Allah, Zariyat suresinde ben insanları ve cinleri bana kulluk etsinler diye yarattım buyuruyor. Allah bizi kendisine ibadet etmek için yaratmışsa nasıl ibadet etmemiz gerektiğini bilmemiz gerekir. Bundan dolayı ilim öğrenilmelidir . İslami bilgi edinmek farz-ı kifayedir: yeterli sayıda insan bu görevi üstlenirse, geri kalanlar için sünnet olur. Bilgi edinmek her bir birey için zorunlu hale gelebilir, yani yapmak istediği bir ibadet veya yapmak istediği bir etkileşimin bilgisi durumunda farz-ı ayn olabilir.
Şer’i ilimin bir kısmı farz-ı ayındır, bir kısmı ise farz-ı kifayedir, diğeri de nafiledir. Faydalı dünyevi ilimler ise; ya farz-ı kifayedir veya mubahtır.
“El Mevsual Fıkhiyye 6/13” kitabında: ilim talep etmenin hükmü, aşağıdaki durumlara göre farklılık gösterir:
İlim talep etmek; farz-ı ayın olabilir. Bu ilim; Müslümanın dinini yaşaması, amelini Allah’a ihlaslı kılması ve insanlarla olan davranışlarıyla ilgilidir. Tüm mükellef erkek ve kadınların; akideyi öğrendikten sonra abdest, gusül, namaz, oruç, zekat, hac gibi ibadet ve davranışların geçerli olacağı kadarıyla ilim öğrenmeleri farzdır.
Ayrıca tüccarlar, işlemlerinde mekruh ve şüphelerden kaçınmaları için alışveriş hükümlerini öğrenmeleri farzdır. Aynı şekilde diğer meslek sahipleri ve her hangi bir işte meşgul olan kimse harama düşmemek için gerekli hükümleri öğrenmeleri farzdır.
İlim öğrenmek bazen farz-ı kifayet olur. Tıp, hesap, nahiv, dil bilgisi, okuma yazma, hadis senetlerini öğrenmek gibi dünya işlerinin yürümesi için gerekli olan ilimlerin öğrenilmesi farz-ı kifayedir.
İlim öğrenmek bazen mendup (sünnet) olur. Örnek: Fıkıh alanında ihtisas yapmak ve inceliklerini öğrenmek. Bu durum diğer şer’i ilimler için de geçerlidir.
Bazen haram olur. Nitekim hokkabazlık büyücülük, sihir, kahinlik gibi ilimleri öğrenmek haramdır.
Bazen mekruh olur. Şarkıcı kadınların özelliklerini anlatan şiirlerin öğrenilmesi gibi konuların öğrenilmesi mekruhtur..
İlim öğrenmek bazen mübah olur. Her hangi bir Müslümanla alay etmek veya avretlerini açığa çıkaran her hangi kötü bir şeyi içermeyen şiirleri öğrenmek mubahtır.
“Keşşaf el Kina 1/411” en faziletli nafile ilim cihattır. İmam Ahmed şöyle dedi: Farzlardan sonra cihad ilminden daha faziletli bir şey bilmiyorum.
Fazilet bakımından sonraki mertebede Hadis, fıkıh, tefsir ve usul gelmektedir. Nitekim hadiste: “ Alimin abid üzerindeki fazileti, benim sizin en düşük seviyede olan kimsenin üzerindeki fazilet kadardır” rivayet edilmiştir.
Ebu Derda şöyle dedi: "Alim ile öğrenci sevapta eşittirler, geri kalan insanlar değersizdir."
İmam Ahmed şöyle demiştir: "Niyeti doğru olan kimse için ilim, en faziletli ameldir. Ona nasıl niyet doğru tutulur? Tevazu ederek cahillikten korunmasıdır."
Şüphesiz ilim öğrenmek en güzel amellerden biridir; hatta bir nevi Allah yolunda cihattır, özellikle de bid'atların Müslüman toplumlarda ortaya çıkmaya ve yaygınlaşmaya başladığı, bilgisizce fetva verenler arasında cehaletin yaygınlaştığı ve insanların çokça tartışmaya başladığı bu modern zamanlarda.
Bu nedenle, İslam'ı anlayan, Allah'ın kullarına öğüt vermede bilge olan, derin ve kapsamlı bilgiye sahip alimlere ihtiyacımız var, çünkü günümüzde birçok insan teorik bilgiye sahip, ancak insanları ıslah etmek ve eğitmek için en iyi araçları bulmaya odaklanmıyorlar.
“Müminlerin hep birden cihada çıkmaları gerekmez.İçlerinden her fırkadan bir topluluk harbe çıkmalı (Bir kısmı da geri kalmalı.) dır ki,din hususunda fıkıh öğrensinler ve kavimleri kendilerine döndükleri vakit,onları korkutsunlar.Ta ki onlar sakınsınlar”.(Tevbe,122)
“İlim öğrenmek her bir müslümana farzdır”.Ebû Hanîfe (Müsned), İbn-u Mâce, İbn-u ‘Adiyy, Beyhakî, İbn-u Abdi’l Berr (Câmi’u Beyâni’l İlm)
İlmin onuru için Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem şu hadisi yeterlidir: “Kim ilim öğrenmek için yola çıkarsa, Allah Teâlâ ona cennet yolunu kolaylaştırır. Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Göklerde ve yerde bulunan varlıklar, hatta sudaki balıklar bile âlimlerin bağışlanması için Allah’a yalvarırlar. Bir âlimin sadece ibadetle uğraşan bir kimseye üstünlüğü, on dördüncü gecesinde ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin mirasçılarıdır. Peygamberler altın gümüş değil, sadece ilmi miras bırakmışlardır. İşte bu ilim mirasına konan kimse, çok büyük bir kısmet kazanmış olur” (Ebû Dâvûd 3641, Tirmizî 2682, İbn Mace 223).
“Gece kâranlık parçaları gibi bir takım fitneler olacak (şirk ve küfre ait düşünce ve pratik,musibet ve imtihan dalgaları zifiri kâranlık gibi fert,aile ve toplum üzerine çökecek)O kâranlıklar içinde kişi sabah mümin akşam da kafir olacak.Ancak ALLAHın cc ilim ile dirilttiği kimseler bundan müstesna olacak.”(İbni Mace,Taberani)
“Bir takım fitneler olacak .Gece kâranlık parçaları gibi ….Onların içinde kişi sabah mümin akşam kafir olacak .Bir takım kavimler dinlerini azıcık dünya malı kârşılığında satacaklar.”(Hakim,Müstedrek)
Rasulullah (s.a.s) buyuruyor ki :
"Allah rızasından başka bir gaye ile ilim öğrenen ve onunla Allah'tan başkasını kasteden kimse, cehennemdeki yerine hazırlansın!"
Ebû Hureyre' nin rivayetine göre Rasulullah (s.a.s) buyuruyor ki :
"İlim ortadan kalkmadan ilim öğrenin! -İlmin ortadan kalkması, ilim ehlinin ortadan kalkması demektir - Çünkü hiçbiriniz, ilme ne zaman muhtaç olacağını, yahut ne zaman kazandığı ilme ihtiyaç duyulacağını bilmez."
Rasulullah (s.a.s) buyuruyor ki :
"Beyinsizlerle tartışmak için ve âlimlerle mücadele etmek için ilim öğrenmeyiniz. Çünkü sizden bunu yapanın gideceği yer cehennemdir."
Ahmet b. Hanbel (rahimehullah): 'İnsanın ilme olan ihtiyacı yeme ve içmeye olan ihtiyacından daha fazladır.'
Ali (r.a) der ki: 'ilim maldan daha hayırlıdır ilim seni korur sen ise malı korursun. ilim harcandıkça artar mal ise mahkumdur.'
İmam şafii (rahimehullah): "Eğer dünyayı istiyorsan ilme sarıl. sadece ahireti istiyorsan yine ilme sarıl. yok eğer ikisini de istiyorsan yine ilme sarıl.'
Selamun aleykum ve rahmetullahi ve bereketuhu.
Bu yazı forumdaki farklı konulardan ve farklı sitelerden derlenerek bir araya getirilmiştir. Faydalı olması düşüncesi ile paylaşılmıştır.
Şer’i ilimin bir kısmı farz-ı ayındır, bir kısmı ise farz-ı kifayedir, diğeri de nafiledir. Faydalı dünyevi ilimler ise; ya farz-ı kifayedir veya mubahtır.
“El Mevsual Fıkhiyye 6/13” kitabında: ilim talep etmenin hükmü, aşağıdaki durumlara göre farklılık gösterir:
İlim talep etmek; farz-ı ayın olabilir. Bu ilim; Müslümanın dinini yaşaması, amelini Allah’a ihlaslı kılması ve insanlarla olan davranışlarıyla ilgilidir. Tüm mükellef erkek ve kadınların; akideyi öğrendikten sonra abdest, gusül, namaz, oruç, zekat, hac gibi ibadet ve davranışların geçerli olacağı kadarıyla ilim öğrenmeleri farzdır.
Ayrıca tüccarlar, işlemlerinde mekruh ve şüphelerden kaçınmaları için alışveriş hükümlerini öğrenmeleri farzdır. Aynı şekilde diğer meslek sahipleri ve her hangi bir işte meşgul olan kimse harama düşmemek için gerekli hükümleri öğrenmeleri farzdır.
İlim öğrenmek bazen farz-ı kifayet olur. Tıp, hesap, nahiv, dil bilgisi, okuma yazma, hadis senetlerini öğrenmek gibi dünya işlerinin yürümesi için gerekli olan ilimlerin öğrenilmesi farz-ı kifayedir.
İlim öğrenmek bazen mendup (sünnet) olur. Örnek: Fıkıh alanında ihtisas yapmak ve inceliklerini öğrenmek. Bu durum diğer şer’i ilimler için de geçerlidir.
Bazen haram olur. Nitekim hokkabazlık büyücülük, sihir, kahinlik gibi ilimleri öğrenmek haramdır.
Bazen mekruh olur. Şarkıcı kadınların özelliklerini anlatan şiirlerin öğrenilmesi gibi konuların öğrenilmesi mekruhtur..
İlim öğrenmek bazen mübah olur. Her hangi bir Müslümanla alay etmek veya avretlerini açığa çıkaran her hangi kötü bir şeyi içermeyen şiirleri öğrenmek mubahtır.
“Keşşaf el Kina 1/411” en faziletli nafile ilim cihattır. İmam Ahmed şöyle dedi: Farzlardan sonra cihad ilminden daha faziletli bir şey bilmiyorum.
Fazilet bakımından sonraki mertebede Hadis, fıkıh, tefsir ve usul gelmektedir. Nitekim hadiste: “ Alimin abid üzerindeki fazileti, benim sizin en düşük seviyede olan kimsenin üzerindeki fazilet kadardır” rivayet edilmiştir.
Ebu Derda şöyle dedi: "Alim ile öğrenci sevapta eşittirler, geri kalan insanlar değersizdir."
İmam Ahmed şöyle demiştir: "Niyeti doğru olan kimse için ilim, en faziletli ameldir. Ona nasıl niyet doğru tutulur? Tevazu ederek cahillikten korunmasıdır."
Şüphesiz ilim öğrenmek en güzel amellerden biridir; hatta bir nevi Allah yolunda cihattır, özellikle de bid'atların Müslüman toplumlarda ortaya çıkmaya ve yaygınlaşmaya başladığı, bilgisizce fetva verenler arasında cehaletin yaygınlaştığı ve insanların çokça tartışmaya başladığı bu modern zamanlarda.
Bu nedenle, İslam'ı anlayan, Allah'ın kullarına öğüt vermede bilge olan, derin ve kapsamlı bilgiye sahip alimlere ihtiyacımız var, çünkü günümüzde birçok insan teorik bilgiye sahip, ancak insanları ıslah etmek ve eğitmek için en iyi araçları bulmaya odaklanmıyorlar.
“Müminlerin hep birden cihada çıkmaları gerekmez.İçlerinden her fırkadan bir topluluk harbe çıkmalı (Bir kısmı da geri kalmalı.) dır ki,din hususunda fıkıh öğrensinler ve kavimleri kendilerine döndükleri vakit,onları korkutsunlar.Ta ki onlar sakınsınlar”.(Tevbe,122)
“İlim öğrenmek her bir müslümana farzdır”.Ebû Hanîfe (Müsned), İbn-u Mâce, İbn-u ‘Adiyy, Beyhakî, İbn-u Abdi’l Berr (Câmi’u Beyâni’l İlm)
İlmin onuru için Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem şu hadisi yeterlidir: “Kim ilim öğrenmek için yola çıkarsa, Allah Teâlâ ona cennet yolunu kolaylaştırır. Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Göklerde ve yerde bulunan varlıklar, hatta sudaki balıklar bile âlimlerin bağışlanması için Allah’a yalvarırlar. Bir âlimin sadece ibadetle uğraşan bir kimseye üstünlüğü, on dördüncü gecesinde ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin mirasçılarıdır. Peygamberler altın gümüş değil, sadece ilmi miras bırakmışlardır. İşte bu ilim mirasına konan kimse, çok büyük bir kısmet kazanmış olur” (Ebû Dâvûd 3641, Tirmizî 2682, İbn Mace 223).
“Gece kâranlık parçaları gibi bir takım fitneler olacak (şirk ve küfre ait düşünce ve pratik,musibet ve imtihan dalgaları zifiri kâranlık gibi fert,aile ve toplum üzerine çökecek)O kâranlıklar içinde kişi sabah mümin akşam da kafir olacak.Ancak ALLAHın cc ilim ile dirilttiği kimseler bundan müstesna olacak.”(İbni Mace,Taberani)
“Bir takım fitneler olacak .Gece kâranlık parçaları gibi ….Onların içinde kişi sabah mümin akşam kafir olacak .Bir takım kavimler dinlerini azıcık dünya malı kârşılığında satacaklar.”(Hakim,Müstedrek)
Rasulullah (s.a.s) buyuruyor ki :
"Allah rızasından başka bir gaye ile ilim öğrenen ve onunla Allah'tan başkasını kasteden kimse, cehennemdeki yerine hazırlansın!"
Ebû Hureyre' nin rivayetine göre Rasulullah (s.a.s) buyuruyor ki :
"İlim ortadan kalkmadan ilim öğrenin! -İlmin ortadan kalkması, ilim ehlinin ortadan kalkması demektir - Çünkü hiçbiriniz, ilme ne zaman muhtaç olacağını, yahut ne zaman kazandığı ilme ihtiyaç duyulacağını bilmez."
Rasulullah (s.a.s) buyuruyor ki :
"Beyinsizlerle tartışmak için ve âlimlerle mücadele etmek için ilim öğrenmeyiniz. Çünkü sizden bunu yapanın gideceği yer cehennemdir."
Ahmet b. Hanbel (rahimehullah): 'İnsanın ilme olan ihtiyacı yeme ve içmeye olan ihtiyacından daha fazladır.'
Ali (r.a) der ki: 'ilim maldan daha hayırlıdır ilim seni korur sen ise malı korursun. ilim harcandıkça artar mal ise mahkumdur.'
İmam şafii (rahimehullah): "Eğer dünyayı istiyorsan ilme sarıl. sadece ahireti istiyorsan yine ilme sarıl. yok eğer ikisini de istiyorsan yine ilme sarıl.'
Selamun aleykum ve rahmetullahi ve bereketuhu.
Bu yazı forumdaki farklı konulardan ve farklı sitelerden derlenerek bir araya getirilmiştir. Faydalı olması düşüncesi ile paylaşılmıştır.