Çözüldü Kamu Personel Etiği Sözleşmesi İmzalamak Caiz midir ?

E Çevrimdışı

ebu ibrahim1

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Esselamu aleykum ve rahmetullah,

Görevi bakımından içerisinde küfür veya haram içermeyen fakat kamu kuruluşu olarak sayılan bir kurumda işe başlamadan önce 'Kamu Personeli Etik Sözleşmesi' imzalatılıyor.

Bu sözleşmenin doğrudan ve dolaylı olarak (yönetmeliğinde bulunan) kabul etmemizi istediği 2 madde:

  • Dil, din, felsefi inanç, siyasi düşünce, ırk, yaş, bedensel engelli ve cinsiyet ayrımı yapmadan, fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalara meydan vermeden tarafsızlık içerisinde hizmet gereklerine uygun davranmayı ve hizmet sunmayı taahhüt ederim.

  • Kamu görevlileri, çalıştıkları kurum veya kuruluşun amaçlarına ve misyonuna uygun davranırlar.
    Ülkenin çıkarları, toplumun refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket ederler.

Bu maddeleri kabul etmek küfür müdür ?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh;

Bu maddelerde kufur söz konusu değil.
 
E Çevrimdışı

ervjggh

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamünaleyküm peki kamu etik sözleşmesindeki hukukun ustunluğu ilkesi sıkıntı çıkartırmı
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Selamünaleyküm peki kamu etik sözleşmesindeki hukukun ustunluğu ilkesi sıkıntı çıkartırmı
Âleykum selam we rahmetullah;
“Görevimi ... insan haklarına saygı, saydamlık, katılımcılık, dürüstlük, hesab verebilirlik, kamu yararını gözetme ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda yerine getirmeyi ... taahhud ederim.”
Bunu imzalayan kişi, Allah'ın şeriatını reddettiğine veya beşerî hukuku Allah'ın hükmüne denk/üstün kabul ettiğine dair bir beyanda bulunmuş sayılmaz. Bu nedenle sırf imza sebebiyle küfür hükmü vermek doğru değildir.
Ancak kişi metindeki bir ifadeyi İslam'a aykırı bir anlamda kabul ediyor ve o anlamı kastederek taahhud ediyorsa, mesele değişir. O zaman kastı ve taahhüdün içeriği ayrıca incelenir.

Çünkü bu belgede 'Allah'ın şeriatını reddediyorum' demiyor.
'Beşerî kanunları Allah'ın hükmünden üstün kabul ediyorum' demiyor.
“Allah'ın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram kabul edeceğim” demiyor.
Memura doğrudan Allah'a isyan etmeyi taahhud ettirmiyor.
Aksine esas itibarıyla dürüstlük, kamu malını koruma, rüşvetten kaçınma, görevi kötüye kullanmama, insanlara adaletli davranma gibi hususları taahhud ettiriyor. Dolayısıyla sözleşmenin kendisini imzalamak ile sözleşmede geçen bütün hukuk düzenini itikaden tasdik etmek aynı şey değildir.

“Hukukun üstünlüğü” ifadesini ;

'İnsanların koyduğu hukuk, Allah'ın şeriatından üstündür; Allah'ın hükmüne aykırı olsa bile insan yapımı kanuna uymak gerekir.'
şeklinde itikad ederek imzalamak elbette caiz değildir. Fakat bunu;

“Görevimi yürürlükteki idarî hukuk kurallarına, kamu düzenine ve görevimin kanunî çerçevesine uygun şekilde yapacağım.”
anlamında imzalamak başka bir şeydir. Bir kişi çıkıp da 'Bu sözleşmede hukukun üstünlüğü yazıyor; o halde Müslümanın bunu imzalaması kesinlikle haramdır.' demek de lafzı ve maksadı birbirine karıştırmak olur. Çünkü bir devlet memurunun belirli idarî kurallara uyacağını taahhüt etmesi, Allah'ın teşri yetkisini beşere vermeyi itikad ettiği anlamına kendiliğinden gelmez.

Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi'ni sırf bu sözleşme olduğu için imzalamak haram veya küfür değildir. İçerisindeki büyük çoğunlukta bulunan etik taahhudler zaten İslam'ın teşvik ettiği hususlardır. Fakat Müslüman memurun akîdesi şu olmalıdır;

“Ben bu sözleşmeyi, Allah'ın hükmüne aykırı olmayan ve kamu görevimin meşru düzenlenmesine ilişkin hükümler bakımından imzalıyorum. Allah'a isyan olan herhangi bir emre ise itaat etmem.”
Ayrıca 'hukukun üstünlüğü' ifadesini, 'beşerî hukukun Allah'ın hükmünden üstün olduğu' şeklinde bir akîde olarak kabul etmek caiz değildir. Fakat sırf devletin kullandığı hukukun üstünlüğü tabirinin bulunması, imza atan kişiyi otomatik olarak böyle bir akîdeyi benimsemiş yapmaz.
 
Üst