Sadırdan Satıra

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Satır arası hüzünlerimden yolluyorum sana çocuk,
Tükenmiş mürekkeb misali gözyaşlarımdan yazıp,
Katlanıp kuytu köşeye atılmış yüreğimle okuyorum.


Küçük yüreğinin büyük acılarına göz gezdiriyorum da,
Utanıyorum büyük yüreklerin küçük hüzünlerinden.
Paylaşır mısın diye uzattığın acılarına çevirdiğimiz sırtımız değecek yere bir gün
Harf harf gözyaşı gönderiyorsun da, koca silgiler ellerimizde


Ey çocuk olamayan çocuk, bombaların balon olduğu gökyüzüne dikmişsin gözlerini,
Yağmur niyetine zulüm yağan topraklarında koşturmuşsun,
Deniz diye dibi görünmeyen kan göllerinde yüzmüşsün


Biliyor musun çocuk, utanmalısın bizden
Tükürmelisin iki yüzlülüğümüzün çirkefliğine
Bilmiyorsun çocuk, ne kadar hain olduğunu yüreklerimizin
Masum insanlar bilmez ki, kapkara hainlikleri.
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Tevhid, zifiri karanlığı çığlık çığlığa aydınlığa kavuşturan yegane yoldu. Tevhid olmazsa, insan hayvandan bile aşağıydı. Tüm Rasullerin ortak ve tek davetiydi tevhid. Sahabe çocuklarına ilk olarak "Amentu billah, kefertu bit'tağut" yani Allah'a iman ettim, tağutu reddettim kelimesini öğretirmiş beyinlerine kaza kaza.



İşte bu tevhiddir. Herşeyden önce tağutu reddetmek ve Allah'a iman etmek gelirdi. Hal böyle olunca müşrikler sinirden kuduruyorlardı. Biliyorlardı çünkü Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) farklıydı. O Lailaheillallah diyordu ama aynı zamanda yaşıyordu tüm zerreleriyle. Bu yüzden rahatsız oluyorlardı, çok rahatsız oluyorlardı. Sadece Lailaheillallah de kafi ama bunu yaşamana izin vermeyiz diyorlardı. Ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) haykırıyordu tüm benliği ile "Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur!"


Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah tek İlah'tır diyordu. O'ndan başkasına boyun eğmez, O'nun hükümlerini kabul eder, hiçbir beşeri gücü, kanunu kabul etmeyiz diyordu. Bunu bilin ve buna göre yaşayın. Allah ne derse o olurdu. Mekke'nin büyüklerinin koyduğu kurallar, yasalar değil, Allah'ın koyduğu kurallar, yasalar bana hükmeder diyordu. Bu dünya Rabbim'in, ben Rabbim'inim ve dünyaya da bana da hükmedecek O'dur diye fısıldıyordu küfrün kirli kulağına. Yaşayan buna göre yaşasın, ölen buna göre ölsün diyordu. Ve işte o zaman baş gösteriyordu zulümat. Mekke zulüm kokuyordu ama Mekke'nin çocukları Allah'a teslim olmuşlardı. Mekke'nin değerli insanları teslimiyeti öğrenmişlerdi.


Garib kalmıştı yüce insanlar, yalnız kalmışlardı ama Allah vardı buna iman ediyorlardı ve bu yüzden güzel kalbleri sükun bulmuştu acılar içinde. Mallarını kaybediyorlardı hemen ardından yüreklerini okşayan ayetler iniyordu bir bir. Babalarını kaybediyorlardı, annelerini, çocuklarını, kardeşlerini, mevkiilerini, evlerini, yol arkadaşlarını ama Allah Rasulu vardı yanlarında. Ve sabredin diyordu, sizi bekleyen mükemelliyatın hüküm sürdüğü cennetler var, eğer sabreder ve iman ederseniz.

İşte böyleydi gariblik.. Asırlar geçti ve gariblik burdayım dedi yeniden ve davam tevhid diyen garib kaldı sevdikleri arasında. Acılar daha da güçlü kılıyordu onları, imtihan imtihan günahlardan arınma biriktiriyordu amel defterleri, eğer iman eder ve sabrederlerse..
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Benim adım İdlib
Zulüm kokar sokaklarım
Ve hep kan rengindedir çiçeklerim.

Benim adım İdlib
Burada çocuklar parklara değil mezarlara gönderilir
Kar yağmaz buralara, yağmur yağmaz
Son model savaş uçakları yer edinmiş gökyüzünü

Dedim ya İdlib benim adım
Burada müslümanlar ölür, kafirler yaşar
Sanırım bizden başka da Müslüman yok buralarda
Eğer olsaydı yanımızda olmazlar mıydı? Bilmiyorum.

Evet söylemiştim biliyorum, benim adım İdlib
Burada ölüm sıradanlaştı, ne acı değil mi?
Artık doğsun istemiyoruz çocuklar, doğunca ölüyorlar
Başka yerlerde yaşamak diye bir şey varmış hemde acısız

Gözyaşı dökmeden geçiyormuş günleri
Oysa benim adım İdlib, her gün annemiz ölür bizim
Aslında yaşadıklarımıza değil sitemkar sözlerimiz
Yaşadıklarımıza susulmasına üzülüyor ağlıyor ve ölüyoruz.

Söyleyeceklerim bu kadar.


Firak
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Ağlasa tüm insanlar ve vicdanlar arınsa nankörlükten. Her hıçkırık sarssa zalimleri devrilseler tahtlarından.
Ağlasa insanlık, Ağlasa da anlasa ağlayanları. Yanaklardan sicim sicim akan incileri saklasalar özlerinde.
Ağla diyorum çünkü, bu saatten sonra ancak ağlamak var payemizde. Ağlayanlara arkamızı döndüğümüz an hak ettik ağlamayı. Kafamızı çevirip onları görmezden geldiğimiz saniye hak etti boyunlarımız bükülmeyi. Hak ettik diyorum, hak ettik çünkü. Yediğimiz lokmayı demiyorum, abandığımız sofraları ‘kardeş payı’ yapmadık diye hak ettik. Hunharca harcadığımız paraları paylaşmadık diye hak ettik. ‘Daha büyük ev’ ‘Yeni model araba’ diye diye hak ettik. Ağladık da anladık mı bilmiyorum ama hak ettik…
Yüreklerimizi örümcek ağları sardı da titremedi mazlumu görünce. Görünce diyorum da gördük mü gerçekten? Yıkık evler arasında gözleri dolu dolu yavrucakları gördük mü mesela? Yavrucağını yitirmiş çaresiz anneyi? Kocasını Allah’a uğurlayan kimsesiz kalan eşi? Onurlu bacılarımızın, onursuzların elinde olduğunu gördük mü? Peki, gördük de ne yaptık? Avuçlarımızı açıp dillerimizi Hareket bile ettirmedik! Şimdi anlıyor musun neden hak ettik dediğimi?
Hak ettik diyorum, hak ettik çünkü…

Firak
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Göz bebekleri buğulandı gökyüzümün,
Yaşlarını akıtmakta acıya çalan bulutlar.
Ağrıyordu şimşeğin iz bıraktığı buruk yürekler.
Güneş sızsaydı ya umud penceresinden.
Bir de beklemek var, deli dolu
Nasibten ötesini görme çabası.
Hazır olmak lazım gelirdi gelmesi beklenen geleceğine.
Gırgırından ucuz dünyanın, feragat etmek mutluluk mertebesine.
Ey ben, nedir bu fırtınalı yarın kaygısı
Camına vuruyor ya teslimeyet çağrısı
Bilmez misin, Vedud'a sığınan sonu mutluluk sefası.


Firak
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Döndüm tüm varoluşa
Ve haykırdım tüm suçluluklarımı.

Zira ben İbrâhim değilim
Bu ateş beni yakar.

Gerçekleri biledim zihnimde
İşte öylece karşındayım

Fakat ben İsmâil değilim
Bu bıçak beni keser.

Kulaçladım engin hayalleri
İşte öylece gidiyorum.

Ve ben Mûsa değilim
Bu deniz beni boğar.

Karanlık dehlizler gözlerimde
Aklım ise hep geçmişte

Ki ben Yusuf değilim
Bu kuyu beni yutar..


*(Tamamen bana ait değildir)
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Çaldığım her kapının ardından günahlarım çıktığından beri yorgunluk ile hemhalim.
Kalbim, içinden gözyaşlarımı fışkıramayacak sertlikte.
Kalbim ağrılar ile nefes nefese.
Kendim ile yaptığım iç savaşların ise mağlubuyum her seferinde.
Yalnızlığımın yalnızlığındayım.
Yorgunluk ve hüznü çarpıp kendimde toplamışım.
İç terbiyesine muhtaç, muhtaç ve muhtacım.
Muhtacım, terbiye edene.
Bir o kadar ağlamaya..
Dolup dolup taşmak ve bomboş yaşamak.
Dalından koparılmış taze bir hüznü kucaklıyorum, içimde.
İçim, kesiyor nefesimi.
İçim kalbimi yiyor.
Kalbim taş.
Kalbim içimin meskeni.
Uyanmalıyım, tâ içimden.
Yaşamadan uyandıramam.
Kalbim taş.
İçinden gözyaşları fışkırmalı halbuki.
Kalbim taş.
İçim taşları kemiriyor, içim içimi..

Firak
 

Ebu Tahir

لا إله إلا الله
İslam-TR Üyesi
bacım ellerine sağlık Allah azze ve celle ecrini versin
bunlardan bazılarını başka platformlarda paylaşmamıza müsaade ediyormusun?
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Yüreğim yorgun sularda yoğrulur hoyratça
Ve gözlerim her gün kangren sabaha uyanır
Altında ezilirim kirpiklerim de ki yükün
Bahar bana zemheri kalpler ölü oldukça


Firâk.
 

Nesîbe Lena

يا نافعا علمه! لك الجنة
Süper Moderatör
Bugün ömrümün;
Yirmi beşinci adımı.
Yirmi beş kere yaklaştım ölüme.
Yirmi beşinci yeniden başlayışım hayata.
Besmelem dudaklarımda taze henüz.
Çoğunu hatırlayamadığım yirmi beş sene.
Yaptıklarımla, yapmadıklarımla yeniden adımlıyorum hayatı bugün.
Allah'a yeniden "kalu bela" demişim gibi başlamaya niyet ederek,
Dünyaya ilk gözlerimi açtığımdaki gibi ağlamaya hazırlanarak,
Bugün yaşamaya niyet ederek
Besmelem dudaklarımda taze henüz.
Gelecek ömrümün, geçmiş ömrümden hayırlı olmasını umarak,
Her nefesimde, nefeslerin Rabbine yaklaşmayı gayret ederek,
Alemlerin Rabbi olan Allah'ı razı etme hayalinin mutluluğuyla,
Bugün yaşamaya niyet ederek,
Besmelem dudaklarımda taze henüz.
Ve ruhum bir kez daha tekrar ederek;
Bugün yaşamaya niyet ederek,
Besmelem duraklarımda taze henüz.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

04.06.21
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 2)

Üst Alt