâsıtaları çok olur da kimseye muhtaç olmadan yalnız başına kafileyle birlikte gider ve emniyeti de sağlanır. Fakat Şâfiî1erce meşhur olan kavil birincisidir. Şâfiîye ulemâsı kadının nafile hacc, ziyaret ve ticâret gibi farz olmayan seferleri hakkında ihtilâf etmişlerdir. Bâzıları bu gibi seferlere de itimatlı kadınlarla çıkabileceğini söylemiş ekserisi kocasız veya mahramsiz çıkamayacağına kaail olmuşlardır. Nevevî : «Sahih olan kavil de budur» diyor.

Kaadî Iyâd'ın beyânına göre ulemâ, kadının haccla umraden başka seferlere mahrâmsiz çıkamıyacağına ittifak etmişlerdir. Bundan yalnız Dâr-ı harb'ten hicret edenler mustesnadır.

Ata', Saîd b. Keysân ve Zahirî'lerden bir taifeye göre kadının yalnız başına bir konaktan az mesafeye gitmesi caizdir. Bir konak veya daha fazla mesafeye mahremsiz gidemez. Delilleri «Kadın yanında kocası veya mahrem akrabası olmadıkça bir konaklık yere sefer edemez» hadîsidir. Bu hadîsi Beyhakî ile Tahâvî, Ebû Hurayra'den, Ebû Bekra tarikiyle rivayet etmişlerdir.

Şâ'bî, Tâvûs ve Zahirî 'lerden bâzılan kadının yalnız başına uzak yakın hiç bir sefere çıkamıyacağma kaail olmuşlardır. Bunların delilleri de Tahâvî 'nin rivayet ettiği Ebû Hurayra hadîsidir.
Mezkûr hadîste Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«Kadın yanında mahrâmi olmadıkça sefere çıkamaz» buyurmuşlardır.

«Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den üç gün muddet kaydıyla rivâyet olunan bütün eserler kadının mahrâmsiz olarak üç günlük yola gitmesinin haram kılındığında ittifak etmişlerdir. Üç günden az süren yolculuk hakkında ihtilâf vardır. Biz bu hususu ele aldık. Gördük ki mahrâmsiz üç günlük veya daha fazla sefere çıkmak bu eserlerin hepsiyle nehiy buyurulmuştur.


****

Hanefi ve Hanbeli mezheblerince yanında kocası olmayan veya mahrami olmayan bir kadın, yalnız başına veya kendisi gibi başka kadınlarla birlikte (hac, umra) üç günden fazla yolculuğa çıkması câiz değildir. Delil olarak şu hadîs-i şerifi gösterirler:
“Allah’a ve ahirat gününe iman eden bir kadının, yanında bir mahrâmi olmadan sefer muddeti (bir gün bir gecelik mesafeye) yolculuk etmesi câiz değildir.”
(Buhari, Taksiru’s-salat , 4 hac, 419, 422, 1088; Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 1339, 421; Malik, Muvatta, istizan, 37; Ebû Dâvûd, menâsik 2; Tirmizî, radâ 15)
Fakat bundan az mesafeye beraberinde bunlardan kimse olmaksızın yolculuk etmesi câizdir. Hidaye’de de, kadının yanında mahrami olmadan yolculuk muddetinden az olan mesafeye gitmesi mubahdır. (İbni Mace Tercumesi, VIII/69; Tuhfetu’l-Ahvezî, IV/332)

Hanefî ve Hanbelî mezhebince, yanında mahrami olmayan bir kadın hacca gidemez. Çünkü, kadının oraya yol bulabilmesi, mahraminin bulunmasına bağlıdır. Söz konusu hadis bu âyetin umumundan, mahrami bulunmayan kadınlar istisna etmiştir. Umra ise, Hanefilere göre vâcib / farz olmadığından zâten gidemez. (İbn Rusd, Bidâye, I/322; Abdurrahman el-Cezirî, el-Fikh, Ale`l-Mezâbhii`I-erba`a I/636; Şâfiî, el-Um II/117 Hatîb Sirbînî, Mugni`I-muhtâc I/467)

Şafii, Mâliki mezhebince ve Evzâî, İbn-i Sirin'e göre Hacca ve umraye gidecek olan bir kadının yanında kocası, mahrami veya kadın refakatçi grubu bulunması durumunda kendisine farz olan Hacc veya Umraye gitmesi câizdir. Nafile olarak ikinci kez yapılacak olan Hacc ve umra için câiz değildir.
Bu mezheb ve âlimler kadının mutlak mahramsiz olarak yolculuk yapmasını kabul etmemektedirler. Onların böyle bir yolculuğu kadın için mubah kabul etmeleri sadece farz olan hac yolculuğu içindir.
İmam Nevevi bu konuda şöyle söylemektedir: “Tatavvu (nafile hac için, ticaret, ziyaret ve buna benzer) yolculuklar ise beraberinde mahram bulunmaksızın câiz değildir.” (İmam Nevevi, Mecmû, VIII, sf: 249)


Şâfî ve Mâlik mezhebleri, Hac yolculuğunda mahramin bulunmasını şart olarak görmezler. Delil olârak : "Beytullah`ı haccetmek, ona yol bulabilenler için, insanlar üzerinde Allah`ın bir hakkıdır." (Âl-i İmran 97) Âyet; mahrami olan, olmayan diye ayrılmamıştır. Binaenaleyh, maddi imkânı ve en az iki güvenilir kadın arkadaşı bulunan kadın da farz olan haccına gitmelidir derler. Umra de vâcib olduğundan, bir defaya mahsus olmak üzere kadın, aynı şekilde umraye de gidebilir. (İbn Ruşd, Bidâye, I/322)

İlgili Konular:

Muslumanlar Zor Durumdayken Cihad Farzına Gitmeyip, Umre veya Hacc'a Birden Fazla Gitmek Câiz mi?
 
Abdullah el Hanbeli Çevrimdışı

Abdullah el Hanbeli

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Kaadî Iyâd'ın beyânına göre ulemâ, kadının haccla umraden başka seferlere mahrâmsiz çıkamıyacağına ittifak etmişlerdir. Bundan yalnız Dâr-ı harb'ten hicret edenler mustesnadır.
Es selamu aleykum hocam,
Farz, sünnet ve müstehap seferlerden olmayan ancak aslı itibarıyla mübah olan seferler (mesela tatil yapmak) için kadının mahremsiz sefer edebileceğine dair bir görüş var mıdır alimler arasında? Yoksa ittifaktan kasıt icma mıdır zira tiktokta izlediğim bir kafir öyle bir şey iddia etti, merak ettim, Mısır’da muasır bazı alimler güvenlik sağlanabiliyorsa kadının sefer etmesi caizdir diyormuş illet güvenlikmiş, ben de buna cevap olarak hiç bir seferde tam bir güvenliğin sağlanamayacağını söyledim çünkü modern seferlerde bile yolcular tartışma geçirebilir veya kadına başka türlü zarar verebilir, güvenlik sağlanırsa kadının mahremsiz sefer etmesi caizdir görüşü sadece asrımızın bir görüşü müdür yoksa bunu savunan seleften bir alim var mıdır? (Zaruret başkadır tabii)
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Es selamu aleykum hocam,
Farz, sünnet ve müstehap seferlerden olmayan ancak aslı itibarıyla mübah olan seferler (mesela tatil yapmak) için kadının mahremsiz sefer edebileceğine dair bir görüş var mıdır alimler arasında? Yoksa ittifaktan kasıt icma mıdır zira tiktokta izlediğim bir kafir öyle bir şey iddia etti, merak ettim, Mısır’da muasır bazı alimler güvenlik sağlanabiliyorsa kadının sefer etmesi caizdir diyormuş illet güvenlikmiş, ben de buna cevap olarak hiç bir seferde tam bir güvenliğin sağlanamayacağını söyledim çünkü modern seferlerde bile yolcular tartışma geçirebilir veya kadına başka türlü zarar verebilir, güvenlik sağlanırsa kadının mahremsiz sefer etmesi caizdir görüşü sadece asrımızın bir görüşü müdür yoksa bunu savunan seleften bir alim var mıdır? (Zaruret başkadır tabii)
Âleykum selam we rahmetullahi we berakâtuh kardeşim;
Kâdî İyâd’ın (ve Nevevî’nin Şerhu Muslim’de ondan aktardığı) "Kadın, hac ve umre dışında mahremsiz sefere çıkamaz" şeklindeki ittifak nakli, usul-i fıkıh anlamında bütün muctehidlerin ittifak ettiği kesin (kat'î) bir icmâ değildir.
Klasik fıkıh lugatinde muellifler bazen 'cumhurun (çoğunluğun) görüşünü' veya 'kendi mezhebi ve yaygın mezheblerin ortak noktasını' anlatmak için ittifak kelimesini kullanırlar. Nitekim bizzat İmam Nevevî, Kâdî İyâd’ın bu sözünü aktardıktan hemen sonra Şâfiî mezhebi içindeki hilafı zikrederek bu hükmün mutlak bir icmâ olmadığını bizzat ortaya koyar:

وَقَالَ الْقَاضِي عِيَاضٌ: وَاتَّفَقَ الْعُلَمَاءُ عَلَى أَنَّهُ لَيْسَ لَهَا أَنْ تَخْرُجَ فِي غَيْرِ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ إِلَّا مَعَ ذِي مَحْرَمٍ، إِلَّا الْهِجْرَةَ مِنْ دَارِ الْحَرْبِ... وَهَذَا الَّذِي قَالَهُ الْقَاضِي لَيْسَ مُتَّفَقًا عَلَيْهِ، بَلِ الْخِلَافُ مَشْهُورٌ، فَقَدْ قَالَ أَصْحَابُنَا: يَجُوزُ أَنْ تَخْرُجَ لِغَيْرِ الْحَجِّ مِنَ الْأَسْفَارِ الْمُبَاحَةِ كَالزِّيَارَةِ وَالتِّجَارَةِ مَعَ نِسْوَةٍ ثِقَاتٍ، أَوْ مَعَ امْرَأَةٍ ثِقَةٍ​
"Kâdî İyâd şöyle demiştir: 'Ulemâ; kadının hac ve umre dışındaki seferlere, dâru’l-harbden hicret müstesna olmak üzere ancak bir mahremle çıkabileceğine ittifak etmiştir...' Kâdî’nin bu söylediği üzerinde ittifak edilmiş değildir; bilakis hilaf meşhurdur. Zira ashabımız (Şâfiî fakihleri) şöyle demiştir: Kadının hac dışındaki ziyaret ve ticaret gibi mubah seferlere güvenilir kadınlar topluluğuyla yahut tek bir güvenilir kadınla çıkması caizdir." (Ebû Zekeriyyâ Muhyiddîn Yahyâ b. Şeref en-Nevevî, el-Minhâc Şerhu Sahîhi Muslim b. el-Haccâc, Kitâbu’l-Hac, Bâbu Seferi’l-Mer’eti mea Mahramin ile’l-Hacci ve Gayrihî, C. 9, Sf: 104, Dâru İhyâi’t-Turâsi’l-Arabî, Beyrut baskısı)

Mubah Seferlerde, Kadının Tek Başına Güvenilir Toplulukla Çıkılabileceğini Söyleyen Seleften/Klasik Dönemden Âlimler Var mıdır?
Kadının yol emniyeti sağlandığında mahremsiz sefere çıkabileceği görüşü kesinlikle muasır dönemin veya sadece Mısırlı bazı modernistlerin ortaya attığı yeni bir fetva değildir; kökleri bizzat Tâbiîn’e ve muctehid imamlara dayanır:

Hasan-ı Basrî’nin Görüşü:
«
الْمُسْلِمُ مَحْرَمٌ، وَلَعَلَّ بَعْضَ مَنْ لَيْسَ بِمَحْرَمٍ أَوْثَقُ مِنَ الْمَحْرَمِ »
"Müslüman (kişi), mahremdir. Bazen mahrem olmayan kimse, mahrem olandan daha güvenilirdir." (İbn Battâl - Ebû’l-Hasan Ali b. Halef b. Abdilmelik el-Kurtubî, Şerhu Sahîhi’l-Buhârî, Kitâbu Cezâi’s-Sayd, Bâbu Hacci’n-Nisâ, C. 4, Sf: 532, Dâru’r-Ruşd, Riyad baskısı; İbn Hacer el-Askalanî, Fethu'l-Bârî, C. 4, Sf: 76; Bedreddin el-Aynî, Umdetu'l-Kârî, C. 10, Sf: 150)

Muhammed b. Sîrîn’in Görüşü

« عَنِ ابْنِ سِيرِينَ أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ فِي الْمَرْأَةِ: تَخْرُجُ مَعَ رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ لَا بَأْسَ بِهِ »
"İbn Sîrîn'den rivayet edildiğine göre O, kadın hakkında şöyle derdi: Müslümanlardan kendisinde bir beis (sakınca) olmayan, güvenilir bir adamla sefere çıkabilir." (Ebû Bekr Abdürrezzâk b. Hemmâm es-San‘ânî, el-Musannef, Kitâbu’l-Menâsik, Bâbu’l-Mer’eti Tehüccü bi Gayri Mahram, C. 5, Sf: 21, Eser No: 8856, el-Meclisu’l-İlmî baskısı)

İmam Mâlik’in 'Güvenilir Topluluk' Şartı:
İmam Mâlik farz hacda güvenilir kadınlar veya erkekler cemaatini yeterli görür. Mâlikî fakihlerinden Ebu'l-Velîd el-Bâcî, bu emniyet şartının genişletilebileceğini şöyle nakleder:

وَلَعَلَّ هَذَا الَّذِي ذَكَرَهُ بَعْضُ أَصْحَابِنَا إِنَّمَا هُوَ فِي الِانْفِرَادِ وَالْعَدَدِ الْيَسِيرِ، فَأَمَّا الْقَوَافِلُ الْعَظِيمَةُ وَالطُّرُقُ الْمُشْتَرِكَةُ الْعَامِرَةُ الْمَأْمُونَةُ، فَإِنَّهَا عِنْدِي مِثْلُ الْبِلَادِ الَّتِي يَكُونُ فِيهَا الْأَسْوَاقُ وَالتُّجَّارُ؛ فَالْأَمْنُ حَاصِلٌ لَهَا دُونَ ذِي مَحْرَمٍ وَلَا امْرَأَةٍ ​
"Ashabımızdan bazılarının zikrettiği bu (yasaklama), belki de kadının yalnız başına veya pek az kişiyle yola çıkması durumu içindir. Büyük kafileler ile işlek, herkesin gelip geçtiği ve güvenli yollara gelince; bana göre bu yollar, içinde çarşılar ve tüccarlar bulunan şehirler gibidir. Dolayısıyla kadın için mahrem veya başka bir kadın olmaksızın da güvenlik hasıl olur." (Ebu’l-Velîd Suleymân b. Halef el-Bâcî, el-Muntekâ Şerhu Muvattai Mâlik, Kitâbu’l-Hac, Bâbu Câmii’l-Hac / Mâ Câe fî Seferi’l-Mer’eti bi Gayri Mahram, C. 2, Sf: 279, Matbaatu’s-Saâde, Kahire baskısı)

Yasağın İlleti Aynı Zamanda Delil Olarak Kullanılan Hadis
Güvenliği illet gören âlimlerin dayandığı en sahih nass, Hire’den tek başına yola çıkacak kadından bahseden şu hadistir:


فَإِنْ طَالَتْ بِكَ حَيَاةٌ، لَتَرَيَنَّ الظَّعِينَةَ تَرْتَحِلُ مِنَ الحِيرَةِ، حَتَّى تَطُوفَ بِالكَعْبَةِ لاَ تَخَافُ أَحَدًا إِلَّا اللَّهَ ​
"(Rasûlullah s.a.v. buyurdu) Eğer ömrün yeter de yaşarsan; Hire'den (Irak'tan) hevdeci içinde tek başına yola çıkıp Allah'tan başka kimseden korkmadan Kâbe'yi tavaf eden bir kadını mutlaka göreceksin!"
(Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl el-Buhârî, el-Câmiu’s-Sahîh, Kitâbu’l-Menâkıb, Bâbu Alâmâti’n-Nubuvve fi’l-İslâm, C. 4, Sf: 198, Hadis No: 3595)


Bu hadisi şerheden bazı fukaha; Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bunu İslam’ın hâkimiyetiyle gelen genel güvenliği övme makamında zikrettiğini, haram olan bir amelin bu şekilde takdirle haber verilmeyeceğini, dolayısıyla yol emniyeti sağlandığında kadının seferinin aslen caiz olduğunu savunmuşlardır.

Sizin Getirdiğiniz Güvenlik İtirazının Fıkhî Dayanağı (Cumhurun Görüşü)
Abdullah el Hanbeli kardeşim, "Modern seferlerde bile kavga çıkabilir, tam güvenlik sağlanamaz" şeklindeki itirazınız, mahremi mutlak şart koşan cumhur ulemanın (Hanefîler, Hanbelîler ve Şâfiî mezhebinin racih kavli) tam olarak savunduğu fıkhî gerekçedir.
Cumhur ulema, seddu'z-zerî'a (şerre giden yolu tıkama) kaidesi gereğince hadislerin zahirini esas almıştır:

لَا يَحِلُّ لِامْرَأَةٍ تُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ، تُسَافِرُ مَسِيرَةَ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ إِلَّا مَعَ ذِي مَحْرَمٍ عَلَيْهَا ​
"Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadına, yanında bir mahremi olmaksızın bir gün bir gecelik mesafeye sefer etmesi helal değildir."
(Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl el-Buhârî, el-Câmiu’s-Sahîh, Kitâbu Taksîri’s-Salât, Bâbu Fî Kem Yaksuru’s-Salât, C. 2, Sf: 38, Hadis No: 1088; Muslim b. el-Haccâc, Sahîhu Muslim, Kitâbu’l-Hac, Bâbu Seferi’l-Mer’eti mea Mahram, C. 2, Sf: 977, Hadis No: 1339)
Cumhura göre;
Şeriat hükümleri genel koyar; ferdî veya anlık güvenlik ihtimallerine bağlamaz.
Kadın, yol ne kadar kalabalık olursa olsun ani bir hastalık, bayılma, taciz veya kargaşa durumunda himayeye muhtaçtır. Bu nedenle farz hac dışındaki mubah seferlerde (tatil, gezi vb.) yol güvenli olsa dâhi mahremsiz yola çıkılması Ebû Hanîfe, Ahmed b. Hanbel ve cumhur fukahaya göre câiz değildir (harâm derecesinde yasaktır)."
Bu meselede Kâdî İyâd’ın bahsettiği ittifak kesin bir icmâ değil, cumhurun tercihidir. Güvenliğin bulunması ve güvenilir bir topluluğun varlığı halinde mubah seferlere dahi çıkılabileceği görüşü ise asrımızın bir uydurması değil; Hasan-ı Basrî, İbn Sîrîn, Evzâî ve Şâfiî mezhebindeki bir grup muctehidin savunduğu kadim bir ictihaddır. Ancak fetvaya esas olan cumhurun kavli, mubah seferlerde mahremi mutlak şart görmektedir.
 

Benzer konular

Üst