Neler yeni
İslami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler

İslam-tr.org'a hoş geldiniz! Hemen üye olun ve kendi konularınızı, düşüncelerinizi paylaşarak bu platforma katılın. Oturum açtıktan sonra, İslam dini, tarih ve güncel konularla ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Resmi Nikahın Hükmü

E Çevrimdışı

EBU SEHRAN

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Resmi Nikahın Hükmü

Soru: Bismillahirrahmanirrahim.
Memleketimizde devletin atadığı nikah memurları şerî olmayan mahkemelerde nikah akdini tescil etmektedirler. Maalesef ülkemizde Allah (sb)’nın indirdiği hükümlerle hükmeden şerî mahkemeler bulunmamaktadır. Acaba devlet dairelerinde yaptırılan resmi nikah işleminin hükmü nedir? Bizler Libya’dayız ve sizden acil cevap bekliyoruz. Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekâtuhu.
Abdullah b. Camuh

Hamd yalnızca Allah’a aittir. Salat ve selam Allah’ın rasulunun üzerine olsun.
Değerli Kardeşim!
Nikah memurunun nikah sözleşmesini kaydetmesinde sizin için bir sakınca yoktur. İster şerî mahkemelerde ister şerî olmayan mahkemelerde olsun bu kaydetme ve güvence altına almanın nikah üzerinde şerî bir etkisi yoktur. Bu tescilin sadece resmi evraklar üzerinde etkisi vardır. Belaların yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar, haklarını korumak için bunu yapmak zorunda kalmaktadır. Resmi nikah, doğum tarihini yazdırma, nüfus cüzdanı çıkarma, alışveriş veya diğer evrakları düzenleme gibidir. İnsanlar neseplerini ispatlamak, haklarını korumak için resmi nikah yaptırma ihtiyacı duymaktadırlar. Hükümetin hiçbir kurumu nüfus cüzdanı, evlilik cüzdanı gibi resmi belgeler olmaksızın hiçbir işlem yapmıyor ve kişilere haklarını vermiyor.
Bu konuda zorlama ve dayatmaya, müslümanlar arasına fitne ve ayrılık sokmaya gerek yoktur. Aşırı giden bazı kimseler, kimlik belgesi veya diğer resmi belgeleri çıkardıkları için müslümanları tekfir etmektedir. Hiç şüphesiz bu durum, aşırıya gidenlerin dalaleti ve sapkınlığıdır. Allah (sb)’dan bizi ve müslüman kardeşlerimizi onların dalaletinden korumasını temenni ederim.
Velhamdulillahi rabbil âlemîn.
Şeyh Ebu Muhammed el-Makdisi
 
!sLaM4eVeR Çevrimdışı

!sLaM4eVeR

لا اله الا الله
Admin
ahi bu toplumun yöneticileri müşrikse halkıda müşrik, yönetici müslümansa halkın geneli müşrik olsa bile müslüman gözüyle bakılır demeyi neye göre dedin acaba?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Resmi Nikahın Hükmü

Soru: Bismillahirrahmanirrahim.
Memleketimizde devletin atadığı nikah memurları şerî olmayan mahkemelerde nikah akdini tescil etmektedirler. Maalesef ülkemizde Allah (sb)’nın indirdiği hükümlerle hükmeden şerî mahkemeler bulunmamaktadır. Acaba devlet dairelerinde yaptırılan resmi nikah işleminin hükmü nedir? Bizler Libya’dayız ve sizden acil cevap bekliyoruz. Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekâtuhu.
Abdullah b. Camuh

Hamd yalnızca Allah’a aittir. Salat ve selam Allah’ın rasulunun üzerine olsun.
Değerli Kardeşim!
Nikah memurunun nikah sözleşmesini kaydetmesinde sizin için bir sakınca yoktur. İster şerî mahkemelerde ister şerî olmayan mahkemelerde olsun bu kaydetme ve güvence altına almanın nikah üzerinde şerî bir etkisi yoktur. Bu tescilin sadece resmi evraklar üzerinde etkisi vardır. Belaların yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar, haklarını korumak için bunu yapmak zorunda kalmaktadır. Resmi nikah, doğum tarihini yazdırma, nüfus cüzdanı çıkarma, alışveriş veya diğer evrakları düzenleme gibidir. İnsanlar neseplerini ispatlamak, haklarını korumak için resmi nikah yaptırma ihtiyacı duymaktadırlar. Hükümetin hiçbir kurumu nüfus cüzdanı, evlilik cüzdanı gibi resmi belgeler olmaksızın hiçbir işlem yapmıyor ve kişilere haklarını vermiyor.
Bu konuda zorlama ve dayatmaya, müslümanlar arasına fitne ve ayrılık sokmaya gerek yoktur. Aşırı giden bazı kimseler, kimlik belgesi veya diğer resmi belgeleri çıkardıkları için müslümanları tekfir etmektedir. Hiç şüphesiz bu durum, aşırıya gidenlerin dalaleti ve sapkınlığıdır. Allah (sb)’dan bizi ve müslüman kardeşlerimizi onların dalaletinden korumasını temenni ederim.
Velhamdulillahi rabbil âlemîn.
Şeyh Ebu Muhammed el-Makdisi


Bu konuyla ilgili daha önce verilmiş destekler bir mesaj daha :

Resmi Nikah (Soruya Cevap)



Evvela evleneceğim kişi de benim inandığım tevhid anlayışına sahip mi?
Değilse nikaha kadar hızlandırılmış tağut kovma, put parçalama derslerine O'nu da katmalıyım ki muvahhid bir eşim olsun.
İkinci olarak nikah zamanı önce, Dini nikahı kıyıp Allahın huzurunda karı- koca olunmalıdır.
Son olarak ikrah ve zaruretleri def etmek açısından evlilik cüzdanı almak için belediyeye giderim.
Belediye nikahına 2 bayan veya 1 erkek 1 bayan şahid götürerek daha işin başından İslama göre kıyacağı nikahın iptalini , geçersizliğini sağlarım. (O kendi kendine nikah kıydığını sansın.)

Önce dini nikahı kıyıp Karı koca olduktan sonra, belli başlı meselelerde sorunları def edebilmek kastı ile Evlilik cüzdanı almak için belediyeye gidenin (Allahın affedeceği, mahzurlu olacağına) kafir olmayacağına inanıyorum.

Rabbim hayırlısını nasib etsin .


Yazının Orijini ve Devamı :


https://www.islam-tr.org/konu/resmi-nikah-soruya-cevap.11655/
 
karafi Çevrimdışı

karafi

Üyeliği İptal Edildi
Banned
İddia: Resmi nikah ameli velayeti tağutlara vermektir ve küfürdür.

Cevap: Nihai karar merci olarak tanımlanan nikah dairesi ve nikah memuru evlilik konusunda eski olan bir uygulama ki bu uyugulama evlenmek üzere başvuranların bu başvurusunu belli bir süre askıya alır ve burada belli bir süre bekletip gerekli araştırma ve incelemeleri yaptıktan sonra ya evlenme yönünde karar alır yahut da bir engele binaen bunu ret ederdi. Şimdi ise evlilik için başvuranların sadece başvuru belgelerinin tam ve eksiksiz olmasına bakar ve eğer evrak eksiği yoksa da başvuran çiftlerin başvurusunu aynen uygulamakla mükelleftirler, yani evlendirip evlendirmemekte muhayyer değildirler, buna memurdurlar.. Bu şekilde tam bir başvuru ile başvurana evlilik cüzdanını vermekle mükelleftirler.
Bazen bakış açımız her ne kadar hakkı aramak noktasından hareketle yapılıyor olsa da yine bazı durumlarda bakış açısı Müslüman’ın durumundan yana değil de kafirin ameli dikkate alınıyor. Bu ise şu yanlışa sebebiyet veriyor: Müslüman, zaten bu kuruma başvurmazdan önce evlidir, cima da etmiş Allah’u Teala’nın huzurunda evlenmiştir. Yani Müslümanın bu durumunu tespitin dışına itersek o zaman tespit doğrultusundaki varılan nokta da hata edilir. Bu şekilde zaten evlenip birleşmiş olan Müslüman’ın kafirin nikah dairesinden zaten evlenmiş olduğunun teyiti olan bu evlilik belgesini almak üzere gitmiştir. Yoksa Müslüman, daha henüz Şeriat’ın öngördüğü şekilde evlenmemiş, cima etmemiş bir şekilde evvela resmi daireye giderse o zaman o kuruma öncelik tanımış, önem atfetmiş ve üstünlük makamı olarak da onları atfetmiş olacaktır. Ancak burada durum tam tersinedir, evraklar teslim edilmiş muamele tamamlanmış ve onların dinine göre nikah imzası atılırken Müslüman: “Ben zaten Allah’u Teala’nın huzurunda evlenmiş ve belki de çocuklarım bile olmuş, burada sadece sizin için gerekli olan bir muameleyi yaptırıyorum” demesi ile beraber bu işlemi tamama erdirmesinde bir beis yoktur.
 
I Çevrimdışı

istizkar34

Üyeliği İptal Edildi
Banned
yönetim şirkle yönetiliyorsa toplumun çogunlığu müslüman olsa dahi o toplumun genellemesine müşrik gözüyle bakılır müslümanlar tespit edilir müslüman muamelesi görür toplumu yöneten islami hilafetse çoğunluk müşrik dahi olsa toplumun genellemesine müslüman muslüman gözüyle bakılır ve müşrikler tespit edilir.

ahi bu toplumun yöneticileri müşrikse halkıda müşrik, yönetici müslümansa halkın geneli müşrik olsa bile müslüman gözüyle bakılır demeyi neye göre dedin acaba?


Darul İslam'da yaşayan bir kimse için Müslüman olduğuna dair herhangi bir beyyineye gerek kalmaksızın kendi hakkında zahiren Müslüman hükmü uygulanır."
Serahsi, Mebsut; 19/484


"Kim darul harpte yaşıyorsa ve durumu hakkında bir bilgi yoksa yaşadığı beldenin halkından kabul edilir. Bunun hilafına darul İslam'da yaşayan ve haklarında bir bilginin bulunmadığı kimselerde yaşadığı beldenin halkından kabul edilir."
Serahsi, Mebsut; 3/76


"Şayet meyyit (ölü) Darul İslam'da bulunursa gusledilir. Eğer darul harpte bulunmuşsa gusledilmez. Zira asıl kaide kim hangi ülkede yaşıyorsa o ülkenin ehlinden kabul edilir ve aksine bir delil bulunmadıkça o şekilde zahiren hüküm uygulanır."
Mevsutaul Fıkhıyye; 1/4567
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Soru;
Şeyh Ebu Humam Bekr bin Abdulaziz el-Eseri bu konuda kendisine yöneltilen bir soruya şöyle cevap vermiştir:

Yukarıdaki izahlardan anlaşıldığı üzere sormuş olduğun soru da “Müslümanların yaşadığı yerlerin darul küfür olarak isimlendirilmesi” bir hata değildir. Bilakis günümüz de böyle bir isimlendirme doğrudur. Bir beldenin isimlendirilmesi noktasında en sahih görüş de budur. Bundan dolayı günümüzde beşeri kanunların hakim olduğu bütün beldeler darul küfür hükmündedir. Ancak bu o belde de yaşayanların tekfir edilmesini gerektirmez. Darul küfürde yaşayanların bundan dolayı tekfir edilmesi görüşü Haricilerin görüşüdür. Ebu-l Hasan el-Eşari der ki:

“Ezarika küfür beldesinde yaşayan herkesin kafir olduğunu bu nedenle bir Müslümanın oradan çıkma-sı gerektiğini söylemişlerdir.”
Alıntıladığım yerdeki yazıya katılıyorum. Katılmadığım yerini ise sana soruyorum:
Sen bu yazıyı darul islamdan mı yazıyorsun ? Aksi taktirde senin hükmün ne?
 
S Çevrimdışı

Sadat-ı Kiram

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Darul İslam'da yaşayan bir kimse için Müslüman olduğuna dair herhangi bir beyyineye gerek kalmaksızın kendi hakkında zahiren Müslüman hükmü uygulanır."
Serahsi, Mebsut; 19/484


"Kim darul harpte yaşıyorsa ve durumu hakkında bir bilgi yoksa yaşadığı beldenin halkından kabul edilir. Bunun hilafına darul İslam'da yaşayan ve haklarında bir bilginin bulunmadığı kimselerde yaşadığı beldenin halkından kabul edilir."
Serahsi, Mebsut; 3/76


"Şayet meyyit (ölü) Darul İslam'da bulunursa gusledilir. Eğer darul harpte bulunmuşsa gusledilmez. Zira asıl kaide kim hangi ülkede yaşıyorsa o ülkenin ehlinden kabul edilir ve aksine bir delil bulunmadıkça o şekilde zahiren hüküm uygulanır."

Mevsutaul Fıkhıyye; 1/4567

Ne zaman bir deve iğne deliğinden geçer ancak o zaman ben Yukardaki cümlelere katılırım değerli kardeşim :)

Bir beldenin yöneticisi yada yönetimine göre kişiler müslüman yada müşrik sıfatımı alıyor ??

RasulAlla'ın s.a.v medine döneminde yani islamın devlet olup yönetim şekli alındığı zamanlarda bir sürü Müşrik vardı ama ben hiçbir kaynakta duymadımki Peygamber ve Ashab o kişilere Zahiren Müslümanlık sıfatı yüklemiş olsun !

O zaman türkiyedeki herkes zahiren kafir !

peki bir soru sorayım size değerli kardeşim , hangi darul islam beldesinde yaşıyorsunuz acaba ? söyleyinde bizde zahiren kafirlikten kurtulup müslüman olalım...Yani hicret edelim...

yok eğer dünyada darul islam beldesi yoksa sizin hükmünüz ne oluyor bu durumda ?

İnanın değerli kardeşim samimiyetimle soruyorum , Allah c.c şahiddir !
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Sadatı Kiram Bir şeyleri karıştırıyor ya da hiç anlamadığınız mevzular.
Yukarıdaki yazıları iyi okumalısın . Müşriklerin müşrikliğini gösteren zahiri bir fiili, ameli sözü yoksa, muslumandan farkı yoksa kalbini yaramadığımızdan deşifre olana kadar o beldenin halkının ekserisinin (cumhurunun) hali üzere dini üzerine kabul edilir. Ama Medine'de durum böyle değildi. Müslüman kılıklı munafıklar vardı ve Rasulullah onları deşifre etmedikçe aralarına girip namaz kılar hatta cihada gitmeye çalışırlardı vs. Fakat medinede birde yahudi musrikler vardı Kurayzaoğulları, kaynuka oğulları , Beni Nadioğulları vs. gibi. Bunlara muslumanların tavırları ve hukumleri net idi.

Günümüze gelirsek darulharbte yaşayan bizlerin ve dünyadaki tüm muslumanların durumu ortadadır. Herkes darulharpte yaşamaktadır. Zahiri durumu tavrı ortaya çıkana kadar herkes (musluman kafir) o ülkenin vatandaşı olduğu gibi o ülkenin rejiminden de taraftarmış gibi bilinir. Ne zaman ki İslamlığını gösteren fiiliyat ve sözlerini ortaya koyana kadar.
Bazıları aşırı gibip Kelime-i tevhid söyleyen, namaz kılan, tesetturlu çarşaflı , sakallı hatta vs muslumana da kafir diyebiliyor ki ta rejimi tağutu reddettiğini açıkça kendilerine belgeleyene (kendilerinden olduğunu açıkça söyleyene) kadar (haricilerin durumu gibi) olsa da , Cumhurun durumu ise böyle kişilere musluman hukmu verir, fakat ta ki dinden çıkaran küfür söz ve amelini ortaya kusana kadar.

Konuyu burada bitiriyorum. s.a.
 
ebubeyza Çevrimdışı

ebubeyza

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Abdulmuizz yazilarinizi dikkatle takip ediyorum Allah ilminizi artirsin.

Konuyu bitirirken konu ile ilgili bir de nass verirseniz memnun olurum. Yukaridaki yazi yazan kardesler hep bir yerlerden
yorum aktarmislar ancak hic bir nass göremedik. Getireceginiz deliller alimerden de olsa onlarin da bunu isnad ettikleri
delilleri görmek istiyoruz.
 
Üst Ana Sayfa Alt