Çözüldü Sahih Delillerle Farklı Mezheplerin Uygulamalarını Yapabilir miyiz?

İsl4mist Çevrimdışı

İsl4mist

لِلّٰهِ🏴
İslam-TR Üyesi
Selamun Aleyküm ve Rahmetullah hocam,

Hocam doğduğum yerde şafii mezhebi yaygındı doğal olarak taklit ettiğim mezhep şafiydi sonra uzun yıllar kalacağımız yeni şehre taşınınca burda da hanefi mezhebi yaygındı ister istemez bende mezhepler uygulamaları bayağı bir karıştı.

1-Şimdi bazı ibadetleri buradan makalelerden okuyorum mesela namaz konusunda okuduğumda 4 mezhebi okudum birde video sabitlemişsiniz Rasulallah sav. Nasıl kılardı diye en sahih o diye artık namazda o videoda nasılsa öyle yapmaya başladım o videodakiler gibi, bunun bir sıkıntısı var mıdır?

2-Bazende kolayıma gelmek olmaksızın ( mesela maliki mezhebinde elleri bağlamayarak kılıyorlar) merak ettiğim için birkaç kez denemiş oluyorum bu durumda bir sıkıntı var mıdır?

3-Kolayına gelmek olmaksızın farklı bir görüşü daha fazla benimseyip onu yapmak caiz midir?

4- Benim gibi mezheplerin uygulamalarının karıştığı arkadaşlara ne önerirsiniz? İbadetlerle ilgili makaleleri okuyorum hangi mezhebin uygulamasını yapmalıyım?
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Aleykum selam we rahmetullahi we berakatuh;

Bir Muslumanın ibadetlerini sahih delillere dayandırma gayreti, Allah’ın rıdasına ulaşmak için atılmış en fadiletli adımlardandır. Sorularınızı Selef-i Sâlihîn menheci, fıkıh usûlü kaideleri ve mezheb imamlarımızın yaklaşımları doğrultusunda sırasıyla inceleyelim;

Rasulullah
ﷺ'in Namaz Kılma Şeklini Esas Alarak Amel Etmekte Bir Sıkıntı Var mıdır?
Asla hiçbir sıkıntı yoktur; bilakis asıl olan ve emredilen budur. Namazın temel ölçüsü mezheblerin içtihadlarından önce, bizzat Rasulullah ﷺ'in sünnetidir. Mâlik b. el-Huveyris
رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ rivayetinde;
Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
صَلُّوا كَمَا رَأَيْتُمُونِي أُصَلِّي
"Beni nasıl namaz kılarken gördüyseniz, siz de öyle namaz kılın."
(Buhârî, Kitâbu'l-Ezân, Hadis no: 631)

Dört mezheb imamı da (Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel) içtihadlarını sahih hadislerin üzerine bina etmeye gayret etmiş ve hepsi ittifakla: "Hadis sahih olduğunda benim mezhebim odur" buyurmuşlardır.
İmam Şâfiî (rahimehullâh) şöyle demiştir: "Rasulullah ﷺ'in sünneti bir kimseye beyan olduktan sonra, herhangi bir kimsenin sözü sebebiyle onu terk etmesi icmâ ile caiz değildir." (İbnu'l-Kayyim, İ'lâmu'l-Muvakkıîn, C. 2, Sf: 361)
Dolayısıyla, güvenilir muelliflerin sahih hadislere dayanarak hazırladığı ve Rasulullah ﷺ'in fiilî sünnetini aktaran beyanlarla amel etmekte hiçbir mahzur olmadığı gibi, en sağlam ve salim yol budur.

Merak Sebebiyle veya Diğer Mezheblerin Uygulamalarını (Misalen Mâlikîlerde Eli Salma) Denemek Caiz midir?
İbadetler bir tecrübe tahtası veya merak giderme denemesi değildir; ibadet ancak niyet, huşû ve Şer'î bir delile/fetvaya tâbi olmak maksadıyla ifa edilir.
Namazda elleri bağlamak (kabz) meselesinde cumhur (Hanefî, Şâfiî, Hanbelî uleması ve Mâlikîlerin büyük bir kısmı) ellerin bağlanmasının sünnet olduğuna dair sahih hadisleri esas almıştır.
Sehl b. Sâ‘d رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ şöyle nakleder:

كَانَ النَّاسُ يُؤْمَرُونَ أَنْ يَضَعَ الرَّجُلُ الْيَدَ الْيُمْنَى عَلَى ذِرَاعِهِ الْيُسْرَى فِي الصَّلَاةِ
"İnsanlara, namaz kılarken sağ elini sol kolunun (ziraının) üzerine koyması emredilirdi."
(Buhârî, Kitâbu'l-Ezân, Hadis no: 740)

Mâlikî mezhebinde meşhur olan elleri yana salma (sedl) görüşü, İmam Mâlik'ten bir rivayet olup bazı ulema bunu Medine ehlinin amelinde farz namazlarda eli salmanın mekruh görülmemesi şeklinde izah etmiştir. Ancak bu ameli sırf "nasıl hissettiriyor" diyerek merak kastıyla denemek ibadetin taabbudî (kulluk) ciddiyetiyle bağdaşmaz.
Şayet bir kişi Mâlikî mezhebine intisab ettiği için veya o görüşün delilini kuvvetli gördüğü için ellerini salarak kılarsa namazı yine sahihtir (bâtıl olmaz). Fakat mucerred merak sâikiyle ibadetin şeklini değiştirmek mekrûhtur; amellerde şer'î niyet ve ittibâ esastır.

3. Hevâya/Kolaycılığa Kaçmaksızın Delilini Güçlü Bulduğu Farklı Bir Mezheb Görüşünü Benimsemek Caiz midir?
Evet, caizdir. Fıkıh usûlünde buna delil ile amel etme veya taklidden kurtulup tahkîke yönelme denir.
İslam uleması, kişinin bir mezhebin görüşünü sırf nefsinin kolayına geldiği için (ruhsatları/hevâyı takip etmek gayesiyle) seçmesini yasaklamıştır. Buna 'telfîk' veya 'hevâya tâbi olmak' denir.

Ancak bir Musluman; Şer'î delillere baktığında veya ilim ehlinden dinlediğinde bir meselenin delilini (Kur'an ve Sünnet'e uygunluğunu) daha râcih ve kuvvetli bulursa,
Kendi mezhebinin görüşüne göre değil, o delili kuvvetli olan görüşe göre amel ederse, bu durum Selef-i Sâlihîn menhecine tam manasıyla mutâbıktır.
Şeyhu’l İslam İbn Teymiyye (rahimehullâh) bu hususta şöyle demiştir; "Bir Musluman muayyen bir mezhebe intisab etmiş olsa dahi, başka bir mezhebin görüşünün Kitab ve Sünnet'e daha uygun olduğunu açıkça görürse, Ona tâbi olması vacib olur; bu hususta ulema arasında ihtilaf yoktur." (Mecmûu'l-Fetâvâ, C. 20, Sf: 225)

Mezheb Uygulamaları Karışan Bir Mûmin Ne Yapmalıdır?
Mezheb taassubuna düşmeden, ibadetlerinizi istikrar ve huşû içinde yerine getirebilmeniz için şu tertîb ve usûl tavsiye edilir;
Delil Arayışını ve Tahkîki Esas Alın;
Hangi mezheb olursa olsun, okuduğunuz ilmihal ve makalelerde delili Kur'an ve sahih Sünnet'e en yakın olanı tercih edin. Rasulullah ﷺ'in namaz kılma şeklini rivayet eden sahih senedli metinlere (misalen Şeyh el-Elbânî'nin Sıfatu Salâti'n-Nebî / Peygamberimizin Namaz Kılma Şekli adlı eseri veya sitemizdeki tahkikli makaleler) tâbi olmanız kalbinizi şubhelerden arındırır.

Temel İbadetlerde Bir Usûl Üzere Sabit Kalın;
Her gün farklı bir mezhebin uygulamasını karmaşık bir şekilde denemek zihni bulandırır ve vesveseye yol açar. Temel fıkhî amellerinizde (abdestin farzları, namazın rükünleri gibi) delilini en kuvvetli gördüğünüz bir menheci veya mezhebi omurga yapın; delili açıkça sabit olan konularda ise Sünnet'e tâbi olun.

Mutedil Olun, Şubhe ve Vesveseye Kapılmayın; Şâfiî veya Hanefî mezhebinin namazdaki fer'î ihtilafları (ellerin tekbirde ne kadar kaldırılacağı, göğüste mi göbek altında mı bağlanacağı, tahiyyat duasının lafızları vb.) namazın sıhhatine zarar vermeyen, hepsi birer sünnet veya meşru içtihad olan hususlardır. Geçmişte kıldığınız namazların hiçbiri boşa gitmemiştir; hepsi sahihtir.

Hulâsatu’l Kavl; delili zahir olan yerde Sünnet'e tâbi olmak asıldır, hevâya kaçmadan ilim ehlinin tahkîk ettiği sahih nakillerle amel etmek en salim yoldur.
 
Üst