Sahih Olmayan !! Büyü bozma, rukye ayetleri, nazar ve cinlerden korunma yöntemi!

atacann Çevrimdışı

atacann

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
-Cep telefonumuzdan kurandan bazı sureleri kulaklıkları takıp en yüksek sesle dinlememiz gerekir.(rukye ayetleri dinle)
-Kurandan bazı sureleri okuyup güçlü bir şekilde elimizin içine üfleyip elimizi vücudumuzun her yerine bastırarak sürmemiz gerekir.
-Biraz ayçiçek yağına kurandan bazı sureleri okuyup üzerine üfledikten sonra,yağı elimizle kalbimize ve göğsümüze sürmemiz gerekir.
-Abdestli olmak şartıyla bardağa sirkeli su koyup üzerine kurandan bazı sureleri okuyup üfledikten sonra sirkeli suyu içmemiz gerekir.

*Felak suresi: düğümlere üfleyen büyücülerin şeriinden allaha sığınırım.
Zariyat suresi 56.ayet: ben,insanları ve cinleri bana kulluk etsinler diye yarattım.
Hicr suresi 26.ayet: insanları şekil verilmiş olan topraktan yarattık.
Hicr suresi 27.ayet: cinleri,insan gözeneklerinden geçebilen dumansız ateşten yarattık.
Araf suresi 179.ayet:birçok cin ve insanı cehennem için yarattık.onların gözleri,kulakları ve kalbi olmasına rağmen kavramaz.işte onlar hayvan gibidir.


*TCK 158/1-A maddesi medyum ve falcılar ile ilgili olup davacı olduğumuzda en az 3 yıl hapis cezası verilir.
*web sitesi,sosyal medya hesabı,banka hesap hareketi,cep telefonu hts kaydı(whatsapp yazışması gibi...)
 
atacann Çevrimdışı

atacann

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
**Haşeratların içine cinler girebildiği için onları öldürmeden önce uyarmamız gerekir.aksi halde musallata maruz kalabiliriz.**

Cinler, genellikle tek başına kalan ve bünyesi uygun olan, vücudunda açık menfez bulunan insanları korkuturlar. İnsanlara ürperti, vesvese, heyecan, asabiyet, telaş gibi hisler verirler. Asr-ı saadette cinler maddi olarak da saldırı yapabiliyordu. Hz. Ali (r.a.) Celcelutiye'de kendine hüddam olan ifritler vasıtasıyla, namaz kılarken kafir cinlerin veya düşmanlarının taarruzundan korunuyordu. Veya Hz. Peygamber (asm), beyt-ül mal'dan hırsızlık yapan bir cini direğe bağlıyordu. Günümüzde böyle maddi görüntü ile karşımıza çıkmıyorlar.

Asr-ı saadette meydana gelen hadiseleri ve rivayetleri iyi anlamalı, iyi tabir etmeliyiz. Yoksa bir çok konuda yanılabilir, hatalı bilgilere sahip oluruz. Olayın meydana gelişi ile şahıslar arasında iyi bir irtibat kurmalıyız. Hadiselerin hikmetini ve mahiyetini iyi kavramalıyız. Hangi söz, nerede, hangi olay neticesinde söylenmiş, bunu idrak etmeliyiz.

Cinler, insanları korkutmayı, vesvese ve şüpheye düşürmeyi, aciz ve çaresiz bırakmayı severler, kendilerine yalvarılmasından hoşlanırlar. Halef, selef meselesi bu konuda tesirli bir sebeptir. Yani, insan yaratılmadan evvel yeryüzünde cinlerin hakimiyeti vardı. Mantık, muhakeme, iz'andan uzak cin toplulukları yeryüzünü fesat ve savaşa boğdular. Sonra üzerlerine halife olarak insan geldi. Kafir cinler insanlara rahatsızlık verirken bu zarar insanın bünyesine, yapısına göre değişir. Yoksa cinler, her insana gidip zarar veremez.

Cin, insana tasallut edince, onu korku, ürperti hisleriyle sefahat ve kötü alışkanlıklara sevk eder. Yani, sıkıntı ve korku, endişe ve ürperti ile insan ibadeti terk eder; içkiye, kötü alışkanlıklara, intihar etme duygusuna müptela olur.

Böyle bir cin tasallutuna maruz kalan kişiler, eğer iyi niyetli, ihlaslı ve metafizik aleme kabiliyeti olan kişilere rast gelirse, Allah'ın (c.c.) izniyle şifa bulabilir. Sadece dindar olmak yeterli değildir; bazı medyumluk kabiliyetlerinin de olması gerekir. Bu olayların hepsi ilmidir. Ayrıca tılsımat-ı Kur'aniye, ehil kimseler vasıtasıyla cinlerin tasallutuna uğramış insanlara yardımcı olabilir.

- Cinin zararsız hâle getirilmesi mümkün müdür?

Evet, mümkündür. Zira cinin başka yere kaçmaması, medyumluk kabiliyeti olan kişinin gözlerinin hüneriyle sağlanır. Ancak buradaki maddi gözümüz değildir.

Çünkü biz cinleri, beş duyu organımızdan biri olan göz ile göremeyiz. Manyetik akım, el, göz ve nefesten farklı farklı frekansta çıkar. Gözden çıkan bir şua, cini olduğu yerde sabitler, kımıldayamaz hâle getirir; cini bulunduğu yere âdeta mıhlar. Belki cin çeşitli kılıklara girebilir, korku ve ürperti veren görüntü gösterebilir, ama insanın bu konudaki üstünlüğü tartışılmaz. İnsanlar arasında meşhur "göz hapsi" deyimi tam bu hadise için geçerlidir.

Nazar devam ederken cin bir yere kaçamaz. Bu arada okunacak olan tılsımat-ı Kur'aniye dediğimiz ayet ve dualarla, cinin üzerine gönderilen manyetik nefes onu nötr hale getirir, yani öldürür. Ama gönderilen akıma göre bu yaralanma ve çeşitli zarar verme şeklinde de olabilir.
 
Son düzenleme:
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
*TCK 158/1-A maddesi medyum ve falcılar ile ilgili olup davacı olduğumuzda en az 3 yıl hapis cezası verilir.
*web sitesi,sosyal medya hesabı,banka hesap hareketi,cep telefonu hts kaydı(whatsapp yazışması gibi...)
Büyücüleri Laik devlete mi şikâyete davet ediyor bir de Kur'an ayeti gibi Laik Kitabın maddelerini hıfzetmişsin?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Hz. Ali (r.a.) Celcelutiye'de kendine hüddam olan ifritler vasıtasıyla, namaz kılarken kafir cinlerin veya düşmanlarının taarruzundan korunuyordu. Veya Hz. Peygamber (asm), beyt-ül mal'dan hırsızlık yapan bir cini direğe bağlıyordu. Günümüzde böyle maddi görüntü ile karşımıza çıkmıyorlar.
Kardeşim, sen bırak bu sihiri cinni, evvela akideni düzelt. Ali (r.anh)'ı Huddam (hizmet eden cinler) aracılığıyla kâfir cinlerden koruyordu dediğin akideni ve iftiranı düzelt ve teyid et. Celculetiye de sahih olmayan şii / sofiyye iftirasıdır, uyduruğudur. Sahih değildir, ehl-i sunnet bundan ve içindekilerden beridir!

Ayrıca muslumanın huddamları olmaz, aksine kafir huddamlar büyücülükte büyücüye yardım ederek insanları muşrik olmasına sebeb olurlar.

 
Geri
Üst Alt