Çözüldü Küfre Tevbe Nasıl Olmalıdır?

ف Çevrimdışı

فرحات قورت

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Selamun Aleyküm Hocam.
Buluğ çağına ermiş bir genç lisede kendisine verilen bir küfür amelini işlemiş.
Ve çok pişman olmuş.
Şimdi bu genç tevbe etmiş ve tevbesinin makbul olup olmadığını soruyor.
Bazı sitelerde tevbesinin kabul olması için okulu bırakması gerektiğini okumuş.
Şimdi bu genç ne yapmalı?
Bir daha bu ameli işlemeyeceğine azmediyor ve bir daha yapmayacağım diyor yoksa okulu bırakması mı gerekiyor?
Selam ve dua ile…
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullah;

Günahtan Tevbenin şartı üçtür:
1- Günahı hemen terk etmek
2- Pişman olmak (nedamet).
3- Bir daha yapmamaya kesin azmetmek.
Bu üç şart yerine gelince tevbe sahih ve makbuldur. (İmam Nevevî – Riyâzu’s-Sâlihîn, Tevbe Bâbı)
Bunların hiçbirinde “okulu bırakmak”, “bulunduğu ortamdan tamamen kaçmak” gibi bir şart yoktur.


Günaha sebeb olan ortamı değiştirmeye çalışmalı. Bu 'okulu terk etmek' değildir. O davranışı yaptıran etkenlerden uzaklaşır kendini koruyacak tedbirler alır. Ayrıca Namaz, Kur’an, dua ve istiğfarı artırmalı, tevhid akidesini öğrenmeli.


'Okulu bırakmadan tevbe kabul olmaz' iddiası yanlıştır; Tevbenin asıl ölçüsü 'ortamı terk etmek' değil, günahı terk etmektir. Bu tür iddialar çoğunlukla ya yanlış anlamalardan, ya bid’at görüşlerden, ya da aşırı/sapkın söylemlerden kaynaklanır. Sahabe döneminde insanlar küfür ameli işleyip tevbe ediyordu. Rasûlullah ﷺ Onlara: “Evini terk et,” “İşini bırak,” “Bulunduğun yeri bırak” dememiştir. Bilakis, tevbesini yenilemesini, salih amelleri artırmasını söylemiştir.

Ehl-i Sünnet’e göre; Küfür amelinden tevbe;
Bir kimse küfür fiili işledikten sonra tevbe ederse, tevbesi kabul edilir ve imanına geri döner. (İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-Fetâvâ; İmam Kurtubî, Tefsir , Bakara 37. ayetin tefsiri)
Şeyhul'islam İbn Teymiyye
icon--6.gif
şöyle demiştir:
Fakihler, tekrar tekrar dinden dönenin tevbesinin kabulü ile kafirin tevbesinin kabulü konusunda ihtilaf ettiklerinde, bu sadece zahire ilişkin hükümle ilgilidir. Çünkü böyle kimselerin tevbesine güvenilemez. Fakat eğer tövbesinde kalbinde Allah'a karşı samimi ise, o zaman Allah'ın şu sözü kapsamına girer: "De ki: Ey nefislerine karşı haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şubhesiz Allah bütün günahları bağışlar. Gerçekten O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zumer 53) (Şeyhul'islam İbn Teymiyye, Mecmu'ul-Fetawa, C. 30, Sf: 16)
Yine Şeyhul'islam İbn Teymiyye
icon--6.gif
şöyle demiştir:
Tevbesi kabul edilmeyecek olanlar hakkında çeşitli görüşler vardır:
Bunun, Onların munafıklıklarından veya şirkten daha küçük günahlardan tövbe ettikleri halde şirkten tövbe etmedikleri için olduğu, yahud da öldükten sonra tövbelerinin asla kabul edilmeyeceği söylenmiştir. Fakat Hasan, Katade, Atâ, Horasanî ve Suddî gibi çoğunluk şöyle demiştir:
"Ölüm kendilerine gelince tövbeleri asla kabul edilmeyecektir." Bu, Allah'ın şu ayetine benzer: "Kötülükleri yapmaya devam edip de ölüm gelip çattığında 'Ben şimdi tövbe ettim' diyenlerin tövbesi geçersizdir. Kâfir olarak ölenlerin tövbesi de geçersizdir." (Nisa 18
Aynı durum Allah'ın şu ayeti için de geçerlidir: "Şubhesiz iman edip sonra inkar edenleri, sonra tekrar iman edip tekrar inkar edenleri ve sonra da küfürlerini artıranları Allah asla bağışlamayacak ve Onları doğru yola iletmeyecektir." (Nisa 137)

Mucâhid ve diğer mufessirler: “Küfürde artarak devam ederler” derken, ölünceye kadar aynı şekilde devam ettiklerini ifade etmişlerdir.
İbn Teymiyye
icon--6.gif
derim ki: Çünkü tövbe eden küfürden vazgeçer, tövbe etmeyen ise küfründe ısrar eder ve küfrüne küfrünü ekler. "Küfürde artarak devam ederler" ifadesi, "Küfürde ısrar ettiler, küfürde devam ettiler ve küfürde kaldılar" demek gibidir. Böylece Müslüman olduktan sonra kâfir oldular, sonra küfürleri arttı, azalmadı. Bu kişilerin tövbeleri, ölürken yaptıkları tövbeye atfen kabul edilmeyecektir. Çünkü ölüm gelmeden önce tövbe eden, çok geçmeden tövbe etmiş ve küfründen vazgeçmiştir, bu yüzden de küfür artmamış, bilakis azalmıştır. Ölüm anına kadar küfürde ısrar edenin aksine.
(Şeyhul'islam İbn Teymiyye, Mecmu'ul-Fetawa, C. 16, Sf: 28 - 29)

"Ancak bundan sonra tövbe edip salih ameller işleyenler başka. Şubhesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Âl-i İmrân 86-88, 89)
“De ki: Ey nefislerine karşı haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şubhesiz Allah bütün günahları bağışlar. Gerçekten O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zumer 53)

İbn Aşûr
icon--6.gif
şöyle demiştir: Ehl-i Sünnet âlimleri iki gruba ayrılır: Birinci grup, tövbenin kesin olarak kabul edildiği görüşündedir; çünkü bunu destekleyen rivayetler vardır. Rivayetlerin çokluğu, bunun kesin olduğunu göstermektedir.
(İbn Aşûr, et-Tahrîr ve'l-Tenvîr, C. 1, Sf: 914)

Küfür ve irtidattan tövbe eden kişi ümitli olmalıdır. Zira İslam, kendisinden öncekileri siler. Nitekim Peygamber (s.a.v.) Amr b. Âs'a (r.anh) şöyle buyurmuştur: "İslam'ın kendisinden öncekileri siler olduğunu bilmiyor musun?" (Muslim, 121)
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt