Makale Misafirliğe Gidince Gözünü Kapat!

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Eskilere ait bir söz vardır çok beğendiğim.
"Misafirliğe gidince gözünü, misafirlikten dönünce ağzını kapat"
Bu söz bize ne anlatıyor sizce?
Müslüman kardeşini ziyaret etmek dinimizde tavsiye ve teşvik edilen bir husustur, hele ki davet edilmişse davete icabet etmek onun üzerine haktır. Bundan da hoşnutluk duyarız çoğu zaman. Davetler ve icablar celbecidir zira insanlar için.
Fakat öyle bir şey ki, gittiği evin köşe bucağına kadar bakmak, vakıf olmak ister, bilhassa hanımlar.
Maalesef toplumumuz da yaygın bir huy edinme biçimidir bu.
Söze başlarken bahsettiğimiz sözün zarifliğine zıt olarak "Misafirliğe gidince gözünü, misafirlikten dönünce ağzını aç" düsturunu büyük bir iştahla kabullenip, uyguluyorlar hanımlarımız.
"Banyosunu gördün mü ne kadar kirliydi?"
"Peki ya şu aynada ki lekeler?" gibi onur kırıcı dedikodular gayesine kurban ettiler misafirlik kavramımızı da.

Müslüman ahlakının gerektirdiği, misafiri olduğun evin, evin sahibinin bir derdi tasası, bir ihtiyacı var mı? Varsa Müslüman kardeşi olarak ne yapabilirim? Veya aramızda var olan Allah'ın rızasını gözettiğimiz sevgimizi pekiştirmek adına, üzüntüsüne, sevincine, korkusuna, endişesine, yalnızlığına ortak olayım gibi örnekler daha da ziyadeleştirilebilir elbette, pak ve temiz hususlar ve sebepler dururken, kusur araştırıcı edasıyla muhabbetleri zehretmek hastalığından bir an evvel kurtulmak gereksiniminde olduğumuz zannındayım. Ve bir an evvel "Misafirliğe gidince gözünü, misafirlikten dönünce ağzını kapat" gibi zarafet kokan bu düsturu bu konuda kendimize öncelik belirlememiz ve bunun akabinde hemen hayatlarımıza geçirmemiz gerekmektedir.


Gözümüz kusur değil muhabbet görsün. Önümüze koyulan tek çeşit yiyecek bize ayıp olarak değil, verilen değer, emek olarak görünsün.
Geçiçi bir âlemde geçici amellere takılmak geçici zevklerden başka bir şey vermeyecektir. Gayemiz olan bâki olan âlem için bâki alemi kazandıracak amellere talip olup bâki zevklere erişmek olsun.
 

Alketa

Në botë jam si kalorësi që pushon nën hijen e nje
İslam-TR Üyesi
Eskilere ait bir söz vardır çok beğendiğim.
"Misafirliğe gidince gözünü, misafirlikten dönünce ağzını kapat"
Bu söz bize ne anlatıyor sizce?
Müslüman kardeşini ziyaret etmek dinimizde tavsiye ve teşvik edilen bir husustur, hele ki davet edilmişse davete icabet etmek onun üzerine haktır. Bundan da hoşnutluk duyarız çoğu zaman. Davetler ve icablar celbecidir zira insanlar için.
Fakat öyle bir şey ki, gittiği evin köşe bucağına kadar bakmak, vakıf olmak ister, bilhassa hanımlar.
Maalesef toplumumuz da yaygın bir huy edinme biçimidir bu.
Söze başlarken bahsettiğimiz sözün zarifliğine zıt olarak "Misafirliğe gidince gözünü, misafirlikten dönünce ağzını aç" düsturunu büyük bir iştahla kabullenip, uyguluyorlar hanımlarımız.
"Banyosunu gördün mü ne kadar kirliydi?"
"Peki ya şu aynada ki lekeler?" gibi onur kırıcı dedikodular gayesine kurban ettiler misafirlik kavramımızı da.

Müslüman ahlakının gerektirdiği, misafiri olduğun evin, evin sahibinin bir derdi tasası, bir ihtiyacı var mı? Varsa Müslüman kardeşi olarak ne yapabilirim? Veya aramızda var olan Allah'ın rızasını gözettiğimiz sevgimizi pekiştirmek adına, üzüntüsüne, sevincine, korkusuna, endişesine, yalnızlığına ortak olayım gibi örnekler daha da ziyadeleştirilebilir elbette, pak ve temiz hususlar ve sebepler dururken, kusur araştırıcı edasıyla muhabbetleri zehretmek hastalığından bir an evvel kurtulmak gereksiniminde olduğumuz zannındayım. Ve bir an evvel "Misafirliğe gidince gözünü, misafirlikten dönünce ağzını kapat" gibi zarafet kokan bu düsturu bu konuda kendimize öncelik belirlememiz ve bunun akabinde hemen hayatlarımıza geçirmemiz gerekmektedir.


Gözümüz kusur değil muhabbet görsün. Önümüze koyulan tek çeşit yiyecek bize ayıp olarak değil, verilen değer, emek olarak görünsün.
Geçiçi bir âlemde geçici amellere takılmak geçici zevklerden başka bir şey vermeyecektir. Gayemiz olan bâki olan âlem için bâki alemi kazandıracak amellere talip olup bâki zevklere erişmek olsun.
Şimdi bunun yarışmasını çıkarttılar,
En hamarat benim diye milletin evine girip köşe bucak toz, kir arıyolar.
Koltuğu gunde 3 kez silmekle övünen bu zihniyet kusur aramayi marifet sayiyor ve bunu da normalleştiriyor doğrusu buymuş gibi.
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Şimdi bunun yarışmasını çıkarttılar,
En hamarat benim diye milletin evine girip köşe bucak toz, kir arıyolar.
Koltuğu gunde 3 kez silmekle övünen bu zihniyet kusur aramayi marifet sayiyor ve bunu da normalleştiriyor doğrusu buymuş gibi.
İliklerimize kadar sömürüldük ve iliklerimize kadar dejenere olduk. Ve işin acı yanı dediğin gibi normalleştirdik ve hatta bundan zevk duymaya başladık. Kendimizi yitirdik. Bir önceki konuda olduğu gibi özümüzü, başlangıcımızı yitirdik. İsmini şu an hatırlayamadığım bir yazar şöyle diyordu, bir şeyler yapmalıyız.. işe kendimizden başlayarak bir şeyler yapmalıyız.
 

Alketa

Në botë jam si kalorësi që pushon nën hijen e nje
İslam-TR Üyesi
İliklerimize kadar sömürüldük ve iliklerimize kadar dejenere olduk. Ve işin acı yanı dediğin gibi normalleştirdik ve hatta bundan zevk duymaya başladık. Kendimizi yitirdik. Bir önceki konuda olduğu gibi özümüzü, başlangıcımızı yitirdik. İsmini şu an hatırlayamadığım bir yazar şöyle diyordu, bir şeyler yapmalıyız.. işe kendimizden başlayarak bir şeyler yapmalıyız.
Ya zaten mesele her daim kendimizi atlayip başkasına salça olmaktan kaynaklandi zaten.
Her er/hatun kişi kendini bilir kişi ilan edip, bir başkasına ne yapıp ne yapmayacağını soylemezse öleceğini filan düşündü herhalde.
Mukemmeli oynamaya başlamak da bunları getirir işte.
Halbuki kusur guzeldir
bırak dağınık kalsın nasıl olsa toplanır :)
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Frm. Yöneticisi
Bu konu da en muzdarip hanımlar ve en keskin dilli yine hanımlar mazur görün.
Bizzat eşim misafir gelecek diye evi kırklar.
Resmen eve nizam verir elin diline karşı.
Şahsım adına diyim misafir umduğunu değil bulduğunu yer havasındayım :)
 

Alketa

Në botë jam si kalorësi që pushon nën hijen e nje
İslam-TR Üyesi
Bu konu da en muzdarip hanımlar ve en keskin dilli yine hanımlar mazur görün.
Bizzat eşim misafir gelecek diye evi kırklar.
Resmen eve nizam verir elin diline karşı.
Şahsım adına diyim misafir umduğunu değil bulduğunu yer havasındayım :)
En guzeli abi neyse o iste
Abla da kendini kasmasın valla canına yazık
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Ya zaten mesele her daim kendimizi atlayip başkasına salça olmaktan kaynaklandi zaten.
Her er/hatun kişi kendini bilir kişi ilan edip, bir başkasına ne yapıp ne yapmayacağını soylemezse öleceğini filan düşündü herhalde.
Mukemmeli oynamaya başlamak da bunları getirir işte.
Halbuki kusur guzeldir
bırak dağınık kalsın nasıl olsa toplanır :)
Çok iyi, aynen öyle
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Bu konu da en muzdarip hanımlar ve en keskin dilli yine hanımlar mazur görün.
Bizzat eşim misafir gelecek diye evi kırklar.
Resmen eve nizam verir elin diline karşı.
Şahsım adına diyim misafir umduğunu değil bulduğunu yer havasındayım :)
Abi ama şu da var ki, böyle yetiştirildik. Bundan kendimizi kurtarmak da pek kolay değil ))
Yani neler neler )
Bir de kadın evde kaldıkça da iyice gözüne batıyor evin orası burası sonra temizlik hastası oluyor. Bu yüzden faydalı meşguliyetler edinilmeli.

Misafir gelecek diye dip köşe temizlik işini de çok yadırgayamıyorum :censored:
 

Güllü Hilal

Üye
İslam-TR Üyesi
Abi ama şu da var ki, böyle yetiştirildik. Bundan kendimizi kurtarmak da pek kolay değil ))
Yani neler neler )
Bir de kadın evde kaldıkça da iyice gözüne batıyor evin orası burası sonra temizlik hastası oluyor. Bu yüzden faydalı meşguliyetler edinilmeli.

Misafir gelecek diye dip köşe temizlik işini de çok yadırgayamıyorum :censored:
Daha ziyade can sıkıntısını da alıyor gibi. Yani kadın stres altındaysa iş ile meşgul olmak kafasını dağıtıyor. Birde alışkanlık etkisi var.
Bir tanıdık vardı diyelim petrol işletirdi abisi ve babası ile ortak. En küçük olması ve evinin hemen petrolün üstü olması hasebi ile gelene gidene çayı eşi yapardı. Zavallı karısı çay yapar, ikinci kattan inip misafire verir sonra yine çıkar işine devam ederdi. Abartı olmasın ama 20-30'u buluyordu bazen bu şekilde inip çıktığı. Aradan çok uzun yıllar geçti, kadın o tempoya nasıl alışmışsa evin içinde de artık iş yapmadan duramaz hale gelmiş. Daha bir gün "Bu gün bir şey yapmadan dinleneyim" dediğini bilmem.
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Daha ziyade can sıkıntısını da alıyor gibi. Yani kadın stres altındaysa iş ile meşgul olmak kafasını dağıtıyor. Birde alışkanlık etkisi var.
Bir tanıdık vardı diyelim petrol işletirdi abisi ve babası ile ortak. En küçük olması ve evinin hemen petrolün üstü olması hasebi ile gelene gidene çayı eşi yapardı. Zavallı karısı çay yapar, ikinci kattan inip misafire verir sonra yine çıkar işine devam ederdi. Abartı olmasın ama 20-30'u buluyordu bazen bu şekilde inip çıktığı. Aradan çok uzun yıllar geçti, kadın o tempoya nasıl alışmışsa evin içinde de artık iş yapmadan duramaz hale gelmiş. Daha bir gün "Bu gün bir şey yapmadan dinleneyim" dediğini bilmem.
Yani evet birçok nedeni vardır bu durumun, siniri, stresi aldığı yadsınamaz ))
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt